bugün
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak14
- nemlendirici krem17
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek10
- nissan micra kullanan erkek11
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum5
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması3
- erlik6
- oflamak3
- nev18
- disco disco gezen insan8
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- katatespizartmasi13
- eskileri özlemek3
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- askerde özlenen şeyler8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- çocukluk arkadaşlığı11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- mokv yaşıyor mu6
- teleferik6
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- ağzı kokan arkadaş5
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- bakın ne geldi6
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- sophie dee'nin memeleri4
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- şu an ne isterdin14
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- birbirine benzeyen ünlüler4
- babaların babası5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- from gold from dust34
- parayı gazze için katlamak istedim4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- aziz yıldırım5
- ressam ılgın tosun pastel sanatçısı3
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- 200 bin lira borç verir misiniz6
zor bir durumdur... hele ki; haketmemişseniz çok beter bir durumdur...
kendi menfaatlerinizi değil, şirketin menfaatlerini düşünürsünüz... bulunduğunuz mekanın yöneticlerinin ve sahiplerinin şirketinizi "inek gibi" sağmasına müsade etmek istemezsiniz... devamlı araştırırsınız, devamlı proje üretirsiniz. ancak bulunduğunuz mekanın yöneticileri ve sahipleri kuyunuzu her daim kazar... yüzünüze "x bey nasılsınız" der, arkanızdan, patronunuzu arayıp "x bey çok agresif, çok sinirli, burayı yönetemiyor" der... bulunduğunuz mekanın potansiyeli yönetim tarzından ötürü düşüktür, ancak mekan sahipleri kendi hatalarını bastırmak için, "yöneticiniz yüzünden iş yapamıyorsunuz" der... açık sözlü olduğunuz için, gerçekleri insanların yüzüne söylediğiniz için yadırganırsınız, bu yüzden de onların alışık olduğu yalaka sınıfına dahil olmadığınız için devamlı suçlanırsınız. 6 ay günde ortalama 12 saatinizi verirsiniz, sosyal hayatınızı 2. plana atarsınız... zaten dolduruşa getirilmiş olan bardak son damlaya hazır olduğu için, şanssızlığınız sonucunda olmaması gereken istisnai küçücük bir hata yaparsınız ve bu hata abartılarak "bu böyle olamaz" şekline getirilir... üstünüzdeki yönetici gelir, "hayat çok acımasız" cümlesini eder... durumu anlamışsınızdır... durumu açıklarken gözleri dolar... "sen bunları hak etmiyorsun" der... teselli verir, iyi yönlerinden bakmaya sevk eder... "kapasitelisin, üretkensin çok daha iyi yerlere geleceksin eminim" der... bakarsınız; evet kapasitelisinizdir, evet üretkensinizdir, evet verimlisinizdir, her şeyden önce; "önce insan" diyen bir yöneticisinizdir, çıkış sebebi için ortada somut bir şey yoktur... patron talimat verirken, "ben o çocuğa ısınamadım, ben o çocuğu sevemedim" sebeplerini öne sürmüştür... çünkü; somut bir şey yoktur... çünkü; her şey kulaktan duymadır... yasal süreniz olan 15 gün süre verilir... işten çıkarıldığınız için değil, çıkarılma sebepleriniz için üzülürsünüz... bilirsiniz ki; siz çalışıyorken bile size teklifler gelirken, işten ayrıldıktan sonra başka bir yerde çalışma hayatınıza devam etmeniz zor değildir... çünkü bilirsiniz ki; şahsınıza, kişiliğinize, yöneticiliğinize güvenen insanlar var... işte öyle bir şey...
kendi menfaatlerinizi değil, şirketin menfaatlerini düşünürsünüz... bulunduğunuz mekanın yöneticlerinin ve sahiplerinin şirketinizi "inek gibi" sağmasına müsade etmek istemezsiniz... devamlı araştırırsınız, devamlı proje üretirsiniz. ancak bulunduğunuz mekanın yöneticileri ve sahipleri kuyunuzu her daim kazar... yüzünüze "x bey nasılsınız" der, arkanızdan, patronunuzu arayıp "x bey çok agresif, çok sinirli, burayı yönetemiyor" der... bulunduğunuz mekanın potansiyeli yönetim tarzından ötürü düşüktür, ancak mekan sahipleri kendi hatalarını bastırmak için, "yöneticiniz yüzünden iş yapamıyorsunuz" der... açık sözlü olduğunuz için, gerçekleri insanların yüzüne söylediğiniz için yadırganırsınız, bu yüzden de onların alışık olduğu yalaka sınıfına dahil olmadığınız için devamlı suçlanırsınız. 6 ay günde ortalama 12 saatinizi verirsiniz, sosyal hayatınızı 2. plana atarsınız... zaten dolduruşa getirilmiş olan bardak son damlaya hazır olduğu için, şanssızlığınız sonucunda olmaması gereken istisnai küçücük bir hata yaparsınız ve bu hata abartılarak "bu böyle olamaz" şekline getirilir... üstünüzdeki yönetici gelir, "hayat çok acımasız" cümlesini eder... durumu anlamışsınızdır... durumu açıklarken gözleri dolar... "sen bunları hak etmiyorsun" der... teselli verir, iyi yönlerinden bakmaya sevk eder... "kapasitelisin, üretkensin çok daha iyi yerlere geleceksin eminim" der... bakarsınız; evet kapasitelisinizdir, evet üretkensinizdir, evet verimlisinizdir, her şeyden önce; "önce insan" diyen bir yöneticisinizdir, çıkış sebebi için ortada somut bir şey yoktur... patron talimat verirken, "ben o çocuğa ısınamadım, ben o çocuğu sevemedim" sebeplerini öne sürmüştür... çünkü; somut bir şey yoktur... çünkü; her şey kulaktan duymadır... yasal süreniz olan 15 gün süre verilir... işten çıkarıldığınız için değil, çıkarılma sebepleriniz için üzülürsünüz... bilirsiniz ki; siz çalışıyorken bile size teklifler gelirken, işten ayrıldıktan sonra başka bir yerde çalışma hayatınıza devam etmeniz zor değildir... çünkü bilirsiniz ki; şahsınıza, kişiliğinize, yöneticiliğinize güvenen insanlar var... işte öyle bir şey...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar