bugün
- claudian clouds22
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri22
- sevdiğiniz yazarlar7
- şemsiyeli lavuk5
- islamda namaz yoktur32
- ağzı kokan insan5
- sözlük kızlarının kekleri24
- kürdistan10
- nervio15
- günün sözü16
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- bildiğiniz sure sayısı3
- anın görüntüsü24
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- lahmacun3
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası5
- tanrı nazarında insan nedir3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- sözlükte ki gay başlıkları5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- 19 eylül 20264
- neme lazım diyen erkek6
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- mülk suresi 30 ayet2
- ölümsüzlük var4
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- sözlükten kız kaçırmak3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- türk açılımı5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesi3
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- kefir patlaması3
- erkekle kadının arkadaş olması5
bir gothic metal grubu.
Kuzey Suriye nin büyük tanrıçası. Fenikelilerin tanrıçası Astarte ile benzerlikler gösteren Atargatis in, Anadolu tanrıçası Kybele ile de belirli bir yakınlığı vardı. Atargatis aslında bereket tanrıçası olmakla birlikte, kendinin ve halkın sahibesi olarak onların korunmasından ve refahından da sorumluydu.
Bu nedenle genellikle başında bir taç ve elinde başak demetiyle betimlenirdi; tahtını taşıyan aslanlar ise doğa üzerindeki gücünü ve etkisini simgelerdi.
Bu nedenle genellikle başında bir taç ve elinde başak demetiyle betimlenirdi; tahtını taşıyan aslanlar ise doğa üzerindeki gücünü ve etkisini simgelerdi.
inancı ve etkileri yunan ve romalılara kadar yayılmış olan antik suriye tanrıçasıdır. aynı zamanda tarihteki ilk deniz kızıdır. Atargatis (Tar'ata) verimlilik ve üretkenlik tanrıçasıydı; ayrıca su kültüyle de ilgiliydi. simgesi yarı balık yarı kadındı. balık üretkenliği simgelerken suda yaşamı simgelemekteydi. aramiler ona ataratha derlerdi.
(değişim süreci: Ataryatis, Attayathe, Ataryate ve Tar'atha)
yunan mitolojisine de etkiyen bu eski inancın afrodit ve amazon kültünün kaynağı olduğu öne sürülür. yunanlılara göre atargatis bir tanrıça olarak ölümlü bir çobana aşık olmuştur. aşklarını yaşarlar fakat yıllar geçer ve yaşlanarak ölür çoban. buna çok üzülen atergatis kendini boğmak için bir göle atar. fakat gölün suyu onun güzelliğine kıyamaz ve onu boğmak istemez bunun içinde ona nefes alabilme yetisi ve yüzmek için balık kuyruğu verir. (diğer versiyona göre de çobandan hamile kalan atergatis utancından çobanı kendisi öldürür ve kendini de öldürmek isteyip suya atlar) hamile kaldığı kızı asur güzellik tanrıçası semiramis tir.
bir diğer şeklinde ise atergatis aslında cenneten fırat nehrine düşen bir yumurtadan çıkmıştır ... balıklar yumurta düşünce onu kıyıya sürüklemişlerdir. bir güvercin ise kuluçkaya yatıp yumurtanın sıcak kalmasını sağlamıştır. atergatis daha sonra minnettarlığını göstermek çin zeustan yıldızlardan balık şekli oluşturmasını istemiştir. bunun üzerine zeus balık takım yıldızı nı oluşturmuştur.
(not : atergatis yunanlılardan öncede mevcuttu. yunanlılara geçiş derketo adıyla oldu.)
romalılar'da ise ilk olarak sicilya kıyılarında yerleşmiştir. tüccarlar köleler ve paralı askerler tarafından anlatılıp yaygınlaşmıştır. romalılar onu (dea syrie) suriye'nin tanrıçası olarak benimseyip çağırdılar.
hikayenin edessa versiyonunda ise balıklıgöl'den suya atlayan atergatis urfanın ilçesi olan ceylanpınar daki günümüzde aynel urus denilen bir başka su kaynağına çıktığına inanılırdı. günümüzde hala balıklıgöl etrafında yapılan kazı veya yol çalışmalarında bu eski tapınağa ait sunaklar deniz kızı heykelleri ortaya çıkmaktadır.
http://galeri.uludagsozlu...kl%C4%B1-g%C3%B6l-126210/
milattan sonra 125-180 yıllarında yaşamış olan hiciv yazarı samsatlı lucian (lukianos), De Dea Syria (suriye tanrısı'yla ilgili) isimli ünlü bir eser yazmıştır. işte bu eserinde atargatis dininden ayrıntılarıyla bahsetmiştir:
bu tanrıça için bir çok tapınak inşa edilmişti; bunların ortak özelliği içerdikleri balık dolu yapay veya gerçek göllerdi. bu göllerdeki balıklar kutsal sayılırdı ( yenmezdi, avlanılmazdı ) ve hatta bazıları müthiş mücevherlerle süslendirilmişlerdi. balıkları inançlarından ötürü yemek ve dokunmak yasaktı. fakat özel günler geldiğinde papazlar ritüellerinin bir parçası olarak yerlerdi. ek olarak tanrıçanın verdiği nimet olan üretkenliklerine, bir teşekkür olarak erkekler hadım edilirdi. müzikler söylenir danslar edilirdi. bu tapınakların en ünlülerinden biri hierapolis (münbic ) şehrindeydi.
(bkz: münbic)
daha küçük örnekleri ise bölge illerine geniş bir şekilde yayılmıştı. (ascalon (akdeniz kıyısının 40 mil güneyinde kudüsün batısında kalan antik bir şehir ), bir diğeride günümüz Şanlıurfa'sındaydı (Edessa).)
lucian da tapınağı tanımlarken, ağzına kadar kutsal sayılan balıklarla dolu yapay bir gölden bahsetmiştir. (aynı yıllarda yaşamış olan romalı askeri yazar Aelianus da anılarında aynı mabetten hayretle bahsetmiştir.) tapınma şekilleri ise fallik bir karakterdeydi. kullar tanrılarına küçük brozn ve tahtadan kadın figürleri armağan etmekteydiler, gölün ortasında devasa büyüklükte erkeklik organı şeklinde bir dikili taş vardı, (görsel ) yılın belli bir gününde kullar bu heykele tırmanıp süslerlerdi. süslemek ve adaklarını sunmak için yüzerek bu dikili taşa gidilirdi. dikili taşın tepesinde bazı kullar erkeklik organlarını kesip atargatise tapınmış olurlardı.
suriye'nin amrit şehrinde bulunan kutsal yapay göl ve atargatis tapınağı, ortasında sunak mevcuttur. (fakat malesef lucian'ın bahsettiği münbic şehrindeki müthiş tapınak günümüze kadar ulaşmamıştır)
görsel
görsel
tapınak altın yaldızlarla kaplı çatı ve kapılara sahipti, içinde ise sadece rahiplerin girmesine izin olan bir oda vardı. içerisinde altından yapılmış bir tanrı (eşi Hadad) bir de tanrıça (atargatis) heykeli vardı. ama tanrıça heykeli çok daha heybetli ve süslüydü, yarı balık yarı insan şeklinde tasvir edilmişti.
atargatisin bir elinde asası diğer elinde ise mil vardı. üzerinde yakut ve pırlantalar, renk renk şaraplar görünüyordu. bir de bronz sunak bulunmaktaydı, kutsal hayvanlar (kuş, balık) bu sunakta kesilerek adak yapılırdı. ama domuz kesinlikle kullanılmazdı. tapınakta 300 rahip ve onların sayısız hizmetkarı yaşardı.
(bu harika mabet m.ö. 53 yılında roma generali crassus tarafından part'larla yaptıkları savaş sırasında yağmalanmış ve yıkılmıştır.)
hierapolis şehrinde bulunmuş sikkedeki atargatis tasviri:
görsel
lübnan'da bir atergatis tapınağının kalıntısı.
görsel
(değişim süreci: Ataryatis, Attayathe, Ataryate ve Tar'atha)
yunan mitolojisine de etkiyen bu eski inancın afrodit ve amazon kültünün kaynağı olduğu öne sürülür. yunanlılara göre atargatis bir tanrıça olarak ölümlü bir çobana aşık olmuştur. aşklarını yaşarlar fakat yıllar geçer ve yaşlanarak ölür çoban. buna çok üzülen atergatis kendini boğmak için bir göle atar. fakat gölün suyu onun güzelliğine kıyamaz ve onu boğmak istemez bunun içinde ona nefes alabilme yetisi ve yüzmek için balık kuyruğu verir. (diğer versiyona göre de çobandan hamile kalan atergatis utancından çobanı kendisi öldürür ve kendini de öldürmek isteyip suya atlar) hamile kaldığı kızı asur güzellik tanrıçası semiramis tir.
bir diğer şeklinde ise atergatis aslında cenneten fırat nehrine düşen bir yumurtadan çıkmıştır ... balıklar yumurta düşünce onu kıyıya sürüklemişlerdir. bir güvercin ise kuluçkaya yatıp yumurtanın sıcak kalmasını sağlamıştır. atergatis daha sonra minnettarlığını göstermek çin zeustan yıldızlardan balık şekli oluşturmasını istemiştir. bunun üzerine zeus balık takım yıldızı nı oluşturmuştur.
(not : atergatis yunanlılardan öncede mevcuttu. yunanlılara geçiş derketo adıyla oldu.)
romalılar'da ise ilk olarak sicilya kıyılarında yerleşmiştir. tüccarlar köleler ve paralı askerler tarafından anlatılıp yaygınlaşmıştır. romalılar onu (dea syrie) suriye'nin tanrıçası olarak benimseyip çağırdılar.
hikayenin edessa versiyonunda ise balıklıgöl'den suya atlayan atergatis urfanın ilçesi olan ceylanpınar daki günümüzde aynel urus denilen bir başka su kaynağına çıktığına inanılırdı. günümüzde hala balıklıgöl etrafında yapılan kazı veya yol çalışmalarında bu eski tapınağa ait sunaklar deniz kızı heykelleri ortaya çıkmaktadır.
http://galeri.uludagsozlu...kl%C4%B1-g%C3%B6l-126210/
milattan sonra 125-180 yıllarında yaşamış olan hiciv yazarı samsatlı lucian (lukianos), De Dea Syria (suriye tanrısı'yla ilgili) isimli ünlü bir eser yazmıştır. işte bu eserinde atargatis dininden ayrıntılarıyla bahsetmiştir:
bu tanrıça için bir çok tapınak inşa edilmişti; bunların ortak özelliği içerdikleri balık dolu yapay veya gerçek göllerdi. bu göllerdeki balıklar kutsal sayılırdı ( yenmezdi, avlanılmazdı ) ve hatta bazıları müthiş mücevherlerle süslendirilmişlerdi. balıkları inançlarından ötürü yemek ve dokunmak yasaktı. fakat özel günler geldiğinde papazlar ritüellerinin bir parçası olarak yerlerdi. ek olarak tanrıçanın verdiği nimet olan üretkenliklerine, bir teşekkür olarak erkekler hadım edilirdi. müzikler söylenir danslar edilirdi. bu tapınakların en ünlülerinden biri hierapolis (münbic ) şehrindeydi.
(bkz: münbic)
daha küçük örnekleri ise bölge illerine geniş bir şekilde yayılmıştı. (ascalon (akdeniz kıyısının 40 mil güneyinde kudüsün batısında kalan antik bir şehir ), bir diğeride günümüz Şanlıurfa'sındaydı (Edessa).)
lucian da tapınağı tanımlarken, ağzına kadar kutsal sayılan balıklarla dolu yapay bir gölden bahsetmiştir. (aynı yıllarda yaşamış olan romalı askeri yazar Aelianus da anılarında aynı mabetten hayretle bahsetmiştir.) tapınma şekilleri ise fallik bir karakterdeydi. kullar tanrılarına küçük brozn ve tahtadan kadın figürleri armağan etmekteydiler, gölün ortasında devasa büyüklükte erkeklik organı şeklinde bir dikili taş vardı, (görsel ) yılın belli bir gününde kullar bu heykele tırmanıp süslerlerdi. süslemek ve adaklarını sunmak için yüzerek bu dikili taşa gidilirdi. dikili taşın tepesinde bazı kullar erkeklik organlarını kesip atargatise tapınmış olurlardı.
suriye'nin amrit şehrinde bulunan kutsal yapay göl ve atargatis tapınağı, ortasında sunak mevcuttur. (fakat malesef lucian'ın bahsettiği münbic şehrindeki müthiş tapınak günümüze kadar ulaşmamıştır)
görsel
görsel
tapınak altın yaldızlarla kaplı çatı ve kapılara sahipti, içinde ise sadece rahiplerin girmesine izin olan bir oda vardı. içerisinde altından yapılmış bir tanrı (eşi Hadad) bir de tanrıça (atargatis) heykeli vardı. ama tanrıça heykeli çok daha heybetli ve süslüydü, yarı balık yarı insan şeklinde tasvir edilmişti.
atargatisin bir elinde asası diğer elinde ise mil vardı. üzerinde yakut ve pırlantalar, renk renk şaraplar görünüyordu. bir de bronz sunak bulunmaktaydı, kutsal hayvanlar (kuş, balık) bu sunakta kesilerek adak yapılırdı. ama domuz kesinlikle kullanılmazdı. tapınakta 300 rahip ve onların sayısız hizmetkarı yaşardı.
(bu harika mabet m.ö. 53 yılında roma generali crassus tarafından part'larla yaptıkları savaş sırasında yağmalanmış ve yıkılmıştır.)
hierapolis şehrinde bulunmuş sikkedeki atargatis tasviri:
görsel
lübnan'da bir atergatis tapınağının kalıntısı.
görsel
deniz kızıdır. bereketin suyun balıkların ve doğurganlığın tanrıçasıdır. çok güzel bir kız olan atargatis bir çobanla ilişkiye girer bir çocuk doğurur. evlilik dışı ilişki dolayısıyla mahalle baskısına dayanamaz ve kendisini denize atar. (bkz: intahar) ama deniz bu kadar güzel bir kızı yok etmek istemez ve bir balıkla insan karışımı olan tanrıça doğmuş olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar