bugün
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması11
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi11
- kızları en güzel olan şehir5
- atatürk'e alerjisi olan tipler9
- sözlükteki satranç taşları4
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- arabada son ses dinlenecek şarkılar2
- erkek nefreti2
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz4
- kadın nefreti2
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- irmik helvası3
- sözler köşkü6
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sözlüğü annesi gibi gören insan2
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sözlük açsanız ismi ne olurdu2
- sırrı süreyya önder28
- sıpsıkıcı olmanız4
- multitap2
- silver ile evlenecek erkek52
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak8
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- askerde sözlüğe girmek4
- saçını mora boyatan kızın amacı3
- normal sözlük ismi ne2
- şikeci amedspor5
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- burcu akrep olan birini akrep sokması3
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
- bodofff2
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması2
- sözlüğün bitmiş olması3
- müslüman cinler2
- mesaj atıp konuşmayan kız2
- 1948 arap israil savaşı2
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- sarapci koala58
- tutmayan başlık açma rehberi7
- el chadaille bitshiabu9
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
benim bir ailem var. bir babam, bir annem, aslan gibi iki kardeşim, bir de ablam var... bir gün vakit gelir askerlik yolu gözükür bana... şevkle, heyecanla giderim askere, vatanını seven her insanın yapması gerektiği gibi. ama bilirim yine de işin içinde gidip de dönmemek de vardır. ama korkutmaz beni bu düşünce. çünkü bilirim ki vatanı için, dini için ölenler şehittir, ve bilirim şehitlere ölüler demeyin demiştir yaradan kitabında...
ve an gelir... kahpelerin kurşunlarıyla, yığılır cansız bedenim toprağa. ve cenazem trabzona gelir. bir baba vardır orda, evladının tabutu gözleri önünde. ama ağlamaz yine de, güçlü tutar kendini. ve haykırır kahpelerin kulaklarını çınlatırcasına: vatan sağolsun. benim aslan gibi iki oğlum daha var...
sıra kardeşim ismaile gelir. o da gururla gider askere, şehit abisi gibi. korku yoktur yüreğinde hiçbir zaman... çünkü zaten feda etmek için kendini gider askere... geride bıraktıkların rahatı için kurban etmek ister kendini. adı ismaildir çünkü...
ve an gelir... kahpe kurşunlar onun da da bedenini hedef seçer kendine... ve cenazesi gelir trabzona. baba yine acılıdır, ikinci evladını da vermiştir vatan uğruna. ama yine gururludur, yine mağrurdur yaşlı bedeni. ve yine haykırır: vatan sağolsun. benim aslan gibi bir oğlum daha var...
sıra en küçüğümüz fatihe gelir... onun için de vatan uğruna savaşma vakti gelmiştir. abileri gibi koşarak gider askere o da... amacı dedesi gibi çağ açmak çağ kapatmak, ülkeler fethetmek değildir... sadece rahat yaşasınlar diye uğruna canını verdiği insanların yüreğini fethetmektir tek gayesi. bilir, hiçbir zaman adının hatırlanmayacağını. ama yine bilir ki, isimsiz kahraman olarak hiçbir zaman unutulmayacağını...
ve an gelir... ailemizin gözbebeğini de verdik vatan için. üzerine titrediğimiz biricik kardeşimiz de feda etmiştir kendini vatan uğruna. ve cenaze trabzona gelir. baba yine aynı baba. yine hüzünlü, yine gururlu, yine dimdik... ve yine haykırır: vatan sağolsun. daha benim canım var, vatana feda edebileceğim. kapar babadan kalma silahını, o da atar kendini düşman üstüne... öyle ya, aslanlar gibi üç oğlunu vermiştir vatan için, kendisinin canının ne kıymeti var... ve o da koşar ölüme evlatları gibi...
ve an gelir... cenaze trabzona gelir... iki kadın vardır cenazenin başında, birbirlerinin koluna girmiş iki acılı yürek vardır... biri erini, 30 yıl aynı yastığa baş koyduğu, aynı tastan yemek yediği kocasını kaybetmiştir, diğeri de canı gibi sevdiği babasını... onlar da dimdik dururlar cenaze karşısında. bir evden 4 can vermişlerdir, canlarından değerli vatanları için... ve onlar da haykırır; vatan sağolsun... bizde de can var, vatan uğruna feda edilmeye hazır... ve onlar da yürür düşman üstüne elif gibi, yüceden yüceden... herşey vatan içindir, herşey millet içindir... geride kalanlar sağolsun, vatan sağolsun derler... ve an gelir nene hatun olur ikisi de... kazmayla, kürekle giderler kahpelerin üstüne. ama onlar da yenik düşer kahpenin kurşunlarına.. yığılır ikisinin de bedeni toprağa; geldikleri yere, gidecekleri yere...
ve canlarını azrail'e teslim etmeden önce iki cümle dökülür hepsinin ağzından, yıllar yılı bu milletin nasıl dünyaya egemen olduğunun sırrını verircesine;
vatan sağolsun...
eşhedü en la ilahe illallah. ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve rasuluhu...
biz kim miyiz? biz, vatanlarını için canlarını vermeye hazır, peygamberlikten sonraki en büyük mertebe olan şehitlik için birbirleriyle yarışan milyonlarca aileyiz, milyonlarca ailenin çocuklarıyız... biz, çanakkalede, kurtuluş savaşında çocukları için torunları için canlarını hiçe sayan dedelerimizin kanlarını taşıyan vatanseverleriz... ve biz biliriz ki, bu sınırlar kanla çizilmiştir. ve değiştirmek için de kan gerekir. ama hiçbir milletin kanı bu sınırları daraltmaya yetmez...
peki siz kimsiniz?
siz kimsiniz de sınırlarını, kanlarını ilmik ilmik örerek koruyan bir milletten toprak almaya cüret edebiliyorsunuz?
cevabı ben vereyim...
siz bir avuç çapulcudan başka hiçbirşey değildiniz. ve aslında siz sadece bir avuç 'hiç'siniz...
ve an gelir... kahpelerin kurşunlarıyla, yığılır cansız bedenim toprağa. ve cenazem trabzona gelir. bir baba vardır orda, evladının tabutu gözleri önünde. ama ağlamaz yine de, güçlü tutar kendini. ve haykırır kahpelerin kulaklarını çınlatırcasına: vatan sağolsun. benim aslan gibi iki oğlum daha var...
sıra kardeşim ismaile gelir. o da gururla gider askere, şehit abisi gibi. korku yoktur yüreğinde hiçbir zaman... çünkü zaten feda etmek için kendini gider askere... geride bıraktıkların rahatı için kurban etmek ister kendini. adı ismaildir çünkü...
ve an gelir... kahpe kurşunlar onun da da bedenini hedef seçer kendine... ve cenazesi gelir trabzona. baba yine acılıdır, ikinci evladını da vermiştir vatan uğruna. ama yine gururludur, yine mağrurdur yaşlı bedeni. ve yine haykırır: vatan sağolsun. benim aslan gibi bir oğlum daha var...
sıra en küçüğümüz fatihe gelir... onun için de vatan uğruna savaşma vakti gelmiştir. abileri gibi koşarak gider askere o da... amacı dedesi gibi çağ açmak çağ kapatmak, ülkeler fethetmek değildir... sadece rahat yaşasınlar diye uğruna canını verdiği insanların yüreğini fethetmektir tek gayesi. bilir, hiçbir zaman adının hatırlanmayacağını. ama yine bilir ki, isimsiz kahraman olarak hiçbir zaman unutulmayacağını...
ve an gelir... ailemizin gözbebeğini de verdik vatan için. üzerine titrediğimiz biricik kardeşimiz de feda etmiştir kendini vatan uğruna. ve cenaze trabzona gelir. baba yine aynı baba. yine hüzünlü, yine gururlu, yine dimdik... ve yine haykırır: vatan sağolsun. daha benim canım var, vatana feda edebileceğim. kapar babadan kalma silahını, o da atar kendini düşman üstüne... öyle ya, aslanlar gibi üç oğlunu vermiştir vatan için, kendisinin canının ne kıymeti var... ve o da koşar ölüme evlatları gibi...
ve an gelir... cenaze trabzona gelir... iki kadın vardır cenazenin başında, birbirlerinin koluna girmiş iki acılı yürek vardır... biri erini, 30 yıl aynı yastığa baş koyduğu, aynı tastan yemek yediği kocasını kaybetmiştir, diğeri de canı gibi sevdiği babasını... onlar da dimdik dururlar cenaze karşısında. bir evden 4 can vermişlerdir, canlarından değerli vatanları için... ve onlar da haykırır; vatan sağolsun... bizde de can var, vatan uğruna feda edilmeye hazır... ve onlar da yürür düşman üstüne elif gibi, yüceden yüceden... herşey vatan içindir, herşey millet içindir... geride kalanlar sağolsun, vatan sağolsun derler... ve an gelir nene hatun olur ikisi de... kazmayla, kürekle giderler kahpelerin üstüne. ama onlar da yenik düşer kahpenin kurşunlarına.. yığılır ikisinin de bedeni toprağa; geldikleri yere, gidecekleri yere...
ve canlarını azrail'e teslim etmeden önce iki cümle dökülür hepsinin ağzından, yıllar yılı bu milletin nasıl dünyaya egemen olduğunun sırrını verircesine;
vatan sağolsun...
eşhedü en la ilahe illallah. ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve rasuluhu...
biz kim miyiz? biz, vatanlarını için canlarını vermeye hazır, peygamberlikten sonraki en büyük mertebe olan şehitlik için birbirleriyle yarışan milyonlarca aileyiz, milyonlarca ailenin çocuklarıyız... biz, çanakkalede, kurtuluş savaşında çocukları için torunları için canlarını hiçe sayan dedelerimizin kanlarını taşıyan vatanseverleriz... ve biz biliriz ki, bu sınırlar kanla çizilmiştir. ve değiştirmek için de kan gerekir. ama hiçbir milletin kanı bu sınırları daraltmaya yetmez...
peki siz kimsiniz?
siz kimsiniz de sınırlarını, kanlarını ilmik ilmik örerek koruyan bir milletten toprak almaya cüret edebiliyorsunuz?
cevabı ben vereyim...
siz bir avuç çapulcudan başka hiçbirşey değildiniz. ve aslında siz sadece bir avuç 'hiç'siniz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar