bugün
- nervio35
- sözlükte kim kimle sevgili15
- yakıştırdığım çiftler serisi 110
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- fon vurguncularının fetva alması9
- evlenmek5
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sözlük klasikleri12
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- muslettin amca18
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı32
- teoman müziği bıraktı7
- kadınların yaptığı en büyük hata3
- insan sevmemek6
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- mohamed salah ghaly nickli yazar4
- iskenderpaşa cemaati3
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- israil'in gazze saldırılarında 3 kişinin ölmesi4
- ahmet nazif zorlu10
- yeni tanışılan kimse9
- fenerbahçe 3 liverpool 15
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı7
- vergiler2
- cezaevine özenen gençler9
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek5
- atatürk düşmanı değilim6
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- fenerlilerin ağlaması5
- sex shop6
- egay bey birader sucukçu bay3
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi6
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı6
- kurallara uyma refleksinin sorgulanmaması3
- emre aydın dinledikten sonra havanın grileşmesi3
- anın görüntüsü34
- çaya tükürmek3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar5
- gastronomi4
- aleksey batrakov27
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı4
- fenerbahçe 0 liverpool 82
- sentinel2
- ucanpembekoala5
- inancın sıcacık fırınları5
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
inancı ve etkileri yunan ve romalılara kadar yayılmış olan antik suriye tanrıçasıdır. aynı zamanda tarihteki ilk deniz kızıdır. Atargatis (Tar'ata) verimlilik ve üretkenlik tanrıçasıydı; ayrıca su kültüyle de ilgiliydi. simgesi yarı balık yarı kadındı. balık üretkenliği simgelerken suda yaşamı simgelemekteydi. aramiler ona ataratha derlerdi.
(değişim süreci: Ataryatis, Attayathe, Ataryate ve Tar'atha)
yunan mitolojisine de etkiyen bu eski inancın afrodit ve amazon kültünün kaynağı olduğu öne sürülür. yunanlılara göre atargatis bir tanrıça olarak ölümlü bir çobana aşık olmuştur. aşklarını yaşarlar fakat yıllar geçer ve yaşlanarak ölür çoban. buna çok üzülen atergatis kendini boğmak için bir göle atar. fakat gölün suyu onun güzelliğine kıyamaz ve onu boğmak istemez bunun içinde ona nefes alabilme yetisi ve yüzmek için balık kuyruğu verir. (diğer versiyona göre de çobandan hamile kalan atergatis utancından çobanı kendisi öldürür ve kendini de öldürmek isteyip suya atlar) hamile kaldığı kızı asur güzellik tanrıçası semiramis tir.
bir diğer şeklinde ise atergatis aslında cenneten fırat nehrine düşen bir yumurtadan çıkmıştır ... balıklar yumurta düşünce onu kıyıya sürüklemişlerdir. bir güvercin ise kuluçkaya yatıp yumurtanın sıcak kalmasını sağlamıştır. atergatis daha sonra minnettarlığını göstermek çin zeustan yıldızlardan balık şekli oluşturmasını istemiştir. bunun üzerine zeus balık takım yıldızı nı oluşturmuştur.
(not : atergatis yunanlılardan öncede mevcuttu. yunanlılara geçiş derketo adıyla oldu.)
romalılar'da ise ilk olarak sicilya kıyılarında yerleşmiştir. tüccarlar köleler ve paralı askerler tarafından anlatılıp yaygınlaşmıştır. romalılar onu (dea syrie) suriye'nin tanrıçası olarak benimseyip çağırdılar.
hikayenin edessa versiyonunda ise balıklıgöl'den suya atlayan atergatis urfanın ilçesi olan ceylanpınar daki günümüzde aynel urus denilen bir başka su kaynağına çıktığına inanılırdı. günümüzde hala balıklıgöl etrafında yapılan kazı veya yol çalışmalarında bu eski tapınağa ait sunaklar deniz kızı heykelleri ortaya çıkmaktadır.
http://galeri.uludagsozlu...kl%C4%B1-g%C3%B6l-126210/
milattan sonra 125-180 yıllarında yaşamış olan hiciv yazarı samsatlı lucian (lukianos), De Dea Syria (suriye tanrısı'yla ilgili) isimli ünlü bir eser yazmıştır. işte bu eserinde atargatis dininden ayrıntılarıyla bahsetmiştir:
bu tanrıça için bir çok tapınak inşa edilmişti; bunların ortak özelliği içerdikleri balık dolu yapay veya gerçek göllerdi. bu göllerdeki balıklar kutsal sayılırdı ( yenmezdi, avlanılmazdı ) ve hatta bazıları müthiş mücevherlerle süslendirilmişlerdi. balıkları inançlarından ötürü yemek ve dokunmak yasaktı. fakat özel günler geldiğinde papazlar ritüellerinin bir parçası olarak yerlerdi. ek olarak tanrıçanın verdiği nimet olan üretkenliklerine, bir teşekkür olarak erkekler hadım edilirdi. müzikler söylenir danslar edilirdi. bu tapınakların en ünlülerinden biri hierapolis (münbic ) şehrindeydi.
(bkz: münbic)
daha küçük örnekleri ise bölge illerine geniş bir şekilde yayılmıştı. (ascalon (akdeniz kıyısının 40 mil güneyinde kudüsün batısında kalan antik bir şehir ), bir diğeride günümüz Şanlıurfa'sındaydı (Edessa).)
lucian da tapınağı tanımlarken, ağzına kadar kutsal sayılan balıklarla dolu yapay bir gölden bahsetmiştir. (aynı yıllarda yaşamış olan romalı askeri yazar Aelianus da anılarında aynı mabetten hayretle bahsetmiştir.) tapınma şekilleri ise fallik bir karakterdeydi. kullar tanrılarına küçük brozn ve tahtadan kadın figürleri armağan etmekteydiler, gölün ortasında devasa büyüklükte erkeklik organı şeklinde bir dikili taş vardı, (görsel ) yılın belli bir gününde kullar bu heykele tırmanıp süslerlerdi. süslemek ve adaklarını sunmak için yüzerek bu dikili taşa gidilirdi. dikili taşın tepesinde bazı kullar erkeklik organlarını kesip atargatise tapınmış olurlardı.
suriye'nin amrit şehrinde bulunan kutsal yapay göl ve atargatis tapınağı, ortasında sunak mevcuttur. (fakat malesef lucian'ın bahsettiği münbic şehrindeki müthiş tapınak günümüze kadar ulaşmamıştır)
görsel
görsel
tapınak altın yaldızlarla kaplı çatı ve kapılara sahipti, içinde ise sadece rahiplerin girmesine izin olan bir oda vardı. içerisinde altından yapılmış bir tanrı (eşi Hadad) bir de tanrıça (atargatis) heykeli vardı. ama tanrıça heykeli çok daha heybetli ve süslüydü, yarı balık yarı insan şeklinde tasvir edilmişti.
atargatisin bir elinde asası diğer elinde ise mil vardı. üzerinde yakut ve pırlantalar, renk renk şaraplar görünüyordu. bir de bronz sunak bulunmaktaydı, kutsal hayvanlar (kuş, balık) bu sunakta kesilerek adak yapılırdı. ama domuz kesinlikle kullanılmazdı. tapınakta 300 rahip ve onların sayısız hizmetkarı yaşardı.
(bu harika mabet m.ö. 53 yılında roma generali crassus tarafından part'larla yaptıkları savaş sırasında yağmalanmış ve yıkılmıştır.)
hierapolis şehrinde bulunmuş sikkedeki atargatis tasviri:
görsel
lübnan'da bir atergatis tapınağının kalıntısı.
görsel
(değişim süreci: Ataryatis, Attayathe, Ataryate ve Tar'atha)
yunan mitolojisine de etkiyen bu eski inancın afrodit ve amazon kültünün kaynağı olduğu öne sürülür. yunanlılara göre atargatis bir tanrıça olarak ölümlü bir çobana aşık olmuştur. aşklarını yaşarlar fakat yıllar geçer ve yaşlanarak ölür çoban. buna çok üzülen atergatis kendini boğmak için bir göle atar. fakat gölün suyu onun güzelliğine kıyamaz ve onu boğmak istemez bunun içinde ona nefes alabilme yetisi ve yüzmek için balık kuyruğu verir. (diğer versiyona göre de çobandan hamile kalan atergatis utancından çobanı kendisi öldürür ve kendini de öldürmek isteyip suya atlar) hamile kaldığı kızı asur güzellik tanrıçası semiramis tir.
bir diğer şeklinde ise atergatis aslında cenneten fırat nehrine düşen bir yumurtadan çıkmıştır ... balıklar yumurta düşünce onu kıyıya sürüklemişlerdir. bir güvercin ise kuluçkaya yatıp yumurtanın sıcak kalmasını sağlamıştır. atergatis daha sonra minnettarlığını göstermek çin zeustan yıldızlardan balık şekli oluşturmasını istemiştir. bunun üzerine zeus balık takım yıldızı nı oluşturmuştur.
(not : atergatis yunanlılardan öncede mevcuttu. yunanlılara geçiş derketo adıyla oldu.)
romalılar'da ise ilk olarak sicilya kıyılarında yerleşmiştir. tüccarlar köleler ve paralı askerler tarafından anlatılıp yaygınlaşmıştır. romalılar onu (dea syrie) suriye'nin tanrıçası olarak benimseyip çağırdılar.
hikayenin edessa versiyonunda ise balıklıgöl'den suya atlayan atergatis urfanın ilçesi olan ceylanpınar daki günümüzde aynel urus denilen bir başka su kaynağına çıktığına inanılırdı. günümüzde hala balıklıgöl etrafında yapılan kazı veya yol çalışmalarında bu eski tapınağa ait sunaklar deniz kızı heykelleri ortaya çıkmaktadır.
http://galeri.uludagsozlu...kl%C4%B1-g%C3%B6l-126210/
milattan sonra 125-180 yıllarında yaşamış olan hiciv yazarı samsatlı lucian (lukianos), De Dea Syria (suriye tanrısı'yla ilgili) isimli ünlü bir eser yazmıştır. işte bu eserinde atargatis dininden ayrıntılarıyla bahsetmiştir:
bu tanrıça için bir çok tapınak inşa edilmişti; bunların ortak özelliği içerdikleri balık dolu yapay veya gerçek göllerdi. bu göllerdeki balıklar kutsal sayılırdı ( yenmezdi, avlanılmazdı ) ve hatta bazıları müthiş mücevherlerle süslendirilmişlerdi. balıkları inançlarından ötürü yemek ve dokunmak yasaktı. fakat özel günler geldiğinde papazlar ritüellerinin bir parçası olarak yerlerdi. ek olarak tanrıçanın verdiği nimet olan üretkenliklerine, bir teşekkür olarak erkekler hadım edilirdi. müzikler söylenir danslar edilirdi. bu tapınakların en ünlülerinden biri hierapolis (münbic ) şehrindeydi.
(bkz: münbic)
daha küçük örnekleri ise bölge illerine geniş bir şekilde yayılmıştı. (ascalon (akdeniz kıyısının 40 mil güneyinde kudüsün batısında kalan antik bir şehir ), bir diğeride günümüz Şanlıurfa'sındaydı (Edessa).)
lucian da tapınağı tanımlarken, ağzına kadar kutsal sayılan balıklarla dolu yapay bir gölden bahsetmiştir. (aynı yıllarda yaşamış olan romalı askeri yazar Aelianus da anılarında aynı mabetten hayretle bahsetmiştir.) tapınma şekilleri ise fallik bir karakterdeydi. kullar tanrılarına küçük brozn ve tahtadan kadın figürleri armağan etmekteydiler, gölün ortasında devasa büyüklükte erkeklik organı şeklinde bir dikili taş vardı, (görsel ) yılın belli bir gününde kullar bu heykele tırmanıp süslerlerdi. süslemek ve adaklarını sunmak için yüzerek bu dikili taşa gidilirdi. dikili taşın tepesinde bazı kullar erkeklik organlarını kesip atargatise tapınmış olurlardı.
suriye'nin amrit şehrinde bulunan kutsal yapay göl ve atargatis tapınağı, ortasında sunak mevcuttur. (fakat malesef lucian'ın bahsettiği münbic şehrindeki müthiş tapınak günümüze kadar ulaşmamıştır)
görsel
görsel
tapınak altın yaldızlarla kaplı çatı ve kapılara sahipti, içinde ise sadece rahiplerin girmesine izin olan bir oda vardı. içerisinde altından yapılmış bir tanrı (eşi Hadad) bir de tanrıça (atargatis) heykeli vardı. ama tanrıça heykeli çok daha heybetli ve süslüydü, yarı balık yarı insan şeklinde tasvir edilmişti.
atargatisin bir elinde asası diğer elinde ise mil vardı. üzerinde yakut ve pırlantalar, renk renk şaraplar görünüyordu. bir de bronz sunak bulunmaktaydı, kutsal hayvanlar (kuş, balık) bu sunakta kesilerek adak yapılırdı. ama domuz kesinlikle kullanılmazdı. tapınakta 300 rahip ve onların sayısız hizmetkarı yaşardı.
(bu harika mabet m.ö. 53 yılında roma generali crassus tarafından part'larla yaptıkları savaş sırasında yağmalanmış ve yıkılmıştır.)
hierapolis şehrinde bulunmuş sikkedeki atargatis tasviri:
görsel
lübnan'da bir atergatis tapınağının kalıntısı.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar