bugün
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu20
- fatma betül sayan kaya29
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek8
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam7
- camilerdeki ayak kokusu7
- yeni sözlük açma fikri9
- yapay zekanın çok yapay olması8
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- daha 17 dizisi4
- damla sakızlı muhallebi9
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- sicilya kizlari4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi2
- allah ne muradın varsa versin2
- münafık2
- musiker2
- her şeyi bilen halk4
- asansörde yukarı bakma refleksi2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- ocean vitamind32
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- boşanmak2
- seri katilin özellikleri2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- kahve içerken piyasa yapmak3
- fatma betülüm yapmaz9
- masklavi felsefesi5
- negatif insanları hayatına almamak2
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- iyi menemenin sırrı22
- ayrılıkçı kürtler2
- damat adayının yaprak dökümü oğuz gibi olması2
- ciddiye alınmamak2
- kasım cömert tokayev2
- türk polisinin şefkatli kolları3
- sinirlenen dilenci kadın6
- haram para5
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi2
- kim cha eon11
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri8
- ilgi istiyorum lan ilgi ilgi verin bana çabuk3
eski istanbul emniyet müdürlerindendir.bir konuşmasına istinaden:
istanbul'un yürekli ve vatanperver emniyet müdürü sayın Menzir bir şehidin töreninde dayanamadı, gönlünde biriken duyguların tümünü dile getiriverdi. Konuşmasını dinlediğim zaman gönlüm büyük bir haz coşkusuna kapıldı. Çünkü sayın Menzir, coşkusunu bir isyan değil, mukaddes bir dua halinde dile getirmişti. Hepinizin hatırlayacağı şekilde bu sütunlarda üzerine basa basa vurguladığımız iki önemli gerçek.
Laiklik perdesi arkasındaki inançsızların fitnesi ve Atatürk maskesi arkasında komünistlerin iğrençliği bu kez devletin bütün arşivlerine sahip yalan söylemezliği bütün milletin gönlüne sinmiş bir yetkili tarafından açıklanıyordu.
Menzir'in gönlünde billûrlaşan bu gerçekler aslında Allah'ın; bir yetkili ağzından Türk milletine verdiği çok önemli bir mesajdır. Dürüstlüğü ve vatanseverliği sayın Menzir'i öyle bir noktaya getirmiştir ki gerçekleri apaçık görmüş, cesaret ve coşkuyla millete yansıtmıştır. Allah ondan razı olsun.
Rabbim gafletten tıkanmış gönüllere Menzir'in bu duasını idrak ettirsin. Herkes kendine gelsin. Çünkü bu sözler bu milletin geleceği için, bekâsı için üzerinde çok ciddi bir hassasiyetle durulacak sözlerdir. Temennimiz odur ki bütün millet bu hikmetli sözlerin anlamını içine sindirsin.
Dünyanın her yerinde güzel fikirler, hatta inançlar onların arkalarına saklanan şer fitneleriyle zaafa uğrar, hatta yok olur. Sırf inançlar açısından ele alırsak Musevilik, Yahudilerin dünya ihtirasları yüzünden, Hıristiyanlık Roma'nın, Bizans'ın Hıristiyanlık perdesi arkasına saklanarak bu yüce dini zaafa uğratmaları yüzünden perişan olmuştur.
Laik kavramı temelde inanç özgürlüğünü temsil eden hayırlı bir tanım olduğu halde, bunun arkasına saklanan din düşmanları bu masum tanımı iğrenç bir yafta haline getirmişlerdir.Ve inanınız ki laiklik kavramı Türkiye'de yaşayan inanç düşmanları sayesinde yok olmaya mahkum olmuştur. Ne kadar tantana yaparsanız yapın, laikliği yaşatmak, savunmak imkanı bulamazsınız. Aynı sözleri ne çare ki Atatürkçülük konusunda da söyleyeceğiz. Bu milletin evlatları düşmanını perişan eden bir kumandana karşı hiçbir zaman bir vefasızlık göstermemiştir.
Ancak komünistler piyasaya çıkıp en iğrenç planlarını memleketi parçalamaya, daha eski yıllarda Rusya'nın uydusu haline getirmeye yönelik tasarılarını Atatürkçülüğün arkasına saklanarak gündeme getirmeye başlayınca milletin içinde büyük tepkiler doğmaya başlamıştır. Aslında bu tepkiler Mustafa Kemal'in şahsına değil, onu kendilerine göre yorumlayan marksist ve ateistlere karşıdır.
Nerede bir açıkoturum olmuşsa, nerede inanç sahiplerine kalemle saldıran bir yarar çıkmışsa hemen hemen arkasında bir marksistin, bir ateistin fotoğrafı görülmüştür. Hatta o kadar ileri götürülmüştür ki, marksist devrimlerini Atatürk’ün devrimcilik ilkesi ile bağdaştırmışlardır. Ne yazık ki milliyetçilik istikametini hiç kimse Atatürkçülük olarak görmek istememiş, görmek isteyenler de marksistler tarafından susturulmuştur. Böylece milleti bölmek isteyenler hergün yeni bir fitne çıkararak Atatürkçülük ve laiklik maskeleriyle milleti devamlı taciz eder olmuşlardır.
işte Menzir'i isyan ettiren, onun büyük bir yüreklilikle tespit ettiği bu gerçeklerdir.
Memleketi karıştıran, zaman zaman iç harp tezgahları hazırlayan Avrupa'nın dikkatlerini ikide bir Türkiye'de özgürlük olmadığını iddia ederek dışarıdan destek alanların tümünü Menzir dosyalarıyla birlikte tanımaktadır. Rus marksizminin yıkılmasından sonra komünistliği masum bir fanteziye indirgemek isteyen bazı çevreler çok tehlikeli bir oyun oynamaktadırlar. Çünkü Türkiye'deki koşullar marksist fikirlerin ince ince işlenerek gençliğe sokulmasına müsait değildir. Bu tehlikeli oyun her geçen gün bir çığ gibi çoğalan inançlı gençliğin bir anda tahammül hudutlarını aşıverir. Sonu gelmez maceralara sürükleniriz. işte Menzir bu gerçeği de bildiği için çok telaşlıdır. Ve son beyanları ile tarihe karşı nasıl bir sorumluluk taşıdığının bilincini ortaya koymuştur. Türkiye'de sol fikirlerin ve eylemlerin küçülmesi bizim istikbale ait en ciddi sigortamızdır. Ancak bu küçülme solu ümitsizliğin hırçınlığına itebilir. Bu da elbette endişe verici rahatsızlıklar doğurabilir. Bence Menzir'in konuşmasındaki inceliği özellikle genç kuşaklar çok iyi kavramalı, marksizmin ve ateizmin çirkin yüzüne kırmızı kart göstermelidir. Marksistler ve ateistler sustuğu ya da ortadan çekildiği takdirde bu milletin bünyesinde Atatürkçülük ve laiklik ihtilaf konusu olmaktan bir anda çıkar. Millet kendi kararını marksist ve ateistlerin yalanları istikametinde değil de kendi istikametleri şeklinde kullanır.
Son yılların tarihinde bana göre en önemli açıklama istanbul Emniyet Müdürü Sn. Menzir'den gelmiştir. Marksistler ve ateistler gözünüzü dört açın! Ne tehlikeli bir virüs olduğunuz teşhis edilmiştir. Artık millet kendisini sizin telkin ve davranışlarınızdan koruma imkanını mutlaka bulacaktır.
Kimin aklına gelirdi ki oradan oraya hoplayan bu hain çekirge Menzir'in avucunda can versin!..
istanbul'un yürekli ve vatanperver emniyet müdürü sayın Menzir bir şehidin töreninde dayanamadı, gönlünde biriken duyguların tümünü dile getiriverdi. Konuşmasını dinlediğim zaman gönlüm büyük bir haz coşkusuna kapıldı. Çünkü sayın Menzir, coşkusunu bir isyan değil, mukaddes bir dua halinde dile getirmişti. Hepinizin hatırlayacağı şekilde bu sütunlarda üzerine basa basa vurguladığımız iki önemli gerçek.
Laiklik perdesi arkasındaki inançsızların fitnesi ve Atatürk maskesi arkasında komünistlerin iğrençliği bu kez devletin bütün arşivlerine sahip yalan söylemezliği bütün milletin gönlüne sinmiş bir yetkili tarafından açıklanıyordu.
Menzir'in gönlünde billûrlaşan bu gerçekler aslında Allah'ın; bir yetkili ağzından Türk milletine verdiği çok önemli bir mesajdır. Dürüstlüğü ve vatanseverliği sayın Menzir'i öyle bir noktaya getirmiştir ki gerçekleri apaçık görmüş, cesaret ve coşkuyla millete yansıtmıştır. Allah ondan razı olsun.
Rabbim gafletten tıkanmış gönüllere Menzir'in bu duasını idrak ettirsin. Herkes kendine gelsin. Çünkü bu sözler bu milletin geleceği için, bekâsı için üzerinde çok ciddi bir hassasiyetle durulacak sözlerdir. Temennimiz odur ki bütün millet bu hikmetli sözlerin anlamını içine sindirsin.
Dünyanın her yerinde güzel fikirler, hatta inançlar onların arkalarına saklanan şer fitneleriyle zaafa uğrar, hatta yok olur. Sırf inançlar açısından ele alırsak Musevilik, Yahudilerin dünya ihtirasları yüzünden, Hıristiyanlık Roma'nın, Bizans'ın Hıristiyanlık perdesi arkasına saklanarak bu yüce dini zaafa uğratmaları yüzünden perişan olmuştur.
Laik kavramı temelde inanç özgürlüğünü temsil eden hayırlı bir tanım olduğu halde, bunun arkasına saklanan din düşmanları bu masum tanımı iğrenç bir yafta haline getirmişlerdir.Ve inanınız ki laiklik kavramı Türkiye'de yaşayan inanç düşmanları sayesinde yok olmaya mahkum olmuştur. Ne kadar tantana yaparsanız yapın, laikliği yaşatmak, savunmak imkanı bulamazsınız. Aynı sözleri ne çare ki Atatürkçülük konusunda da söyleyeceğiz. Bu milletin evlatları düşmanını perişan eden bir kumandana karşı hiçbir zaman bir vefasızlık göstermemiştir.
Ancak komünistler piyasaya çıkıp en iğrenç planlarını memleketi parçalamaya, daha eski yıllarda Rusya'nın uydusu haline getirmeye yönelik tasarılarını Atatürkçülüğün arkasına saklanarak gündeme getirmeye başlayınca milletin içinde büyük tepkiler doğmaya başlamıştır. Aslında bu tepkiler Mustafa Kemal'in şahsına değil, onu kendilerine göre yorumlayan marksist ve ateistlere karşıdır.
Nerede bir açıkoturum olmuşsa, nerede inanç sahiplerine kalemle saldıran bir yarar çıkmışsa hemen hemen arkasında bir marksistin, bir ateistin fotoğrafı görülmüştür. Hatta o kadar ileri götürülmüştür ki, marksist devrimlerini Atatürk’ün devrimcilik ilkesi ile bağdaştırmışlardır. Ne yazık ki milliyetçilik istikametini hiç kimse Atatürkçülük olarak görmek istememiş, görmek isteyenler de marksistler tarafından susturulmuştur. Böylece milleti bölmek isteyenler hergün yeni bir fitne çıkararak Atatürkçülük ve laiklik maskeleriyle milleti devamlı taciz eder olmuşlardır.
işte Menzir'i isyan ettiren, onun büyük bir yüreklilikle tespit ettiği bu gerçeklerdir.
Memleketi karıştıran, zaman zaman iç harp tezgahları hazırlayan Avrupa'nın dikkatlerini ikide bir Türkiye'de özgürlük olmadığını iddia ederek dışarıdan destek alanların tümünü Menzir dosyalarıyla birlikte tanımaktadır. Rus marksizminin yıkılmasından sonra komünistliği masum bir fanteziye indirgemek isteyen bazı çevreler çok tehlikeli bir oyun oynamaktadırlar. Çünkü Türkiye'deki koşullar marksist fikirlerin ince ince işlenerek gençliğe sokulmasına müsait değildir. Bu tehlikeli oyun her geçen gün bir çığ gibi çoğalan inançlı gençliğin bir anda tahammül hudutlarını aşıverir. Sonu gelmez maceralara sürükleniriz. işte Menzir bu gerçeği de bildiği için çok telaşlıdır. Ve son beyanları ile tarihe karşı nasıl bir sorumluluk taşıdığının bilincini ortaya koymuştur. Türkiye'de sol fikirlerin ve eylemlerin küçülmesi bizim istikbale ait en ciddi sigortamızdır. Ancak bu küçülme solu ümitsizliğin hırçınlığına itebilir. Bu da elbette endişe verici rahatsızlıklar doğurabilir. Bence Menzir'in konuşmasındaki inceliği özellikle genç kuşaklar çok iyi kavramalı, marksizmin ve ateizmin çirkin yüzüne kırmızı kart göstermelidir. Marksistler ve ateistler sustuğu ya da ortadan çekildiği takdirde bu milletin bünyesinde Atatürkçülük ve laiklik ihtilaf konusu olmaktan bir anda çıkar. Millet kendi kararını marksist ve ateistlerin yalanları istikametinde değil de kendi istikametleri şeklinde kullanır.
Son yılların tarihinde bana göre en önemli açıklama istanbul Emniyet Müdürü Sn. Menzir'den gelmiştir. Marksistler ve ateistler gözünüzü dört açın! Ne tehlikeli bir virüs olduğunuz teşhis edilmiştir. Artık millet kendisini sizin telkin ve davranışlarınızdan koruma imkanını mutlaka bulacaktır.
Kimin aklına gelirdi ki oradan oraya hoplayan bu hain çekirge Menzir'in avucunda can versin!..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com