bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması21
- ölümün en iyi tanımı14
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması8
- uzun entry giren yazar enayiliği7
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- otel odasında ölü bulunmak5
- sevgiliyle tatile gitmek7
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması7
- akp bitince ne olacak2
- trump'ın rahip brunson olayını yine anlatması2
- damadını tüfekle poposundan yaralayan kayınpeder2
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- fakir evinin olmazsa olmazları2
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- iş toplantıları2
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği4
- novak djokovic2
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- koparmadan 24 cm sıçtıktan sonra tansiyon düşmesi2
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- yazarların en sevdiği hayvan4
- her yazarın eşit olmaması2
- başkan3
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak4
- erling braut haaland10
- nato5
- yazarların mezun olduğu okullar17
- yorgun mermi5
- squirtle2
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler5
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- charles bukowski vs can yücel2
- arjantin mısır maçı13
- can yücel vs charles bukowski2
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- ankara da nato zirvesi13
- tarık biberovic2
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- ctrlx'in ayakları11
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- saraca finch house19
dev-yol'un içinden tasfiye olan dev-sol kadrosu, tasfiyelerine ideolojik bir kılıf uydurmaya çalışarak dev-yol'u öncü savaşı vermemekle eleştirdi. onlara göre dev-yol daha çok sliahlı propaganda yapmalı ve suni dengeyi parçalamalıydı. bunu yapmadıkları için dev-yol'u oprtünistlikle ve mahir'i reddetmekle suçluyorlardı. oysa süreci doğru okuyamayan kendileriydi.
bu dediğim gibi tamamıyla bir ideolojik kılıftır. asıl mesele dursun karataş'ın kendi kitlesini yaratmak istemesi ve hegemonya kurmayı amaçlamasıdır(bir örgüt liderinin lakabı neden dayı olur ki?). çünkü atladıkları bir nokta vardı. dev-sol dev-yol'u kendi örgütsel tarihi içinde değerlendiriyor ve ondan önce öncü savaşı veren thkp-c yi farkında olmadan inkar ediyordu. dev-yol bir öncü savaşının gerekliliğini yadsımıyordu ancak, öncü savaşını daha önce mahirlerin verdiğini ve mücadelenin artık halk savaşı boyutuna evrilerek bir nitelik sıçraması yaptığını savunuyordu. 70 li yıllarda sivil faşizme karşı verilen anti-faşist mücadele ve kurulan direniş komiteleri bunun bir göstergesiydi. fakat dev-sol ille de öncü savaşı diyor, giriştikleri öncü savaşı bir iki faşisti kurşunlamaktan ileri gitmiyordu. bu suni dengeyi (zaten o dönem için kırılmış olan) kırmakta ne kadar başarılı oldu kendilerine soruyorlar mı acaba? gün sazak'a karşılık faşistler kemal türkler'i öldürdü. dev-sollulara sormak lazım kemal türkler gün sazak'tan daha önemsiz bir adam mıydı? değdi mi buna?
devrimci mücadele bir süreklilik halinde ilerler. dev-yol thkp-c nin verdiği öncü savaşını miras alıp halk savaşını vermiştir. thkp-c ve dev-yol farklı örgütlerdir ancak, giriştikleri mücadele öncül-ardıl prensibinde ele alınmalıdır. thkp-c nin öncü savaşı verdiği, suni dengeyi kırdığı bir toplumda dev-yol'un "durun durun ben de öncü savaşı vericem" demesi aklı mantığı olan herkesin güleceği bir şeydir. çünkü öncü savaşı örgütsel değil, toplumsal bir zorunluluktur. örgüt kendi algısını değil halkın algısını göz önüne almalıdır. dev-sol işte burada ideolojik bir çukura düştü.
peki suni dengeyi parçalamak adına öncü savaşı nasıl verdi dev sol?
mahir ne yapmıştı? israil başkonsolosunu kaçırarak öldürmüştü. bu suni dengeyi kıran, devletin halkın gözündeki kutsallığını sarsan ve kitleleri ayıltacak bir eylemdi.
dev-sol ne yaptı? nihat erim'i öldürdü. ne zaman? 1980' de. nihat erim görevi bıraktıktan 8 yıl sonra, oligarşinin bir ölse de kurtulsak dediği zamanda. şimdi sen onu öldürünce halk "vay be nihat erim'i bile öldürdüler mi" diyecek yoksa "nihat erim'i neden öldürdüler la" mı diyecek? bu suni dengeyi kırmaktan çok, ıslık çalmak için "ıslıııık" diye bağırmaya benziyor.
nihat erim 1972'de kraldı ama 1980 de bir zavallı. nihat erim eyleminde, 1980'de kenan evren'i öldürmüşcesine davranmanın anlamı nedir?
özdemir sabancı öldürüldü bir de, suni dengeyi kırmak adına. ben özdemir sabancı'yı öldükten sonra tanıdım. bırak suni dengeyi kırmayı halkta suni dengeyi güçlendirdi bu eylem.
örgüte yöneltilen eleştirilerin bir sebebi de, dev-yol'un 80 başında bir darbenin geleceğini ön görmesi ve diğer devrimci örgütlerin kendi aralarında mücadele etmeyi bırakmasını isteyip cepheleşme çağrısını yapmasıdır. diğer örgütler bu çağrıyı pasifist bulmuşlar ve kendi aralarında didişmeye devam etmiştir. sonuç olarak darbe olduğunda dev-yol hariç güçsüz kuvvetsiz birçok grup lider kadrolarını yurt dışına çıkarmakta bulmuştur çareyi. geride bir çok militanları katledilmiş ancak kitlesel bir direniş gerçekleşmemiştir.
eleştiri yapmak kolay. dev-yol'un da hataları oldu muhakkak. ama dev-yol'u oportünizmle suçlarken sen ne yaptın bi de onun hesabını ver değil mi?
edit: ekleme
bu dediğim gibi tamamıyla bir ideolojik kılıftır. asıl mesele dursun karataş'ın kendi kitlesini yaratmak istemesi ve hegemonya kurmayı amaçlamasıdır(bir örgüt liderinin lakabı neden dayı olur ki?). çünkü atladıkları bir nokta vardı. dev-sol dev-yol'u kendi örgütsel tarihi içinde değerlendiriyor ve ondan önce öncü savaşı veren thkp-c yi farkında olmadan inkar ediyordu. dev-yol bir öncü savaşının gerekliliğini yadsımıyordu ancak, öncü savaşını daha önce mahirlerin verdiğini ve mücadelenin artık halk savaşı boyutuna evrilerek bir nitelik sıçraması yaptığını savunuyordu. 70 li yıllarda sivil faşizme karşı verilen anti-faşist mücadele ve kurulan direniş komiteleri bunun bir göstergesiydi. fakat dev-sol ille de öncü savaşı diyor, giriştikleri öncü savaşı bir iki faşisti kurşunlamaktan ileri gitmiyordu. bu suni dengeyi (zaten o dönem için kırılmış olan) kırmakta ne kadar başarılı oldu kendilerine soruyorlar mı acaba? gün sazak'a karşılık faşistler kemal türkler'i öldürdü. dev-sollulara sormak lazım kemal türkler gün sazak'tan daha önemsiz bir adam mıydı? değdi mi buna?
devrimci mücadele bir süreklilik halinde ilerler. dev-yol thkp-c nin verdiği öncü savaşını miras alıp halk savaşını vermiştir. thkp-c ve dev-yol farklı örgütlerdir ancak, giriştikleri mücadele öncül-ardıl prensibinde ele alınmalıdır. thkp-c nin öncü savaşı verdiği, suni dengeyi kırdığı bir toplumda dev-yol'un "durun durun ben de öncü savaşı vericem" demesi aklı mantığı olan herkesin güleceği bir şeydir. çünkü öncü savaşı örgütsel değil, toplumsal bir zorunluluktur. örgüt kendi algısını değil halkın algısını göz önüne almalıdır. dev-sol işte burada ideolojik bir çukura düştü.
peki suni dengeyi parçalamak adına öncü savaşı nasıl verdi dev sol?
mahir ne yapmıştı? israil başkonsolosunu kaçırarak öldürmüştü. bu suni dengeyi kıran, devletin halkın gözündeki kutsallığını sarsan ve kitleleri ayıltacak bir eylemdi.
dev-sol ne yaptı? nihat erim'i öldürdü. ne zaman? 1980' de. nihat erim görevi bıraktıktan 8 yıl sonra, oligarşinin bir ölse de kurtulsak dediği zamanda. şimdi sen onu öldürünce halk "vay be nihat erim'i bile öldürdüler mi" diyecek yoksa "nihat erim'i neden öldürdüler la" mı diyecek? bu suni dengeyi kırmaktan çok, ıslık çalmak için "ıslıııık" diye bağırmaya benziyor.
nihat erim 1972'de kraldı ama 1980 de bir zavallı. nihat erim eyleminde, 1980'de kenan evren'i öldürmüşcesine davranmanın anlamı nedir?
özdemir sabancı öldürüldü bir de, suni dengeyi kırmak adına. ben özdemir sabancı'yı öldükten sonra tanıdım. bırak suni dengeyi kırmayı halkta suni dengeyi güçlendirdi bu eylem.
örgüte yöneltilen eleştirilerin bir sebebi de, dev-yol'un 80 başında bir darbenin geleceğini ön görmesi ve diğer devrimci örgütlerin kendi aralarında mücadele etmeyi bırakmasını isteyip cepheleşme çağrısını yapmasıdır. diğer örgütler bu çağrıyı pasifist bulmuşlar ve kendi aralarında didişmeye devam etmiştir. sonuç olarak darbe olduğunda dev-yol hariç güçsüz kuvvetsiz birçok grup lider kadrolarını yurt dışına çıkarmakta bulmuştur çareyi. geride bir çok militanları katledilmiş ancak kitlesel bir direniş gerçekleşmemiştir.
eleştiri yapmak kolay. dev-yol'un da hataları oldu muhakkak. ama dev-yol'u oportünizmle suçlarken sen ne yaptın bi de onun hesabını ver değil mi?
edit: ekleme
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar