bugün
- sözlüğün en harbi erkeği7
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim9
- sözlüğün en harbi kızı6
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- israile atom bombası atmak8
- velvet60
- ölmedeyiz uludağ sözlük3
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- yazarların favori giyim markası10
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz3
- hayattaki en değerli şeyler8
- 2026 ekonomik krizi17
- friedrich hegel la bi cay icek14
- spor ayakkabı4
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar7
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- hangi ülkelerden ne alınabilir3
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı3
- insan olmaya ceyrek kala15
- geceye bir fotoğraf bırak2
- binanın çatısına cami hoparlörü koymak3
- gecenin metal şarkısı2
- crush3
- sevişirken ölmek2
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum4
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- asosyal yazar2
- migros'a sorulacak tek soru23
- vahdettin ingiliz mandası olma teklifi2
- mohamed salah ghaly4
- eylül ayı2
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- evde soğuk kahve yapımı7
- alparslan kuytul15
- bazı yazarları koruma altına almak2
- gocu bey reyiz birader bey yazardır2
- reis2
- gocu3
- aleksey batrakov28
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- bilinçaltı algılama6
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- victor osimhen20
- osuruktan şiirler60
yeni şafak'ı beğenerek takip etmeme rağmen bu muhteremi aynı beğeniyle takip edemiyorum. zira kürşat bumin'in şöyle bir zihniyeti var; "hükümete ve cemaate yakın bir gazetede yazdığım için zaten yandaş yaftası yiyorum. bari bizim mahalleye uymayan aykırı laflar edeyim de farklı olayım."
büyük olasılıklı böyle bir düşüncesi var. yazdığı son yazıyı başka türlü izah etmek mümkün değil;
http://www.gazeteciler.co...urkuyle-vurdu-37815h.html
sen kalk "aynı sudan içmişiz biz" ifadesinden türlü menfi mânâlar devşir, o ifadeyi onuncu yıl marşındaki "imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz" dizesiyle bir tut, o türküden hareketle ak parti'nin stalinvari bir kollektivist politika izleyeceği endişesine kapıl *, politikanın inkar edildiği vehimlerine düş... basit, popülist bir türküden şu anlamları çıkarmak için baya ıkınmış olmak icap eder. evet politika farklılıkların, parçalanmışlıkların eseridir ve bir yönüyle bu parçalanmışlığı da korumaya çalışır. ama neredeyse her politik argümanda da "ortaklıklara" atıf vardır. bu politikayı reddetmek değildir.
mesela avrupa birliği bugün uyguladığı politikalarla "aynı tuna'dan içmişiz biz, aynı alp'ten geçmişiz biz. yazımız bir, kışımız bir, brükselin yeliyiz biz" türküsünü söylüyor. kimse de kalkıp "la siz politikayı inkar mı ediyosunuz" demiyor. çünkü artık propagandada da, pratikte de ortaklıklara, aynılıklara atıf var.
bu türküde de amaç belli. ortak tarihe, ortak yaşama bir gönderme. kimse farklılıkları inkar etmiyor. ama ortada makale değil türkü var. * adam kalkıp "aynı dağın yeliyiz biz" dedikten sonra dipnot verip "bazılarımız farklı dağın yeli de olabilir" mi diyecek?
velhasıl kürşat bumin'in kendini bir gözden geçirmesi lazım. daha önce de türkçe olimpiyatları hakkında "kongoluya istiklal marşı söyletiliyor" türünden hezeyanı olmuştu mesela. türk okulları ve türkçe olimpiyatları gibi dev-derin çalışmalara bakıp da kongolunun söylediği istiklal marşını görmek büyük maharet. adamda nasıl bir göz varsa artık! her neyse mevzudan sapmayalım; mr. bumin yaşamını sorgulasın, ferrarisini satsın, yaşamında derin değişimler yaratıp kişisel gelişim kitabı yazsın.
büyük olasılıklı böyle bir düşüncesi var. yazdığı son yazıyı başka türlü izah etmek mümkün değil;
http://www.gazeteciler.co...urkuyle-vurdu-37815h.html
sen kalk "aynı sudan içmişiz biz" ifadesinden türlü menfi mânâlar devşir, o ifadeyi onuncu yıl marşındaki "imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz" dizesiyle bir tut, o türküden hareketle ak parti'nin stalinvari bir kollektivist politika izleyeceği endişesine kapıl *, politikanın inkar edildiği vehimlerine düş... basit, popülist bir türküden şu anlamları çıkarmak için baya ıkınmış olmak icap eder. evet politika farklılıkların, parçalanmışlıkların eseridir ve bir yönüyle bu parçalanmışlığı da korumaya çalışır. ama neredeyse her politik argümanda da "ortaklıklara" atıf vardır. bu politikayı reddetmek değildir.
mesela avrupa birliği bugün uyguladığı politikalarla "aynı tuna'dan içmişiz biz, aynı alp'ten geçmişiz biz. yazımız bir, kışımız bir, brükselin yeliyiz biz" türküsünü söylüyor. kimse de kalkıp "la siz politikayı inkar mı ediyosunuz" demiyor. çünkü artık propagandada da, pratikte de ortaklıklara, aynılıklara atıf var.
bu türküde de amaç belli. ortak tarihe, ortak yaşama bir gönderme. kimse farklılıkları inkar etmiyor. ama ortada makale değil türkü var. * adam kalkıp "aynı dağın yeliyiz biz" dedikten sonra dipnot verip "bazılarımız farklı dağın yeli de olabilir" mi diyecek?
velhasıl kürşat bumin'in kendini bir gözden geçirmesi lazım. daha önce de türkçe olimpiyatları hakkında "kongoluya istiklal marşı söyletiliyor" türünden hezeyanı olmuştu mesela. türk okulları ve türkçe olimpiyatları gibi dev-derin çalışmalara bakıp da kongolunun söylediği istiklal marşını görmek büyük maharet. adamda nasıl bir göz varsa artık! her neyse mevzudan sapmayalım; mr. bumin yaşamını sorgulasın, ferrarisini satsın, yaşamında derin değişimler yaratıp kişisel gelişim kitabı yazsın.
Gündemdeki Haberler