bugün
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı9
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları3
- nev4
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması14
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat40
- serdar ortaç'ın sahneye sarhoş çıkması3
- 2006'nın 20 sene önce olması3
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler8
- sabah programları4
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız10
- lüks mekanda fotoğraf çektiren 2 lig futbolcusu2
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri4
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik4
- futbol18
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- şu an ne isterdin14
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı19
- sürpriz yumurta2
- cadılar bayramında cadı kesmek4
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- beşiktaş14
- adana da borçlu oğullarını bagaja koyma olayı2
- crystal palace9
- çocukluk arkadaşlığı7
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- yılmaz erdoğan6
- uefa avrupa ligi2
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela2
- avrupa11
- türk erkekleri2
- dünya4
- israil de eski generalin netanyahu planı2
- azrail'in görüldüğü an4
- fransa13
- soner sarıkabadayı3
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- açım aç9
- görükle'deki benzin istasyonundaki market2
- engin altan düzyatan3
- yulaf lapası vs tost11
- fon vurgunu54
- cep telefonu26
- tuvalet kağıdını ters takanlar ruh hastası mı2
- nokia22
- ekonomi6
- istanbul7
- ığdır'ın baş harfi ığdır2
- bir beden küçük kıyafet almak7
- herkes nerde4
Lût Aleyhisselâm, Ürdün ile Filistin arasındaki bir kavme peygamber gönderilmiştir.
Kur'ân-ı kerim'de ismi bildirilen peygamberlerdendir. ibrâhim aleyhisselâmın kardeşinin oğludur. ibrâhim aleyhisselâm ve ona inananlarla birlikte Nemrûd'un memleketinden hicret edip Şam'a geldikten sonra, Lût gölü yakınındaki Sedûm şehri halkına peygamber gönderildi. insanlara ibrâhim aleyhisselâmın dinini tebliğ etti. ibrâhim aleyhisselâmla birlikte Bâbil'den hicret edip, Şam diyârına geldikleri zaman Cebrâil aleyhisselâm gelerek Lût gölü civÂrındaki Sedûm bölgesi ahâlisine peygamber olarak gönderildiğini bildirdi. ibrâhim aleyhisselâmdab ayrılarak Sedûm bölgesine gitti. Bu bölgede ahlâksız ve sapık bir millet türemişti. Putlara tapıyorlar, soygun yapıyorlar, zayıfları eziyorlardı. iğrenç olan livata (homoseksüellik; bugün tedâvisi mümkün olmayan AIDS hastalığına sebep olan cinsi sapıklık) yapıyorlardı. Lût aleyhisselâm onları çirkin işlerden menedip, doğru yola dâvet etti. Bu husus Kur'ân-ı kerimde Şuarâ sûresi 161- 164. âyetlerde meâlen şöyle bildirilmektedir. : "Kardeşleri Lût onlara: Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş emin, güvenilir bir peygamberim. Artık Allah'tan korkun ve bana itâat edin! Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbine âittir, dedi. " Sedum halkı hazret-i Lût'un dâvetine uymadılar. isyân edenler arasında kendi hanımı da vardı. O da kocası hazret-i Lût'a inanmamıştı. Kâfirlerle bir olup, ona ihânet etmişti. Bu azgın ve cinsi sapıklıkla uğraşan kavim, imân etmedikleri gibi hazret-i Lût'u ve ona inananları memleketlerinde kovmaya kalkıştılar. Lût aleyhisselâm bu kavme nasihat edip, doğru yola dönmezlerse Allahü teâlânın azâbına uğrayacaklarını bildirdi. Buna rağmen isyândan ve fuhuştan vazgeçmediler. Hattâ hazret-i Lût'a "Doğru sözlü isen bahsettiğin azâbı getir de görelim" dediler. Sapık kavmin isyânının gittikçe artması üzerine Allahü teâlâ onları cezâlandırmak için melekler görevlendirdi. Bu melekler Cebrâil, Mikâil, Azrâil aleyhisselâm bir rivâyete göre de Cebrâil aleyhisselâm ile birlikte on iki melekti. Melekler önce ibrâhim aleyhisselâma uğrayıp, kendisine bir oğlan evlâdı (hazret-i ishâk) verileceğini müjdelediler ve azgın Sedum halkını helâk etmek üzere geldiklerini söyleyip ayrıldılar. Öğle veya akşam vakti Sedum beldesine gidip hazret-i Lût'u buldular. Melekler nûr yüzlü genç delikanlı sûretinde hazret-i Lût'un evine gelince hazret-i Lût'un isyankâr hanımı, durumu azgın Sedum halkına bildirdi. Azgın Sedum halkı hazret-i Lût'un evinin etrâfını sarıp misâfirlerini bize teslim et diyerek musallat olmaya kalkıştılar. Hazret-i Lût onlara nasihat ettiyse de dinlemeyip kapıyı zorladılar. Bunun üzerine melekler: "Ey Lût! Gerçekten biz Rabbinin elçileriyiz. Kalbini onlardan gelecek bir korku ve zarar ile meşgul etme. Onlar sana aslâ dokunamazlar. Cebrâil aleyhisselâm dedi ki, hemen gecenin bir kısmında ev halkınla çık git veiçimizden hiçbiri geri kalmasın, ancak hanımın hâriç, çünkü kavmine isâbet edecek azâb ona da gelecektir. Onların helâk zamânı sabah vaktidir."
Azgın kavim içeri girmek için kapıyı kırınca Cebrâil aleyhisselâm; "Ey Lût kapıyı aç ve geriye çekil gelsinler dedi. Lût aleyhisselâm kapıyı açıp geri çekildi. Cebrâil aleyhisselâm kanadını önlerine gerdi ve içeriye hücum eden azgınların gözleri âniden kör oldu, bunun üzerine şaşkın şaşkın kaçışmaya başladılar. Bu husus Kur'ân-ı kerim'de Kamer sûresi 44. âyette meâlen şöyle bildirilmektedir: "Lût'tan kavmi, misâfir melekleri istediler! Hemen biz onların gözlerini kör ettik. (Anadan doğma gibi kör oldular) işte azâbımı ve tehditlerimin âkıbetini tadın dedik. " Lût aleyhisselâm kendine tâbi olanlarla geceleyin Sedum beldesinden ayrılıp Sa'r şehrine gitti. Cebrâil aleyhisselâm Sedum beldesini kanadıyla alt üst etti. Üzerlerine şiddetli taş yağmaya başladı, nihâyet hepsi helâk olup gitti. Bu hususta Kur'ân-ı kerim'in Kamer sûresi 38. âyet-i kerimesinde meâlen; "Celâlim hakkı için, bir sabah vakti devamlı bir azâb onları bastırıverdi. " Ve Hicr sûresi 73- 74- 75. âyetlerde de; "Nihâyet onları güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü yakalayıverdi. Hemen şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taş yağdırdık. Elbette bunda keskin anlayışlar için ibret alâmetleri var. " buyrulmaktadır. Lût'un aleyhisselâm kavminin yaşadığı ve helâk oldukları topraklar Kur'ân-ı kerimde alt-üst olan memleket mânâsına gelen "El-mü'tefikât" şeklinde zikredilmiştir. Sedum beldesi alt-üst olduktan sonra kaynarsular fışkırıp göl hâline geldi. Bu gün bu bölge, Lût Gölü adıyla anılmaktadır. Yahûdi kaynaklarında ise bu belde (sodom) ismiyle geçmektedir. Lût aleyhisselâm, kavminin helâkınden sonra, Şam bölgesine gidip, amcası ibrâhim'in (aleyhisselâm) yanında yedi sene kaldı. Sonra Hicâz'a gidip, seksen yaşında iken orada vefât etti. Kabrinin, ibrâhim aleyhisselâmın kabrinin de bulunduğu Filistin'deki Halilürrahmân'da veya Mekke-i mükerremede Kâbe yanında Hatim denilen yerde olduğu rivâyet edilir. Kur'ân-ı kerim'de yirmi yedi âyette Lût aleyhisselâmdan bahsedilmektedir.
Mûcizeleri:
1-Bulutsuz yağmur yağdırmıştır. Kavmini doğru yola dâvet ettiği vakit, mûcize olarak bulutsuz yağmur yağdırmasını istediler. Duâsı kabul olunup, elleriyle göğe işâret etmesi vahyedildi. Göğe işâret edince yağmur yağmaya başladı. 2-Duâsı bereketiyle otsuz bir dağda ot bitmiştir. Kavmi Lût aleyhisselâmın koyunlarını otsuz bir dağa toplayıp başka yere salmadılar. Hayvanlar açlıktan telef olmaya başlamıştı. Hazret-i Lût kuruyan dağda ot bitmesi için duâ etti ve yemyeşil otlar bitti. Azgın kavmin koyunları o dağdan otlasa hemen ölürdü. Bu mûcizesi ile kırk kişi imân etmiştir. 3- Taşlar, çakıllar ve kum tâneleri, Lût aleyhisselâm ile konuşmuşlardır. Kavmininisyânı üzerine taş parçaları dile gelip, "Kavminin imân etmiyeceği sizce muhakkak ise cenâb-ı Hakk'a duâ et, onları yakmak için bizi ateş eylesin. " dediler. 4-Kavmi, ona eziyet vermek için üzerine ufak taşlar atardı. Allahü teâlânın koruması ile hiçbiri ona dokunmazdı. 5- Üzerine yattığı taşlar döşek gibi yumuşak olmuştur. Kavmi, kendisini öldürmek için karar verince ilâhi emre uyarak onlardan uzaklaşıp bir dağa gitti. Çok yorulduğundan bir yerde uyuyup kalmıştı. Peşinden gelen yedi kişi, onu gördüklerinde sırt üstü yatmış, altında bulunan taşlar döşek gibi yumuşayıp çukurlaşmıştı. Onu tâkip eden yedi kişi bu hâli görünce imân etmiştir. 6-Lût aleyhisselâm çok uzak yerlerde olan şeyleri görüp haber verirdi. Çocuğu kaybolan biri gelip, nerede olduğunu sorunca duâ etti. Allahü teâlâ da ona bildirdi. O da, çocuğun olduğu yeri söyledi.
Ahmed bin Hanbel ve ibn-i Mâce'nin bildirdikleri hadis-ü şeriflerde, peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Lût kavmi hakkında buyurdu ki: On şet vardır ki Lût kavmi onları yapmış ve o yüzden helâk edilmiştir. Ümmetim ise onlara bir de kendisi katar. Bunlar; livâta (erkek erkeğe münâsebet), fındık gibi taşları sapanla atmak, güvercinle (kumar) oynamak, def çalmak, (kadınlar için düğünlerde ruhsat vardır) içki içmek, (özürsüz) sakal kesmek, (emredilenden fazla) bıyık uzatmak, ıslık çalmak, el çırpmak, (erkekler için) ipek gömlek giymek bir tâne de ümmetim ilâve eder ki; o da kadın kadına münâsebette bulunmaktır. Lû kavminin işini (livâta) yapan mel'undur. Benden sonra ümmetim hakkında en korktuğum şey Lût kavminin yaptığını yapmalarıdır.
kaynak:
http://www.uykucu.org/sho...88516cd4ac431d0&t=580
Kur'ân-ı kerim'de ismi bildirilen peygamberlerdendir. ibrâhim aleyhisselâmın kardeşinin oğludur. ibrâhim aleyhisselâm ve ona inananlarla birlikte Nemrûd'un memleketinden hicret edip Şam'a geldikten sonra, Lût gölü yakınındaki Sedûm şehri halkına peygamber gönderildi. insanlara ibrâhim aleyhisselâmın dinini tebliğ etti. ibrâhim aleyhisselâmla birlikte Bâbil'den hicret edip, Şam diyârına geldikleri zaman Cebrâil aleyhisselâm gelerek Lût gölü civÂrındaki Sedûm bölgesi ahâlisine peygamber olarak gönderildiğini bildirdi. ibrâhim aleyhisselâmdab ayrılarak Sedûm bölgesine gitti. Bu bölgede ahlâksız ve sapık bir millet türemişti. Putlara tapıyorlar, soygun yapıyorlar, zayıfları eziyorlardı. iğrenç olan livata (homoseksüellik; bugün tedâvisi mümkün olmayan AIDS hastalığına sebep olan cinsi sapıklık) yapıyorlardı. Lût aleyhisselâm onları çirkin işlerden menedip, doğru yola dâvet etti. Bu husus Kur'ân-ı kerimde Şuarâ sûresi 161- 164. âyetlerde meâlen şöyle bildirilmektedir. : "Kardeşleri Lût onlara: Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş emin, güvenilir bir peygamberim. Artık Allah'tan korkun ve bana itâat edin! Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbine âittir, dedi. " Sedum halkı hazret-i Lût'un dâvetine uymadılar. isyân edenler arasında kendi hanımı da vardı. O da kocası hazret-i Lût'a inanmamıştı. Kâfirlerle bir olup, ona ihânet etmişti. Bu azgın ve cinsi sapıklıkla uğraşan kavim, imân etmedikleri gibi hazret-i Lût'u ve ona inananları memleketlerinde kovmaya kalkıştılar. Lût aleyhisselâm bu kavme nasihat edip, doğru yola dönmezlerse Allahü teâlânın azâbına uğrayacaklarını bildirdi. Buna rağmen isyândan ve fuhuştan vazgeçmediler. Hattâ hazret-i Lût'a "Doğru sözlü isen bahsettiğin azâbı getir de görelim" dediler. Sapık kavmin isyânının gittikçe artması üzerine Allahü teâlâ onları cezâlandırmak için melekler görevlendirdi. Bu melekler Cebrâil, Mikâil, Azrâil aleyhisselâm bir rivâyete göre de Cebrâil aleyhisselâm ile birlikte on iki melekti. Melekler önce ibrâhim aleyhisselâma uğrayıp, kendisine bir oğlan evlâdı (hazret-i ishâk) verileceğini müjdelediler ve azgın Sedum halkını helâk etmek üzere geldiklerini söyleyip ayrıldılar. Öğle veya akşam vakti Sedum beldesine gidip hazret-i Lût'u buldular. Melekler nûr yüzlü genç delikanlı sûretinde hazret-i Lût'un evine gelince hazret-i Lût'un isyankâr hanımı, durumu azgın Sedum halkına bildirdi. Azgın Sedum halkı hazret-i Lût'un evinin etrâfını sarıp misâfirlerini bize teslim et diyerek musallat olmaya kalkıştılar. Hazret-i Lût onlara nasihat ettiyse de dinlemeyip kapıyı zorladılar. Bunun üzerine melekler: "Ey Lût! Gerçekten biz Rabbinin elçileriyiz. Kalbini onlardan gelecek bir korku ve zarar ile meşgul etme. Onlar sana aslâ dokunamazlar. Cebrâil aleyhisselâm dedi ki, hemen gecenin bir kısmında ev halkınla çık git veiçimizden hiçbiri geri kalmasın, ancak hanımın hâriç, çünkü kavmine isâbet edecek azâb ona da gelecektir. Onların helâk zamânı sabah vaktidir."
Azgın kavim içeri girmek için kapıyı kırınca Cebrâil aleyhisselâm; "Ey Lût kapıyı aç ve geriye çekil gelsinler dedi. Lût aleyhisselâm kapıyı açıp geri çekildi. Cebrâil aleyhisselâm kanadını önlerine gerdi ve içeriye hücum eden azgınların gözleri âniden kör oldu, bunun üzerine şaşkın şaşkın kaçışmaya başladılar. Bu husus Kur'ân-ı kerim'de Kamer sûresi 44. âyette meâlen şöyle bildirilmektedir: "Lût'tan kavmi, misâfir melekleri istediler! Hemen biz onların gözlerini kör ettik. (Anadan doğma gibi kör oldular) işte azâbımı ve tehditlerimin âkıbetini tadın dedik. " Lût aleyhisselâm kendine tâbi olanlarla geceleyin Sedum beldesinden ayrılıp Sa'r şehrine gitti. Cebrâil aleyhisselâm Sedum beldesini kanadıyla alt üst etti. Üzerlerine şiddetli taş yağmaya başladı, nihâyet hepsi helâk olup gitti. Bu hususta Kur'ân-ı kerim'in Kamer sûresi 38. âyet-i kerimesinde meâlen; "Celâlim hakkı için, bir sabah vakti devamlı bir azâb onları bastırıverdi. " Ve Hicr sûresi 73- 74- 75. âyetlerde de; "Nihâyet onları güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü yakalayıverdi. Hemen şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taş yağdırdık. Elbette bunda keskin anlayışlar için ibret alâmetleri var. " buyrulmaktadır. Lût'un aleyhisselâm kavminin yaşadığı ve helâk oldukları topraklar Kur'ân-ı kerimde alt-üst olan memleket mânâsına gelen "El-mü'tefikât" şeklinde zikredilmiştir. Sedum beldesi alt-üst olduktan sonra kaynarsular fışkırıp göl hâline geldi. Bu gün bu bölge, Lût Gölü adıyla anılmaktadır. Yahûdi kaynaklarında ise bu belde (sodom) ismiyle geçmektedir. Lût aleyhisselâm, kavminin helâkınden sonra, Şam bölgesine gidip, amcası ibrâhim'in (aleyhisselâm) yanında yedi sene kaldı. Sonra Hicâz'a gidip, seksen yaşında iken orada vefât etti. Kabrinin, ibrâhim aleyhisselâmın kabrinin de bulunduğu Filistin'deki Halilürrahmân'da veya Mekke-i mükerremede Kâbe yanında Hatim denilen yerde olduğu rivâyet edilir. Kur'ân-ı kerim'de yirmi yedi âyette Lût aleyhisselâmdan bahsedilmektedir.
Mûcizeleri:
1-Bulutsuz yağmur yağdırmıştır. Kavmini doğru yola dâvet ettiği vakit, mûcize olarak bulutsuz yağmur yağdırmasını istediler. Duâsı kabul olunup, elleriyle göğe işâret etmesi vahyedildi. Göğe işâret edince yağmur yağmaya başladı. 2-Duâsı bereketiyle otsuz bir dağda ot bitmiştir. Kavmi Lût aleyhisselâmın koyunlarını otsuz bir dağa toplayıp başka yere salmadılar. Hayvanlar açlıktan telef olmaya başlamıştı. Hazret-i Lût kuruyan dağda ot bitmesi için duâ etti ve yemyeşil otlar bitti. Azgın kavmin koyunları o dağdan otlasa hemen ölürdü. Bu mûcizesi ile kırk kişi imân etmiştir. 3- Taşlar, çakıllar ve kum tâneleri, Lût aleyhisselâm ile konuşmuşlardır. Kavmininisyânı üzerine taş parçaları dile gelip, "Kavminin imân etmiyeceği sizce muhakkak ise cenâb-ı Hakk'a duâ et, onları yakmak için bizi ateş eylesin. " dediler. 4-Kavmi, ona eziyet vermek için üzerine ufak taşlar atardı. Allahü teâlânın koruması ile hiçbiri ona dokunmazdı. 5- Üzerine yattığı taşlar döşek gibi yumuşak olmuştur. Kavmi, kendisini öldürmek için karar verince ilâhi emre uyarak onlardan uzaklaşıp bir dağa gitti. Çok yorulduğundan bir yerde uyuyup kalmıştı. Peşinden gelen yedi kişi, onu gördüklerinde sırt üstü yatmış, altında bulunan taşlar döşek gibi yumuşayıp çukurlaşmıştı. Onu tâkip eden yedi kişi bu hâli görünce imân etmiştir. 6-Lût aleyhisselâm çok uzak yerlerde olan şeyleri görüp haber verirdi. Çocuğu kaybolan biri gelip, nerede olduğunu sorunca duâ etti. Allahü teâlâ da ona bildirdi. O da, çocuğun olduğu yeri söyledi.
Ahmed bin Hanbel ve ibn-i Mâce'nin bildirdikleri hadis-ü şeriflerde, peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Lût kavmi hakkında buyurdu ki: On şet vardır ki Lût kavmi onları yapmış ve o yüzden helâk edilmiştir. Ümmetim ise onlara bir de kendisi katar. Bunlar; livâta (erkek erkeğe münâsebet), fındık gibi taşları sapanla atmak, güvercinle (kumar) oynamak, def çalmak, (kadınlar için düğünlerde ruhsat vardır) içki içmek, (özürsüz) sakal kesmek, (emredilenden fazla) bıyık uzatmak, ıslık çalmak, el çırpmak, (erkekler için) ipek gömlek giymek bir tâne de ümmetim ilâve eder ki; o da kadın kadına münâsebette bulunmaktır. Lû kavminin işini (livâta) yapan mel'undur. Benden sonra ümmetim hakkında en korktuğum şey Lût kavminin yaptığını yapmalarıdır.
kaynak:
http://www.uykucu.org/sho...88516cd4ac431d0&t=580
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar