bugün
- ctrlx22
- gürcistan22
- erkek eti gurmesi4
- asansörde kalmak7
- sözlükte kavga etmek6
- yaşar nuri öztürk3
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili4
- ilgi isteyen kız16
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket4
- hewal ebo17
- kuran da namaz yok21
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası41
- arkadaşlar ben sanırım erkeğim3
- lahmacunu elle yiyen kız13
- seksi bırakmak5
- arkeoloji bölümü5
- biyolojik antropoloji5
- felak nas ayetel kursiyi bilen cin3
- cendere calarken entry girmek2
- amerika birleşik devletleri4
- kadın eti gurmesi vs erkek eti gurmesi2
- abdullah öcalan8
- 49 kilo olmak3
- cinin aslında alkol olması3
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- yabani semizotu3
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- cinli birine bulaşmak3
- ctrlx vs velvet2
- insan olmak5
- aç karnına açlık grevi yapmak2
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- malay erkek2
- çanakkale4
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- seni seviyorum2
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- aylık 409 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- zaman baba11
- santiago castro2
- büyü yapan kadın2
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- ben ıspartada yaşıyorum7
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- bu kim aq4
- bursa vs edirne7
- herkesin artık tanım yapması6
John Verdon'un iyi bir yazar olduğunu kanıtlayan kitap. Kırmızı dosyamla geldim, belgelerim var:
Şöyle ki;
*John Verdon'un yarattığı karakterler çok sağlam. Mesela dave gurney. Dave'in eşiyle ilişkisi, geçmişinin onu rahatsız eden detayları... Verdon isterse bu kitaptaki karakterlerin yer aldığı başka romanlar yazıp bir seri oluşturabilir. Aklından bir sayı tut, bu temeli veriyor zaten. Kitapta ana karakterlerin iç dünyasına, psikolojik durumlarına, duygu ve düşüncelerine de ağırlık/önem verilmiş, yazar sonradan bunları kullanacakmış gibime geliyor. (Çoktan kullanmış zaten, ikinci bir kitabı varmış aşağılarda belirttiğim üzere.)
*Kurgusu itibariyle hoş bir kitap aklından bir sayı tut. Sayılarla ilgili çok gizemli bir şey olacakmış izlenimi veriyor, ama sayılar çok da önemli değil. Zaten sayılarla ilgili bir şey olsa çok zihinsel kalacaktı, sonuçta aklından geçen sayıyı bilmek başka neyle mümkün olabilir ki? soyut birtakım şeyleri katması gerekecekti yazarın. O zaman da kitabın sonu hoş olmazdı. Ne düşündüğünü bilen birini nasıl alt edecekti bizim yaşlı dave? Sonra öyle biri alt edilmezdi ve öyle birinin gerçekten eski alkoliklerle uğraşmasının bir sebebi olmazdı. Yok yok, Böylesi daha iyi olmuş. Yalnız bu bölümle ilgili kafama takılan küçük bir şey var:
--spoiler--
Kitapta dave ve arkadaşları katilin mark'a gönderdiği mektuplardan on bin kişiye falan gönderdiğinden bahsetmişlerdi, kurbanlarsa tüm bu kişiler arasından gerçekten 658 sayısını tutmuş olan kişilerdi. Peki geri kalan kişiler ne olacak? Yani demek istediğim şu; bana bir mektup gelecek, aklından bir sayı tut denilecek, diyelim ki 145 tutacağım. Sonra mektupla beraber gelen küçük zarfı açacağım, 658 tuttuğum ima edilecek. Ama tutmadım. Mektubu öylece kaldırıp atar mıyım, hayır. Başımdan geçen bu aptal olayı aileme, arkadaşlarıma anlatırım ve benim gibi böyle bir mektup almış geri kalan binlerce kişi de aynısını yapar. En sonunda bu olay internette vs bir yerde yayılır. Yayılır yani, on bin az bir sayı değil. Gerçi mektubu alan kişilerin eskiden alkolik olması bu durumu güçleştirebilir ama yine de olağanüstü bir durum burdaki bence. Kırmızı kalemle, güzel bir el yazısıyla yazılmış bir mektup falan... Neyse. iyisin con iyisin. *
--spoiler--
*Katilin neden öldürdüğü sorusu bir polisiye/gerilim kitabı için çok çok önemlidir ve aklından bir sayı tut'un katilinin cinayet işleme sebebi gerçekten mantıklı. Yani hiç tanımadığın birini öldürmek için hiçbir sebep mantıklı olamaz da, bu kitabı okuyunca diyorsun ki, "tamam, bu gayet normal bir sebep cinayet işlenmesi için". Harlan Coben, Asla Vazgeçme'nin sonunda şahsen ben "Yuh, böyle bir sebepten cinayet mi işlenir harlan? Allah seni bildiği gibi yapsın" demiştim. işte John'un kitabı böyle bir şeyi dedirtmiyor, okuyucuyu tatmin ediyor. Cinayetin işlenme şekliyle, katilin gönderdiği mesajlarla örtüşüyor ve okuyucunun aklında hiçbir soru işareti kalmıyor.
*Kitabın sonuna ölürüm!!!!!!!!!! Verdon kitabın sonunu, evin hikayesini, katilin geçmişini kitabın sonuna doğru öyle bir yerleştirmiş ki gerilim sona onlarca sayfa kala başlıyor, kitap bitene kadar da zirve yapıyor. Hele Dave'in katille konuşmaları falan...
*Bir polisiye/gerilim kitabı için katilin kişiliğinin güçlü olması, hata yapmaz bir görüntüsünün olması, kararlı ve zeki olması okuyucuyu doyurması açısından çok önemlidir. Burdaki katil de öyle; X.Arybdis isminden tut, polislerle dolu bir evde olmasına rağmen hiç açık vermemesine kadar hem de. Bir ohne dich sterbe ich daha ne ister? *
***
Özet: ilk romanını yazmış biri için John Verdon gerçekten başarılı.
Özetin özeti: John iyisin sen. Good boy. ~~
AMAN TANRIM!!! John Verdon'un görünüşüne bakmak için araştırma yapayım dedim ve ne buldum: Adamın bir kitabı daha varmış "Shut Your Eyes Tight" diye. Hem de Dave gurney'in içinde olduğu bir kitap. Yani benim birinci maddem doğrulanmış çoktan. Biliyordum, biliyordum! * ~~
Not: Google çeviriye "john verdon" yazıp ingilizce'den türkçe'ye çevirince "ahmet verdon" çıkıyor. Hmmm.
Edit: imla.
Şöyle ki;
*John Verdon'un yarattığı karakterler çok sağlam. Mesela dave gurney. Dave'in eşiyle ilişkisi, geçmişinin onu rahatsız eden detayları... Verdon isterse bu kitaptaki karakterlerin yer aldığı başka romanlar yazıp bir seri oluşturabilir. Aklından bir sayı tut, bu temeli veriyor zaten. Kitapta ana karakterlerin iç dünyasına, psikolojik durumlarına, duygu ve düşüncelerine de ağırlık/önem verilmiş, yazar sonradan bunları kullanacakmış gibime geliyor. (Çoktan kullanmış zaten, ikinci bir kitabı varmış aşağılarda belirttiğim üzere.)
*Kurgusu itibariyle hoş bir kitap aklından bir sayı tut. Sayılarla ilgili çok gizemli bir şey olacakmış izlenimi veriyor, ama sayılar çok da önemli değil. Zaten sayılarla ilgili bir şey olsa çok zihinsel kalacaktı, sonuçta aklından geçen sayıyı bilmek başka neyle mümkün olabilir ki? soyut birtakım şeyleri katması gerekecekti yazarın. O zaman da kitabın sonu hoş olmazdı. Ne düşündüğünü bilen birini nasıl alt edecekti bizim yaşlı dave? Sonra öyle biri alt edilmezdi ve öyle birinin gerçekten eski alkoliklerle uğraşmasının bir sebebi olmazdı. Yok yok, Böylesi daha iyi olmuş. Yalnız bu bölümle ilgili kafama takılan küçük bir şey var:
--spoiler--
Kitapta dave ve arkadaşları katilin mark'a gönderdiği mektuplardan on bin kişiye falan gönderdiğinden bahsetmişlerdi, kurbanlarsa tüm bu kişiler arasından gerçekten 658 sayısını tutmuş olan kişilerdi. Peki geri kalan kişiler ne olacak? Yani demek istediğim şu; bana bir mektup gelecek, aklından bir sayı tut denilecek, diyelim ki 145 tutacağım. Sonra mektupla beraber gelen küçük zarfı açacağım, 658 tuttuğum ima edilecek. Ama tutmadım. Mektubu öylece kaldırıp atar mıyım, hayır. Başımdan geçen bu aptal olayı aileme, arkadaşlarıma anlatırım ve benim gibi böyle bir mektup almış geri kalan binlerce kişi de aynısını yapar. En sonunda bu olay internette vs bir yerde yayılır. Yayılır yani, on bin az bir sayı değil. Gerçi mektubu alan kişilerin eskiden alkolik olması bu durumu güçleştirebilir ama yine de olağanüstü bir durum burdaki bence. Kırmızı kalemle, güzel bir el yazısıyla yazılmış bir mektup falan... Neyse. iyisin con iyisin. *
--spoiler--
*Katilin neden öldürdüğü sorusu bir polisiye/gerilim kitabı için çok çok önemlidir ve aklından bir sayı tut'un katilinin cinayet işleme sebebi gerçekten mantıklı. Yani hiç tanımadığın birini öldürmek için hiçbir sebep mantıklı olamaz da, bu kitabı okuyunca diyorsun ki, "tamam, bu gayet normal bir sebep cinayet işlenmesi için". Harlan Coben, Asla Vazgeçme'nin sonunda şahsen ben "Yuh, böyle bir sebepten cinayet mi işlenir harlan? Allah seni bildiği gibi yapsın" demiştim. işte John'un kitabı böyle bir şeyi dedirtmiyor, okuyucuyu tatmin ediyor. Cinayetin işlenme şekliyle, katilin gönderdiği mesajlarla örtüşüyor ve okuyucunun aklında hiçbir soru işareti kalmıyor.
*Kitabın sonuna ölürüm!!!!!!!!!! Verdon kitabın sonunu, evin hikayesini, katilin geçmişini kitabın sonuna doğru öyle bir yerleştirmiş ki gerilim sona onlarca sayfa kala başlıyor, kitap bitene kadar da zirve yapıyor. Hele Dave'in katille konuşmaları falan...
*Bir polisiye/gerilim kitabı için katilin kişiliğinin güçlü olması, hata yapmaz bir görüntüsünün olması, kararlı ve zeki olması okuyucuyu doyurması açısından çok önemlidir. Burdaki katil de öyle; X.Arybdis isminden tut, polislerle dolu bir evde olmasına rağmen hiç açık vermemesine kadar hem de. Bir ohne dich sterbe ich daha ne ister? *
***
Özet: ilk romanını yazmış biri için John Verdon gerçekten başarılı.
Özetin özeti: John iyisin sen. Good boy. ~~
AMAN TANRIM!!! John Verdon'un görünüşüne bakmak için araştırma yapayım dedim ve ne buldum: Adamın bir kitabı daha varmış "Shut Your Eyes Tight" diye. Hem de Dave gurney'in içinde olduğu bir kitap. Yani benim birinci maddem doğrulanmış çoktan. Biliyordum, biliyordum! * ~~
Not: Google çeviriye "john verdon" yazıp ingilizce'den türkçe'ye çevirince "ahmet verdon" çıkıyor. Hmmm.
Edit: imla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar