bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- regl dönemi dengesizlikleri4
- bir kadının en güzel bölgesi11
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak3
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- deve besleyip sidiğini satmak2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- pazar günü mesai yapmak3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- michael olise3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- elektrikli bisiklet terörü2
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- mohamed salah ghaly3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- dünyanın en güzel tatlısı11
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- inan akgün alp2
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- türklerin ileri olduğu konular21
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- günün şiiri8
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- kalp kırmak2
- devlet bahçeli3
- dinsize inanır mısın17
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- antipanik hanımın elleri2
- en gey özelliğiniz8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- thomas tuchel6
- burçlara inanan erkek15
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- en son alınan hediye7
can yakıcıdır.
güzel başlamıştı her şey, rüya gibiydi adeta. hayallerimi süsleyecek kadar güzel bi kadın vardı karşımda. etkilenmiştim, hemde çok etkilenmiştim. belki aşık bile olmuştum ilk görüşte.
gülüyorduk, eğleniyorduk.. ara sıra birbirimize uzun bakışlar atıyor sanki bi kıvılcım bekliyorduk ikimizde.. bilek güreşi yapmaya başladık, masada ki herkes kendi halinde biz kendi halimizde. kalbim güm güm atmaya başladı yüzü yüzüme yaklaştıkçta. "izin ver yeneyim seni" dedi, bende "bunun bitmesini istemiyorum, bitsin istiyorsan bırak ben yeneyim" dedim bırakmadı.. tekrar "izin ver" dedi.
"sana söyledim" dedim. alınlarımız birbinine değiyordu artık, bazen söylediğimiz şeyleri duymayıp kulağımıza fısıldıyorduk, "neden" dedi. kalbimin atışlarını dinlettim ona "başka açıklamaya gerek var mı" dedim, "yok" dedi. "isin ver yeneyim her şey farklı olacak, güzel olacak" dedi. bitmesini istemiyordum elini bırakmak istemiyordum "bırakmam" dedim kuluğına kendimi çekerken öpücük kondurdum yanağına, "izin ver yeneyim güzel olacak" diye fısıldadı kulağıma.. sonra çekilirken bi kere de o öptü, erimiştim sanki dünyada hiç bir şey umurumda değildi artık, midemde kelebekler uçuşmaya başlamış, puslu istanbul gecesi sanki güneşli bir ilkbahar gününe dönmüştü gözümde. arkadaşlar vardı yanımızda. yeni tanıştığım insanlar, o da farklı değildi.. "benimle gelir misin" dedim, terastan içeri geçtik, "ne oldu" diye sorduğunda "sadece sana sarılmak istiyorum" dedim.. sarıldım sımsıkı.. belki de hayatımda hiç olmadığı kadar spontane gelişmiş bir aşktı bu. planlı değildi hayatımda ilk defaa.. midemde ki kelebeklerin sayısı en az bir milyona ulaşmıştı sanki. kalp atışlarımın çokluğundan kalp krizi bile geçirebilirdim, çok mutluydum uzun zamandır mutlu hissetmediğim kadar mutluydum. o an ki duygularımla her şeyi yaşamaya değerdi, iyi ya da kötü.. sonu kötü oldu mu değdi mi bilmiyorum ama işe bile gidemedim bugün...
mekandan çıktıktan sonra, sarmaş dolaş istiklal'de yürümeye başladık.. istiklal o çok sevdiğim yer umurumda değildi, sadece o değil hiç bir şey umurumda değildi.. sadece onun yanında olmak, ona doya doya bakmak, ona sarılmak istiyordum. güzel de gidiyordu.. bu akşam benimle kal dedim, illa bi yere gitmemize gerek yok yanında olayım yeter, istersen burada sabahlayalım istersen gezelim, istediğini yapalım.. aklımın ucundan en ufak art niyet bile geçmiyordu.. olaylar olaylar olaylar.. onun arkadaşlarına gitmeye karar verdik. bugün işe de gelmeyecektim bir bahane bulup.. onu bulmuşken kolay bırakmak istememiştim sadece, güzel olsun istedim her şey. aşkımızın(?) ilk gününde çok güzel olsun her şey, mutlu olalım istemiştim.. minübüse bindik, eve gidiyorduk artık. nereye gittiğimiz her zaman ki gibi umurumda değildi. onun yanında olmak her şeye değerdi o an.. evin kapısından içeri girene kadar her şey güzeldi...
içeri girdik, başka arkadaşlar vardı onlarla tanıştık.. ben her şeyin güzel olacağını tahmin ederken, o sanki ben yokmuşum gibi davtanmaya başladı, yüzüme bile bakmıyordu, anlayamadım.. belki arkadaş ortamında yakınlaşmayı sevmiyordur diye düşündüm.. ama tek kelime laf etmedi bile bana.. kırılıyordum yavaş yavaş, gururum inciniyordu. ben onun için gitmiştim oraya ondan ve diğer arkadaşından başka kimseyi tanımıyordum.. en son benim uykum geldi yatacağım ben dediğinde ipler kopmuştu bende.. kırılmıştım, gururumdan eser yoktu.. azıcık kalanıyla da çektim gittim zaten..
gün daha aydınlanmamış saat 5 falandı. hiç bilmediğim bi yerde dışarıdaydım... üzüldüm çok, kırıldım, incindim.. uzun zamandır yaşamadığım mutluluk, bana hiç yaşamadığım bi üzüntü getirdi..
minübüsteyken sorduğu soru "ya seni üzersem" bende "şu an yaşadığım mutluluk için değer" demiştim. değdi mi bilmiyorum.. sadece çok kırgın olduğumu, gururumun incindiğini biliyorum.. değdi mi, değmedi sanki...
güzel başlamıştı her şey, rüya gibiydi adeta. hayallerimi süsleyecek kadar güzel bi kadın vardı karşımda. etkilenmiştim, hemde çok etkilenmiştim. belki aşık bile olmuştum ilk görüşte.
gülüyorduk, eğleniyorduk.. ara sıra birbirimize uzun bakışlar atıyor sanki bi kıvılcım bekliyorduk ikimizde.. bilek güreşi yapmaya başladık, masada ki herkes kendi halinde biz kendi halimizde. kalbim güm güm atmaya başladı yüzü yüzüme yaklaştıkçta. "izin ver yeneyim seni" dedi, bende "bunun bitmesini istemiyorum, bitsin istiyorsan bırak ben yeneyim" dedim bırakmadı.. tekrar "izin ver" dedi.
"sana söyledim" dedim. alınlarımız birbinine değiyordu artık, bazen söylediğimiz şeyleri duymayıp kulağımıza fısıldıyorduk, "neden" dedi. kalbimin atışlarını dinlettim ona "başka açıklamaya gerek var mı" dedim, "yok" dedi. "isin ver yeneyim her şey farklı olacak, güzel olacak" dedi. bitmesini istemiyordum elini bırakmak istemiyordum "bırakmam" dedim kuluğına kendimi çekerken öpücük kondurdum yanağına, "izin ver yeneyim güzel olacak" diye fısıldadı kulağıma.. sonra çekilirken bi kere de o öptü, erimiştim sanki dünyada hiç bir şey umurumda değildi artık, midemde kelebekler uçuşmaya başlamış, puslu istanbul gecesi sanki güneşli bir ilkbahar gününe dönmüştü gözümde. arkadaşlar vardı yanımızda. yeni tanıştığım insanlar, o da farklı değildi.. "benimle gelir misin" dedim, terastan içeri geçtik, "ne oldu" diye sorduğunda "sadece sana sarılmak istiyorum" dedim.. sarıldım sımsıkı.. belki de hayatımda hiç olmadığı kadar spontane gelişmiş bir aşktı bu. planlı değildi hayatımda ilk defaa.. midemde ki kelebeklerin sayısı en az bir milyona ulaşmıştı sanki. kalp atışlarımın çokluğundan kalp krizi bile geçirebilirdim, çok mutluydum uzun zamandır mutlu hissetmediğim kadar mutluydum. o an ki duygularımla her şeyi yaşamaya değerdi, iyi ya da kötü.. sonu kötü oldu mu değdi mi bilmiyorum ama işe bile gidemedim bugün...
mekandan çıktıktan sonra, sarmaş dolaş istiklal'de yürümeye başladık.. istiklal o çok sevdiğim yer umurumda değildi, sadece o değil hiç bir şey umurumda değildi.. sadece onun yanında olmak, ona doya doya bakmak, ona sarılmak istiyordum. güzel de gidiyordu.. bu akşam benimle kal dedim, illa bi yere gitmemize gerek yok yanında olayım yeter, istersen burada sabahlayalım istersen gezelim, istediğini yapalım.. aklımın ucundan en ufak art niyet bile geçmiyordu.. olaylar olaylar olaylar.. onun arkadaşlarına gitmeye karar verdik. bugün işe de gelmeyecektim bir bahane bulup.. onu bulmuşken kolay bırakmak istememiştim sadece, güzel olsun istedim her şey. aşkımızın(?) ilk gününde çok güzel olsun her şey, mutlu olalım istemiştim.. minübüse bindik, eve gidiyorduk artık. nereye gittiğimiz her zaman ki gibi umurumda değildi. onun yanında olmak her şeye değerdi o an.. evin kapısından içeri girene kadar her şey güzeldi...
içeri girdik, başka arkadaşlar vardı onlarla tanıştık.. ben her şeyin güzel olacağını tahmin ederken, o sanki ben yokmuşum gibi davtanmaya başladı, yüzüme bile bakmıyordu, anlayamadım.. belki arkadaş ortamında yakınlaşmayı sevmiyordur diye düşündüm.. ama tek kelime laf etmedi bile bana.. kırılıyordum yavaş yavaş, gururum inciniyordu. ben onun için gitmiştim oraya ondan ve diğer arkadaşından başka kimseyi tanımıyordum.. en son benim uykum geldi yatacağım ben dediğinde ipler kopmuştu bende.. kırılmıştım, gururumdan eser yoktu.. azıcık kalanıyla da çektim gittim zaten..
gün daha aydınlanmamış saat 5 falandı. hiç bilmediğim bi yerde dışarıdaydım... üzüldüm çok, kırıldım, incindim.. uzun zamandır yaşamadığım mutluluk, bana hiç yaşamadığım bi üzüntü getirdi..
minübüsteyken sorduğu soru "ya seni üzersem" bende "şu an yaşadığım mutluluk için değer" demiştim. değdi mi bilmiyorum.. sadece çok kırgın olduğumu, gururumun incindiğini biliyorum.. değdi mi, değmedi sanki...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar