bugün
- osuruktan şiirler22
- sarı torba8
- bebek katili öcalan5
- nasıl birisiniz6
- hayatın kuralları11
- alttaki yazara motto ver4
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- bir yazarı savunmak7
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti2
- çalışmadan para kazanmak6
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- velvet27
- amedspor7
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- nasıl zengin olunur4
- mutlu ama uzak olsun5
- serfoş yuzır3
- özlediniz mi beni7
- bir odanın düşündürdükleri2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- seri gizli artı oy veren melek7
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- karı kıza para yedirir misiniz5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- porno entelektüelliği2
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- mor semsiyeli yabanci8
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- evliliğin anlamı13
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- acı gerçekler3
- sözlük çok bozuldu monşer2
- fosur fosur osurmak2
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- anın görüntüsü34
- yatarken surata telefonu düşürmek2
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- ütopyalar güzeldir2
- buddy dude4
- kedi4
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- pizza yemek2
haklı ya da haksız yere fiziksel şiddetle karşılaşmanın en hayvani boyutuna dayak yemek denir.
yemedim de az kaldı çok da güzel yiyecektim. en azından bir yumruk gelirdi.
şimdi bilenler bilir, bilmeyenlere de lazım değil zaten. olayı anlatabilmek için söylüyorum. havaalanında çalışıyordum. daha yeni açılmıştı birkaç sene önce. daha doğrusu bina değişti. neyse bagajlar filan gelmiyor hak getire, hani bir yarım saat beklemek filan değil bayaa bayaa gelmiyor. biz fakirler de mecbur yolculara ık bık yapa yapa ha şimdi gelecek, eli kulağında indirmişler uçaktan, hah geldiii...derken bir anda bekleyen yolcular üzerimize üzerimize gelmeye başladı. hem yutkunuyoruz hem hala anlatmaya çabalıyoruz. normalde 5 kişiysek iki tanesi fırsat bu fırsat kaçmış "ben bir bagajlar geliyor mu bakayım" diye. prr...ara ki bulasın.
ben zavallım ofiste ha gayret uğraşıyorum. salonun kapısı da ofisin uzağında ve tam karşısında. yolcu da gelmiş (bu öyle teslim almaya gelmiş sırf) kapıya doğru çıkmaya yeltendim alayım diye. bırakmıyor ki kapıdaki illa eşlik edeceğiz.
tam çıkmaya yeltendim ofisten, amcamın bir tanesi "hooop nereye" diye çıkışmaz mı. o sinirle "kaçmıyoruz ya" filan demiş bulundum. halen söyleniyor. ben de söyleniyorum
buraya kadar dayak riski yok.
lakin tam kapıya yaklaşırken ben biraz daha kabalaştım. o sırada bagajını beklemekten bitap düşmüş bir abla "sen ne diyorsun" dedi. sana demedim dedim ben de. hayatta da sen diye konuşmam fakat o dönemki korkunç ortam insanı katil eder.
neyse akrabasıymış o amca bunların. okurlarsa filan kusura bakmasınlar. oldu öyle.
sonra zaten ofisin oraya gelip pataklamak için küçük bir girişimde de bulundular ama dövemediler.
dayak insanca değildir. dövmeyin. *
şimdi o zamanlarda dayanamayarak laf soktuğum, içimden küfür ettiğim, kendimden nefret ettirdiğim tüm insanlardan özür diliyorum. *.
yemedim de az kaldı çok da güzel yiyecektim. en azından bir yumruk gelirdi.
şimdi bilenler bilir, bilmeyenlere de lazım değil zaten. olayı anlatabilmek için söylüyorum. havaalanında çalışıyordum. daha yeni açılmıştı birkaç sene önce. daha doğrusu bina değişti. neyse bagajlar filan gelmiyor hak getire, hani bir yarım saat beklemek filan değil bayaa bayaa gelmiyor. biz fakirler de mecbur yolculara ık bık yapa yapa ha şimdi gelecek, eli kulağında indirmişler uçaktan, hah geldiii...derken bir anda bekleyen yolcular üzerimize üzerimize gelmeye başladı. hem yutkunuyoruz hem hala anlatmaya çabalıyoruz. normalde 5 kişiysek iki tanesi fırsat bu fırsat kaçmış "ben bir bagajlar geliyor mu bakayım" diye. prr...ara ki bulasın.
ben zavallım ofiste ha gayret uğraşıyorum. salonun kapısı da ofisin uzağında ve tam karşısında. yolcu da gelmiş (bu öyle teslim almaya gelmiş sırf) kapıya doğru çıkmaya yeltendim alayım diye. bırakmıyor ki kapıdaki illa eşlik edeceğiz.
tam çıkmaya yeltendim ofisten, amcamın bir tanesi "hooop nereye" diye çıkışmaz mı. o sinirle "kaçmıyoruz ya" filan demiş bulundum. halen söyleniyor. ben de söyleniyorum
buraya kadar dayak riski yok.
lakin tam kapıya yaklaşırken ben biraz daha kabalaştım. o sırada bagajını beklemekten bitap düşmüş bir abla "sen ne diyorsun" dedi. sana demedim dedim ben de. hayatta da sen diye konuşmam fakat o dönemki korkunç ortam insanı katil eder.
neyse akrabasıymış o amca bunların. okurlarsa filan kusura bakmasınlar. oldu öyle.
sonra zaten ofisin oraya gelip pataklamak için küçük bir girişimde de bulundular ama dövemediler.
dayak insanca değildir. dövmeyin. *
şimdi o zamanlarda dayanamayarak laf soktuğum, içimden küfür ettiğim, kendimden nefret ettirdiğim tüm insanlardan özür diliyorum. *.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar