bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat35
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur6
- galatasaray vs akp12
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- dincilere laf anlatmakta çalışmak15
- sidikli somara2
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- kaçak çay18
- bu başlıkta kılıçdarist gibi davranıyoruz3
- şabat şalom5
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- taksiciyimbebegim5
- fon vurgunu54
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- tırcı sevgili yapmak3
- borsa istanbul19
- uyumak istemek2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik2
- aleyna kalaycıoğlu'nun hapisten çıkması3
- muslettin amca tarzı entry girmek4
- yıl 2026 olmuşken halen konuşulabilinecek şeyler2
- kız kulesi4
- çilekli süt içen sözlük erkeği4
- evde saç kesmek2
- çilekli pasta yiyen erkek7
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- from gold from dust34
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- aklından hiç çıkmayacak o sahne2
- düşün ki o bunu okuyor6
- yazarların kulaklık markaları5
- en iyi çakmak markası10
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- caiz ve mekruh ayrımları3
- denize girmek2
- nervio bayan6
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- uludağ sözlük whatsapp grubu kurmak2
- şeytan3
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti5
- gocu nerede gocu6
- antalya7
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır9
- iltica20
- tavuklu pilav13
- japonlardan gelmeyiz2
sonunda gözyaşlarıma engel olamadığım animasyondur kendisi. bu cümleden sonra çok ağır spoiler geliyor.
--spoiler--
'sevgili mary. sana mektubun yanında gönderdiğim noblet koleksiyonumun tamamını seni bağışladığımın bir göstergesi olarak kabul et. kitabını aldığımda, beynimin içindeki duygular yuvarlanan kurutucuların birbirlerine çarpması gibiydi. hissettiğim acı tıpkı kazara dudaklarımı zımbaladığımdaki gibiydi. seni affetmemin sebebi, kusursuz olmayışın. hataların var, benim de öyle. bütün insanların hataları var, hatta şu apartmanın dışındaki, çöp atan adamın bile. gençken, kendimden başka herhangi birisi olmak istedim. dr. bernard hazelhof demişti ki, eğer bir ıssız adada olsaymışım, o zaman kendime ve çevremdekilere alışmak zorunda kalırmışım. sadece ben ve hindistan cevizleri olurmuş. demişti ki, kendimi bütün kusurlarımla kabul etmeliymişim ve bu kusurlarımızı kendimiz seçemeyiz. onlar bizim birer parçamız ve onlarla beraber yaşamak zorundayız. diğer taraftansa, arkadaşlarımızı kendimiz seçebiliyoruz ve seni seçtiğim için çok memnunum. ayrıca dr. bernard hazelhof demişti ki, herkesin hayatı uzun bir yürüyüş yoluna benzer. bazıları düzenli taşlarla döşenmiştir. diğerleri, yani benimki gibilerse çatlaklarla, muz kabuklarıyla ve sigara izmaritleriyle doludur. senin hayat yolun da bana benziyor ancak muhtemelen benimki kadar bozuk olmayacaktır. umarım ki, bir gün yollarımız kesişir ve bir kutu yoğurdu paylaşabiliriz. sen benim en iyi arkadaşımsın. sen benim tek arkadaşımsın. amerikalı mektup arkadaşın, max jerry horowitz.'
--spoiler--
--spoiler--
'sevgili mary. sana mektubun yanında gönderdiğim noblet koleksiyonumun tamamını seni bağışladığımın bir göstergesi olarak kabul et. kitabını aldığımda, beynimin içindeki duygular yuvarlanan kurutucuların birbirlerine çarpması gibiydi. hissettiğim acı tıpkı kazara dudaklarımı zımbaladığımdaki gibiydi. seni affetmemin sebebi, kusursuz olmayışın. hataların var, benim de öyle. bütün insanların hataları var, hatta şu apartmanın dışındaki, çöp atan adamın bile. gençken, kendimden başka herhangi birisi olmak istedim. dr. bernard hazelhof demişti ki, eğer bir ıssız adada olsaymışım, o zaman kendime ve çevremdekilere alışmak zorunda kalırmışım. sadece ben ve hindistan cevizleri olurmuş. demişti ki, kendimi bütün kusurlarımla kabul etmeliymişim ve bu kusurlarımızı kendimiz seçemeyiz. onlar bizim birer parçamız ve onlarla beraber yaşamak zorundayız. diğer taraftansa, arkadaşlarımızı kendimiz seçebiliyoruz ve seni seçtiğim için çok memnunum. ayrıca dr. bernard hazelhof demişti ki, herkesin hayatı uzun bir yürüyüş yoluna benzer. bazıları düzenli taşlarla döşenmiştir. diğerleri, yani benimki gibilerse çatlaklarla, muz kabuklarıyla ve sigara izmaritleriyle doludur. senin hayat yolun da bana benziyor ancak muhtemelen benimki kadar bozuk olmayacaktır. umarım ki, bir gün yollarımız kesişir ve bir kutu yoğurdu paylaşabiliriz. sen benim en iyi arkadaşımsın. sen benim tek arkadaşımsın. amerikalı mektup arkadaşın, max jerry horowitz.'
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar