bugün
- 186 boyundaki erkek19
- kabak yemeği vs hamburger8
- bursalı erkekler9
- istanbullu erkekler5
- erzincanlı erkekler6
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- antalyalı erkekler5
- bir meyve olsanız ne olurdunuz2
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- kürt erkek5
- sivaslı yiğidolar6
- alevi erkek5
- cezayir erkekği4
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- seat leon fr3
- sözlük yönetimine bir teşekkür2
- adıyamanlı erkekler5
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- ahmet sezer bey9
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- karadenizli erkeklerin biraz şey olması2
- 32 yaşına girmek12
- yazarların lahmacun yeme rekorları2
- din tartışması7
- çirkin erkeklerdeki kadın düşmanlığı2
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- izmirli kızlar4
- g'i l d'e d l'i l y20
- nervio'ya aşık olmak5
- gocu27
- zengin olsanız ne yapardınız9
- nervionun merak ettiği yazar19
- geceye bir tavsiye bırak3
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- ben uyuyorum arkadaşlar sevdiğim yazar uyudu da2
- kadının kadından hoşlanması3
- terlik giyen erkek5
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- norveçte bok olsam9
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- en büyük korkunuz4
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- abla deme lazım olur3
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- yalnizca deli yalnizca sair21
- doların düşmesi3
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
felsefi derinliği de olan çok özel bir hapishane dizisidir.
evet yukarıda tanım yaptığıma göre, biraz daha gevşeyip, kişisel görüşlerimi paylaşacak olursam (merak etmeyin efendim diziyi izlemeyi planlıyorsanız spoiler falan vermeyeceğim, keyfinizin içine de sıçmayacağım):
bir kere prison break'ten daha fazla bir hapishane dizisi. tamam, prison break de güzel bir yapımdı da, orada olay biraz daha esas oğlan üzerinden ilerliyordu. bilirsiniz ki böyle esas oğlanlı dizilerde karakter dizi boyunca 20 kez falan ölümden döner yine de bir şey olmaz.
hah işte oz'da durum farklı. 10 tane başrol diyebileceğimiz karakter, toplamda 30 falan karakterle ilerleyen bir dizi. bu 30 karakter sürekli olarak eksilip azalıyor, ya da bu 30 karakterden bazıları zamanla daha önemli bir hale gelip sonradan başrol olabiliyorlar. kadroya sürekli yeni isimler katılıyor. bunlardan bazıları diziye dahil olduğu bölümde dahi öldürülerek ya da başka bir şekilde diziden çıkabiliyor. başrollerdeki karakterler de ölebiliyor. ayrıca bir başrolü illa bir başka başrol öldürecek diye bir şey yok, bu işi figüranların hallettiği de oluyor.
yani bu kadar gevezelik yaptım da anlatmak istediğim şu; bu dizi klişelere kapalı, gerçekten baya baya doğal bir yapım.
oyunculuk performansları gerçekten müthiş(hatta ben bir dizide bu kadar başarıyla işlenmiş karakterler görmedim). hemen hemen hepsi harika ancak özellikle:
(bkz: vern schillinger)
(bkz: simon adebisi)*
(bkz: kareem said)
(bkz: ryan o reily)
(bkz: tobias beecher)
(bkz: augustus hill)
yani gerek karakterin işlenişi, gerek bu işlenen karakterin aktör tarafından oynanılışıyla çok gerçekçi karakterlerdir.
bir hapishanede konu nasıl ilerleyebilir? 'uyuşturucu trafiği falan filan tamam da, e nasıl ilerleyecek bu şekilde sezonlar' demeyin. tempo düşük olabiliyor ancak senaryo sürekli akıcı ve yeni bir şeyler çıkıyor.
efendim bu dizi aynı zamanda insanın ağzını küfre de alıştırır. 3 sezondan sonra ağzınızdan asshole, cocksucker gibi kelimeler fırlayabilir. aman dikkat.
bir de; harold perrineau tarafından canlandırılan augustus hill karakteri, dizinin o bölümkü konusuyla paralellik gösteren genellikle felsefi, biraz tarihi, biraz güncel, biraz da geyik konuşmalar yapar. bunu her bölüm, 4-5 kez aralıklı olarak yapar. şahsen dizideki en sevdiğim kısımlardan biri de buydu zaten.
özet geç piç'çiler için geliyor: lost'la beraber insanlara önerebileceğim 2. dizidir. izleyin efendim.
edit: imla hataları, ekleme falan.
evet yukarıda tanım yaptığıma göre, biraz daha gevşeyip, kişisel görüşlerimi paylaşacak olursam (merak etmeyin efendim diziyi izlemeyi planlıyorsanız spoiler falan vermeyeceğim, keyfinizin içine de sıçmayacağım):
bir kere prison break'ten daha fazla bir hapishane dizisi. tamam, prison break de güzel bir yapımdı da, orada olay biraz daha esas oğlan üzerinden ilerliyordu. bilirsiniz ki böyle esas oğlanlı dizilerde karakter dizi boyunca 20 kez falan ölümden döner yine de bir şey olmaz.
hah işte oz'da durum farklı. 10 tane başrol diyebileceğimiz karakter, toplamda 30 falan karakterle ilerleyen bir dizi. bu 30 karakter sürekli olarak eksilip azalıyor, ya da bu 30 karakterden bazıları zamanla daha önemli bir hale gelip sonradan başrol olabiliyorlar. kadroya sürekli yeni isimler katılıyor. bunlardan bazıları diziye dahil olduğu bölümde dahi öldürülerek ya da başka bir şekilde diziden çıkabiliyor. başrollerdeki karakterler de ölebiliyor. ayrıca bir başrolü illa bir başka başrol öldürecek diye bir şey yok, bu işi figüranların hallettiği de oluyor.
yani bu kadar gevezelik yaptım da anlatmak istediğim şu; bu dizi klişelere kapalı, gerçekten baya baya doğal bir yapım.
oyunculuk performansları gerçekten müthiş(hatta ben bir dizide bu kadar başarıyla işlenmiş karakterler görmedim). hemen hemen hepsi harika ancak özellikle:
(bkz: vern schillinger)
(bkz: simon adebisi)*
(bkz: kareem said)
(bkz: ryan o reily)
(bkz: tobias beecher)
(bkz: augustus hill)
yani gerek karakterin işlenişi, gerek bu işlenen karakterin aktör tarafından oynanılışıyla çok gerçekçi karakterlerdir.
bir hapishanede konu nasıl ilerleyebilir? 'uyuşturucu trafiği falan filan tamam da, e nasıl ilerleyecek bu şekilde sezonlar' demeyin. tempo düşük olabiliyor ancak senaryo sürekli akıcı ve yeni bir şeyler çıkıyor.
efendim bu dizi aynı zamanda insanın ağzını küfre de alıştırır. 3 sezondan sonra ağzınızdan asshole, cocksucker gibi kelimeler fırlayabilir. aman dikkat.
bir de; harold perrineau tarafından canlandırılan augustus hill karakteri, dizinin o bölümkü konusuyla paralellik gösteren genellikle felsefi, biraz tarihi, biraz güncel, biraz da geyik konuşmalar yapar. bunu her bölüm, 4-5 kez aralıklı olarak yapar. şahsen dizideki en sevdiğim kısımlardan biri de buydu zaten.
özet geç piç'çiler için geliyor: lost'la beraber insanlara önerebileceğim 2. dizidir. izleyin efendim.
edit: imla hataları, ekleme falan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar