bugün
- atatürk ü sevme zorunluluğu11
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- sözlüğün en masum yazarları16
- pandela 36
- bu olaylar neden hep benim başıma geliyor4
- yeni gelen trolleri bik bik'e havale etmek5
- arkadaşlar larissa kim12
- hoşçakal uludağ sözlük7
- uludağ sözlük size ne kattı19
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- mercimek çorbası içen kadın3
- mekanda patronu tanıdığını belli etme hevesi4
- atatürk ün çocuk yapmamasının sebepleri3
- fusya semsiyeli yabanci28
- en iyi dizi film karakterleri4
- sözlükteki gammazlar lobi si12
- arnavut mehmet akif in şiirinin milli marş olması4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür3
- karton toplayan çingene6
- atatürk 12 adayı ve musulu neden bıraktı sorunsalı4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi9
- sözlüğün deli kaynaması4
- atatürk ü sevmediğini belirtme gereği4
- uludağ sözlüğün ikiye bölünmesi4
- başka kırbaç yemek isteyen var mı6
- istiklal marşı nda türk kelimesinin geçmemesi2
- türkiye8
- recep tayyip erdoğan10
- her genç kızın rüyası zetina dikiş makinesi2
- nissan altima2
- ay diyen lülüklü2
- nervio23
- may parker4
- türklerin soykırımdaki ustalığı4
- larisalisa8
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- fetöcülerin sızmadıkları alanlar4
- bir kadını taşımanın zorluğu3
- sözlükteki lobicilik faaliyetleri5
- hemşehri dayanışması4
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler9
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız2
- uber eats2
- sözlüğün en normal yazarları2
- mika raun ile sevişir misiniz2
- kırbacı ile adalet dağıtan yakışıklı4
- akşam serinliği2
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye3
ağlattın ya bizi gene. yapma böyle temelkuran.
(ya adalet ya kıyamet)
Geleceğin şifresi isyanda kavgada sosyalizmde
Direnişçi Gençlik in dev pankartının altında genç kızlar, çene kemikleri çıkacak gibi bağırıyorlar. Onların arkasından Nurtepe yazılı atkılarını sallaya sallaya, sanki bir futbol takımının genç taraftarlarıymış gibi görünen, esmer çocuklar bağıra bağıra, gülerek geliyor:
Titre oligarşi Devrimtepe geliyor!
Arkasından Bandista grubu çıkıyor ortaya:
Haydi Barikata! Emek, isyan özgürlük!
Onlar bitiyor, gözünü sevdiğimiz Beşiktaş Çarşı başlıyor, futbol makamında:
Cemaat bize şifre versene, şifre versene!
Ve elbette:
Zıpla! Zıpla! Zıplamayan faşisttir!
Her şeyimiz nedir?
Arkasından evleri yıkılanlar, sonra nehirleri çalınanlar, yanında taşeronlaştırılanlar, öte yanda madenlerde ölenler, bu yanda dilini konuşamayanlar, Ermeniler, Parti Cephe nin asker adımları, Devrimci Yol un yıldızlı yumruklu pankartı ve daha neler neler. Dev bir pankartı taşıyan ve iki kişiden oluşan hayvan hakları grubundan, binlerce kişilik DiSK e, seks işçilerinden maden işçilerine ve hatta Ahmet Şık ın kitabının adıyla (O lum seni pankart yapmışlar!) yapılan pankartları taşıyanlara kadar bütün renkleriyle memleketim Taksim Meydanı nda. Sabah görmüştüm en son platformun önündeki yazıyı:
Futbol sen bizim her şeyimizsin!
Yazı, giderek insanlarla, pankartlarla ve sloganlarla kapanıyor. insanlar, her şeylerinin birbirleri olduğunu anlayana kadar doluyor meydan.
Yoksullar gelince
Şehir içine kaçmış sanki, bütün dükkânlar kapalı. Dünyanın her yerinde olduğu gibi yoksullar tepelerden düze aktığında şehir gözlerini kapatıyor istanbul da. Starbucks ta oturup 1 Mayıs ı izleyenler var. Starbucks ın önünde tabandan tavana, kalın demir parmaklıklar. Yepyeni. içeridekiler bir kafese kapatılmış gibi görünüyorlar. Sanki yoksullar, onların önlerinden geçip bu farklı türdeki canlıları inceliyorlar.
Zaman tüneli
Kortejleri baştan sona doğru yürüyorum. Zamanın tünelinden geçer gibi... Kız çocukları var annelerinin ellerinden tutmuş. Yürüyenleri, koşanları, sonra duranları izliyorlar, ellerinde küçük bayraklar. Bir zaman ben de yapmıştım böyle. Yürüyüşte çocuklar bağırıyor şimdi:
Duruyoruz arkadaşlar! Koşuyoruz arkadaşlar!
Böyle böyle büyüyüp 16 yaşına gelmiştim. Hiç yaşamadığım haksızlıklar için ağlamıştım Deniz i, Yusuf u ve Hüseyin i okurken Erdal Öz ün kaleminden. Şimdi bağırıyor 16 yaşında çocuklar:
Deniz, Hüseyin Ulaş! Kurtuluşa kadar savaş!
Sonra Geçse de yolumuz bozkırlardan demişti Yeni Türkü, biraz büyümüştüm, üniversitede Ankara daydım, denizlere çıkar sokaklar diyordum. Alanda çalıyor yine o şarkı, denize çıkıyor sokaklar istanbul da.
Sonra kerelerce solun parçalanmasını, yılmasını, bıktırmasını izledim bu yaşıma kadar. Bunları düşünüyordum işte, kortej beni geçip alana yürüyordu. Genç bir kız elinde tuttuğu bayrağı yüzüme doğru savurdu, kızıl bayrak üzerinde Deniz in yüzü yüzüme değdi. Dedim ki o zaman, yaşamadığın haksızlığa ağlayabiliyorsan, yani anlıyorsan, sen de sevinebilirsin Deniz in dev posterini gördüğünde alanda. Çünkü o zaman boşuna ölmemiş olur çocuklar. insanlara, insanlığa bir kere daha güvenirsin. O kadar acı bir gün böyle insanlar alanlarda şarkılar söyleyebilsin diye çekilir.
Beş yıl sonra
Liseliler... Hep liseliler. Öylesine öfkeliler. Yeni bir kuşak geliyor, hatırlarsınız bu dediğimi beş yıl sonra. Beş yıl veriyorum, görürsünüz. Çünkü onlar birey olmanın önemli bir parçasının örgütlü olmak olduğunun farkına varmışlar. Onlar ablaları, ağabeyleri gibi değiller. Mavi, yeşil saçları ve dövmeleri var. Sevgililerinin elinden tutup yürüyorlar. Yazıyorum buraya, eğer işler yolunda giderse beş yıl sonra Türkiye de 68 var!
Grup Yorum un bir üyesi alana bakıp canlı yayında Hayalini kurduğumuz günün provası gibi dedi. Ne acayip biraz önce Taksim in göbeğinde Dağlara gel dağlara diye türkülerini söylüyorlar, Kürtçe sloganlar atılıyor ve kimse ölmüyordu. Zaman ne tuhaf geçiyordu ve Parti Cephe nin pankartında Taksim i biz aldık, onlar vermediler yazıyordu. Çünkü beyaz tülbentli kadınlar, ellerinde ölmüş oğullarının ve kızlarının yüzleriyle geçiyor, oğullar ve kızlar 1 Mayıs alanına giriyordu. O yüzler, yürümekte olan genç yüzlere değiyor ve yeni çocuklar, onların ve kendilerinin yaşadığı haksızlıklar için şehrin ortasında bağırıyordu:
Ya adalet ya kıyamet!"
(ya adalet ya kıyamet)
Geleceğin şifresi isyanda kavgada sosyalizmde
Direnişçi Gençlik in dev pankartının altında genç kızlar, çene kemikleri çıkacak gibi bağırıyorlar. Onların arkasından Nurtepe yazılı atkılarını sallaya sallaya, sanki bir futbol takımının genç taraftarlarıymış gibi görünen, esmer çocuklar bağıra bağıra, gülerek geliyor:
Titre oligarşi Devrimtepe geliyor!
Arkasından Bandista grubu çıkıyor ortaya:
Haydi Barikata! Emek, isyan özgürlük!
Onlar bitiyor, gözünü sevdiğimiz Beşiktaş Çarşı başlıyor, futbol makamında:
Cemaat bize şifre versene, şifre versene!
Ve elbette:
Zıpla! Zıpla! Zıplamayan faşisttir!
Her şeyimiz nedir?
Arkasından evleri yıkılanlar, sonra nehirleri çalınanlar, yanında taşeronlaştırılanlar, öte yanda madenlerde ölenler, bu yanda dilini konuşamayanlar, Ermeniler, Parti Cephe nin asker adımları, Devrimci Yol un yıldızlı yumruklu pankartı ve daha neler neler. Dev bir pankartı taşıyan ve iki kişiden oluşan hayvan hakları grubundan, binlerce kişilik DiSK e, seks işçilerinden maden işçilerine ve hatta Ahmet Şık ın kitabının adıyla (O lum seni pankart yapmışlar!) yapılan pankartları taşıyanlara kadar bütün renkleriyle memleketim Taksim Meydanı nda. Sabah görmüştüm en son platformun önündeki yazıyı:
Futbol sen bizim her şeyimizsin!
Yazı, giderek insanlarla, pankartlarla ve sloganlarla kapanıyor. insanlar, her şeylerinin birbirleri olduğunu anlayana kadar doluyor meydan.
Yoksullar gelince
Şehir içine kaçmış sanki, bütün dükkânlar kapalı. Dünyanın her yerinde olduğu gibi yoksullar tepelerden düze aktığında şehir gözlerini kapatıyor istanbul da. Starbucks ta oturup 1 Mayıs ı izleyenler var. Starbucks ın önünde tabandan tavana, kalın demir parmaklıklar. Yepyeni. içeridekiler bir kafese kapatılmış gibi görünüyorlar. Sanki yoksullar, onların önlerinden geçip bu farklı türdeki canlıları inceliyorlar.
Zaman tüneli
Kortejleri baştan sona doğru yürüyorum. Zamanın tünelinden geçer gibi... Kız çocukları var annelerinin ellerinden tutmuş. Yürüyenleri, koşanları, sonra duranları izliyorlar, ellerinde küçük bayraklar. Bir zaman ben de yapmıştım böyle. Yürüyüşte çocuklar bağırıyor şimdi:
Duruyoruz arkadaşlar! Koşuyoruz arkadaşlar!
Böyle böyle büyüyüp 16 yaşına gelmiştim. Hiç yaşamadığım haksızlıklar için ağlamıştım Deniz i, Yusuf u ve Hüseyin i okurken Erdal Öz ün kaleminden. Şimdi bağırıyor 16 yaşında çocuklar:
Deniz, Hüseyin Ulaş! Kurtuluşa kadar savaş!
Sonra Geçse de yolumuz bozkırlardan demişti Yeni Türkü, biraz büyümüştüm, üniversitede Ankara daydım, denizlere çıkar sokaklar diyordum. Alanda çalıyor yine o şarkı, denize çıkıyor sokaklar istanbul da.
Sonra kerelerce solun parçalanmasını, yılmasını, bıktırmasını izledim bu yaşıma kadar. Bunları düşünüyordum işte, kortej beni geçip alana yürüyordu. Genç bir kız elinde tuttuğu bayrağı yüzüme doğru savurdu, kızıl bayrak üzerinde Deniz in yüzü yüzüme değdi. Dedim ki o zaman, yaşamadığın haksızlığa ağlayabiliyorsan, yani anlıyorsan, sen de sevinebilirsin Deniz in dev posterini gördüğünde alanda. Çünkü o zaman boşuna ölmemiş olur çocuklar. insanlara, insanlığa bir kere daha güvenirsin. O kadar acı bir gün böyle insanlar alanlarda şarkılar söyleyebilsin diye çekilir.
Beş yıl sonra
Liseliler... Hep liseliler. Öylesine öfkeliler. Yeni bir kuşak geliyor, hatırlarsınız bu dediğimi beş yıl sonra. Beş yıl veriyorum, görürsünüz. Çünkü onlar birey olmanın önemli bir parçasının örgütlü olmak olduğunun farkına varmışlar. Onlar ablaları, ağabeyleri gibi değiller. Mavi, yeşil saçları ve dövmeleri var. Sevgililerinin elinden tutup yürüyorlar. Yazıyorum buraya, eğer işler yolunda giderse beş yıl sonra Türkiye de 68 var!
Grup Yorum un bir üyesi alana bakıp canlı yayında Hayalini kurduğumuz günün provası gibi dedi. Ne acayip biraz önce Taksim in göbeğinde Dağlara gel dağlara diye türkülerini söylüyorlar, Kürtçe sloganlar atılıyor ve kimse ölmüyordu. Zaman ne tuhaf geçiyordu ve Parti Cephe nin pankartında Taksim i biz aldık, onlar vermediler yazıyordu. Çünkü beyaz tülbentli kadınlar, ellerinde ölmüş oğullarının ve kızlarının yüzleriyle geçiyor, oğullar ve kızlar 1 Mayıs alanına giriyordu. O yüzler, yürümekte olan genç yüzlere değiyor ve yeni çocuklar, onların ve kendilerinin yaşadığı haksızlıklar için şehrin ortasında bağırıyordu:
Ya adalet ya kıyamet!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar