bugün
- 12 saat çalışmak6
- insan sanatsal bir varlıktır7
- insan vahşi bir hayvandır6
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan4
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu6
- kıskanılmak vs kıskanmak5
- ameliyathane4
- demokratik almanya cumhuriyeti2
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi10
- kariyer yapan kadın vs yemek yapan kadın2
- çalışmayan kızla evlenen statülü erkek3
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- zendaya2
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay3
- çocuğa yabancı isimler vermek7
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu3
- dünya kupası'nın artık kimsenin umrunda olmaması3
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- daha 173
- minimal rakı sofrası3
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- avutan düşünceler2
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak8
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı5
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı5
- umurat2
- kpss 20263
- 2026 dünya kupası nda oynayan müslüman ülkeler2
- izmir4
- i follow rivers2
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- sigarayı tersten yakmak5
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi3
- hep kendini suçlamak11
- havalar da ısındı10
- fransa senegal maçı saat 22 de trt 1 de2
- hangi manifest kızısın11
- yeni biriyle tanışmak5
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey4
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar8
- ketçapla güzel giden yiyecekler2
- ona bir şey söyle19
- anın görüntüsü17
- numb2
- normal sözlük3
bir gothic metal grubu.
Kuzey Suriye nin büyük tanrıçası. Fenikelilerin tanrıçası Astarte ile benzerlikler gösteren Atargatis in, Anadolu tanrıçası Kybele ile de belirli bir yakınlığı vardı. Atargatis aslında bereket tanrıçası olmakla birlikte, kendinin ve halkın sahibesi olarak onların korunmasından ve refahından da sorumluydu.
Bu nedenle genellikle başında bir taç ve elinde başak demetiyle betimlenirdi; tahtını taşıyan aslanlar ise doğa üzerindeki gücünü ve etkisini simgelerdi.
Bu nedenle genellikle başında bir taç ve elinde başak demetiyle betimlenirdi; tahtını taşıyan aslanlar ise doğa üzerindeki gücünü ve etkisini simgelerdi.
inancı ve etkileri yunan ve romalılara kadar yayılmış olan antik suriye tanrıçasıdır. aynı zamanda tarihteki ilk deniz kızıdır. Atargatis (Tar'ata) verimlilik ve üretkenlik tanrıçasıydı; ayrıca su kültüyle de ilgiliydi. simgesi yarı balık yarı kadındı. balık üretkenliği simgelerken suda yaşamı simgelemekteydi. aramiler ona ataratha derlerdi.
(değişim süreci: Ataryatis, Attayathe, Ataryate ve Tar'atha)
yunan mitolojisine de etkiyen bu eski inancın afrodit ve amazon kültünün kaynağı olduğu öne sürülür. yunanlılara göre atargatis bir tanrıça olarak ölümlü bir çobana aşık olmuştur. aşklarını yaşarlar fakat yıllar geçer ve yaşlanarak ölür çoban. buna çok üzülen atergatis kendini boğmak için bir göle atar. fakat gölün suyu onun güzelliğine kıyamaz ve onu boğmak istemez bunun içinde ona nefes alabilme yetisi ve yüzmek için balık kuyruğu verir. (diğer versiyona göre de çobandan hamile kalan atergatis utancından çobanı kendisi öldürür ve kendini de öldürmek isteyip suya atlar) hamile kaldığı kızı asur güzellik tanrıçası semiramis tir.
bir diğer şeklinde ise atergatis aslında cenneten fırat nehrine düşen bir yumurtadan çıkmıştır ... balıklar yumurta düşünce onu kıyıya sürüklemişlerdir. bir güvercin ise kuluçkaya yatıp yumurtanın sıcak kalmasını sağlamıştır. atergatis daha sonra minnettarlığını göstermek çin zeustan yıldızlardan balık şekli oluşturmasını istemiştir. bunun üzerine zeus balık takım yıldızı nı oluşturmuştur.
(not : atergatis yunanlılardan öncede mevcuttu. yunanlılara geçiş derketo adıyla oldu.)
romalılar'da ise ilk olarak sicilya kıyılarında yerleşmiştir. tüccarlar köleler ve paralı askerler tarafından anlatılıp yaygınlaşmıştır. romalılar onu (dea syrie) suriye'nin tanrıçası olarak benimseyip çağırdılar.
hikayenin edessa versiyonunda ise balıklıgöl'den suya atlayan atergatis urfanın ilçesi olan ceylanpınar daki günümüzde aynel urus denilen bir başka su kaynağına çıktığına inanılırdı. günümüzde hala balıklıgöl etrafında yapılan kazı veya yol çalışmalarında bu eski tapınağa ait sunaklar deniz kızı heykelleri ortaya çıkmaktadır.
http://galeri.uludagsozlu...kl%C4%B1-g%C3%B6l-126210/
milattan sonra 125-180 yıllarında yaşamış olan hiciv yazarı samsatlı lucian (lukianos), De Dea Syria (suriye tanrısı'yla ilgili) isimli ünlü bir eser yazmıştır. işte bu eserinde atargatis dininden ayrıntılarıyla bahsetmiştir:
bu tanrıça için bir çok tapınak inşa edilmişti; bunların ortak özelliği içerdikleri balık dolu yapay veya gerçek göllerdi. bu göllerdeki balıklar kutsal sayılırdı ( yenmezdi, avlanılmazdı ) ve hatta bazıları müthiş mücevherlerle süslendirilmişlerdi. balıkları inançlarından ötürü yemek ve dokunmak yasaktı. fakat özel günler geldiğinde papazlar ritüellerinin bir parçası olarak yerlerdi. ek olarak tanrıçanın verdiği nimet olan üretkenliklerine, bir teşekkür olarak erkekler hadım edilirdi. müzikler söylenir danslar edilirdi. bu tapınakların en ünlülerinden biri hierapolis (münbic ) şehrindeydi.
(bkz: münbic)
daha küçük örnekleri ise bölge illerine geniş bir şekilde yayılmıştı. (ascalon (akdeniz kıyısının 40 mil güneyinde kudüsün batısında kalan antik bir şehir ), bir diğeride günümüz Şanlıurfa'sındaydı (Edessa).)
lucian da tapınağı tanımlarken, ağzına kadar kutsal sayılan balıklarla dolu yapay bir gölden bahsetmiştir. (aynı yıllarda yaşamış olan romalı askeri yazar Aelianus da anılarında aynı mabetten hayretle bahsetmiştir.) tapınma şekilleri ise fallik bir karakterdeydi. kullar tanrılarına küçük brozn ve tahtadan kadın figürleri armağan etmekteydiler, gölün ortasında devasa büyüklükte erkeklik organı şeklinde bir dikili taş vardı, (görsel ) yılın belli bir gününde kullar bu heykele tırmanıp süslerlerdi. süslemek ve adaklarını sunmak için yüzerek bu dikili taşa gidilirdi. dikili taşın tepesinde bazı kullar erkeklik organlarını kesip atargatise tapınmış olurlardı.
suriye'nin amrit şehrinde bulunan kutsal yapay göl ve atargatis tapınağı, ortasında sunak mevcuttur. (fakat malesef lucian'ın bahsettiği münbic şehrindeki müthiş tapınak günümüze kadar ulaşmamıştır)
görsel
görsel
tapınak altın yaldızlarla kaplı çatı ve kapılara sahipti, içinde ise sadece rahiplerin girmesine izin olan bir oda vardı. içerisinde altından yapılmış bir tanrı (eşi Hadad) bir de tanrıça (atargatis) heykeli vardı. ama tanrıça heykeli çok daha heybetli ve süslüydü, yarı balık yarı insan şeklinde tasvir edilmişti.
atargatisin bir elinde asası diğer elinde ise mil vardı. üzerinde yakut ve pırlantalar, renk renk şaraplar görünüyordu. bir de bronz sunak bulunmaktaydı, kutsal hayvanlar (kuş, balık) bu sunakta kesilerek adak yapılırdı. ama domuz kesinlikle kullanılmazdı. tapınakta 300 rahip ve onların sayısız hizmetkarı yaşardı.
(bu harika mabet m.ö. 53 yılında roma generali crassus tarafından part'larla yaptıkları savaş sırasında yağmalanmış ve yıkılmıştır.)
hierapolis şehrinde bulunmuş sikkedeki atargatis tasviri:
görsel
lübnan'da bir atergatis tapınağının kalıntısı.
görsel
(değişim süreci: Ataryatis, Attayathe, Ataryate ve Tar'atha)
yunan mitolojisine de etkiyen bu eski inancın afrodit ve amazon kültünün kaynağı olduğu öne sürülür. yunanlılara göre atargatis bir tanrıça olarak ölümlü bir çobana aşık olmuştur. aşklarını yaşarlar fakat yıllar geçer ve yaşlanarak ölür çoban. buna çok üzülen atergatis kendini boğmak için bir göle atar. fakat gölün suyu onun güzelliğine kıyamaz ve onu boğmak istemez bunun içinde ona nefes alabilme yetisi ve yüzmek için balık kuyruğu verir. (diğer versiyona göre de çobandan hamile kalan atergatis utancından çobanı kendisi öldürür ve kendini de öldürmek isteyip suya atlar) hamile kaldığı kızı asur güzellik tanrıçası semiramis tir.
bir diğer şeklinde ise atergatis aslında cenneten fırat nehrine düşen bir yumurtadan çıkmıştır ... balıklar yumurta düşünce onu kıyıya sürüklemişlerdir. bir güvercin ise kuluçkaya yatıp yumurtanın sıcak kalmasını sağlamıştır. atergatis daha sonra minnettarlığını göstermek çin zeustan yıldızlardan balık şekli oluşturmasını istemiştir. bunun üzerine zeus balık takım yıldızı nı oluşturmuştur.
(not : atergatis yunanlılardan öncede mevcuttu. yunanlılara geçiş derketo adıyla oldu.)
romalılar'da ise ilk olarak sicilya kıyılarında yerleşmiştir. tüccarlar köleler ve paralı askerler tarafından anlatılıp yaygınlaşmıştır. romalılar onu (dea syrie) suriye'nin tanrıçası olarak benimseyip çağırdılar.
hikayenin edessa versiyonunda ise balıklıgöl'den suya atlayan atergatis urfanın ilçesi olan ceylanpınar daki günümüzde aynel urus denilen bir başka su kaynağına çıktığına inanılırdı. günümüzde hala balıklıgöl etrafında yapılan kazı veya yol çalışmalarında bu eski tapınağa ait sunaklar deniz kızı heykelleri ortaya çıkmaktadır.
http://galeri.uludagsozlu...kl%C4%B1-g%C3%B6l-126210/
milattan sonra 125-180 yıllarında yaşamış olan hiciv yazarı samsatlı lucian (lukianos), De Dea Syria (suriye tanrısı'yla ilgili) isimli ünlü bir eser yazmıştır. işte bu eserinde atargatis dininden ayrıntılarıyla bahsetmiştir:
bu tanrıça için bir çok tapınak inşa edilmişti; bunların ortak özelliği içerdikleri balık dolu yapay veya gerçek göllerdi. bu göllerdeki balıklar kutsal sayılırdı ( yenmezdi, avlanılmazdı ) ve hatta bazıları müthiş mücevherlerle süslendirilmişlerdi. balıkları inançlarından ötürü yemek ve dokunmak yasaktı. fakat özel günler geldiğinde papazlar ritüellerinin bir parçası olarak yerlerdi. ek olarak tanrıçanın verdiği nimet olan üretkenliklerine, bir teşekkür olarak erkekler hadım edilirdi. müzikler söylenir danslar edilirdi. bu tapınakların en ünlülerinden biri hierapolis (münbic ) şehrindeydi.
(bkz: münbic)
daha küçük örnekleri ise bölge illerine geniş bir şekilde yayılmıştı. (ascalon (akdeniz kıyısının 40 mil güneyinde kudüsün batısında kalan antik bir şehir ), bir diğeride günümüz Şanlıurfa'sındaydı (Edessa).)
lucian da tapınağı tanımlarken, ağzına kadar kutsal sayılan balıklarla dolu yapay bir gölden bahsetmiştir. (aynı yıllarda yaşamış olan romalı askeri yazar Aelianus da anılarında aynı mabetten hayretle bahsetmiştir.) tapınma şekilleri ise fallik bir karakterdeydi. kullar tanrılarına küçük brozn ve tahtadan kadın figürleri armağan etmekteydiler, gölün ortasında devasa büyüklükte erkeklik organı şeklinde bir dikili taş vardı, (görsel ) yılın belli bir gününde kullar bu heykele tırmanıp süslerlerdi. süslemek ve adaklarını sunmak için yüzerek bu dikili taşa gidilirdi. dikili taşın tepesinde bazı kullar erkeklik organlarını kesip atargatise tapınmış olurlardı.
suriye'nin amrit şehrinde bulunan kutsal yapay göl ve atargatis tapınağı, ortasında sunak mevcuttur. (fakat malesef lucian'ın bahsettiği münbic şehrindeki müthiş tapınak günümüze kadar ulaşmamıştır)
görsel
görsel
tapınak altın yaldızlarla kaplı çatı ve kapılara sahipti, içinde ise sadece rahiplerin girmesine izin olan bir oda vardı. içerisinde altından yapılmış bir tanrı (eşi Hadad) bir de tanrıça (atargatis) heykeli vardı. ama tanrıça heykeli çok daha heybetli ve süslüydü, yarı balık yarı insan şeklinde tasvir edilmişti.
atargatisin bir elinde asası diğer elinde ise mil vardı. üzerinde yakut ve pırlantalar, renk renk şaraplar görünüyordu. bir de bronz sunak bulunmaktaydı, kutsal hayvanlar (kuş, balık) bu sunakta kesilerek adak yapılırdı. ama domuz kesinlikle kullanılmazdı. tapınakta 300 rahip ve onların sayısız hizmetkarı yaşardı.
(bu harika mabet m.ö. 53 yılında roma generali crassus tarafından part'larla yaptıkları savaş sırasında yağmalanmış ve yıkılmıştır.)
hierapolis şehrinde bulunmuş sikkedeki atargatis tasviri:
görsel
lübnan'da bir atergatis tapınağının kalıntısı.
görsel
deniz kızıdır. bereketin suyun balıkların ve doğurganlığın tanrıçasıdır. çok güzel bir kız olan atargatis bir çobanla ilişkiye girer bir çocuk doğurur. evlilik dışı ilişki dolayısıyla mahalle baskısına dayanamaz ve kendisini denize atar. (bkz: intahar) ama deniz bu kadar güzel bir kızı yok etmek istemez ve bir balıkla insan karışımı olan tanrıça doğmuş olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar