bugün
- sözlük kızı ile iletişim kurmak9
- trileçe7
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- anne pizzası3
- giysi fiyatlarının uçması7
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci12
- en gıcık olunan şoför tipleri6
- tulumba tatlısı8
- laz böreği3
- putin türkmüş11
- ismedin siyasi yorum yapmaması2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin libidosu neden yüksek7
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak2
- true'nin acile kaldırılması9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- türk vatandaşları türktür8
- muslettin amca4
- osuruktan şiirler41
- türkiyeli olmak4
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- her şeyi hatırlayan insan3
- sonsuza kadar yaşamak3
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- ince memed4
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- tek adam4
- mahalle kültürünün yok olması4
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu3
- patlayan şekerli matcha2
- dinci şairler4
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- ilk öpüştüğüm kız6
- ermeni ünlüler2
- sözlük erkeklerinin şortları2
- adana kebap10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- kill bill vol 33
- babülmendep boğazı2
- vexillarius the slayer3
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- claudian clouds22
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
biz onu chippen olarak biliriz...
goril gibi tekniğe ve manyak bir hıza sahip olmasına rağmen bu kadar boktan bir kariyere sahip olmasına acayip üzüldüğüm isveçli. saçından bir tutam uzatıp, örgü yaptırarak ensesinden salmıştı aşağıya, bugün genoa'da palacio'nun yaptığı gibi. anderlecht'te oynarken 2004-2005 sezonunda şampiyonlar ligi'nde esnafspor tadında takılan takımın en köpek gibi giden adamıydı, valencia maçında corradi'nin manyak topuk golüne karşılık verdiğini hatırlıyorum. sonraki sezon serhat akın'la aynı oksijeni solumaktan kimyası bozulmuş olabilir, zarar yok. en çok aldığı eleştiri ise şahsi oynadığı yönündeydi, hafif de haklıydı bunu diyenler. ama yine de anderlecht zamanı izlemekten en bir zevk aldığım vatandaştı kendisi, galatasaray'a gelmesini de hayal etmiştim. öyle ki 2006 dünya kupası'nda ortalığı sikip atacağına inanmıştım. vay benim yitip giden hayallerim...
isveç'in sarı formasına uysun diye paşam civciv sarısı adidas f50.6 tunit'leri geçirmişti ayağına turnuvada ki turnuvada her 3 adamdan birinde bu ayakkabılardan vardı; hoş görünüyordu ama favori adamım yine de fazla şahsi oynayınca yüksek beklentileri boşa çıkarmıştı. tabi dwight yorke'un neredeyse ön libero oynadığı trinidad tobago maçında sert futbol adı altında sahada tekme tokat dövülmesi de etken olabilir.
sonra magpies dediler, psg dediler, fiorentina dediler ama bizim yakışıklı gitti giydiği forma saçına uysun diye nantes'a transfer olup tüm futbol aşıklarını dumura uğrattı. les canaris'de oynarkene gurbet ellerde saçına uygun kuaför bulamayınca depresyona girdi, ocak 2007'de as roma'ya kiralandı. her şey iyiydi onun için ama garibim şampiyonlar ligi'nde "manchester united'ı eleyeceğimize inanıyorum" dedi, takımı old trafford'da 7-1 yenildi, totti'nin göt olduğuyla kaldılar.
velhasıl kelam 2007-2008 sezonunda bu sefer kiralık olarak bolton'da başladı yine maya tutmadı, devre arasında superdepor'a gitti yine kiralık. artık sokaklarda bile sırtında "kiralık futbolcu tel:0532xxxxxxx" ilanıyla gezen wilhelmsson için euro 2008 büyük bir umuttu.
son şampiyon yunanistan'la(bunlara son şampiyon yazarken bile utandım) oynanan ve ibrahimovic'in manyak golüyle hatırlanan henüz ilk maçta wilhelmsson gayet de iyi bir performans göstermişti ama cenabetliği her yerinden belli olduğundan bitime 10 dakika kala taç çizgisi civarında o meşhur deparlarından birini atarken bacağının arkasını tutarak acı içinde yere yığılmıştı, lifi atmıştı, kayış kopmuştı, euro 2008 de ilk maçtan yatmıştı.
ardından tatile gitti, eşi oksana andersson karpuz kadar silikonlarını üstsüz halde cümle aleme sergiledi.
sonra kariyerinin gidişatını bozmayarak, "hep daha aşağıya-free fall" felsefesini benimsedi ve al hilal'a transfer oldu ama 3 senedir gıkı çıkmıyor adamcağızın, aldığı parayla ve dansöz alemlerinde mutlu sanırım.
christian wilhelmsson sevilmesi gereken bir insandır, onu sevin. bilgisayarımın arka planını bile süslemişti kendisi 2005-2006 senelerinde, büyük topçu olacak dedik, şimdi nerelerde amına koyim. yine de bende yeri ayrıdır, en azından bir belçika jupiler league maçında rakibine attığı sapık bir çalım ile eurosport watts'a konu olmasına ve video jeneriklerine girmesiyle sevin onu.
goril gibi tekniğe ve manyak bir hıza sahip olmasına rağmen bu kadar boktan bir kariyere sahip olmasına acayip üzüldüğüm isveçli. saçından bir tutam uzatıp, örgü yaptırarak ensesinden salmıştı aşağıya, bugün genoa'da palacio'nun yaptığı gibi. anderlecht'te oynarken 2004-2005 sezonunda şampiyonlar ligi'nde esnafspor tadında takılan takımın en köpek gibi giden adamıydı, valencia maçında corradi'nin manyak topuk golüne karşılık verdiğini hatırlıyorum. sonraki sezon serhat akın'la aynı oksijeni solumaktan kimyası bozulmuş olabilir, zarar yok. en çok aldığı eleştiri ise şahsi oynadığı yönündeydi, hafif de haklıydı bunu diyenler. ama yine de anderlecht zamanı izlemekten en bir zevk aldığım vatandaştı kendisi, galatasaray'a gelmesini de hayal etmiştim. öyle ki 2006 dünya kupası'nda ortalığı sikip atacağına inanmıştım. vay benim yitip giden hayallerim...
isveç'in sarı formasına uysun diye paşam civciv sarısı adidas f50.6 tunit'leri geçirmişti ayağına turnuvada ki turnuvada her 3 adamdan birinde bu ayakkabılardan vardı; hoş görünüyordu ama favori adamım yine de fazla şahsi oynayınca yüksek beklentileri boşa çıkarmıştı. tabi dwight yorke'un neredeyse ön libero oynadığı trinidad tobago maçında sert futbol adı altında sahada tekme tokat dövülmesi de etken olabilir.
sonra magpies dediler, psg dediler, fiorentina dediler ama bizim yakışıklı gitti giydiği forma saçına uysun diye nantes'a transfer olup tüm futbol aşıklarını dumura uğrattı. les canaris'de oynarkene gurbet ellerde saçına uygun kuaför bulamayınca depresyona girdi, ocak 2007'de as roma'ya kiralandı. her şey iyiydi onun için ama garibim şampiyonlar ligi'nde "manchester united'ı eleyeceğimize inanıyorum" dedi, takımı old trafford'da 7-1 yenildi, totti'nin göt olduğuyla kaldılar.
velhasıl kelam 2007-2008 sezonunda bu sefer kiralık olarak bolton'da başladı yine maya tutmadı, devre arasında superdepor'a gitti yine kiralık. artık sokaklarda bile sırtında "kiralık futbolcu tel:0532xxxxxxx" ilanıyla gezen wilhelmsson için euro 2008 büyük bir umuttu.
son şampiyon yunanistan'la(bunlara son şampiyon yazarken bile utandım) oynanan ve ibrahimovic'in manyak golüyle hatırlanan henüz ilk maçta wilhelmsson gayet de iyi bir performans göstermişti ama cenabetliği her yerinden belli olduğundan bitime 10 dakika kala taç çizgisi civarında o meşhur deparlarından birini atarken bacağının arkasını tutarak acı içinde yere yığılmıştı, lifi atmıştı, kayış kopmuştı, euro 2008 de ilk maçtan yatmıştı.
ardından tatile gitti, eşi oksana andersson karpuz kadar silikonlarını üstsüz halde cümle aleme sergiledi.
sonra kariyerinin gidişatını bozmayarak, "hep daha aşağıya-free fall" felsefesini benimsedi ve al hilal'a transfer oldu ama 3 senedir gıkı çıkmıyor adamcağızın, aldığı parayla ve dansöz alemlerinde mutlu sanırım.
christian wilhelmsson sevilmesi gereken bir insandır, onu sevin. bilgisayarımın arka planını bile süslemişti kendisi 2005-2006 senelerinde, büyük topçu olacak dedik, şimdi nerelerde amına koyim. yine de bende yeri ayrıdır, en azından bir belçika jupiler league maçında rakibine attığı sapık bir çalım ile eurosport watts'a konu olmasına ve video jeneriklerine girmesiyle sevin onu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar