bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yeni parti39
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- parmak patates vs elma dilim patates7
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- soğan salatası6
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- havanın buz gibi olması4
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- cin mısır kabilesi5
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- iştahın kapanması7
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- mercimek çorbası4
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- gece duyulan kahkaha sesleri fobisi3
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- en güzel sevişme13
- hoşlanılan kızın yeni partili çıkması2
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- güne bir şarkı bırak14
- korku romanı yazmak3
- muhalefete muhaliflik yapmayın2
- korkmuş bir sözlük kızını teselli etmek3
Zülfü Livaneli' nin Serenad kitabında bahsi geçen gemi.
Türkiye,Ingiltere,Almanya,Romanya ve Rusya' nın, her birinin, onca çocuğun katili olduğu; Şile mevziinde 73- 80m derinlikte batığı bulunabilecek; 769 adet insana 24 Subat 1942 tarihinde mezar olmuş bir gemi Struma.
Teğmen Dejnenko, gemiye sinyal yollandığını ancak cevap gelmediğini, SC 213 numaralı Sovyet denizaltısının gemiyi torpillediğini belirtti. Frankfurt Savcılığı' nın görevlendirdiği bir Alman araştırmacı Dr. Jurgen Rohwer olaydan yıllar sonra- 60lı yıllarda- bu gerçeği ortaya çıkardı.
Stalin' in Karadeniz' deki her kimliği belirsiz gemiyi batırma talimatı vardı çünkü.
20 Nisan 1942 tarihinde dönemin başbakanı olan Dr. Refik Saydam ise şöyle söyledi:
" Biz bu hususta elimizden gelen her şeyi yaptık, maddi manevi en ufak mesuliyetimiz yoktur. Türkiye başkaları tarafından arzu edilmeyen insanlar için vatan hizmeti göremez. Bizim tuttuğumuz yol budur. Kendilerini bu sebepten Istanbul' da alıkoyamadık. Cok yazık ki, bir kazaya kurban gittiler. "
Sualtı Araştırmaları Derneği( SAD) bu deniz mezarlığını dört kişilik bir grupla, TDT ve BAG' nin desteğiyle 16 Temmuz 2000 tarihinde, ziyaret ederek geminin 46 metre boya ve 6 metre ene sahip olduğunu kaydetmiş.
Gemide tek bir tuvalet olduğu, insanların tuvalet ihtiyaçlarını güvertede giderdiği ve gemide bu yüzden dizanterinin baş gösterdiği de gemideki insanların hangi koşullarda yaşadıkları hakkında sağlam bir örnek niteliğinde.
Kim ne derse desin, Türkiye ne kadar çaresizce tarafsız kalmaya çalışmış da olsa, Struma insanlık tarihinin en büyük ayıplarındandır. Devletler arası politik çekişmeler, savaşlar, isyanlar, sürgünler...
Ne yaşanırsa yaşansın hırpalanıp zarar gören hep insandır.
Struma, bilinmeli ve anlatılmalı!
Zülfü Livaneli isabetli bir konu seçmiş, kendisini gönülden tebrik ederim.
Türkiye,Ingiltere,Almanya,Romanya ve Rusya' nın, her birinin, onca çocuğun katili olduğu; Şile mevziinde 73- 80m derinlikte batığı bulunabilecek; 769 adet insana 24 Subat 1942 tarihinde mezar olmuş bir gemi Struma.
Teğmen Dejnenko, gemiye sinyal yollandığını ancak cevap gelmediğini, SC 213 numaralı Sovyet denizaltısının gemiyi torpillediğini belirtti. Frankfurt Savcılığı' nın görevlendirdiği bir Alman araştırmacı Dr. Jurgen Rohwer olaydan yıllar sonra- 60lı yıllarda- bu gerçeği ortaya çıkardı.
Stalin' in Karadeniz' deki her kimliği belirsiz gemiyi batırma talimatı vardı çünkü.
20 Nisan 1942 tarihinde dönemin başbakanı olan Dr. Refik Saydam ise şöyle söyledi:
" Biz bu hususta elimizden gelen her şeyi yaptık, maddi manevi en ufak mesuliyetimiz yoktur. Türkiye başkaları tarafından arzu edilmeyen insanlar için vatan hizmeti göremez. Bizim tuttuğumuz yol budur. Kendilerini bu sebepten Istanbul' da alıkoyamadık. Cok yazık ki, bir kazaya kurban gittiler. "
Sualtı Araştırmaları Derneği( SAD) bu deniz mezarlığını dört kişilik bir grupla, TDT ve BAG' nin desteğiyle 16 Temmuz 2000 tarihinde, ziyaret ederek geminin 46 metre boya ve 6 metre ene sahip olduğunu kaydetmiş.
Gemide tek bir tuvalet olduğu, insanların tuvalet ihtiyaçlarını güvertede giderdiği ve gemide bu yüzden dizanterinin baş gösterdiği de gemideki insanların hangi koşullarda yaşadıkları hakkında sağlam bir örnek niteliğinde.
Kim ne derse desin, Türkiye ne kadar çaresizce tarafsız kalmaya çalışmış da olsa, Struma insanlık tarihinin en büyük ayıplarındandır. Devletler arası politik çekişmeler, savaşlar, isyanlar, sürgünler...
Ne yaşanırsa yaşansın hırpalanıp zarar gören hep insandır.
Struma, bilinmeli ve anlatılmalı!
Zülfü Livaneli isabetli bir konu seçmiş, kendisini gönülden tebrik ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar