bugün

serv i revan

osmanlı zamanında erkeğin uzun boylu sevgilisine hitap şeklidir. Nedim'in ünlü "serv-i revan" şiiri de vardır.
Sadabad ise sanırım Kağıthanedeki bölüme verilen ad. Şimdi bu bölümü "silivri" olarak değiştirsek fena olmaz. Malum Kanal istanbul . Kayıkta öpüşmek de serbest ..

Bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâşâde
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd'e
işte üç çifte kayık iskelede amade
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd'e.

Gülelim, oynayalım, kâm alalım dünyadan
Mâ-i tesnim içelim çeşme-i nev-peydadan
Görelim âb-ı hayat aktığın ejderhadan
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd'e

Geh varıp havz kenarında hirâman olalım
Geh gelip kasr-ı cinan seyrine hayran olalım
Gâh şarkı okuyup gâh gazelhan olalım
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd'e

izn alıp Cuma namazına deyu mâderden
Bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden
Dolaşıp iskeleye doğru nihan yollardan
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd'e

Bir sen ü bir ben ü bir de mutrib-i pakize-eda
iznin olursa eğer bir de Nedim-i şeyda
Gayrı yâranı bugünlük edip ey şuh feda
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd'e
© copyright 2005 - 2026