bugün
- hikayeyi devam ettir28
- erkeklerin obur olduğu algısı12
- nickten isim tahmini yapmak60
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken5
- uysaljakoben16
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey11
- hayattan zevk alamamak9
- pizzada ince hamur tercih eden erkek8
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- sözlüğün amına kim koydu4
- yeni parti49
- ahbap derneği ne kayyım3
- yazarların zeka seviyeleri8
- bir sözlük kızıyla seks yapmak4
- ali haydar fırat2
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi5
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- nasreddinhoca7
- mehdinin almanyada olma ihtimali5
- faik öztrak6
- kemalistlerin kazandığı en son seçim2
- kuşkaş4
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- ammına koydumun ergenleri7
- şehit olanların cennete gitmesi2
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası20
- güzel kızların pizza yemesi7
- kuvvet formülünün analizi4
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- hasrettin hoca2
- kürdanistan2
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- ilah5
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- kıraça3
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- mohamed salah ghaly2
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- yarrağı boka bulayıp kızartmak3
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba3
- ölüm diyeti3
- melkisedek2
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- midyeci ahmet3
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
tevbe dönmek, pişman olmak demektir. yani, islam dininin emir ve hükümleri dahilinde, haram ve yasak olan şeyleri terk edip, helâl ve mübah olan şeyleri yapmak demektir.
kulun işlediği günahlardan dönerek tevbe etmesi ve allah-u zülcelâl tarafından af ve mağfiret edilmesi, dil ile kalbin birlikte pişmanlık duyarak tevbe etmesine bağlıdır. sadece diliyle tevbe edip, kalbinde günahına devam etme yönünde bir meyil olursa bu tevbe yalancıların tövbesi olur ki; allah-u zülcelâl' in bu şekilde yapılan tevbeleri kabul etmesi mümkün değildir.
tevbenin hem dil hem de kalp ile yapılması ve bunun yanında geçmişteki günahlara düşmemeye azmedilmesi, tevbe eden kişinin tevbesinin kabul olunmasının en büyük alâmetlerindendir.
çünkü allah-u zülcelâl âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "ey iman edenler! hepiniz toptan allah'a tevbe ediniz, umulur ki kurtuluşa erersiniz." (nur; 31) diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyrulmuştur: o (allah) kullarının tevbesini kabul eden, kötü hareketlerini bağışlayandır. (şûra; 25)
allah-u zülcelâl, günahkâr kulunun tevbesini kabul etmenin ötesinde bundan memnun olur, sevinç duyar. allah-u zülcelâl' in tevbe edenler için sevinmesi, çölde yiyeceğini ve bineğini kaybeden kimsenin onları bulmasından dolayı sevinmesinden daha fazladır.
tevbe, bir sabun gibidir. sahibini günahların kirlerinden temizlemek suretiyle tertemiz yapar. allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: ... tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yola giden kimseyi bağışlarım ( taha; 82) buyurmuştur.
bir kimse, günahların çirkinliğini ve sonunun ateş olduğunu bilir, allah-u zülcelâl'in azabına karşı kendi acizliğini hatırlarsa, günahlardan kendisini muhafaza etmeye gayret eder ve hemen tevbeye sarılır.
hiç kimse nefsinin hilelerinden emin olup tevbeyi terk etmemelidir. çünkü allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: fakat, insan ileriye doğru daima kötülük yapmak ister. (kıyame; 5) buyurmuştur. onun için insan daima kendisini kontrol altında tutmalı, daima tevbe üzere bulunmalıdır.
peygamber efendimiz (s.a.v)' de bir hâdis-i şeriflerinde: her kim, tevbe etmeye devam ederse, allah da onun sıkıntısını neşeye çevirir, darlığına bir çıkış yolu bulur ve ummadığı bir yerden onu rızıklandırır. (buhari, tirmizi) buyurmuştur.
tevbe, bütün müminlere farzdır. i̇nsan tevbe ettikten sonra kendisini bütün hata ve günahlardan uzak tutmaya gayret etmelidir. bu nedenle hz. ali (r.a) demiştir ki: tevbe etmek farzdır. fakat tevbe etmeyi gerektiren şeyleri terk etmek ondan önce farzdır.
alıntıdır.
http://www.tevbekapisi.co...s/image/dua_eden150px.jpg
Bu güzel miraç kandilini dualarla, salih amellerle geçirmeniz dileğiyle.
kulun işlediği günahlardan dönerek tevbe etmesi ve allah-u zülcelâl tarafından af ve mağfiret edilmesi, dil ile kalbin birlikte pişmanlık duyarak tevbe etmesine bağlıdır. sadece diliyle tevbe edip, kalbinde günahına devam etme yönünde bir meyil olursa bu tevbe yalancıların tövbesi olur ki; allah-u zülcelâl' in bu şekilde yapılan tevbeleri kabul etmesi mümkün değildir.
tevbenin hem dil hem de kalp ile yapılması ve bunun yanında geçmişteki günahlara düşmemeye azmedilmesi, tevbe eden kişinin tevbesinin kabul olunmasının en büyük alâmetlerindendir.
çünkü allah-u zülcelâl âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "ey iman edenler! hepiniz toptan allah'a tevbe ediniz, umulur ki kurtuluşa erersiniz." (nur; 31) diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyrulmuştur: o (allah) kullarının tevbesini kabul eden, kötü hareketlerini bağışlayandır. (şûra; 25)
allah-u zülcelâl, günahkâr kulunun tevbesini kabul etmenin ötesinde bundan memnun olur, sevinç duyar. allah-u zülcelâl' in tevbe edenler için sevinmesi, çölde yiyeceğini ve bineğini kaybeden kimsenin onları bulmasından dolayı sevinmesinden daha fazladır.
tevbe, bir sabun gibidir. sahibini günahların kirlerinden temizlemek suretiyle tertemiz yapar. allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: ... tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yola giden kimseyi bağışlarım ( taha; 82) buyurmuştur.
bir kimse, günahların çirkinliğini ve sonunun ateş olduğunu bilir, allah-u zülcelâl'in azabına karşı kendi acizliğini hatırlarsa, günahlardan kendisini muhafaza etmeye gayret eder ve hemen tevbeye sarılır.
hiç kimse nefsinin hilelerinden emin olup tevbeyi terk etmemelidir. çünkü allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: fakat, insan ileriye doğru daima kötülük yapmak ister. (kıyame; 5) buyurmuştur. onun için insan daima kendisini kontrol altında tutmalı, daima tevbe üzere bulunmalıdır.
peygamber efendimiz (s.a.v)' de bir hâdis-i şeriflerinde: her kim, tevbe etmeye devam ederse, allah da onun sıkıntısını neşeye çevirir, darlığına bir çıkış yolu bulur ve ummadığı bir yerden onu rızıklandırır. (buhari, tirmizi) buyurmuştur.
tevbe, bütün müminlere farzdır. i̇nsan tevbe ettikten sonra kendisini bütün hata ve günahlardan uzak tutmaya gayret etmelidir. bu nedenle hz. ali (r.a) demiştir ki: tevbe etmek farzdır. fakat tevbe etmeyi gerektiren şeyleri terk etmek ondan önce farzdır.
alıntıdır.
http://www.tevbekapisi.co...s/image/dua_eden150px.jpg
Bu güzel miraç kandilini dualarla, salih amellerle geçirmeniz dileğiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar