bugün
- nervio tarzı entry girmek17
- arda güler16
- jaws filmindeki sikko balik24
- kolye10
- doğubank8
- sevda türküsev3
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- atatürk ün hataları14
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- sevgiliyle araya mesafe koymak2
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- sakarya üniversitesi3
- azerizm2
- norveç3
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- ülken için savaşır mısın5
- nev antalya konseri2
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- simiago erkek mi kadın mı5
- horny meydan6
- danimarka2
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- yemene asker gönderilme meselesi8
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- iltica20
- fransa6
- organize işler karun hazinesi2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- yetkisi alınan yetkili8
- behzat ç.4
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- oktay saral'ın istifası2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral9
- sözlüğün kralı9
- flört etmeme ilkesi2
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- bir şey söyle2
- oktay saral'ın görevden alınması4
- insan sevmemek6
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- sandalet ayak bikinisidir6
- hintliler zenci midir4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- fon vurgunu46
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- idrija2
bütün bölümlerini tam izlemediğimden olsa gerek anlamadığım bir nokta var. bu ramiz ve kenan'ın geçmişi 70 li yıllar, olsa olsa 80 lerde geçmiyor mu? sanki kenan'la selma'nın çocuğu azad çıkacak gibi ama yaş tutmuyor. ramiz'in azad'ın yaşında torunu olduğunu gördük bir kere. e karısından olan çocuklarından hiçbiri o kadar büyük değil. yani azad olsa olsa ramizin son çocuğu olabilir. kenan ve selma'nın çocukları da doğduysa eğer 30- 40 yaşları arasında olmalı. ben bade'den hep bir pislik bekliyordum, kenan'la bir bağlantısı olduğunu düşünüyordum ama öyle çıkmayacak sanırım. eğer kenan'ın kızı azad çıkarsa ve kenan kendi kızının çocuğunu düşürtme, düğününü basma emri verdiyse temmuz'a yuh artık diyeceğim.
o değil de gidip onca para verip mekan tutmuşsunuz, hadi siz korumalara izin verdiniz bir geceliğine diyelim de o mekanın hiç güvenliği, park görevlisi falan da mı yok? özel bir davete elini kolunu sallayan girebiliyor mu öyle? olmamış... ayrıca selma'nın öleceği öylesine belliydi ki, dizinin başından başladım kadın için üzülmeye. demek selma dayıyla dalga geçince dayı hırs yapıp girişmiş kitaplara. bu arada azad ali'yi küçümsüyor da bazen, kendisini de kitap okurken görmüyoruz hiç. yoksa ben mi rastlamadım, bilemiyorum şimdi. ne zaman baksam bu ali'yle babasının peşinde dolanıp duruyor. temmuzla karşı karşıya gelince kanama geçirmişti bu kız şimdi düğünü tarandı, annesi öldü ama sağlam gördüğüm kadarıyla. şu bebeğin doğduğunu bir görsek bari.
şu aşk meşk olaylarını da bıraksalar artık çok güzel olacak. özellikle kenan ve eyşan'ın sahneleri çok salakça. bütün yaz kenan birkan bekledik, adam don juan çıktı. ona buna aşık olmaktan başka bir numarası yok. büzük dudağın elinde oyuncak oldu resmen adam. ne kadar romantik kabadayı la bunlar; biri ağlayıp durur, biri tango yapar, öbürü uzaktan uzağa sevdiceğini izler. yalnız bu sıfatı en çok hakeden bu bölümdeki 'ağlayarak tecavüz' sahnesiyle kenan birkan tabiki. böylece bir yerli film klasiği olarak bir kere sevişmeyle hamile kalan kızlar kervanına selma hünel'in de katıldığını görüyoruz. söylemeden geçemeyeceğim, pavyonda şarkıcılık yapan ve ilişkinin geleceğini düşünmeden evli bir adamla birlikte olan bir kadın hamile kaldı diye sevmediği adamla evlenir mi?(yanlış anlamayın, küçümseme manasında değil. yalnızca hesap vereceği kimse yok kızcağızın) bence evlenmez. çocuğuna kendi kendine bakabilir. yani biz eski yerli filmlerden öyle gördük... bir önceki bakirelik temalı bölüme göre güzel bir bölüm olsa da ters köşesi bol bölümleri özlediğimizi belirtir senaristlerin gözlerinden öperim.
son olarak; tefo senin sevincini yirim...
o değil de gidip onca para verip mekan tutmuşsunuz, hadi siz korumalara izin verdiniz bir geceliğine diyelim de o mekanın hiç güvenliği, park görevlisi falan da mı yok? özel bir davete elini kolunu sallayan girebiliyor mu öyle? olmamış... ayrıca selma'nın öleceği öylesine belliydi ki, dizinin başından başladım kadın için üzülmeye. demek selma dayıyla dalga geçince dayı hırs yapıp girişmiş kitaplara. bu arada azad ali'yi küçümsüyor da bazen, kendisini de kitap okurken görmüyoruz hiç. yoksa ben mi rastlamadım, bilemiyorum şimdi. ne zaman baksam bu ali'yle babasının peşinde dolanıp duruyor. temmuzla karşı karşıya gelince kanama geçirmişti bu kız şimdi düğünü tarandı, annesi öldü ama sağlam gördüğüm kadarıyla. şu bebeğin doğduğunu bir görsek bari.
şu aşk meşk olaylarını da bıraksalar artık çok güzel olacak. özellikle kenan ve eyşan'ın sahneleri çok salakça. bütün yaz kenan birkan bekledik, adam don juan çıktı. ona buna aşık olmaktan başka bir numarası yok. büzük dudağın elinde oyuncak oldu resmen adam. ne kadar romantik kabadayı la bunlar; biri ağlayıp durur, biri tango yapar, öbürü uzaktan uzağa sevdiceğini izler. yalnız bu sıfatı en çok hakeden bu bölümdeki 'ağlayarak tecavüz' sahnesiyle kenan birkan tabiki. böylece bir yerli film klasiği olarak bir kere sevişmeyle hamile kalan kızlar kervanına selma hünel'in de katıldığını görüyoruz. söylemeden geçemeyeceğim, pavyonda şarkıcılık yapan ve ilişkinin geleceğini düşünmeden evli bir adamla birlikte olan bir kadın hamile kaldı diye sevmediği adamla evlenir mi?(yanlış anlamayın, küçümseme manasında değil. yalnızca hesap vereceği kimse yok kızcağızın) bence evlenmez. çocuğuna kendi kendine bakabilir. yani biz eski yerli filmlerden öyle gördük... bir önceki bakirelik temalı bölüme göre güzel bir bölüm olsa da ters köşesi bol bölümleri özlediğimizi belirtir senaristlerin gözlerinden öperim.
son olarak; tefo senin sevincini yirim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar