bugün
- sözlük klasikleri9
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- inancın sıcacık fırınları4
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan5
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı3
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar5
- muslettin amca10
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- ucanpembekoala3
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- 15 kasım 2026 fransa türkiye maçı2
- akepem yapmaz5
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır3
- aleksey batrakov27
- kamala harris4
- mazda 6262
- kırıkkaleli olmak istemek10
- yağmurlu bir güne uyanmak3
- doların 50 tl olması10
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- yeni tanışılan kimse3
- 21 kasım 2026 galatasaray samsunspor maçı2
- yağmur yağarken camdan bakan arap kızı2
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- emre belözoğlu8
- çöpteki dildo2
- 5 ocak 2027 fenerbahçe trabzonspor maçı2
- 13 aralık 2026 fenerbahçe trabzonspor maçı2
- arda güler'in 4 kasim 2026 aek kadrosunda olmaması3
- kim ulan bu pervin buldan2
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak4
- 9 ekim 20252
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- arap götü10
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- sözlük kürdü55
- iskilipli atıf hoca20
- galatasaray ın en başarılı türk takımı olması2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- abd ara seçimlerinde trump'ın son iki yılı2
- cezaevine özenen gençler3
- donald trump2
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- nükleer bomba7
akp'nin geçen yılki referandumda yargıyı ele geçirmek için kullandığı ve asla hesap soramayacağı darbedir. çünkü akp de bu darbenin ürünüdür. bunu odatv'den mehmet ali güller, "akp 12 eylül'den hesap soramaz" başlıklı yazısında bunu belirtmiş. işte o yazı:
12 Eylül halk oylamasına sunulan anayasa değişikliğinin hedefinin, yargıyı teslim almak olduğunu defalarca yazmıştık. "12 Eylül'den hesap sorulacak" safsatasının da, "yetmez ama evetçi" bir destek bulmaya dönük taktik olduğunu belirtmiştik. Zaman gerçeği tescilledi. AKP'nin anayasa değişikliğiyle önce HSYK genişletilip, ele geçirildi. Ardından HSYK'nın belirlediği yeni "blok" üyelerle Yargıtay ve Danıştay başkanlıkları ele geçirildi.
Bu arada 12 Eylül halkoylamasının üzerinden tam 9 ay geçti ama 12 Eylül'le hesaplaşma yaşanmadığı gibi olmamış sözde darbeler üzerinden, TSK'ya balyoz üstüne balyoz vuruldu!
9 aydır bekleyen hesap sorma işi, nedense, tam da seçimlere bir hafta kala uygulanmaya başladı. Aynı günlerde dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Nejat Tümer'in de ölmesiyle, sadece dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Kenan Evren'e ve Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Tahsin Şahinkaya'ya darbenin hesabı sorulabildi(!)
Peki, bu sor(g)ulama ne anlama geliyor, bu müsamere nasıl izlenmeli?
12 EYLÜL'LE HESAPLAŞMA DEĞiL, SEÇiM TAKTiĞi
1.) 9 ay durup, seçimlere bir hafta kala 12 Eylül generallerine hesap sorma işi kuşkusuz bir seçim taktiğidir. AKP, 12 Eylül halk oylamasında, sırf bu hesap üzerinden anayasa değişikliğine "evet" diyen yüzde 6-8 oranındaki kitlenin desteğine yine ihtiyaç duyuyor.
12 Eylül'ün yarattığı Türkiye şartlarının ürünü olan AKP iktidarının 12 Eylül'den gerçekte hesap sormayacağı bir yana; Evren'e "sizin desteğinizle istanbul'u uçururdum" diye iltifat eden Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Evren'i Çankaya'da ağırlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ve Evren ile Manisa'da açılış peşinde koşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Evren'den hesap sormayacağı, soramayacağı da ortadadır!
2.) Evren ve Şahinkaya'ya güya 12 Eylül'ün hesabının sorulduğu operasyon çerçevesinde öne çıkarılan iki konudan biri, darbeci generallerin, pişman olmadıkları, bugün olsa, yine darbe yapacaklarıydı!
"Eskiler hala darbe yapmaktan bahsettiklerine göre, bugünküler de kesin darbe yapmak istiyordur" düşüncesinin, kamuoyu bilincinde hâkim kılınmaya çalışıldığı açıktır, ortadadır.
3.) Aydınlık, seçim sonrası iki eski Genelkurmay Başkanı'nın darbecilikten tutuklanacağını deşifre etti. 367 krizinin yeniden gündeme getirilmesi Aydınlık'ın "Karadayı ve Başbuğ'a operasyon" uyarısını doğrularken, Başbakan Erdoğan'ın bir tv programında "belki başkaları da var" demesi, operasyonun sinyalini belirginleştirdi. *
Öte yandan iddianamede yer alan "Ergenekon demek, TSK demektir" esasına uygun süren tertibin son aşamasında, seviye bir rütbe daha yükseltilmiş ve görevdeki en üst rütbeliye, yani ilk defa bir Orgeneral'e uzanılmıştı.
işte Evren'e sözde hesap sorulması, Genelkurmay Başkanlarına sıçratılacak yeni aşamada, aynı zamanda işi kolaylaştıracak, yoldaki dikenleri temizleyecekti!
ABD-12 EYLÜL iLiŞKiSi PERDELENiYOR
4.) Evren ve Şahinkaya'ya, güya 12 Eylül'ün hesabının sorulduğu operasyon çerçevesinde öne çıkarılan ikinci konu ise "ABD'nin perdelenmesi" olmuştur!
Geçenlerde ölen CIA şefi Paul Henze'nin, darbe olduktan hemen sonra ABD Başkanı Jimmy Carter'ın kulağına söylediği "our boys did it", yani "bizim oğlanlar yaptı" şeklindeki tarihi sözünün belgelediği darbe-ABD ilişkisi, 31 yıl aradan sonra, bu vesileyle belleklerden temizlenmeye çalışılıyor!
Savcının bu sorusuna Tahsin Şahinkaya'nın verdiği yanıt çarçaf çarşaf gazetelerde yer alıyor. Güya ABD Genelkurmay Başkanı, darbeden sonra Şahinkaya'ya sitem etmiş ve "11 Eylül günü birlikte kahvaltı yaptık, bana müdahaleyle ilgili bir şey söylemedin" demiş! Bu sözler, tv ve gazetelerden, "ABD'den icazet alınmamış" başlığı ile kamuoyunun belleğine yerleştirilmeye çalışılıyor iki gündür!
12 EYLÜL YÜRÜRLÜKTE
12 Eylül'e 12 soru soran savcı da en az Erdoğan-Gül-Arınç üçlüsü kadar iyi biliyordur ki, 12 Eylül'ün yarattığı zeminde ayaktadırlar! Çünkü Türkiye'yi dünya ekonomik sitemine entegre etmek, serbest piyasa ekonomisine geçirtmek üzere uygulanan silahlı siyasetin adıdır 12 Eylül! Ve Özal'ıyla, Çiller'iyle, Erdoğan'ıyla da 30 yıldır yürürlüktedir!
12 Eylül sadece hapishaneler, tutuklamalar, sadece işkenceler ve sadece idamlar değildir!
12 Eylül özelleştirmedir, kamunun malını haraç mezat satmaktır küresel tekellere... 12 Eylül, Özal'ın yasaları hiçe saymasıdır, Çiller'in "son sosyalist devleti de yıktık" diyerek kadeh kaldırmasıdır. 12 Eylül, emekçileri örgütlerinden kopartmaktır, gençlere siyaseti yasaklamaktır. 12 Eylül, ABD'nin "yeşil kuşak" politikası ve "ılımlı islam" hedefi doğrultusunda, topluma Sünni ideolojiyi hâkim kılmaktır. 12 Eylül, Türk-Kürt ayrılık tohumlarını ekmektir, "Kürt diye bir şey yoktur" diyerek, Kürtçeyi yasaklayarak... 12 Eylül Atatürk devrimiyle hesaplaşmaktır, yerine Natotürkçülük yapmaktır. 12 Eylül aynı zamanda TSK'ya darbedir, Kemalist subayların ordudan atılmasıdır, tasfiyesidir.
Ve 12 Eylül, sürmektedir!
12 Eylül halk oylamasına sunulan anayasa değişikliğinin hedefinin, yargıyı teslim almak olduğunu defalarca yazmıştık. "12 Eylül'den hesap sorulacak" safsatasının da, "yetmez ama evetçi" bir destek bulmaya dönük taktik olduğunu belirtmiştik. Zaman gerçeği tescilledi. AKP'nin anayasa değişikliğiyle önce HSYK genişletilip, ele geçirildi. Ardından HSYK'nın belirlediği yeni "blok" üyelerle Yargıtay ve Danıştay başkanlıkları ele geçirildi.
Bu arada 12 Eylül halkoylamasının üzerinden tam 9 ay geçti ama 12 Eylül'le hesaplaşma yaşanmadığı gibi olmamış sözde darbeler üzerinden, TSK'ya balyoz üstüne balyoz vuruldu!
9 aydır bekleyen hesap sorma işi, nedense, tam da seçimlere bir hafta kala uygulanmaya başladı. Aynı günlerde dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Nejat Tümer'in de ölmesiyle, sadece dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Kenan Evren'e ve Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Tahsin Şahinkaya'ya darbenin hesabı sorulabildi(!)
Peki, bu sor(g)ulama ne anlama geliyor, bu müsamere nasıl izlenmeli?
12 EYLÜL'LE HESAPLAŞMA DEĞiL, SEÇiM TAKTiĞi
1.) 9 ay durup, seçimlere bir hafta kala 12 Eylül generallerine hesap sorma işi kuşkusuz bir seçim taktiğidir. AKP, 12 Eylül halk oylamasında, sırf bu hesap üzerinden anayasa değişikliğine "evet" diyen yüzde 6-8 oranındaki kitlenin desteğine yine ihtiyaç duyuyor.
12 Eylül'ün yarattığı Türkiye şartlarının ürünü olan AKP iktidarının 12 Eylül'den gerçekte hesap sormayacağı bir yana; Evren'e "sizin desteğinizle istanbul'u uçururdum" diye iltifat eden Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Evren'i Çankaya'da ağırlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ve Evren ile Manisa'da açılış peşinde koşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Evren'den hesap sormayacağı, soramayacağı da ortadadır!
2.) Evren ve Şahinkaya'ya güya 12 Eylül'ün hesabının sorulduğu operasyon çerçevesinde öne çıkarılan iki konudan biri, darbeci generallerin, pişman olmadıkları, bugün olsa, yine darbe yapacaklarıydı!
"Eskiler hala darbe yapmaktan bahsettiklerine göre, bugünküler de kesin darbe yapmak istiyordur" düşüncesinin, kamuoyu bilincinde hâkim kılınmaya çalışıldığı açıktır, ortadadır.
3.) Aydınlık, seçim sonrası iki eski Genelkurmay Başkanı'nın darbecilikten tutuklanacağını deşifre etti. 367 krizinin yeniden gündeme getirilmesi Aydınlık'ın "Karadayı ve Başbuğ'a operasyon" uyarısını doğrularken, Başbakan Erdoğan'ın bir tv programında "belki başkaları da var" demesi, operasyonun sinyalini belirginleştirdi. *
Öte yandan iddianamede yer alan "Ergenekon demek, TSK demektir" esasına uygun süren tertibin son aşamasında, seviye bir rütbe daha yükseltilmiş ve görevdeki en üst rütbeliye, yani ilk defa bir Orgeneral'e uzanılmıştı.
işte Evren'e sözde hesap sorulması, Genelkurmay Başkanlarına sıçratılacak yeni aşamada, aynı zamanda işi kolaylaştıracak, yoldaki dikenleri temizleyecekti!
ABD-12 EYLÜL iLiŞKiSi PERDELENiYOR
4.) Evren ve Şahinkaya'ya, güya 12 Eylül'ün hesabının sorulduğu operasyon çerçevesinde öne çıkarılan ikinci konu ise "ABD'nin perdelenmesi" olmuştur!
Geçenlerde ölen CIA şefi Paul Henze'nin, darbe olduktan hemen sonra ABD Başkanı Jimmy Carter'ın kulağına söylediği "our boys did it", yani "bizim oğlanlar yaptı" şeklindeki tarihi sözünün belgelediği darbe-ABD ilişkisi, 31 yıl aradan sonra, bu vesileyle belleklerden temizlenmeye çalışılıyor!
Savcının bu sorusuna Tahsin Şahinkaya'nın verdiği yanıt çarçaf çarşaf gazetelerde yer alıyor. Güya ABD Genelkurmay Başkanı, darbeden sonra Şahinkaya'ya sitem etmiş ve "11 Eylül günü birlikte kahvaltı yaptık, bana müdahaleyle ilgili bir şey söylemedin" demiş! Bu sözler, tv ve gazetelerden, "ABD'den icazet alınmamış" başlığı ile kamuoyunun belleğine yerleştirilmeye çalışılıyor iki gündür!
12 EYLÜL YÜRÜRLÜKTE
12 Eylül'e 12 soru soran savcı da en az Erdoğan-Gül-Arınç üçlüsü kadar iyi biliyordur ki, 12 Eylül'ün yarattığı zeminde ayaktadırlar! Çünkü Türkiye'yi dünya ekonomik sitemine entegre etmek, serbest piyasa ekonomisine geçirtmek üzere uygulanan silahlı siyasetin adıdır 12 Eylül! Ve Özal'ıyla, Çiller'iyle, Erdoğan'ıyla da 30 yıldır yürürlüktedir!
12 Eylül sadece hapishaneler, tutuklamalar, sadece işkenceler ve sadece idamlar değildir!
12 Eylül özelleştirmedir, kamunun malını haraç mezat satmaktır küresel tekellere... 12 Eylül, Özal'ın yasaları hiçe saymasıdır, Çiller'in "son sosyalist devleti de yıktık" diyerek kadeh kaldırmasıdır. 12 Eylül, emekçileri örgütlerinden kopartmaktır, gençlere siyaseti yasaklamaktır. 12 Eylül, ABD'nin "yeşil kuşak" politikası ve "ılımlı islam" hedefi doğrultusunda, topluma Sünni ideolojiyi hâkim kılmaktır. 12 Eylül, Türk-Kürt ayrılık tohumlarını ekmektir, "Kürt diye bir şey yoktur" diyerek, Kürtçeyi yasaklayarak... 12 Eylül Atatürk devrimiyle hesaplaşmaktır, yerine Natotürkçülük yapmaktır. 12 Eylül aynı zamanda TSK'ya darbedir, Kemalist subayların ordudan atılmasıdır, tasfiyesidir.
Ve 12 Eylül, sürmektedir!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar