bugün

ankara

kedidir kedi. şehir sınırlarından içeri girer girmez insanın üzerine atlamaz. kolay sevdirmez kendini. yabanidir. uzaktan uzağa süzer, gelecek zannedersin, kafasını çevirir gider. karanlıktır, kirlidir. sanki her an hayatın anlamını düşünür, dünyanın bütün acılarını omuzlarında taşıyor gibidir. mağrurdur, sırnaşmaz. Halihazırda yağmuru, ayazı, bunalımı seven biriyseniz çabuk alışır, geh pisi pisi yaparken bulursunuz kendinizi.Ufak ufak yanaşır, zamanla alışır size.Yok ben o adam değilim diyorsanız, kurumak bilmeyen sokaklarında iliklere kadar işleyen soğuktan şikayet etmemeyi öğrenmek zorundasınız. Kahırlı günlerinize bir miktar kara bulutun, biraz soğuğun ve bolca kasvetin ne kadar yakıştığını görmeye, dışarda lapa lapa kar yağarken sahafın tekinin penceresinden şehir telaşını izlemeyi sevmeye başladınız mı, tamamdır. içinizdeki sesi susturmak güçtür artık. Ben, galiba seviyorum lan bu şehri der kurtulursunuz. Ankara çoktan bacaklarınızın arasında dolaşmaya tüylerini sürte sürte mırlamaya, miyavlamaya başlamıştır.
© copyright 2005 - 2026