bugün
- etnik köken15
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif9
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler11
- evde kalmış 30 yaşında kız17
- dünyadaki en kolay meslek7
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı10
- hangi yazara aşıksınız7
- sözlükteki zengin yazarlar9
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- karton toplayan çocuk4
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- en iyi çizgi filmler5
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- omnitrixe sahip olmak2
- sözlükte kim kime yürüyor5
- fenerbahçe16
- bir bela geliyor6
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- müzik haram mıdır7
- amedspor22
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- from gold from dust9
- hareket edebilen canlılar2
- ermenisiz kafkasya4
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- anın görüntüsü26
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- nervio19
- hangi yazar hangi yazarla mesajlaşmak istiyor2
- türkiyenin buğdayı2
- asgari ücret4
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- cübbeli ahmet hoca3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- galatasaray ın şampiyonluğu hayırlı olsun2
- oğlunuz ne işle meşgul'e sözlükte yazar demek2
- çare ismail kartal4
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- avm tuvaleti3
- halloween2
- saçları sıfıra vurmak2
- futbol16
4 senedir beni ve tabi bütün galatasaray camiasını kahır sahibi yapmış başkan. yok mali konularmış, stadmış, aslında başarılıymış diyenleri de anlamak imkanız. bugüne kadar yaptıklarını bi hatırlayalım;
2007-2008 sezonu: teknik direktör olarak gerets'i gönderip, ahı gitmiş vahı kalmış feldkamp'ı takımın başına getirip son 5-6 hafta kala takımdan gönderiyorsun ve takım teknik direktörsüz kalıyor. fenerbahçe'ye karşı bala atılan bir golle son anda takım şampiyon oluyor da böyle büyük bir hata görmezden geliniyor.
2008-2009 sezonu: skibbe diye adı sanı duyulmamış bir teknik direktörü getiriyorsun. tamam getirdin yaptın bir hata. ama lig devam ederken yardımcısı ümit davala'yı gönderiyorsun, daha sonra geçen sene kovulan feldkamp'ı skibbe'nin üstü olarak getiriyorsun, sırf bu adamı istifaya zorlamak için. bütün bunlara rağmen takım toparlanmaya iyi oynamaya başlıyor. uefa'da namağlup (gol dahi yemeden) ilerlerken, ligde bir sendeleme sonucu skibbe'yi gönderip bülent korkmaz'ı getiriyorsun. bu arada elindeki tek sağlam defans oyuncusunu devre arasında rusya'ya satıyorsun, kewell stoper oynamak zorunda kalıyor. sonuç olarak uefa gidiyor, ligin bitmesine haftalar kala galatasaray havlu atıyor.
2009-2010 sezonu: rijkaard geliyor. güzel transferler. keitalar, elanolar falan. hehh diyorum. güzel bir galatasaray izleyeceğiz nihayet. fakat adnan başkan yine devre arasında kolları sıvıyor ve zaten baros sakatken elindeki tek forvet nonda'yı da gönderiyor. sonrasında tabi, uefa maçlarına ve ligin ikinci yarısındaki maçların yarısına forvetsiz çıkıyoruz. ve sonuç malum. uefa'dan elenip, ligde babayı alıyoruz.
bu sezona hiç girmek istemiyorum bile. söylenecek o kadar şey var ki nereden başlasam hangi birini yazsam bilemedim. keita'nın gönderilişi mi, cana, pino, zapata, stancu gibi anadolu takımlarında ve hatta bank asya'da bulunabilecek vasat transferler mi, rijkaard'ın oyuncular tarafından sabote edilmesine göz yummaya mı, hagi'nin getirilişine mi yoksa misimovic'in kim vurduya gitmesi mi? hepsi ayri bir muamma.
artık kanser oldum lan. son 4 yıldır aynı senaryo. bi fenerbahçeli galatasaray'a başkan olsa ve ben bu takımı ligden ve avrupa'dan nasıl uzaklaştırırım, nasıl bu takımı dağıtırım diye düşünse ancak bu kadarını yapardı.
canım galatasarayım bu adam yüzünden artık hedefsiz, korkak ve çiftlik gibi yönetilen bir takım haline geldi.
yetti artık. git.
2007-2008 sezonu: teknik direktör olarak gerets'i gönderip, ahı gitmiş vahı kalmış feldkamp'ı takımın başına getirip son 5-6 hafta kala takımdan gönderiyorsun ve takım teknik direktörsüz kalıyor. fenerbahçe'ye karşı bala atılan bir golle son anda takım şampiyon oluyor da böyle büyük bir hata görmezden geliniyor.
2008-2009 sezonu: skibbe diye adı sanı duyulmamış bir teknik direktörü getiriyorsun. tamam getirdin yaptın bir hata. ama lig devam ederken yardımcısı ümit davala'yı gönderiyorsun, daha sonra geçen sene kovulan feldkamp'ı skibbe'nin üstü olarak getiriyorsun, sırf bu adamı istifaya zorlamak için. bütün bunlara rağmen takım toparlanmaya iyi oynamaya başlıyor. uefa'da namağlup (gol dahi yemeden) ilerlerken, ligde bir sendeleme sonucu skibbe'yi gönderip bülent korkmaz'ı getiriyorsun. bu arada elindeki tek sağlam defans oyuncusunu devre arasında rusya'ya satıyorsun, kewell stoper oynamak zorunda kalıyor. sonuç olarak uefa gidiyor, ligin bitmesine haftalar kala galatasaray havlu atıyor.
2009-2010 sezonu: rijkaard geliyor. güzel transferler. keitalar, elanolar falan. hehh diyorum. güzel bir galatasaray izleyeceğiz nihayet. fakat adnan başkan yine devre arasında kolları sıvıyor ve zaten baros sakatken elindeki tek forvet nonda'yı da gönderiyor. sonrasında tabi, uefa maçlarına ve ligin ikinci yarısındaki maçların yarısına forvetsiz çıkıyoruz. ve sonuç malum. uefa'dan elenip, ligde babayı alıyoruz.
bu sezona hiç girmek istemiyorum bile. söylenecek o kadar şey var ki nereden başlasam hangi birini yazsam bilemedim. keita'nın gönderilişi mi, cana, pino, zapata, stancu gibi anadolu takımlarında ve hatta bank asya'da bulunabilecek vasat transferler mi, rijkaard'ın oyuncular tarafından sabote edilmesine göz yummaya mı, hagi'nin getirilişine mi yoksa misimovic'in kim vurduya gitmesi mi? hepsi ayri bir muamma.
artık kanser oldum lan. son 4 yıldır aynı senaryo. bi fenerbahçeli galatasaray'a başkan olsa ve ben bu takımı ligden ve avrupa'dan nasıl uzaklaştırırım, nasıl bu takımı dağıtırım diye düşünse ancak bu kadarını yapardı.
canım galatasarayım bu adam yüzünden artık hedefsiz, korkak ve çiftlik gibi yönetilen bir takım haline geldi.
yetti artık. git.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar