bugün
- alexander nübel7
- iyi menemenin sırrı17
- sözlüğün yeni tasarımı13
- muslettin amca23
- uyudunuz mu3
- vincenzo italiano3
- sigara içmek8
- gece gelen açlık5
- beşiktaş4
- hayatın anlamı ne5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- fatma betül sayan kaya8
- insanlık nasıl geliştirilebilir5
- yeraltı varlıkları7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- sözlüğe ne oldu5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- gülden karaböcek3
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi3
- mehmet şimşek5
- pankek8
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- ucanpembekoala5
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- aşk bir yemek olsaydı8
- futbol16
- memeliler kaça ayrılır3
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- kendimi intihar edeceğim3
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sansür devri2
- michael myers3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- fransız arabaları2
- boğaz ağrısı2
- avrupa4
- üniversite yıllarını özlemek4
- hangi yemek nerede yenir4
- gülşen in memeleri14
- caligula'nın korkusu5
- kum dökmek4
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri8
üniversite başladığında kurtuldum diyordum, artık herhalde arkadaş çevrem oluşur.
zira lisede sütten ağzım o kadar yanmıştı ki, yoğurt yemeyi bırakmıştım.
o arada geçen bir yıllık boşluk ise şahaneydi, resim kursu, sergiler, yetenek sınavları derken bir sürü alakalı-alakasız arkadaşım oldu. sanırım asosyal olmayan en güzel zamanlarımı 7 aya sığdırabildim o kursta.
sonra üniversite. geçen yıl başladı.
birkaç kızın arasına girdim nasıl yaptıysam. erkeklerle anlaşamıyordum. gayet güzel başlamıştı oysa, fotoğraf çekimleri için modellik bile teklif etmişlerdi.
ama her şey o ekildiğim gün başladı. yine bir modellik için üniversiteye giderken tam balcalı otobüsüne götümü dayadım ki, "gelme worldisblack biz kursa geçiyoruz işimiz çıktı" mesajı beni yıktı. zaten paranoyaklık belirtileri gösteren bir tipim, böyle bir mesajı öyle bir anda alınca tam 2 saat aralıksız yürüdüm. yürüdüm de yürüdüm, düşündüm. ice tea içtim müzik dinledim resmen erkek polyanna yı oynadım.
hiç yorulmadımda.
sonra iyice garipleşti ilişkilerim. bir sürü arkadaşım vardı ama hepsi günübirlik arkadaşlardı. dosta, kankaya dönüşemediler bir türlü, o kadar yapmacıklardı ki dönüştüremedim.
zaten bizim bölüme resim kursları beraber öğrenci getirir. bir kursun grubu tam 16 kişi ve aralarındaki bağ öyle bir bağ ki, sen o bağı aşamıyorsun. diğerleri ise ya kafa dengi olmayan şakirdler, ya da evli çocuklu kadınlardı. garip bölüm bizimkisi vesselam.
sonra ikinci döneme girdik. artık iyice saçmalamaya başlayan 1-2 arkadaş, yine yalan söylediklerine inanmaya başladığım günübirlik kankitolar derken dönemi bitirdim ve yaz tatiline çok erken girdim.
hiç ders çalışmayan bir tip olsam da notlarım gayet güzeldi. fakat arkadaş konusunda yaşadığım sıkıntıyı bir şizofren bile yaşamıyordur..
tatile girdik ve insanlar bir şeyler yapıyor. arkadaşlarla içiyorlar, sabahlıyorlar, denize neyim gidiyorlar.bir asosyalin yapabileceği en über şey şehrin en güzel bulvarında ice tea yudumlayarak müzik dinlemek sanırım.
zira kanı soğuk olan bu insanlar tek başlarına bir yerlere gidip farklı insanlarla tanışamazlar.
zaten girdikleri ortamlardakilerle tanışamıyorlar! bir de bara, cafeye gidip ortama mı girecekler? hoş böyle insan bir elin parmaklarını geçmez zaten.
ha evde teksin, hep evdesin. film izlersin kültür olur. kitap okursun kültür olur. ama bunları tartışıp paylaşacağın insanlar olmadıktan sonra..
elephant man in bile okuduğu kitapları anlattığı ziyaretçileri vardı lan.
güney illerinde ise bu asosyal işi daha zor. hele evde internet varsa daha daha zor.
şimdi burada öğüt vermem gerekirdi asosyal olmamanın kuralları ile ilgili ama yapmayacağım. ne haliniz varsa görün.
zira lisede sütten ağzım o kadar yanmıştı ki, yoğurt yemeyi bırakmıştım.
o arada geçen bir yıllık boşluk ise şahaneydi, resim kursu, sergiler, yetenek sınavları derken bir sürü alakalı-alakasız arkadaşım oldu. sanırım asosyal olmayan en güzel zamanlarımı 7 aya sığdırabildim o kursta.
sonra üniversite. geçen yıl başladı.
birkaç kızın arasına girdim nasıl yaptıysam. erkeklerle anlaşamıyordum. gayet güzel başlamıştı oysa, fotoğraf çekimleri için modellik bile teklif etmişlerdi.
ama her şey o ekildiğim gün başladı. yine bir modellik için üniversiteye giderken tam balcalı otobüsüne götümü dayadım ki, "gelme worldisblack biz kursa geçiyoruz işimiz çıktı" mesajı beni yıktı. zaten paranoyaklık belirtileri gösteren bir tipim, böyle bir mesajı öyle bir anda alınca tam 2 saat aralıksız yürüdüm. yürüdüm de yürüdüm, düşündüm. ice tea içtim müzik dinledim resmen erkek polyanna yı oynadım.
hiç yorulmadımda.
sonra iyice garipleşti ilişkilerim. bir sürü arkadaşım vardı ama hepsi günübirlik arkadaşlardı. dosta, kankaya dönüşemediler bir türlü, o kadar yapmacıklardı ki dönüştüremedim.
zaten bizim bölüme resim kursları beraber öğrenci getirir. bir kursun grubu tam 16 kişi ve aralarındaki bağ öyle bir bağ ki, sen o bağı aşamıyorsun. diğerleri ise ya kafa dengi olmayan şakirdler, ya da evli çocuklu kadınlardı. garip bölüm bizimkisi vesselam.
sonra ikinci döneme girdik. artık iyice saçmalamaya başlayan 1-2 arkadaş, yine yalan söylediklerine inanmaya başladığım günübirlik kankitolar derken dönemi bitirdim ve yaz tatiline çok erken girdim.
hiç ders çalışmayan bir tip olsam da notlarım gayet güzeldi. fakat arkadaş konusunda yaşadığım sıkıntıyı bir şizofren bile yaşamıyordur..
tatile girdik ve insanlar bir şeyler yapıyor. arkadaşlarla içiyorlar, sabahlıyorlar, denize neyim gidiyorlar.bir asosyalin yapabileceği en über şey şehrin en güzel bulvarında ice tea yudumlayarak müzik dinlemek sanırım.
zira kanı soğuk olan bu insanlar tek başlarına bir yerlere gidip farklı insanlarla tanışamazlar.
zaten girdikleri ortamlardakilerle tanışamıyorlar! bir de bara, cafeye gidip ortama mı girecekler? hoş böyle insan bir elin parmaklarını geçmez zaten.
ha evde teksin, hep evdesin. film izlersin kültür olur. kitap okursun kültür olur. ama bunları tartışıp paylaşacağın insanlar olmadıktan sonra..
elephant man in bile okuduğu kitapları anlattığı ziyaretçileri vardı lan.
güney illerinde ise bu asosyal işi daha zor. hele evde internet varsa daha daha zor.
şimdi burada öğüt vermem gerekirdi asosyal olmamanın kuralları ile ilgili ama yapmayacağım. ne haliniz varsa görün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar