bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu20
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler7
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek13
- otelde sevişmek8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek6
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- fazla samimiyet5
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- gece gece gelen kaşarlı sucuklu tost kokusu3
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- hiçbir zaman gönlü alınan biri olmamak4
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- nev10
- fazla düşünceli olmak4
- midye tava4
- arkadaşlar bakar mısınız6
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- elidor3
- sözlük yazarlarının doğum tarihleri3
- 65 yaş üstü yazarlar3
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- mal mıyım sorunsalı13
- teoman'ın 60 yaşına girmesi4
- duymak istediğin şeyleri söyleyen falcı2
- beni sevdiniz mi4
- küt saçlı hatun12
- ona bir şey söyle8
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- kiraz cicegi kolonyasi41
- chatgpt'ye dizi karakteri benzerliğini sorma3
- online listesi7
- prenses gibi büyüyen kızlar2
- sözlüğün troll mekanı haline gelmesi4
- sözlük yazarlarının saatleri8
- hiç bir şey hissetmemek4
- natisii mik'yi ena4
- seks yapmama şartıyla ölümsüz olmak5
- mandalina8
- geceye bir tespit bırak5
- haberin yok ben ölüyorum2
- ay da am olsaydı ilk türkler çıkardı5
- neyse ya2
- ilk sevgili3
tevbe dönmek, pişman olmak demektir. yani, islam dininin emir ve hükümleri dahilinde, haram ve yasak olan şeyleri terk edip, helâl ve mübah olan şeyleri yapmak demektir.
kulun işlediği günahlardan dönerek tevbe etmesi ve allah-u zülcelâl tarafından af ve mağfiret edilmesi, dil ile kalbin birlikte pişmanlık duyarak tevbe etmesine bağlıdır. sadece diliyle tevbe edip, kalbinde günahına devam etme yönünde bir meyil olursa bu tevbe yalancıların tövbesi olur ki; allah-u zülcelâl' in bu şekilde yapılan tevbeleri kabul etmesi mümkün değildir.
tevbenin hem dil hem de kalp ile yapılması ve bunun yanında geçmişteki günahlara düşmemeye azmedilmesi, tevbe eden kişinin tevbesinin kabul olunmasının en büyük alâmetlerindendir.
çünkü allah-u zülcelâl âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "ey iman edenler! hepiniz toptan allah'a tevbe ediniz, umulur ki kurtuluşa erersiniz." (nur; 31) diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyrulmuştur: o (allah) kullarının tevbesini kabul eden, kötü hareketlerini bağışlayandır. (şûra; 25)
allah-u zülcelâl, günahkâr kulunun tevbesini kabul etmenin ötesinde bundan memnun olur, sevinç duyar. allah-u zülcelâl' in tevbe edenler için sevinmesi, çölde yiyeceğini ve bineğini kaybeden kimsenin onları bulmasından dolayı sevinmesinden daha fazladır.
tevbe, bir sabun gibidir. sahibini günahların kirlerinden temizlemek suretiyle tertemiz yapar. allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: ... tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yola giden kimseyi bağışlarım ( taha; 82) buyurmuştur.
bir kimse, günahların çirkinliğini ve sonunun ateş olduğunu bilir, allah-u zülcelâl'in azabına karşı kendi acizliğini hatırlarsa, günahlardan kendisini muhafaza etmeye gayret eder ve hemen tevbeye sarılır.
hiç kimse nefsinin hilelerinden emin olup tevbeyi terk etmemelidir. çünkü allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: fakat, insan ileriye doğru daima kötülük yapmak ister. (kıyame; 5) buyurmuştur. onun için insan daima kendisini kontrol altında tutmalı, daima tevbe üzere bulunmalıdır.
peygamber efendimiz (s.a.v)' de bir hâdis-i şeriflerinde: her kim, tevbe etmeye devam ederse, allah da onun sıkıntısını neşeye çevirir, darlığına bir çıkış yolu bulur ve ummadığı bir yerden onu rızıklandırır. (buhari, tirmizi) buyurmuştur.
tevbe, bütün müminlere farzdır. i̇nsan tevbe ettikten sonra kendisini bütün hata ve günahlardan uzak tutmaya gayret etmelidir. bu nedenle hz. ali (r.a) demiştir ki: tevbe etmek farzdır. fakat tevbe etmeyi gerektiren şeyleri terk etmek ondan önce farzdır.
alıntıdır.
http://www.tevbekapisi.co...s/image/dua_eden150px.jpg
Bu güzel miraç kandilini dualarla, salih amellerle geçirmeniz dileğiyle.
kulun işlediği günahlardan dönerek tevbe etmesi ve allah-u zülcelâl tarafından af ve mağfiret edilmesi, dil ile kalbin birlikte pişmanlık duyarak tevbe etmesine bağlıdır. sadece diliyle tevbe edip, kalbinde günahına devam etme yönünde bir meyil olursa bu tevbe yalancıların tövbesi olur ki; allah-u zülcelâl' in bu şekilde yapılan tevbeleri kabul etmesi mümkün değildir.
tevbenin hem dil hem de kalp ile yapılması ve bunun yanında geçmişteki günahlara düşmemeye azmedilmesi, tevbe eden kişinin tevbesinin kabul olunmasının en büyük alâmetlerindendir.
çünkü allah-u zülcelâl âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "ey iman edenler! hepiniz toptan allah'a tevbe ediniz, umulur ki kurtuluşa erersiniz." (nur; 31) diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyrulmuştur: o (allah) kullarının tevbesini kabul eden, kötü hareketlerini bağışlayandır. (şûra; 25)
allah-u zülcelâl, günahkâr kulunun tevbesini kabul etmenin ötesinde bundan memnun olur, sevinç duyar. allah-u zülcelâl' in tevbe edenler için sevinmesi, çölde yiyeceğini ve bineğini kaybeden kimsenin onları bulmasından dolayı sevinmesinden daha fazladır.
tevbe, bir sabun gibidir. sahibini günahların kirlerinden temizlemek suretiyle tertemiz yapar. allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: ... tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yola giden kimseyi bağışlarım ( taha; 82) buyurmuştur.
bir kimse, günahların çirkinliğini ve sonunun ateş olduğunu bilir, allah-u zülcelâl'in azabına karşı kendi acizliğini hatırlarsa, günahlardan kendisini muhafaza etmeye gayret eder ve hemen tevbeye sarılır.
hiç kimse nefsinin hilelerinden emin olup tevbeyi terk etmemelidir. çünkü allah-u zülcelâl bir âyet-i kerimede: fakat, insan ileriye doğru daima kötülük yapmak ister. (kıyame; 5) buyurmuştur. onun için insan daima kendisini kontrol altında tutmalı, daima tevbe üzere bulunmalıdır.
peygamber efendimiz (s.a.v)' de bir hâdis-i şeriflerinde: her kim, tevbe etmeye devam ederse, allah da onun sıkıntısını neşeye çevirir, darlığına bir çıkış yolu bulur ve ummadığı bir yerden onu rızıklandırır. (buhari, tirmizi) buyurmuştur.
tevbe, bütün müminlere farzdır. i̇nsan tevbe ettikten sonra kendisini bütün hata ve günahlardan uzak tutmaya gayret etmelidir. bu nedenle hz. ali (r.a) demiştir ki: tevbe etmek farzdır. fakat tevbe etmeyi gerektiren şeyleri terk etmek ondan önce farzdır.
alıntıdır.
http://www.tevbekapisi.co...s/image/dua_eden150px.jpg
Bu güzel miraç kandilini dualarla, salih amellerle geçirmeniz dileğiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar