bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması11
- yazarların mezun olduğu okullar17
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- arjantin mısır maçı13
- ölümün en iyi tanımı6
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- ankara da nato zirvesi13
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır2
- dünyayı kezbanlardan temizleme planım3
- döl bankası4
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- aleyna tilki nin ayakları4
- ctrlx'in ayakları11
- bakire kadını gözünden tanımak6
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı7
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- günün şiiri25
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- murat yakın3
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- sevişmek istenen ünlüler2
- 23 yaş7
- sonsuza dek uyumak istiyorum4
- gecenin şiiri2
- en ilginç fetişler2
- milliyetçi olacakken faşist olmak4
- otel odasında dölü bulunmak2
- saraca finch house21
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- adana sokak lezzetleri5
- donald trumpun geceyi kızı neclada geçirmemesi3
- yoğurt11
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- tek başına5
- messi uzaylı abi5
- uzun entry giren yazar enayiliği2
- dövmesi olan erkek9
- lionel messi7
- gözleri güzel bir kadın olmak2
- bir kadına iltifat etme sanatı3
insan, öyle bir mahluk ki; misantropik.
ve bencilliği sanki bir futbolcunun mukaveleye imza attıktan sonra basına üç beş top saydırıp artık refleks edindiği hünerlerini sergilemesi gibi. bencillik, kibirle beraber insanoğlunun en büyük bağımlılığı. düşmanı.
insan ne yapıyorsa kendine bencilliğinden yapıyor. dolayısıyla kırık hayallerinden, o besleye besleye doyuramadığı egosundan.
pis bir şey şu insan.
lanet gitsin.
kendinden önce başkasını düşünmek doğasına aykırı. önce kendi karnını doyurmalı, önce kendi için avlanmalı zaten.
önce kendi nefes almalı. zaten.
insan, 'insani' diye tanımladığı her şeyin zıttı aslında. sonradan uydurulmuş sözümona 'insani' davranışlar salt kendi yarattığı bir çok yalandan bir tanesi.
sevgiyi de yaratmış ama insan.
'sevmek' diye bir davranış türetmiş. şimdilerde pek saygı duymam ama aynı bir zamanlar deli gibi dinlediğim şebnem'in dediği gibi ki belki yaptığı en doğru iştir bu sözü yazmak; 'ne ahlâk ne de sevgi gökten dünyaya indi, insanlık istedi keşfetti hepsini'.
sevmekten söz etmişken, sevgi emek değil elbet; yalnızca bir role playing.
ben de şunu hep söylerim; 'severken de bencilsin zaten, 'sevdiğin' için seviyorsun'.
doğasına aykırı düşeni uygulamakta da zorluğa düşecek illâ ki insan. düşüyor da muntazaman. beceremiyor sevmeyi. yeterince sevemiyor. sevdiğini zannediyor belki. belkiden ziyade alışkanlığa seyreliyor hisleri. bir bağımlılıktan öte değil bana göre. zaman zaman düz gibi görünen bir eğri. yanılsama.
saklayıp da sonra tekrar kullanabileceğin bir şey değil sevgi. deep freeze'e atıp üç ay sonra taptaze bulacağın bir şey değil. sevgi, ne hissediyorsan o an o'na karşı, o işte. 'siktir git' dedirtiyorsa da o, 'seni seviyorum' da.
içinde de hep coca-cola'nın içinde olduğu iddia edilen ama asla yüzleşemediğimiz böcek var aslında, siz bilmiyorsunuz. görmüyoruz ama o orada. evet evet.
dünyanın gerçekçiliğine atılmış bir çalım, sözde bir 'uyuyan güzel'e verilmiş buse.
daha fazla içmek istediğin bir şarap bazen şişelerin diplerine vurduğun bir gecede. bazen de arayıp tarayıp hiçbir sözlükte anlamını bulamadığın yabancı bir kelime.
sevgi siktiri boktan bir şey aslında. kafa siken, canını sıkan, bok püsürük bir şey.
uğruna her şeyi bir kenara attığın, bir gün gelip de senin de bir tarafa fırlatıldığın, pis bir şey.
kan akıtan gözler ve acı çeken kalpler mi ?
yahu lütfen.
sevgi ancak kendine karşı duyduğun bir şey senin. zorlarsan o da. çünkü sen kendini bile sırf aşağılık kompleksinin o muazzam açlığını gidermek için seviyorsun. pardon, sevmiyorsun yani. ihtiyaç gideriyorsun.
müzmin masturbatörsün aslında sen insan. bir türlü tatmin olamıyorsun.
zaman geçip gittikçe iyice hata yapıyorsun. sevdiğini sanarak. hata üstüne hata yapıyorsun.
dedim ya, sen öyle bir açsın ki, asla doymuyorsun.
ve sakın korkma, ben şimdi gözlerin önünde 'sevgi'yi yokediyorum. canım istediğinden değil, öyle olması gerektiğinden.
sevgi diye tanımlanıp durulan şey, vahşiliğinden nemalanıyor aslında. tatlı gibi görünüyor sana ama; bir wildhoney tribi sadece.
silip atamadığında, kalbinin kırıklarını aldıramadığında, salt canın sıkıldığında sığındığın bir yalan.
günlerce uykusuz kalıp çektiğin 12 saatlik bir uykudan daha yüce bir şey değil.
üzgünüm ama değil.
yok çünkü sevgi.
sen uydurdun.
yani, sevmiyoruz. sevmeyi bilmiyoruz. normali de bu. olmasını istemediğim halde söylüyorum bunu; normal olan da bu.
iskender güzel söylemiş vakt-i zamanında; 'bir nedeni yok, yalnızca öptüm' diye. sevgi aynen öyle bir şey işte. eğer olsa da zaten sevgi, aynı kapitalizm gibi, borçlandırır adamı, kendine dahi.
evet..
ps: aşk diye bir kelime literatürümde yok, sevgi mefhumu aşk'ı da kapsıyor. ortak paydaları da ikisinin de koca birer yalan olması.
ve bencilliği sanki bir futbolcunun mukaveleye imza attıktan sonra basına üç beş top saydırıp artık refleks edindiği hünerlerini sergilemesi gibi. bencillik, kibirle beraber insanoğlunun en büyük bağımlılığı. düşmanı.
insan ne yapıyorsa kendine bencilliğinden yapıyor. dolayısıyla kırık hayallerinden, o besleye besleye doyuramadığı egosundan.
pis bir şey şu insan.
lanet gitsin.
kendinden önce başkasını düşünmek doğasına aykırı. önce kendi karnını doyurmalı, önce kendi için avlanmalı zaten.
önce kendi nefes almalı. zaten.
insan, 'insani' diye tanımladığı her şeyin zıttı aslında. sonradan uydurulmuş sözümona 'insani' davranışlar salt kendi yarattığı bir çok yalandan bir tanesi.
sevgiyi de yaratmış ama insan.
'sevmek' diye bir davranış türetmiş. şimdilerde pek saygı duymam ama aynı bir zamanlar deli gibi dinlediğim şebnem'in dediği gibi ki belki yaptığı en doğru iştir bu sözü yazmak; 'ne ahlâk ne de sevgi gökten dünyaya indi, insanlık istedi keşfetti hepsini'.
sevmekten söz etmişken, sevgi emek değil elbet; yalnızca bir role playing.
ben de şunu hep söylerim; 'severken de bencilsin zaten, 'sevdiğin' için seviyorsun'.
doğasına aykırı düşeni uygulamakta da zorluğa düşecek illâ ki insan. düşüyor da muntazaman. beceremiyor sevmeyi. yeterince sevemiyor. sevdiğini zannediyor belki. belkiden ziyade alışkanlığa seyreliyor hisleri. bir bağımlılıktan öte değil bana göre. zaman zaman düz gibi görünen bir eğri. yanılsama.
saklayıp da sonra tekrar kullanabileceğin bir şey değil sevgi. deep freeze'e atıp üç ay sonra taptaze bulacağın bir şey değil. sevgi, ne hissediyorsan o an o'na karşı, o işte. 'siktir git' dedirtiyorsa da o, 'seni seviyorum' da.
içinde de hep coca-cola'nın içinde olduğu iddia edilen ama asla yüzleşemediğimiz böcek var aslında, siz bilmiyorsunuz. görmüyoruz ama o orada. evet evet.
dünyanın gerçekçiliğine atılmış bir çalım, sözde bir 'uyuyan güzel'e verilmiş buse.
daha fazla içmek istediğin bir şarap bazen şişelerin diplerine vurduğun bir gecede. bazen de arayıp tarayıp hiçbir sözlükte anlamını bulamadığın yabancı bir kelime.
sevgi siktiri boktan bir şey aslında. kafa siken, canını sıkan, bok püsürük bir şey.
uğruna her şeyi bir kenara attığın, bir gün gelip de senin de bir tarafa fırlatıldığın, pis bir şey.
kan akıtan gözler ve acı çeken kalpler mi ?
yahu lütfen.
sevgi ancak kendine karşı duyduğun bir şey senin. zorlarsan o da. çünkü sen kendini bile sırf aşağılık kompleksinin o muazzam açlığını gidermek için seviyorsun. pardon, sevmiyorsun yani. ihtiyaç gideriyorsun.
müzmin masturbatörsün aslında sen insan. bir türlü tatmin olamıyorsun.
zaman geçip gittikçe iyice hata yapıyorsun. sevdiğini sanarak. hata üstüne hata yapıyorsun.
dedim ya, sen öyle bir açsın ki, asla doymuyorsun.
ve sakın korkma, ben şimdi gözlerin önünde 'sevgi'yi yokediyorum. canım istediğinden değil, öyle olması gerektiğinden.
sevgi diye tanımlanıp durulan şey, vahşiliğinden nemalanıyor aslında. tatlı gibi görünüyor sana ama; bir wildhoney tribi sadece.
silip atamadığında, kalbinin kırıklarını aldıramadığında, salt canın sıkıldığında sığındığın bir yalan.
günlerce uykusuz kalıp çektiğin 12 saatlik bir uykudan daha yüce bir şey değil.
üzgünüm ama değil.
yok çünkü sevgi.
sen uydurdun.
yani, sevmiyoruz. sevmeyi bilmiyoruz. normali de bu. olmasını istemediğim halde söylüyorum bunu; normal olan da bu.
iskender güzel söylemiş vakt-i zamanında; 'bir nedeni yok, yalnızca öptüm' diye. sevgi aynen öyle bir şey işte. eğer olsa da zaten sevgi, aynı kapitalizm gibi, borçlandırır adamı, kendine dahi.
evet..
ps: aşk diye bir kelime literatürümde yok, sevgi mefhumu aşk'ı da kapsıyor. ortak paydaları da ikisinin de koca birer yalan olması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar