bugün
- ben geldim kerkenezler18
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- kısır7
- iyi parti16
- gün tabağı4
- claudian clouds21
- sözlükten soğuma nedenleri13
- akrep burcu kini7
- hamburger date6
- saçını pembeye boyayan erkek3
- simko316
- 777 diyen erkolar3
- mehdi aleyhisselam4
- pizza yemek8
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir2
- yengeç erkeği ve herhangi bir burç kadın ilişkisi2
- ghosting4
- aleksey batrakov12
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor5
- sözlük ırkçıları8
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- aşko kuşko yazarlar2
- otobüs durağına araba park eden kişi2
- su elementi hakimiyeti olması2
- canımın biber dolması çekmesi2
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- burçlara inanan insanlar oy kullanmalı mı5
- müsavat dervişoğlu2
- çerçeve yasa35
- cinler musallat istatistiği7
- üniversite mezunu işsiz3
- 0 0 73
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- alttaki yazara motto ver16
- amedspor14
- beşiktaş5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- sahibinden com salakları3
- tribündeki küçük fenerbahçeliyi kurtaran komiser3
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
- delilik ruhu anti christ'tan gelir3
- halife mehdi ismet2
- onun adı ismettir mehdiyeti kısmettir2
- pareidolia sayesinde tüm örüntüleri görmek2
- nihayet gonca nerede sorusu2
- akıl hastalıkları bölümünde yatmak3
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- diego moreira2
- osuruktan şiirler22
- bebek katili öcalan11
zor bir durumdur... hele ki; haketmemişseniz çok beter bir durumdur...
kendi menfaatlerinizi değil, şirketin menfaatlerini düşünürsünüz... bulunduğunuz mekanın yöneticlerinin ve sahiplerinin şirketinizi "inek gibi" sağmasına müsade etmek istemezsiniz... devamlı araştırırsınız, devamlı proje üretirsiniz. ancak bulunduğunuz mekanın yöneticileri ve sahipleri kuyunuzu her daim kazar... yüzünüze "x bey nasılsınız" der, arkanızdan, patronunuzu arayıp "x bey çok agresif, çok sinirli, burayı yönetemiyor" der... bulunduğunuz mekanın potansiyeli yönetim tarzından ötürü düşüktür, ancak mekan sahipleri kendi hatalarını bastırmak için, "yöneticiniz yüzünden iş yapamıyorsunuz" der... açık sözlü olduğunuz için, gerçekleri insanların yüzüne söylediğiniz için yadırganırsınız, bu yüzden de onların alışık olduğu yalaka sınıfına dahil olmadığınız için devamlı suçlanırsınız. 6 ay günde ortalama 12 saatinizi verirsiniz, sosyal hayatınızı 2. plana atarsınız... zaten dolduruşa getirilmiş olan bardak son damlaya hazır olduğu için, şanssızlığınız sonucunda olmaması gereken istisnai küçücük bir hata yaparsınız ve bu hata abartılarak "bu böyle olamaz" şekline getirilir... üstünüzdeki yönetici gelir, "hayat çok acımasız" cümlesini eder... durumu anlamışsınızdır... durumu açıklarken gözleri dolar... "sen bunları hak etmiyorsun" der... teselli verir, iyi yönlerinden bakmaya sevk eder... "kapasitelisin, üretkensin çok daha iyi yerlere geleceksin eminim" der... bakarsınız; evet kapasitelisinizdir, evet üretkensinizdir, evet verimlisinizdir, her şeyden önce; "önce insan" diyen bir yöneticisinizdir, çıkış sebebi için ortada somut bir şey yoktur... patron talimat verirken, "ben o çocuğa ısınamadım, ben o çocuğu sevemedim" sebeplerini öne sürmüştür... çünkü; somut bir şey yoktur... çünkü; her şey kulaktan duymadır... yasal süreniz olan 15 gün süre verilir... işten çıkarıldığınız için değil, çıkarılma sebepleriniz için üzülürsünüz... bilirsiniz ki; siz çalışıyorken bile size teklifler gelirken, işten ayrıldıktan sonra başka bir yerde çalışma hayatınıza devam etmeniz zor değildir... çünkü bilirsiniz ki; şahsınıza, kişiliğinize, yöneticiliğinize güvenen insanlar var... işte öyle bir şey...
kendi menfaatlerinizi değil, şirketin menfaatlerini düşünürsünüz... bulunduğunuz mekanın yöneticlerinin ve sahiplerinin şirketinizi "inek gibi" sağmasına müsade etmek istemezsiniz... devamlı araştırırsınız, devamlı proje üretirsiniz. ancak bulunduğunuz mekanın yöneticileri ve sahipleri kuyunuzu her daim kazar... yüzünüze "x bey nasılsınız" der, arkanızdan, patronunuzu arayıp "x bey çok agresif, çok sinirli, burayı yönetemiyor" der... bulunduğunuz mekanın potansiyeli yönetim tarzından ötürü düşüktür, ancak mekan sahipleri kendi hatalarını bastırmak için, "yöneticiniz yüzünden iş yapamıyorsunuz" der... açık sözlü olduğunuz için, gerçekleri insanların yüzüne söylediğiniz için yadırganırsınız, bu yüzden de onların alışık olduğu yalaka sınıfına dahil olmadığınız için devamlı suçlanırsınız. 6 ay günde ortalama 12 saatinizi verirsiniz, sosyal hayatınızı 2. plana atarsınız... zaten dolduruşa getirilmiş olan bardak son damlaya hazır olduğu için, şanssızlığınız sonucunda olmaması gereken istisnai küçücük bir hata yaparsınız ve bu hata abartılarak "bu böyle olamaz" şekline getirilir... üstünüzdeki yönetici gelir, "hayat çok acımasız" cümlesini eder... durumu anlamışsınızdır... durumu açıklarken gözleri dolar... "sen bunları hak etmiyorsun" der... teselli verir, iyi yönlerinden bakmaya sevk eder... "kapasitelisin, üretkensin çok daha iyi yerlere geleceksin eminim" der... bakarsınız; evet kapasitelisinizdir, evet üretkensinizdir, evet verimlisinizdir, her şeyden önce; "önce insan" diyen bir yöneticisinizdir, çıkış sebebi için ortada somut bir şey yoktur... patron talimat verirken, "ben o çocuğa ısınamadım, ben o çocuğu sevemedim" sebeplerini öne sürmüştür... çünkü; somut bir şey yoktur... çünkü; her şey kulaktan duymadır... yasal süreniz olan 15 gün süre verilir... işten çıkarıldığınız için değil, çıkarılma sebepleriniz için üzülürsünüz... bilirsiniz ki; siz çalışıyorken bile size teklifler gelirken, işten ayrıldıktan sonra başka bir yerde çalışma hayatınıza devam etmeniz zor değildir... çünkü bilirsiniz ki; şahsınıza, kişiliğinize, yöneticiliğinize güvenen insanlar var... işte öyle bir şey...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar