bugün
- true neden sevilmiyor sorunsalı18
- ekonomi çok iyi7
- g i l d e d l i l y11
- pipet kullanan erkek5
- sözlük erkeklerinin 80 ler de çekildiği fotoğraf7
- spor yapmayan erkek7
- mal gelecek dükkanın önüne park etme5
- viski kola5
- internette tanışılan kızın gerçekte maymun çıkması6
- mazotun litresi 96 lira13
- düğünde kılıç kemeri isteyen kadın6
- banka faizi5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- evrenin neyin içinde genişlediği sorusu4
- twitter'ın para kazanma özelliğini kaldırması3
- teomancalmasur5
- fenerbahçe yi kurtarma planı6
- mansur yavaş'ın cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali5
- seninle böyle olabilirdik7
- hamas18
- türkiye muharip gaziler derneği5
- bu saatte hamburger yenir mi10
- gokyuzunun silinen rengi16
- burcunu açıklamayan insan18
- true adamlığı7
- sözlükte kavga edecek kadar yıkık olmak4
- kafaya huni takıp gezmek3
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- akın gürlek'in market fiyatları operasyonu6
- this image is likely created by ai2
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı8
- bütün gün sözlükte takılıp herkesi gammazlayan tip2
- nervio11
- suriye de akaryakıt zamlarına karşı protestolar3
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- hızlı yoldan zengin olmak2
- sözlükteki kavgaları yakalayamamak2
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi3
- kadın el uzatmadığı halde tokalaşmak isteyen erkek3
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- muay thai2
- sözlüğün yine 46 olması5
- seri gizli artı oy veren melek4
- maarif modeli ne geçişte son yıl iki müfredat2
- gocu30
- arkadaşlar kavga etmeyin5
- bir bela geliyor19
- naruto dayı ile 1 hafta vs 50 bin dolar2
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi17
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz22
hiç "keşke görünmez olsam" dediğiniz oldu mu? cevabınız "evet" ise her an daha da yaklaştığınızı bilmeniz gerekir.
kime sorsan bunu ister; ama istediği zaman görünmez olabilmeyi kastederek ve türlü afacanlıklar hayal ederek ister.
benim bahsedeceğim görünmezlik biraz farklı. bi çok kişi yaşıyor ve bazılarımız yavaş yavaş hissediyor.
işin aslı hızla görünmez olmaya yol aldığımız gerçeğidir. ve bu hiç hoşumuza gitmiyor.
herkesin bize bakması, bizi görmesi, dikkat çekici insan olmak, meşhur olmak ya da popüler işte tüm bunlar aslında görünmez olmak istemediğimiz için aksine görünür olmak istediğimiz için güzeldir.
fark edilmek.
işte şık bir restaurant, rüzgarınızla birlikte içeri giriyorsunuz. masalarında size dönük oturanlar bi anda işi gücü, sohbeti bırakıp size kitleniyor. çok şık paltonuzun klapa dökümünün bittiği yerdeki ilk düğmeyi açıyosunuz. sizi gören hiç bir göz sizi terk edemiyor. restaurantın arkasına doğru adımlıyorsunuz. ancak bu kitlenme hali bi kaç saniyeyi geçiyor ve sırtı dönük olanlar dahi bu kitlenmeye değecek nesneyi görmek istiyorlar. rüzgarınız tüm restaurantı sarıyor. işte tüm restaurant size bakıyor. o an damarlarınızdan arzu edilir bir şey olmanın verdiği iç huzuru ve adrenalin tüm doku ve hücrelerinize boşalıyor. sanki mini bir oscar töreninde bütün kameralar üzerinizdeymiş hissi.
bu hissi herkes aşşa yukarı bilir. en çok da kadınlar bilir. bu sebeple görünmez olma durumunu en iyi yaşayacak ve anlayacaklar da kadınlardır. emin ol sadece sen değil herkes ama herkes buna benzer pek çok an yaşamıştır. orgazmın ötesinde bir duygu varsa o da budur. bi an, o anın tanrısı olmak. bunu yaşamamış olmanız için görünmez olmanız gerekir.
acele etmeyin nasılsa olacaksınız.
bu aralar işsizim ve toplu taşıma aracına binme fırsatım oldu.
konuyla ilgisi yok ama, toplu taşıma araçlarında yolculuk ederken hemen yanınızdaki adamın üstünü bombalarla yüklemiş bir terörist olması ihtimalini hiç düşündünüz mü? bi an aklıma geldi ve patlama esnasında ne olacağını düşündüm. patlama saniyenin çok küçük dilimlerinde gerçekleşecek önce terörist patlayacak dirseği mesela göğüs kafesimden içeri girecek o sırada ben kayıtta olacağım. ve belki kafam bir basket topu gibi havada süzülecek. o esnada bile bi kaç saniye kayıtta kalacağımı düşündüm. havada uzuvlar koltuk parçaları, tekstil parçaları, insan derisi ve hayvan derileri(çanta, ayakkabı, cüzdan), cam parçaları, geri dönüşebilir plastik hepsi bir santrifüjdeymiş gibi görünecek ve kayıt bitecek. geri dönüşüm başlayacak. gerçekten de konuyla alakasız oldu.
ne diyorduk.
evet. toplu taşıma araçları gerçekten garip.
fark ettiniz mi bilmiyorum ama pek çok insan molotof kokteyli gibi ortalıkta dolaşıyor. bunu yeni fark etmiyorum ama tanımadığınız birinin saçlarını yüzünüzden topluyorsanız daha etkili olabiliyor.
kimyasallarla yüklü insanlar.
saç spreyleri,
boyalar,
makyaj malzemeleri,
parfüm ve deatorantlar,
jöle ve briyantinler, kremler,
hepsi petrolün rafine edilmesi sürecinin ilk ürünleri. (ve hepsi ozon tabakasına duyarlı)
benzinden kat ve kat değerli kimyasallar.
emin olun artık kimsenin üzerine benzin döküp yakarak intihar etmesine gerek yok. yani benzine gerek yok, intihar opsiyonel. bazılarının yakınında sigara içmeye korkuyorum.
daha görünür olmak için bize kullanmamız gerektiği söylenen onlarca zımbırtı.
ve evet..
insan görünmez olmaktansa klostrofobik, toksik kimyasallarla yüklü bi maskeyi takmayı tercih eder. ve gerçekten bunlar işe yarıyor bizi daha görünür kılıyor.
yeteri kadar bi süre sonra ne yaparsanız yapın mutlaka görünmez olursunuz.
o restauranta girersiniz ve kimse size dönüp bakmaz. kimse fark etmez sizi.
bazen sizi birisi ile tanıştırırlar, emin olun içinizden ona kadar sayıp tanıştırıldığınız kişiye adınızı sorsanız bilmez. ertesi gün karşılaşsanız önünden geçseniz sizi tanıyamaz. yaşlandıkça görünmez olmaya başlarsınız ve er yada geç olursunuz. aynen gizli reklamlarda olduğu gibi saniyenin küçücük dilimlerinde görünüp kaybolan ama asla ne olduğu tam anlaşılamayan biri olarak yola devam edersiniz. yanlışlıkla biriyle göz göze gelsen hemen herkes kafasını çevirir nedense. kimse size uzun süre bakmaya tahammül edemez.
dövme yaptıran insanları düşün,
vücutlarına metal parçalar takan, sokan insanları. dikkat çekmedikleri söylenebilir mi?
aksine insanlar sürekli şöyle der gibiler : "lütfen beni görün, yalvarırım, lütfen..."
bazen görünmezlik çok ama çok hızlı bulabilir sizi. örneğin bi trafik kazası geçirirsin ve iki bacağını birden kaybedersin. (ikinci tekil şahıs yazdığıma bakma, üzerine de alınma. biliyosun zaten böyle şeyler hep başkalarının başına gelir.) kardeşin arkandan seni itiyor artık yüzüne değil ensene ve tependeki saçlara bakıyor. karşıdan insanlar geliyor koskoca bi adamsın hatta iki kişisiniz ama sizi görmüyorlar. bi gün yardım edecek bile olsalar, insanlar sizden çok tekerlekli sandalyenize bakıyorlar. oysa bir ay önce herkesin sevdiği aradığı hatta sevişmek istediği kişiydin. oysa yanından geçtiklerin arkasına döner döner sana bakarlardı. ne oldu görünmez mi oldun?
ya da kanser oluverirsin, neden olmasın? 500 de bir ihtimalle, kadınsan şansın biraz daha az tabi buna şans denebilirse.(yaşa standardize hız, dünya standart nüfusu) bu ihtimal yılbaşı özel çekilişinde kazanma ihtimaline oranla oldukça iyi bi orandır. ve beş dakika sonra bi anda artık kanserli olabilirsin; sigara içmiyor olsanda. ne kadar erken teşhis edilirse edilsin emin ol artık görünmez oldun demektir. kimse sana gerekmedikçe bakmaz.
80 yaşında olmasına rağmen turuncu saçları ve kırmızı rujuyla gördüğün kadını düşün,
bu yaşta buna gerek var mı dediğin zamanlar olmadı mı? evet o yaşta bi erkeğe ihtiyacı yok ama öyle yada böyle görünmek herkesin ihtiyacıdır.
ya da bi iş kazası geçirisin mesela bir asit tankı patlar birazı sana bulaşır ve yüzünün yarısı yanar. kulakların akarak çenene yapışır. erimiş kaşın ve göz kapağın soğuduğunda parlak bi görünüm alır. seni hastaneye yetiştirler en iyi ihtimalle azı dişlerin dışardan görünmez. belkide görünür o zamanda plastik cerrahlar bi hayvana ait bir iç zarla ağzını yeniden yapana kadar damardan beslenirsin yada uzun vadede sana bi beslenme sondası açarlar. senin gibiler için özel üretilmiş beslenme prebiyotikleriyle beslenirsin ve ne olursa olsun sonunda görünmez olursun. belki nişanlı falansındır. belki sana aşık bir sevgilin vardı. bunlar geçmişte kaldı. artık sen de bir görünmezsin. muhtemelen sevgilin ya da nişanlın başka biriyle evlenecek.
bir hafta öncesinin bu kadar uzak bi geçmiş olabilmesi ne garip.
sana artık kimse dönüp bakmayacak evet. eğer evlenme çağındaysan yani o kadar da umut kesilecek bi durumda değilsen sana bi otomobil kazasında sağ uzuvlarını kaybetmiş birini önerecekler. bir gün başka bir kadın gelecek ve seninki kadar kötü durumda olmadığı için mutlaka kabul etmen gereken kısmetlerinden haber verecek. senin de kolların yok ama onunkiler dirseklerinden kesilmiş durumda ya da sadece bir gözü ve kulağı yok duyabiliyor ve görebiliyor diyecekler.
bir hafta içinde dünyanın bu kadar hızlı değişebilmesi ne garip.
sizinle göz göze gelmemeye çalışan insanlarla dolu bir dünya..
er yada geç zamanla ya da bi sebeple hepimiz görünmez olamaya doğru yol alıyoruz.
evet yaşlanıyor, eksiliyor ya da işe yaramaz hale geliyoruz.
görünmezleri toplama merkezlerine götürülüyoruz.
huzur evleri, darulaceze, akıl ruh sağlığı merkezleri, sığınma evleri ve daha pek çok ismiyle ilgisi olmayan yer.
yarabbim şu isimler.. ne garip.
bir de şey var... nasıl anlatsam..
ferrariniz bile olsa dikkati çeken yolda taklalar atarak parçalanan araba olacaktır. bize zararı olmadığı sürece trajedi sevilen bişeydir.
yazı çok uzadı malesef bu sebeple görünmezler arasında önemli bi topluluk olan "görevini yerine getiren sıradan insanları" buraya dahil edemedim.
bi uçak kazasında 180 kişinin ölümünü okuyunca hiç aklınıza işsizliğin bi'miktar azaldığı falan geliyor mu?
kime sorsan bunu ister; ama istediği zaman görünmez olabilmeyi kastederek ve türlü afacanlıklar hayal ederek ister.
benim bahsedeceğim görünmezlik biraz farklı. bi çok kişi yaşıyor ve bazılarımız yavaş yavaş hissediyor.
işin aslı hızla görünmez olmaya yol aldığımız gerçeğidir. ve bu hiç hoşumuza gitmiyor.
herkesin bize bakması, bizi görmesi, dikkat çekici insan olmak, meşhur olmak ya da popüler işte tüm bunlar aslında görünmez olmak istemediğimiz için aksine görünür olmak istediğimiz için güzeldir.
fark edilmek.
işte şık bir restaurant, rüzgarınızla birlikte içeri giriyorsunuz. masalarında size dönük oturanlar bi anda işi gücü, sohbeti bırakıp size kitleniyor. çok şık paltonuzun klapa dökümünün bittiği yerdeki ilk düğmeyi açıyosunuz. sizi gören hiç bir göz sizi terk edemiyor. restaurantın arkasına doğru adımlıyorsunuz. ancak bu kitlenme hali bi kaç saniyeyi geçiyor ve sırtı dönük olanlar dahi bu kitlenmeye değecek nesneyi görmek istiyorlar. rüzgarınız tüm restaurantı sarıyor. işte tüm restaurant size bakıyor. o an damarlarınızdan arzu edilir bir şey olmanın verdiği iç huzuru ve adrenalin tüm doku ve hücrelerinize boşalıyor. sanki mini bir oscar töreninde bütün kameralar üzerinizdeymiş hissi.
bu hissi herkes aşşa yukarı bilir. en çok da kadınlar bilir. bu sebeple görünmez olma durumunu en iyi yaşayacak ve anlayacaklar da kadınlardır. emin ol sadece sen değil herkes ama herkes buna benzer pek çok an yaşamıştır. orgazmın ötesinde bir duygu varsa o da budur. bi an, o anın tanrısı olmak. bunu yaşamamış olmanız için görünmez olmanız gerekir.
acele etmeyin nasılsa olacaksınız.
bu aralar işsizim ve toplu taşıma aracına binme fırsatım oldu.
konuyla ilgisi yok ama, toplu taşıma araçlarında yolculuk ederken hemen yanınızdaki adamın üstünü bombalarla yüklemiş bir terörist olması ihtimalini hiç düşündünüz mü? bi an aklıma geldi ve patlama esnasında ne olacağını düşündüm. patlama saniyenin çok küçük dilimlerinde gerçekleşecek önce terörist patlayacak dirseği mesela göğüs kafesimden içeri girecek o sırada ben kayıtta olacağım. ve belki kafam bir basket topu gibi havada süzülecek. o esnada bile bi kaç saniye kayıtta kalacağımı düşündüm. havada uzuvlar koltuk parçaları, tekstil parçaları, insan derisi ve hayvan derileri(çanta, ayakkabı, cüzdan), cam parçaları, geri dönüşebilir plastik hepsi bir santrifüjdeymiş gibi görünecek ve kayıt bitecek. geri dönüşüm başlayacak. gerçekten de konuyla alakasız oldu.
ne diyorduk.
evet. toplu taşıma araçları gerçekten garip.
fark ettiniz mi bilmiyorum ama pek çok insan molotof kokteyli gibi ortalıkta dolaşıyor. bunu yeni fark etmiyorum ama tanımadığınız birinin saçlarını yüzünüzden topluyorsanız daha etkili olabiliyor.
kimyasallarla yüklü insanlar.
saç spreyleri,
boyalar,
makyaj malzemeleri,
parfüm ve deatorantlar,
jöle ve briyantinler, kremler,
hepsi petrolün rafine edilmesi sürecinin ilk ürünleri. (ve hepsi ozon tabakasına duyarlı)
benzinden kat ve kat değerli kimyasallar.
emin olun artık kimsenin üzerine benzin döküp yakarak intihar etmesine gerek yok. yani benzine gerek yok, intihar opsiyonel. bazılarının yakınında sigara içmeye korkuyorum.
daha görünür olmak için bize kullanmamız gerektiği söylenen onlarca zımbırtı.
ve evet..
insan görünmez olmaktansa klostrofobik, toksik kimyasallarla yüklü bi maskeyi takmayı tercih eder. ve gerçekten bunlar işe yarıyor bizi daha görünür kılıyor.
yeteri kadar bi süre sonra ne yaparsanız yapın mutlaka görünmez olursunuz.
o restauranta girersiniz ve kimse size dönüp bakmaz. kimse fark etmez sizi.
bazen sizi birisi ile tanıştırırlar, emin olun içinizden ona kadar sayıp tanıştırıldığınız kişiye adınızı sorsanız bilmez. ertesi gün karşılaşsanız önünden geçseniz sizi tanıyamaz. yaşlandıkça görünmez olmaya başlarsınız ve er yada geç olursunuz. aynen gizli reklamlarda olduğu gibi saniyenin küçücük dilimlerinde görünüp kaybolan ama asla ne olduğu tam anlaşılamayan biri olarak yola devam edersiniz. yanlışlıkla biriyle göz göze gelsen hemen herkes kafasını çevirir nedense. kimse size uzun süre bakmaya tahammül edemez.
dövme yaptıran insanları düşün,
vücutlarına metal parçalar takan, sokan insanları. dikkat çekmedikleri söylenebilir mi?
aksine insanlar sürekli şöyle der gibiler : "lütfen beni görün, yalvarırım, lütfen..."
bazen görünmezlik çok ama çok hızlı bulabilir sizi. örneğin bi trafik kazası geçirirsin ve iki bacağını birden kaybedersin. (ikinci tekil şahıs yazdığıma bakma, üzerine de alınma. biliyosun zaten böyle şeyler hep başkalarının başına gelir.) kardeşin arkandan seni itiyor artık yüzüne değil ensene ve tependeki saçlara bakıyor. karşıdan insanlar geliyor koskoca bi adamsın hatta iki kişisiniz ama sizi görmüyorlar. bi gün yardım edecek bile olsalar, insanlar sizden çok tekerlekli sandalyenize bakıyorlar. oysa bir ay önce herkesin sevdiği aradığı hatta sevişmek istediği kişiydin. oysa yanından geçtiklerin arkasına döner döner sana bakarlardı. ne oldu görünmez mi oldun?
ya da kanser oluverirsin, neden olmasın? 500 de bir ihtimalle, kadınsan şansın biraz daha az tabi buna şans denebilirse.(yaşa standardize hız, dünya standart nüfusu) bu ihtimal yılbaşı özel çekilişinde kazanma ihtimaline oranla oldukça iyi bi orandır. ve beş dakika sonra bi anda artık kanserli olabilirsin; sigara içmiyor olsanda. ne kadar erken teşhis edilirse edilsin emin ol artık görünmez oldun demektir. kimse sana gerekmedikçe bakmaz.
80 yaşında olmasına rağmen turuncu saçları ve kırmızı rujuyla gördüğün kadını düşün,
bu yaşta buna gerek var mı dediğin zamanlar olmadı mı? evet o yaşta bi erkeğe ihtiyacı yok ama öyle yada böyle görünmek herkesin ihtiyacıdır.
ya da bi iş kazası geçirisin mesela bir asit tankı patlar birazı sana bulaşır ve yüzünün yarısı yanar. kulakların akarak çenene yapışır. erimiş kaşın ve göz kapağın soğuduğunda parlak bi görünüm alır. seni hastaneye yetiştirler en iyi ihtimalle azı dişlerin dışardan görünmez. belkide görünür o zamanda plastik cerrahlar bi hayvana ait bir iç zarla ağzını yeniden yapana kadar damardan beslenirsin yada uzun vadede sana bi beslenme sondası açarlar. senin gibiler için özel üretilmiş beslenme prebiyotikleriyle beslenirsin ve ne olursa olsun sonunda görünmez olursun. belki nişanlı falansındır. belki sana aşık bir sevgilin vardı. bunlar geçmişte kaldı. artık sen de bir görünmezsin. muhtemelen sevgilin ya da nişanlın başka biriyle evlenecek.
bir hafta öncesinin bu kadar uzak bi geçmiş olabilmesi ne garip.
sana artık kimse dönüp bakmayacak evet. eğer evlenme çağındaysan yani o kadar da umut kesilecek bi durumda değilsen sana bi otomobil kazasında sağ uzuvlarını kaybetmiş birini önerecekler. bir gün başka bir kadın gelecek ve seninki kadar kötü durumda olmadığı için mutlaka kabul etmen gereken kısmetlerinden haber verecek. senin de kolların yok ama onunkiler dirseklerinden kesilmiş durumda ya da sadece bir gözü ve kulağı yok duyabiliyor ve görebiliyor diyecekler.
bir hafta içinde dünyanın bu kadar hızlı değişebilmesi ne garip.
sizinle göz göze gelmemeye çalışan insanlarla dolu bir dünya..
er yada geç zamanla ya da bi sebeple hepimiz görünmez olamaya doğru yol alıyoruz.
evet yaşlanıyor, eksiliyor ya da işe yaramaz hale geliyoruz.
görünmezleri toplama merkezlerine götürülüyoruz.
huzur evleri, darulaceze, akıl ruh sağlığı merkezleri, sığınma evleri ve daha pek çok ismiyle ilgisi olmayan yer.
yarabbim şu isimler.. ne garip.
bir de şey var... nasıl anlatsam..
ferrariniz bile olsa dikkati çeken yolda taklalar atarak parçalanan araba olacaktır. bize zararı olmadığı sürece trajedi sevilen bişeydir.
yazı çok uzadı malesef bu sebeple görünmezler arasında önemli bi topluluk olan "görevini yerine getiren sıradan insanları" buraya dahil edemedim.
bi uçak kazasında 180 kişinin ölümünü okuyunca hiç aklınıza işsizliğin bi'miktar azaldığı falan geliyor mu?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar