bugün
- norm ender3
- türklerin ileri olduğu konular21
- en gey özelliğiniz10
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- dinsize inanır mısın17
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- salak yazarlar7
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- ipek çiçek3
- pandela6
- kuran da neden namaz yok8
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- deri ceketli serseri4
- gocu31
- kültürün bireyi boğması4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- ioçke'nin elleri4
- geceye bir şarkı bırak23
nur (24) suresi, 31. ayet: mümin kadınlara da söyle: gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınlaryn gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). ey müminler! hep birden allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.
burada, ziynet kelimesinin gerçekten ne anlama geldiği ayrı bir tartışma konusu olabilir.. malum, ziynet, önce takı anlamına gelir. sizin, kadın saci olarak yorumladığınız anlaşılıyor ki, başınızı örtüyorsunuz.
ancak, ayetteki "gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar" cümlesinden, buradaki zinetin sert yürüyüşte ses getiren takı, mücevher gibi eşyalar olduğu gün gibi açıktır. hırsızların, kağkaççıların dikkatini çekmemek için günümüzden 1400 sene önce yapılan muhammed'in bu önermesi, bugün bir tanrı sözü sanılarak kadınarın saçlarının başka insanlarca görülmemesi görülmemesi, hava ve güneş görmemesi için bir çeşit işkence emri olarak algılanması ve uygulanması son derece yanlıştır.
bu ayetteki "himar" kelimesi genis manali bir kelime olup örtü manasina gelir. eski arap yazilarina bakilirsa himarin yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebilecegini görürüz.
himar, basi örterse basörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. allah eger "himar" kelimesi ile basin örtülmesini isteseydi "himarürres" gibi bir vurgulama ile basörtüsü diyebilirdi: böylece "res" kelimesi ile bas bölgesi vurgulanir ve örtü kelimesi olan "himar" ile beraber basörtüsü net bir sekilde anlasilirdi. nitekim abdest alinmasiyla ilgili ayette basin sivazlanmasi söyenirken, bas kelimesi arapca karsiligi 'res' ile vurgulanir.
üstelik ayette kapatilacak yerin yaka acigi oldugu gecer. yani himarin basi kapatmasi degil, ayette acikca yaka dekoltesini örtmesi istenir. (yaka acigi manasina gelen 'cuub' kelimesi hem bu ayette kapanilacak bölgeyi belirtmek icin, hem hz. musa'nin yaka acigina elini soktugunu belirten ayetlerde gecer.) "himar" kelimesi sirf basörtüsü manasina gelse bile bu ayetten basi örtmek degil, yine yaka dekoltesini kapatmak anlasilacakti.
üstelik basörtüsünü kuran'a maletmek isteyen zihniyet, acik bir saptirma yaparak "felyedribne" fiilini "salsinlar" diye tercüme etmeye kalkmistir. böylece ayeti okuyan "basörtüsünü yaka aciklarina salsinlar" seklinde okuyacaktir. oysa hicbir sekilde "darabe" kökünden türeyen "felyedribne" fiili "salsinlar" manasina gelmez. bu fiille örtünün yaka acigina konulmasi yani kapatilmasi anlatilir. kuran'da salsinlar, indirsinler manasinda "felyüdnine" kelimesi kullanilir. allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi "felyedribne" fiili yerine "felyüdnine" fiilini kullanabilirdi. bu örnek bize gelenekci zihniyetin, kendi fikirlerini dogru cikartmak ugruna gereginde kuran'daki kelimelerin manasini kaydirmaktan cekinmedigini göstermektedir.
alıntı.
bu meselenin böyle olduğunu herkes biliyor, bu işi milyonların yapmasına rağmen yanlış olduğu biliniyor daha doğrusu bilmesi gereken insanlar biliyor ama insana allah emridir dediğin zaman zaten doğru mu acaba gibi sorular sormaz doğru kabul eder ve ortaya böyle kullanılacak insan toplulukları meydana gelir.
burada, ziynet kelimesinin gerçekten ne anlama geldiği ayrı bir tartışma konusu olabilir.. malum, ziynet, önce takı anlamına gelir. sizin, kadın saci olarak yorumladığınız anlaşılıyor ki, başınızı örtüyorsunuz.
ancak, ayetteki "gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar" cümlesinden, buradaki zinetin sert yürüyüşte ses getiren takı, mücevher gibi eşyalar olduğu gün gibi açıktır. hırsızların, kağkaççıların dikkatini çekmemek için günümüzden 1400 sene önce yapılan muhammed'in bu önermesi, bugün bir tanrı sözü sanılarak kadınarın saçlarının başka insanlarca görülmemesi görülmemesi, hava ve güneş görmemesi için bir çeşit işkence emri olarak algılanması ve uygulanması son derece yanlıştır.
bu ayetteki "himar" kelimesi genis manali bir kelime olup örtü manasina gelir. eski arap yazilarina bakilirsa himarin yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebilecegini görürüz.
himar, basi örterse basörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. allah eger "himar" kelimesi ile basin örtülmesini isteseydi "himarürres" gibi bir vurgulama ile basörtüsü diyebilirdi: böylece "res" kelimesi ile bas bölgesi vurgulanir ve örtü kelimesi olan "himar" ile beraber basörtüsü net bir sekilde anlasilirdi. nitekim abdest alinmasiyla ilgili ayette basin sivazlanmasi söyenirken, bas kelimesi arapca karsiligi 'res' ile vurgulanir.
üstelik ayette kapatilacak yerin yaka acigi oldugu gecer. yani himarin basi kapatmasi degil, ayette acikca yaka dekoltesini örtmesi istenir. (yaka acigi manasina gelen 'cuub' kelimesi hem bu ayette kapanilacak bölgeyi belirtmek icin, hem hz. musa'nin yaka acigina elini soktugunu belirten ayetlerde gecer.) "himar" kelimesi sirf basörtüsü manasina gelse bile bu ayetten basi örtmek degil, yine yaka dekoltesini kapatmak anlasilacakti.
üstelik basörtüsünü kuran'a maletmek isteyen zihniyet, acik bir saptirma yaparak "felyedribne" fiilini "salsinlar" diye tercüme etmeye kalkmistir. böylece ayeti okuyan "basörtüsünü yaka aciklarina salsinlar" seklinde okuyacaktir. oysa hicbir sekilde "darabe" kökünden türeyen "felyedribne" fiili "salsinlar" manasina gelmez. bu fiille örtünün yaka acigina konulmasi yani kapatilmasi anlatilir. kuran'da salsinlar, indirsinler manasinda "felyüdnine" kelimesi kullanilir. allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi "felyedribne" fiili yerine "felyüdnine" fiilini kullanabilirdi. bu örnek bize gelenekci zihniyetin, kendi fikirlerini dogru cikartmak ugruna gereginde kuran'daki kelimelerin manasini kaydirmaktan cekinmedigini göstermektedir.
alıntı.
bu meselenin böyle olduğunu herkes biliyor, bu işi milyonların yapmasına rağmen yanlış olduğu biliniyor daha doğrusu bilmesi gereken insanlar biliyor ama insana allah emridir dediğin zaman zaten doğru mu acaba gibi sorular sormaz doğru kabul eder ve ortaya böyle kullanılacak insan toplulukları meydana gelir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar