bugün
- the merich13
- cips olsa da yesek5
- istanbul un çok pahalı olması10
- matbaanın gecikmesine sebep5
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 50 tl ile rolling yapmak5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- horoz hayası çorbası5
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- insan olmaya ceyrek kala13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- kadim kültürler4
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sözlük kızlarının kombinleri20
- kane2
- velvet13
- velvet vs nervio19
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- bira cips6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- gocusuz sözlük4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- laptop5
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- sözlük kızlarının burunları3
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- age of empire 23
- kafanızdaki ses4
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- aga be şarkılar5
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- normal sözlük2
- beurredebaies2
- ömer hayyam3
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- sudekiray7
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- maden suyu4
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
bu şarkı insana neler anımsatabilir?
atatürk kültür merkezi'nin bahçesinde, derme çatma bir çadırın altındaki derya'nın gitarının telinin kopuşunu, ilk platonik aşkın içimden kopuşunu anımsadım. anneme göstermeden ağlayabilmek için kaküllerimi kulaklarımın arkasından gözlerimin önüne çıkarmıştım. lise bir. bir aşk şarkısıydı sanki dinlediğim, yalnızlık şarkısıydı aynı zamanda.
iki yıl sonra, özgürlüğe kaldırdığım yumruğumu pankartın ardına gizlediğim zamanlarda, kapağını gizlemek için gazeteyle kapladığım kitabımı okurken kulaklıklarımdan hangi tarafta olduğumu, kendimi neye adayacağımı anlatıyordu bana aynı şarkı.
üniversitedeyken katıldığım en kısa ve en uzun konserde bu kez anlamlı olan şarkı değil, yine gitarının telini koparan derya ve dostlarına olan sevgimdi. gırtlağımız acıyana kadar, bağıra bağıra, hep bir ağızdan söylediğimiz o cümlelerle stadyumdaki herkese olan sevgim. evet, kafam çok güzeldi.
mezuniyet koşuşturmacasındayken de dinliyordum aynı şarkıyı, proje hazırlarken bilgisayarımda. neleri yitirdiğimi, nerede olmadığımı, olamadığımı ve içimdeki boşluğu anlatıyordu bu kez. dışındaydım çemberin ve bana kalan sadece şiirler, şarkılardı.
bugün bu şarkıyı metroda nişanlımın kulağına fısıldayarak söylerken hissettiklerimse, hepsiydi. ilk aşkım, son aşkım, umudum, yalnızlığım, umutsuzluğum, dostlarım, sevgim, özlemim ... sevgim ve özlemim en çok.
bu şarkı benim için yaşamaya değen her şeyin şarkısıydı. içimi ısıtan ve yokluğunda dişlerimi titreten her şeyin şarkısı:
atatürk kültür merkezi'nin bahçesinde, derme çatma bir çadırın altındaki derya'nın gitarının telinin kopuşunu, ilk platonik aşkın içimden kopuşunu anımsadım. anneme göstermeden ağlayabilmek için kaküllerimi kulaklarımın arkasından gözlerimin önüne çıkarmıştım. lise bir. bir aşk şarkısıydı sanki dinlediğim, yalnızlık şarkısıydı aynı zamanda.
iki yıl sonra, özgürlüğe kaldırdığım yumruğumu pankartın ardına gizlediğim zamanlarda, kapağını gizlemek için gazeteyle kapladığım kitabımı okurken kulaklıklarımdan hangi tarafta olduğumu, kendimi neye adayacağımı anlatıyordu bana aynı şarkı.
üniversitedeyken katıldığım en kısa ve en uzun konserde bu kez anlamlı olan şarkı değil, yine gitarının telini koparan derya ve dostlarına olan sevgimdi. gırtlağımız acıyana kadar, bağıra bağıra, hep bir ağızdan söylediğimiz o cümlelerle stadyumdaki herkese olan sevgim. evet, kafam çok güzeldi.
mezuniyet koşuşturmacasındayken de dinliyordum aynı şarkıyı, proje hazırlarken bilgisayarımda. neleri yitirdiğimi, nerede olmadığımı, olamadığımı ve içimdeki boşluğu anlatıyordu bu kez. dışındaydım çemberin ve bana kalan sadece şiirler, şarkılardı.
bugün bu şarkıyı metroda nişanlımın kulağına fısıldayarak söylerken hissettiklerimse, hepsiydi. ilk aşkım, son aşkım, umudum, yalnızlığım, umutsuzluğum, dostlarım, sevgim, özlemim ... sevgim ve özlemim en çok.
bu şarkı benim için yaşamaya değen her şeyin şarkısıydı. içimi ısıtan ve yokluğunda dişlerimi titreten her şeyin şarkısı:
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar