bugün
- devletten başkasına güvenilmez11
- chatgptye penis fotoğrafını atmak15
- dinsize inanır mısın5
- yaz günü çay içme saçmalığı4
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması16
- haluk levent olayından çıkarılacak ders8
- elalemin derdi true olmuş2
- leopar olan sözlük yazarları2
- yapay zekanın öğretmenliği yok edecek olması3
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı5
- oğlak burcu kadını18
- haluk levent23
- muhafazakar kız için dine dönmek3
- telegram kullanan erkek3
- sevdam karadeniz dizisi2
- aykolikle site havuzuna girmek4
- saç boyama perileri3
- tango dersi alan urfalı teyze3
- ulupuanlar ahirette geçerli mi sorunsalı5
- abd'nin iran'ın 12 şehrine saldırması2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları29
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti7
- 18 temmuz 2026 taytlı valinin görevden alınması2
- m kemal'in manda ve himaye istediği iddiası3
- koç burcu kadını uyuzluğu3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak2
- chatgpt ile sohbet etmek9
- aptalları hipnotize etmek6
- web tasarım5
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- diamond bosphorus15
- en çok sevdiğiniz yazar19
- sadece arkadaşlarından mesaj alıyor4
- sözlük yazarlarının dondurmaları3
- bir kadınla deniz arasındaki benzerlik3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı15
- neden evleniyoruz sorusunun cevapsızlığı2
- hayatın güzel olması10
- atatürkçü sanatçı azlığı12
- yusuf tekin'in imamoğlu hakkındaki proje çıkışı3
- sözlüğün tanrıçası olmak20
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek8
- seni bütün sorunlarından kurtaracağım diyen erkek3
- gececi tayfa kezosu10
- 1 2 puretech5
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- okuduğum her romanda kendimi aradım ama bulamadım3
- hürmüz boğazı'na alternatif rotalar2
- gocu29
- ikizler burcu ve bipolar adam7
kendisi hakkında daha fazla yazıya rastlayacağımız türkiye nin mühim insanı. mühim fikri sabittir kafamda , değişmedi ve bu düşüncenin nasıl değişmediğini bugün umur talu bana tercüman olmuşcasına şöyle anlattı;
Henüz Yaşar'ken
Yaşar Kemal bu toprakların sesidir.
Bakın, şahsen sizin, benim, onun değil; bu vatanın sesidir.
Kabul etmeniz şart değildir, hele bir dinlersiniz.
Tek tek sizin, benim, onun, hepimizin, kimimizin notalarıyla, sözcükleriyle, fikirleriyle, renkleriyle, öyküleriyle, ezberleriyle uyuşması, örtüşmesi değildir önemli olan; o tek tek her birimiz ötesi bir sestir.
Bilim adamı, tarihçi, sosyolog, psikolog, iktisatçı, diplomat, siyasetçi değildir, uzman filan değildir; birisinin sözcüsü de değildir.
O kendi sesini verir; ama o ses birçoğumuzdan çok daha fazla yoğrulmuş ve yorulmuş, bu toprakların bir sesidir.
Kah bir yerdeki ağlamadır, kah bir kahkaha, kah başka bir yerdeki öfke, bazen sabah namazı, bazen eşkıya, bazen bir akşamın keyifli sofrası, bazen dokumacı kız, bazen pamuktaki ırgattır.
Tek tek her birimizin bildiği, bildiğini sandığı, sevdiği, kızdığı, alıştığı, karıştığı, yapıştığı ne varsa, muhtemeldir, belki hiç, belki tamı tamına uymaz.
Ama, bu toprakları en çok koklayan, o kokuyu yurdun her yanında dokuyan, çağlayıp bu topraklardan taşan, gazeteci gazeteci gezip gördüğü Anadolu'yu roman roman destanlaştıran, bu toprakları çok seven ve başka türlü sevdiren bir hissiyat adamıdır adamdır.
Yaşar Kemal, bu toprakların tüm köklerine dokunan, en azından hepsine uzanan bir ömrü hepimiz adına da taşıdığı için koca omuzlarında, farkında olmayız belki, ama kökten köke bir "yurttaşlık, kardeşlik" bağıdır; bir Türkiye dağıdır.
O yüzden, "Barış" derken söylediklerine ne kızın, ne de kalbindeki insancıllığı ezip kelimelerini istifleyerek bir şiddet ateşine odun kırın.
Şöyle bir şey mümkün:
Bugüne kadar öyle ya da böyle bildiklerimiz;
Şu veya bu şekilde düşündüklerimiz;
Öteki veya beriki biçimde ezberlediklerimiz; Aidiyetlerimiz, tabiiyetlerimiz, biatlarımız, kökenlerimiz, ekenlerimiz, biçenlerimiz dışında, azıcık durup nefes alarak, "Başka ne olabilir, ne yapılabilir, nasıl söylenebilir" diye düşünme zamanıdır belki.
Bildik seslerden farklı seslere, özenlere ihtiyaç vardır belki.
Bir iyilik, kardeşlik, barışıklık, akıllılık hali hepimize birden daha bir yakışacak, gözümüzü ve önümüzü daha bir başka açacaktır belki.
Medeniyetin tek dişlileri ile şiddetin azı dişleri arasında debelenen, hep kendi içinden, kendi sesinden, kendi nefesinden ürken, kırmızı çizgiler çizmekten ve onların çizilmesinden bitap düşen; en tehlikelisi de, ruhunu bölmenin kıyısına sürüklenmiş vatanın "hiçbirimizi" mutlu etmeyeceğinin farkına varabiliriz belki.
O yüzden, Yaşar Kemal, herkese benzemez; bu toprakların her köşesinden beslenen yürekten sesi ve bu toprakları da besleyen sevdalı nefesidir. Henüz Yaşar' ken; bir dinleyelim.
Sen de, Yaşar Ağabey; onca sözünün arasından "teröristgerilla" yı cımbızla seçip yarım akılları sıra seni "teşhir" edenleri iyi tanı da, bir daha "uluslararası" kürsülerine adım atarken daha sağlam basıver...
umur talu 15.01.2006 - sabah
Henüz Yaşar'ken
Yaşar Kemal bu toprakların sesidir.
Bakın, şahsen sizin, benim, onun değil; bu vatanın sesidir.
Kabul etmeniz şart değildir, hele bir dinlersiniz.
Tek tek sizin, benim, onun, hepimizin, kimimizin notalarıyla, sözcükleriyle, fikirleriyle, renkleriyle, öyküleriyle, ezberleriyle uyuşması, örtüşmesi değildir önemli olan; o tek tek her birimiz ötesi bir sestir.
Bilim adamı, tarihçi, sosyolog, psikolog, iktisatçı, diplomat, siyasetçi değildir, uzman filan değildir; birisinin sözcüsü de değildir.
O kendi sesini verir; ama o ses birçoğumuzdan çok daha fazla yoğrulmuş ve yorulmuş, bu toprakların bir sesidir.
Kah bir yerdeki ağlamadır, kah bir kahkaha, kah başka bir yerdeki öfke, bazen sabah namazı, bazen eşkıya, bazen bir akşamın keyifli sofrası, bazen dokumacı kız, bazen pamuktaki ırgattır.
Tek tek her birimizin bildiği, bildiğini sandığı, sevdiği, kızdığı, alıştığı, karıştığı, yapıştığı ne varsa, muhtemeldir, belki hiç, belki tamı tamına uymaz.
Ama, bu toprakları en çok koklayan, o kokuyu yurdun her yanında dokuyan, çağlayıp bu topraklardan taşan, gazeteci gazeteci gezip gördüğü Anadolu'yu roman roman destanlaştıran, bu toprakları çok seven ve başka türlü sevdiren bir hissiyat adamıdır adamdır.
Yaşar Kemal, bu toprakların tüm köklerine dokunan, en azından hepsine uzanan bir ömrü hepimiz adına da taşıdığı için koca omuzlarında, farkında olmayız belki, ama kökten köke bir "yurttaşlık, kardeşlik" bağıdır; bir Türkiye dağıdır.
O yüzden, "Barış" derken söylediklerine ne kızın, ne de kalbindeki insancıllığı ezip kelimelerini istifleyerek bir şiddet ateşine odun kırın.
Şöyle bir şey mümkün:
Bugüne kadar öyle ya da böyle bildiklerimiz;
Şu veya bu şekilde düşündüklerimiz;
Öteki veya beriki biçimde ezberlediklerimiz; Aidiyetlerimiz, tabiiyetlerimiz, biatlarımız, kökenlerimiz, ekenlerimiz, biçenlerimiz dışında, azıcık durup nefes alarak, "Başka ne olabilir, ne yapılabilir, nasıl söylenebilir" diye düşünme zamanıdır belki.
Bildik seslerden farklı seslere, özenlere ihtiyaç vardır belki.
Bir iyilik, kardeşlik, barışıklık, akıllılık hali hepimize birden daha bir yakışacak, gözümüzü ve önümüzü daha bir başka açacaktır belki.
Medeniyetin tek dişlileri ile şiddetin azı dişleri arasında debelenen, hep kendi içinden, kendi sesinden, kendi nefesinden ürken, kırmızı çizgiler çizmekten ve onların çizilmesinden bitap düşen; en tehlikelisi de, ruhunu bölmenin kıyısına sürüklenmiş vatanın "hiçbirimizi" mutlu etmeyeceğinin farkına varabiliriz belki.
O yüzden, Yaşar Kemal, herkese benzemez; bu toprakların her köşesinden beslenen yürekten sesi ve bu toprakları da besleyen sevdalı nefesidir. Henüz Yaşar' ken; bir dinleyelim.
Sen de, Yaşar Ağabey; onca sözünün arasından "teröristgerilla" yı cımbızla seçip yarım akılları sıra seni "teşhir" edenleri iyi tanı da, bir daha "uluslararası" kürsülerine adım atarken daha sağlam basıver...
umur talu 15.01.2006 - sabah
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar