bugün
- bir bela geliyor32
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı26
- burcunu açıklamayan insan11
- gocunun inanılmaz tartışma tekniği9
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi15
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması11
- film önerileri10
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- cedidacer4
- damarlı kol kası fetişi11
- artık özlemek istemiyorum6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- kolejle devlet okulunun farkı10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- bugün can sıkan şeyler10
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar6
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- hamas6
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- karması eksi olan bayan yazar6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- her derdini içine atan insan5
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız6
- ismail kartal30
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- bekarlık8
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- gocu35
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- duyusal biri olmak5
- g i l d e d l i l y4
- cenap abi10
- tai lung7
- iftira atmak4
- beni seven var mı aranızda5
- matematikten bile espri çıkarmak4
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- günde 3 litre su içmek3
- bara giden erkeğin asıl amacı5
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
- yeni partiye isim önerileri5
- anın görüntüsü25
- üzülünce üşümek4
hatırladıkça ne çok korktuğumu ve bu korkuya rağmen bir tek bölümünü bile kaçırmadan soluksuz izlediğimi düşündüğüm çizgi film.
ama çizgi filmden çok daha fazlasıydı. 7-8 yaşlarındaki çocukların o dönemde bunları izlediğini söylesek bugünün çocukları hatta anne babaları cinnet geçirir herhalde. şimdiki çizgi filmler herşeyden arındırılmış ve herhangi bir ruhu da olmayan çizgi filmler. nesiller geçtikçe neden insanların son derece şiddetten, cinsellikten, şundan bundan arındırılmış şeyler izlemelerine rağmen görmedikleri şiddetin, öfkenin çok daha fazlasını başkalarına gösterebildiklerini merak ediyorum. bizim çocukluğumuzda temel reis safinaz'ı dudaklarından öperdi. şeytanın ne kadar korkunç ve zeki olabileceğini, şeytana uşaklık edenleri bekleyen sonu gözümüzü kırpmadan izlerdik. saflığı, temizliği de görürdük. bunu ayırt edebilirdik. hayal de kurardık, bugünkü çocukların sahip oldukları imkanların neredeyse hiçbirine sahip olmaksızın.
uçabilen uçak maketleri, konuşan bebekler, uzaktan kumandalı arabalar var artık. milyon tane çizgi filme, internete, 100lerce kanallı tvlere sahipler çocuklar. ama hayalleri yok. hayal kurmaktan yoksunlar.
biz uçabileceğimizi düşünürdük, bugünkü çocuklar uçamayacaklarını biliyorlar. bu dünyanın yerleşik kurallarını bilerek büyüyorlar. yerçekimini biliyorlar. süperman'ı görünce h.tir çekiyorlar, biz o dönemde o pelerine ve çizmeye takılıyorduk.
uçamayacağımızı biliyorduk bilmesine ama hayallerimizde uçtuğumuzu görebiliyorduk. "kesin ip var" diyen nesiller var artık. hiçbir şeyi yemeyen, yutmayan ve üç boyutlu filmler izleyen. kemal sunal filmlerini bile sansürlü izleyen, şener şen'in lan kelimesini bile duyamayan.
bir, belki daha fazla neslin böyle kavruk kalmasının müsebbibidir clementine. bugün yayınlansa haberlerde "çocuklarımızı zehirliyorlar, benim oğlan altına yaptı" derler günaşırı.
bazen iyiyi ve kötüyü acımasız bir yoldan anlatman gerekir. filmlerdeki gerçekçiliğe yakın bir gerçeklikle. kötünün cezalandırıldığı, kötünün değirmenine su taşıyanların er geç belalarını bulduklarını ve saf iyiliği çıplaklıkla anlatan bir çizgi filmdir clementine. belki olduğu gibi değil ama olana en yakın, en yalın haliyle.
belki de insanları düşündüren, sorgulatan şeyler hep heyecan duymak, sevinmek ya da korkmakla başladığı için bu kadar iz bırakmıştır o nesillerde. afedersiniz ama osuruğa gülünmezdi o yıllarda. recep ivedikler yine hep vardı, ama o yıllar; belki yakın geçmişin kötü izlerini taşıyan o nesillerde hep bir şekerin tuzlu tadı etkisi yaratırdı.
ama çizgi filmden çok daha fazlasıydı. 7-8 yaşlarındaki çocukların o dönemde bunları izlediğini söylesek bugünün çocukları hatta anne babaları cinnet geçirir herhalde. şimdiki çizgi filmler herşeyden arındırılmış ve herhangi bir ruhu da olmayan çizgi filmler. nesiller geçtikçe neden insanların son derece şiddetten, cinsellikten, şundan bundan arındırılmış şeyler izlemelerine rağmen görmedikleri şiddetin, öfkenin çok daha fazlasını başkalarına gösterebildiklerini merak ediyorum. bizim çocukluğumuzda temel reis safinaz'ı dudaklarından öperdi. şeytanın ne kadar korkunç ve zeki olabileceğini, şeytana uşaklık edenleri bekleyen sonu gözümüzü kırpmadan izlerdik. saflığı, temizliği de görürdük. bunu ayırt edebilirdik. hayal de kurardık, bugünkü çocukların sahip oldukları imkanların neredeyse hiçbirine sahip olmaksızın.
uçabilen uçak maketleri, konuşan bebekler, uzaktan kumandalı arabalar var artık. milyon tane çizgi filme, internete, 100lerce kanallı tvlere sahipler çocuklar. ama hayalleri yok. hayal kurmaktan yoksunlar.
biz uçabileceğimizi düşünürdük, bugünkü çocuklar uçamayacaklarını biliyorlar. bu dünyanın yerleşik kurallarını bilerek büyüyorlar. yerçekimini biliyorlar. süperman'ı görünce h.tir çekiyorlar, biz o dönemde o pelerine ve çizmeye takılıyorduk.
uçamayacağımızı biliyorduk bilmesine ama hayallerimizde uçtuğumuzu görebiliyorduk. "kesin ip var" diyen nesiller var artık. hiçbir şeyi yemeyen, yutmayan ve üç boyutlu filmler izleyen. kemal sunal filmlerini bile sansürlü izleyen, şener şen'in lan kelimesini bile duyamayan.
bir, belki daha fazla neslin böyle kavruk kalmasının müsebbibidir clementine. bugün yayınlansa haberlerde "çocuklarımızı zehirliyorlar, benim oğlan altına yaptı" derler günaşırı.
bazen iyiyi ve kötüyü acımasız bir yoldan anlatman gerekir. filmlerdeki gerçekçiliğe yakın bir gerçeklikle. kötünün cezalandırıldığı, kötünün değirmenine su taşıyanların er geç belalarını bulduklarını ve saf iyiliği çıplaklıkla anlatan bir çizgi filmdir clementine. belki olduğu gibi değil ama olana en yakın, en yalın haliyle.
belki de insanları düşündüren, sorgulatan şeyler hep heyecan duymak, sevinmek ya da korkmakla başladığı için bu kadar iz bırakmıştır o nesillerde. afedersiniz ama osuruğa gülünmezdi o yıllarda. recep ivedikler yine hep vardı, ama o yıllar; belki yakın geçmişin kötü izlerini taşıyan o nesillerde hep bir şekerin tuzlu tadı etkisi yaratırdı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar