bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- en gey özelliğiniz10
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- bir kadının en güzel bölgesi8
- eski seni özlüyor musun6
- deri ceketli serseri5
- abd vizesi5
- dünyanın en güzel tatlısı8
- arkadaşlar bakar mısınız11
- caner taslaman7
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- dinsize inanır mısın17
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- bir gün öleceğini unutmak10
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- nasuh mahruki2
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- kültürün bireyi boğması4
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- gocu pandela barışı4
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- salak yazarlar7
- ioçke'nin elleri4
- geceye bir şarkı bırak23
- ses yakışıklılığı2
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- pandela6
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- gocu31
- bir insanda en sevilen özellik3
çatışmalarla dolu 2003 yapımı filmdir. fransa-kanada ortak yapımı olup yönetmenlik koltuğunda denys arcand oturmaktadır.
--spoiler--
Film Kanada'da bir hastane "koğuşu"nda açılıyor. Kanser hastası yaşlı Remy'i, eski karısı ile tartışırken buluyoruz. Oğlunun durumdan haberdar olduğunu ve Londra'dan geleceğini öğrenince suratını ekşitmesi bize pek ipucu vermese de esas memnuniyetsizlik kaynağını çok geçmeden söylüyor Remy : " Ne vardı hayatı boyunca iki kitap okusaydı? ". işte bu cümleyle bizi bekleyen karşılaştırmanın haberi veriliyor. 60'ların okuyan, düşünen, eşitlik sevdalısı nesli ile günümüzün "vakit nakittir" düsturu ile yaşayan nesli. Film ilerledikçe kazancı bol evlat babasının huzuru için en iyi yaptığı şeyi, paranın gücüyle sistemde ufak açıklar yaratmayı becerirken ,narkotik polisinden esrar alabileceği adres bulmak dahil, Remy ise durumdan içten içe hoşnut kalsa da doğru bildiğini söylemekten geri kalmıyor. Dakikalar ilerledikçe eski dostları, metresleri de bu son haftalara ortak oldukça sohbetler çoğalıyor, verilen mesaj sayısı artıyor, siz ise ekranda birbiri ardına sıralanan tespitleri yargılıyorsunuz. Remy' nin simgelediği "eşitlikçi-özgürlükçü" kesim, hastanedeki rahibe'nin simgelediği dini kesim ve oğul Sebastien'in üzerinden aktarılan kapitalist kesim fikir anlamında zıtlaştıkça, nesiller geçtikçe dünyaya egemen olan düzenin her yanı nasıl da kapladığına şahit oluyorsunuz. Nihai sistem haline gelen kapitalizmin, "az laf çok icraat" sloganına uygun şekilde, fikir üretmekten ziyade karşılaşılan zorlukları kestirme yoldan halledişi ile hayatı nasıl kolay avuçlarına aldığını anlıyorsunuz. Ve düşünce bazında kat be kat üstün olsa da hayata aktarılamayan fikirlerin bir adım öteye gidemediğini.
--spoiler--
Her bünyenin ilgisini çekecek bir film olmadığı aşikar, fakat "bakmak yerine görerek izleyenlerin" çok şey kazanacağı da açık.
referans alanlar için belirteyim, filmin imdb puanı 7,8.
alıntı ve daha fazlası için kaynak: http://antifa-kutay.blogspot.com/ ve/veya http://antifa-kutay.tumblr.com/ .
--spoiler--
Film Kanada'da bir hastane "koğuşu"nda açılıyor. Kanser hastası yaşlı Remy'i, eski karısı ile tartışırken buluyoruz. Oğlunun durumdan haberdar olduğunu ve Londra'dan geleceğini öğrenince suratını ekşitmesi bize pek ipucu vermese de esas memnuniyetsizlik kaynağını çok geçmeden söylüyor Remy : " Ne vardı hayatı boyunca iki kitap okusaydı? ". işte bu cümleyle bizi bekleyen karşılaştırmanın haberi veriliyor. 60'ların okuyan, düşünen, eşitlik sevdalısı nesli ile günümüzün "vakit nakittir" düsturu ile yaşayan nesli. Film ilerledikçe kazancı bol evlat babasının huzuru için en iyi yaptığı şeyi, paranın gücüyle sistemde ufak açıklar yaratmayı becerirken ,narkotik polisinden esrar alabileceği adres bulmak dahil, Remy ise durumdan içten içe hoşnut kalsa da doğru bildiğini söylemekten geri kalmıyor. Dakikalar ilerledikçe eski dostları, metresleri de bu son haftalara ortak oldukça sohbetler çoğalıyor, verilen mesaj sayısı artıyor, siz ise ekranda birbiri ardına sıralanan tespitleri yargılıyorsunuz. Remy' nin simgelediği "eşitlikçi-özgürlükçü" kesim, hastanedeki rahibe'nin simgelediği dini kesim ve oğul Sebastien'in üzerinden aktarılan kapitalist kesim fikir anlamında zıtlaştıkça, nesiller geçtikçe dünyaya egemen olan düzenin her yanı nasıl da kapladığına şahit oluyorsunuz. Nihai sistem haline gelen kapitalizmin, "az laf çok icraat" sloganına uygun şekilde, fikir üretmekten ziyade karşılaşılan zorlukları kestirme yoldan halledişi ile hayatı nasıl kolay avuçlarına aldığını anlıyorsunuz. Ve düşünce bazında kat be kat üstün olsa da hayata aktarılamayan fikirlerin bir adım öteye gidemediğini.
--spoiler--
Her bünyenin ilgisini çekecek bir film olmadığı aşikar, fakat "bakmak yerine görerek izleyenlerin" çok şey kazanacağı da açık.
referans alanlar için belirteyim, filmin imdb puanı 7,8.
alıntı ve daha fazlası için kaynak: http://antifa-kutay.blogspot.com/ ve/veya http://antifa-kutay.tumblr.com/ .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar