bugün
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları14
- canımın sucuklu tost çekmesi6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları27
- japonyada 10 000 kürdün karakol basması19
- arkadaşlar kek yaptım6
- akrabalar ile görüşünce kavga çıkması7
- kumar bağımlılığı4
- kendi ağzına vermek4
- italyanca3
- 35 yaşında evlenmemiş erkek11
- kredi çekip hacca gitmek2
- sözlük kızlarının çorapları3
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- dağa çıkıp devlet isteyen türk9
- gemini3
- incel5
- ioçk vs manifest9
- 15 temmuzda başta chp olsaydı6
- istanbul da yediemin otopark ve çekici ücretlerine2
- siktir olup gitmek2
- tanrı yok21
- gece hurdaya çıkmak3
- baklavanın yanında kola içmek2
- 4446
- dondurma kabından dolma yada sarma çıkmaması2
- arkdaşlar izne çıkıyorum2
- kıymayı dışardan alıp pidecide pide yaptırmak8
- chp nin iktidar olamaması3
- kaka falı bakabilen yazarlar3
- yüzde yüz şarjın yetmemesi4
- hurdaya kitap vermek6
- özgür özel'in tutuklanması8
- anın görüntüsü19
- her güne gözaltı ve tutuklama haberiyle uyanmak6
- ioçk hangi manifest üyesinin yerine geçsin4
- recep tayyip erdoğan7
- bir daha kimseye kitap vermem6
- sudekiray4
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması6
- hesabı gizli olan gizli gey dir2
- sabah nasıl uyanıyorsunuz16
- ota boka devşirme diyen hırto27
- atatürkçü sanatçı azlığı9
- ak parti3
- ateistlerin nursuz olması23
- marilyn manson kendi ağzına veriyormuş3
- bir abazanın günlüğü4
- zaten kırılmış bir ioçk sın3
- sınanmamışlığın kibri5
- true nickli namussuz yazar15
Zeugma kazıları sırasında ortaya çıkarılan ve bu alanda bir dünya rekoru Gaziantep'e ve Türkiye'ye kazandıran; bullalar'da Belkıs/Zeugma'yı eşsiz kılan özellikler arasında yer alıyor. Bulla mühür baskısı anlamına geliyor. Yani bir mektup , bir ferman , ya da paketi başka yerlere göndermek gerektiğinde , kapatılıp üzerine vurulan özel mühür baskı demek. Bu da Zeugma'nın devlet arşivinin günümüze yansıyan izleri sayılıyor. Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen bu önemli koleksiyondaki mühür baskılarının sayısı ekim ayı içerisinde bulunanlarla birlikte 100.000'i buluyor. Arkeoloji uzmanları bu rakamın Dünyada bir müze kayıtlarında bulunan en fazla bulla olduğunu belirtiyor. Pişmiş topraktan yapılan bu bullalar , üzerinde taşıdıkları son derece zengin tasvirler ile Belkıs/Zeugma'nın diğer antik kentlerle olan ilişkileri, dönemin ekonomik, sosyal ve dini hayatı üzerine benzersiz bilgiler edinmemizi sağlıyor.
Zeugma'nın asıl önemi, kazılarla ancak küçük bir bölümü ortaya çıkarılabilen Roma Villaları ve bu villaların tabanlarını süsleyen mozaiklerdir. Benzerleri Türkiye sınırları içerisinde sadece Ephesus (Efes) Antik kentinde görülen bu yamaç villaları arkeolojik açıdan büyük önem taşımaktadır. Sadece A bölgesi kazılarında gün ışığına çıkarılan mozaiklerin alanının 1000 metrekareyi bulması Zeugma'nın tam anlamıyla bir mozaik kenti olduğunu ortaya çıkarıyor. Yapılan araştırmalar sonucunda uzmanlar Zeugma'daki kazıların tamamlanmasıyla Gaziantep Müzesi'nin dünyanın en büyük mozaik müzesi haline dönüşeceğini söylüyor. Yolların kesişme noktasında bulunması ve ticaret ve garnizon kenti olması Zeugma'yı sanatçıların gözünde çekici yapmış. Emekli olan subaylar bile kente yerleşmeye başlamışlar. Güvenli ve zengin bir kent olan Zeugma'ya dönemin en iyi sanatçıları akın etmeye başlamışlar. Böylelikle sanatçılar , kentte, günümüzde olaylar yaratan mozaikler, freskler ve heykeller bırakmışlardır. Zeugma çağımız yöneticilerinin nedenini bilmedikleri biçimde zenginleşirken, kültür ve güzel sanatlarda da gelişimini sürdürmüştür. Kentin hemen tam karşı kıyısında bulunan ve şimdi çoktan sular altında kalan Apameia kenti ise Helenistik çağdan sonra Zeugma'nın her alandaki rekabetine dayanamayınca terkedilmiştir. M.S.2.yüzyılda Zeugma'yı Apameia'ya bağlayan , ağaç kütüklerinden yapılmış salların oluşturduğu ahşap bir köprü bulunuyormuş. Zeugma'daki villa tipi yerleşimler , bu köprünün Fırat kıyısından başlayarak , batı yönünde yaklaşık 300- 350 metre yüksekliğindeki Belkıs Tepesi'nin üstündeki Akropolis'in eteklerine kadar ulaşmıştır. Yamaçların güney ve batı bölgesi nekropol (mezarlık) , doğu ve kuzeydoğu tarafı mahalleler, kuzey kesimi ise yönetsel bölümler ve lejyon bölgesiydi. Akropolis'in üzerinde ise Zeugma sikkelerinde sıkça rastlanan Tykhe (talih ve kader tanrıçası) Tapınağı bulunmaktaydı. Zeugma'nın genel topoğrafik yapısı , tam bir yamaç kenti görünümündeydi. Helenistik dönemde başlayan villa geleneğine göre , yüksek ve manzaralı alanlar seçiliyordu. Roma dönemine gelince , yüksek yerlerde oturmak, asillere özgü bir tercih ve ayrıcalık olarak kabul edilmekteydi. nedenle kent ve villaları , arkasındaki tepelere doğru açılmış taraçalar üzerinde konumlandırılmıştı.
Zeugma'yı önemli antik kentler arasında farklı kılan diğer bir olay da Roma imparatorluğu döneminde üslenmiş olan ve çoğunluğu Anadolulu askerlerden oluşan Scyhthica (iskitya ) Lejyonu'nun bu kentte bulunmasıdır. Bu lejyon Roma imparatorluğunun en önemli 4 kentinden biri konumundaydı. Kaynaklar bu garnizonun daha sonraları Romalı bir yapıya bürünüp IV.Lejyon adıyla Fırat kıyılarının koruması görevini üstlendiğini belirtiyor. ~http://www.zeugmaweb.com/zeugma/onem.htm~
Zeugma'nın asıl önemi, kazılarla ancak küçük bir bölümü ortaya çıkarılabilen Roma Villaları ve bu villaların tabanlarını süsleyen mozaiklerdir. Benzerleri Türkiye sınırları içerisinde sadece Ephesus (Efes) Antik kentinde görülen bu yamaç villaları arkeolojik açıdan büyük önem taşımaktadır. Sadece A bölgesi kazılarında gün ışığına çıkarılan mozaiklerin alanının 1000 metrekareyi bulması Zeugma'nın tam anlamıyla bir mozaik kenti olduğunu ortaya çıkarıyor. Yapılan araştırmalar sonucunda uzmanlar Zeugma'daki kazıların tamamlanmasıyla Gaziantep Müzesi'nin dünyanın en büyük mozaik müzesi haline dönüşeceğini söylüyor. Yolların kesişme noktasında bulunması ve ticaret ve garnizon kenti olması Zeugma'yı sanatçıların gözünde çekici yapmış. Emekli olan subaylar bile kente yerleşmeye başlamışlar. Güvenli ve zengin bir kent olan Zeugma'ya dönemin en iyi sanatçıları akın etmeye başlamışlar. Böylelikle sanatçılar , kentte, günümüzde olaylar yaratan mozaikler, freskler ve heykeller bırakmışlardır. Zeugma çağımız yöneticilerinin nedenini bilmedikleri biçimde zenginleşirken, kültür ve güzel sanatlarda da gelişimini sürdürmüştür. Kentin hemen tam karşı kıyısında bulunan ve şimdi çoktan sular altında kalan Apameia kenti ise Helenistik çağdan sonra Zeugma'nın her alandaki rekabetine dayanamayınca terkedilmiştir. M.S.2.yüzyılda Zeugma'yı Apameia'ya bağlayan , ağaç kütüklerinden yapılmış salların oluşturduğu ahşap bir köprü bulunuyormuş. Zeugma'daki villa tipi yerleşimler , bu köprünün Fırat kıyısından başlayarak , batı yönünde yaklaşık 300- 350 metre yüksekliğindeki Belkıs Tepesi'nin üstündeki Akropolis'in eteklerine kadar ulaşmıştır. Yamaçların güney ve batı bölgesi nekropol (mezarlık) , doğu ve kuzeydoğu tarafı mahalleler, kuzey kesimi ise yönetsel bölümler ve lejyon bölgesiydi. Akropolis'in üzerinde ise Zeugma sikkelerinde sıkça rastlanan Tykhe (talih ve kader tanrıçası) Tapınağı bulunmaktaydı. Zeugma'nın genel topoğrafik yapısı , tam bir yamaç kenti görünümündeydi. Helenistik dönemde başlayan villa geleneğine göre , yüksek ve manzaralı alanlar seçiliyordu. Roma dönemine gelince , yüksek yerlerde oturmak, asillere özgü bir tercih ve ayrıcalık olarak kabul edilmekteydi. nedenle kent ve villaları , arkasındaki tepelere doğru açılmış taraçalar üzerinde konumlandırılmıştı.
Zeugma'yı önemli antik kentler arasında farklı kılan diğer bir olay da Roma imparatorluğu döneminde üslenmiş olan ve çoğunluğu Anadolulu askerlerden oluşan Scyhthica (iskitya ) Lejyonu'nun bu kentte bulunmasıdır. Bu lejyon Roma imparatorluğunun en önemli 4 kentinden biri konumundaydı. Kaynaklar bu garnizonun daha sonraları Romalı bir yapıya bürünüp IV.Lejyon adıyla Fırat kıyılarının koruması görevini üstlendiğini belirtiyor. ~http://www.zeugmaweb.com/zeugma/onem.htm~
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar