bugün

facebook

lan ilk çıktığı zamanlar ne çok kafa karıştıran bi mesele haline gelmişti di mi? hatta facebook'u olan insan, olmayan insan diye ikiye ayrılmıştı insanlar. facebook kullananlar, daha bi ayrıcalıklı falan kabul ediliyordu toplum içinde . sanırsın otobüse binip balık istifi şekilde, istanbul'un bi ucundan diğer ucuna işe/eve koşturan o değil. asgari ücrete bel bağlayan o değil..

facebook ingilizce olduğundan mütevellit, 'ingilizce bilmiyosan facebook kullanamazsın kanka. eki eki.' diye taşak geçiliyodu arkadaşlarla. ıyykk. valla ne boktan insanmış o şekilde arkadaşını alaya alan insan. hatta bi de şöyle konuşan tipler belirirdi ortamlarda (ortam ne mk.) , ' ben ingilizcemi facebookta geliştirdim yanee..'

salak. gerzek.

facebook hayatımıza girdi gireli bi boktan tat almamaya başladığımızı düşünüyorum. çünkü her şeyi anında beğeniyoruz ya da anında beğenmekten vazgeçebiliyoruz. öyle kolaylaştı ki her şey artık, hiçbir şeyin gıymatı neyi kalmadı.

onun dışında artık like ettiklerimizden tutun her şey big brother tarafından izleniyor.. amerika'nın bir nevi veri tabanı gibi bir şey bu site. facebook, kullanıcıların bilgilerini cia, fbi gibi kuruluşlara vermekte bunla ilgili her türlü iddiayı da reddetmekte.

son açıklamaya göre, facebook artık gerçek isim şartı arıyor. her bokunu yazıcaksın facebooka ve fişlenmen için bir güzel ortam sağlıcaksın.

facebook hayatımızı siktin 4 senede..
© copyright 2005 - 2026