bugün

kapitalizmin sanata olan yaklasimi

bir orhan taylan söyleşisinden:

"O.T.-Pazar derken Türkiye'de canlı, hareketli, çok para dönen pazar var. Bu, ilk bakışta tek pazarmış gibi görünüyor ama değil. Bir spekülasyon pazarı var, bir de demokratik pazar.

B.S.-Spekülasyon pazarı...

O.T.-Çok miktarda karaparanın girdiği, büyük ölçüde dalaverenin döndüğü pazar. Burada irkiltici terimler kullandığımın farkındayım ama nedenleri çok açık. Karaparanın girdiği yerde dalaverenin olması lazım. Herkes biliyorki, Türkiye'de resim piyasasında dönen paranın çoğunluğu karapara. Bir dönem resim, Türkiye'de, karapara aklamada önemli bir araçtı, şimdi giderek azaldı.

B.G.-Nasıl bir aklama bu?

O.T.-Resim, pazarda rayici belli olmayan tek mal türü. Bir resmi, beş milyona da aldım diyebilirsiniz, elli milyona da. Milyara da alabilirsiniz. Yeter ki isim çevresinde biraz gürültü yapın. Birtakım büyük bankaların ve holdinglerin koleksiyonlarının oluşturulmasında büyük boyutta spekülasyon yapıldığını bu çevrede herkes biliyor. Açıktan değer yaratmaya çok elverişli bir metayla, resimle oynuyorlar.

B.G.-Ressam nerede duruyor bu pazarda?

O.T.-Böyle büyük paralar döndüğü için, ressamlar büyük para kazanıyor zannediliyor. Hayır. Türkiye'de ressamlar zengin olmuyorlar çünkü resim ellerinden çıktıktan sonra speküle ediliyor. Bu pazarda ressamla alıcı arasında bir ilişki yok. Hareket, satıcıyla bu işlemi yapacak kurum ya da karapara sahibi arasındaki spekülasyonda yatıyor."
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026