bugün
- kötü biri olduğunu bilmek5
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- en iyi antidepresan7
- kontrat fosfor karburator5
- true denilen yazar10
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı2
- deli olduğunun farkına varmak6
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- acıkmamak için öneriler5
- arkadaşlar nasılsınız6
- soğuk suda duş almak2
- diyanetin abd'deki villaları8
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- gecenin şarkısı5
- meyve kokan insan2
- gammazlar çetesi18
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- cilgincapkin221
- iç sesin sürekli konuşması3
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- hayatın acımasız olduğunun anlaşıldığı anlar2
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- sarı yeleli aslan trump8
- chp'nin hali ne olacak49
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- ışınlanma2
- cibali sahil3
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- adalet duygusu2
- otobüs muavini3
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- yazarları gülümseten şeyler6
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- hababam sınıfı semra hoca7
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
insanları mağdur etmeyi fena halde benimsemiş firma. Bu mağduriyet hem işe alım, hemde müşteri anlamında yapılmaktadır. ilk açıldığı zaman, benimle anlaşıp tam işe başlayacağım sırada, Finans müdürü değişti, eski müdürün onayladığı hiç kimse işe alınmayacak diye aramışlardı. Aşağıda ki linkte ki kişiyide ürün satışında yanlış bilgi vererek mağdur etmişlerdir.
--spoiler--
http://www.duslervekabusl.../topic.asp?TOPIC_ID=11773
Adım Sinan;
Hiç bir firma, kurum yada kuruluşa düşmanlığım, çıkar uyuşmazlığı vb. gibi sorunlarım yok, yazdıklarımın arkasındayım.
14 Şubat 2011 Sevgililer Günü'nde eşime, evime 100 metre mesafede olduğu için Electroworld Gaziosmanpaşa şubesinden bir Medya Oynatıcı almak istedim.
Western Digital Elements Play Media diye bir ürünü beğendim. Kutusunun üzerinde Dolby Digital yazıyordu. Stand personelinize sordum; - Sağdan soldan duyduğum kadarıyla üzerinde dolby digital yazsada DTS yazmayınca dışarı ses vermiyormuş, sadece optik çıkıştan veriyormuş, öylemidir?" personeliniz kesinlikle böyle birşey yok, dışarı ses verir ama kalitesi DTS kadar iyi değildir dedi. Tatmin olmadım, yaşça daha büyük, sağda solda yapılan işleri kontrol eden sanırım biraz daha üst rütbeli bir personelinizi kasalara doğru giderken yakalayıp sordum. Oda aynı cevabı verdi, Dts yazmamasından dolayı Tv'ye ses iletmeme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sadece kaliesinin daha kötü olacağını söyledi. Bende - bana zaten kalite lazım değil, ses filan açamıyoruz apartmanda " dedim.,
Kasalara geldiğimde orda backgrounda da ürünlerle haşır neşir olan bir personelinizle daha kasada beklerken biraz sohbet ettik. O da - bu ürün bende de var, dışarı ses vermemesi gibi birşey söz konusu değil dedi.
Aldım ürünü, eve geldim, önce bilgisayara bağlayıp içindeki diske bir video attım, sonra götürdüm tv ye bağladım, çalıştırdım. Ses yok. Hd kabloyu söktüm taktım, acaba birşeymi var diye, tv yi açtım kapattım, sesi açtım kıstım, hiç bir gelişme yok.
Evde internet yok, ertesi gün işyerinde ürünün ismini bir arama motoruna yazıp araştırdım. Bir dergi editörü ürün hakkında bir inceleme yazısı yazmış. Ürünün dts özellikli (yani ortalama her 3 mkv filmden en az 1 tanesi) sesleri analog stereoya çevirip tv ye verme özelliğinin kesinlikle olmadığını yazmıştı.
15 Şubat günü evde cihazın zaten düzgünçe açılmış olan tüm kutusu poşetlerini topladım, vede en önemlisi olan faturayı taşıma poşedine koydum. Electroworld’e gittik eşimle.
Bana cihazı satan stand görevlisini bulduk, -böyle böyle dedin bana” dedim. Dediki –öyle tabiki. dışarı ses verir.” Çantayı elimden aldı ve yaklaşık 1.5 metre poşet elinde yürüdü. Önünde masa gibi bir desk olan bir Lcd tv nin önüde durdu. Cihazı poşetten kendi çıkardı, kutusundan kendisi açtı. Biz eşimle dikkatimizi elemanın poşetten cihazı çıkarmasına vermedik, malüm elektronik eşya mağazası olduğundan sağa sola göz ucuyla ilgimizi çeken şeylere bakıyorduk. Eleman bağladı cihazı, çalıştırdı. –Bak ses geliyor dedi” baktımki optik çıkıştan optik kabloyla 1000 tl civarında satılan ev sineması sistemine bağlamış . Dedimki - sen sesi optik çıkıştan ve sisteminden almışsın, benim ne ses sistemim var, nede böyle bir şey alacak gücüm var. Eleman dediki - bu cihazlardan başka türlü çıkmazki ses” bende - gel beraber medya oynatıcıların olduğu rafa gidelim, sana orda bir sürü model göstereyim, hdmi kablodan tv’ye ses ileten, sadece bu cihazda bu özellik yok dedim…
Biz bunları tartışıyorken, amiride geldi, dinlemeye başladı… Poşetleri kurcalayan eşim dediki; faturası nerde bunun?
Şimdi asıl film burdan sonra başlıyor. Faturayı kendim özene bezene defalarca kontrol ederek cihazın olduğu firma taşıma poşedine koymuştum. Yolda yürürken bir defa daha ağzını aralayıp kontrol etmiştim.. Poşedi elimden onlar almıştı, onlar açmıştı. Fatura bir alicengiz ortadan kaybolmuştu.. Elemanlar – aaa , faturası yokmu? O halde hiçbir işlem yapamayız diyip çil yavrusu gibi dağıldılar.. Masanın üstünde cihaz, dağıılmış şekilde poşetler,kutusu,guide ile kalakaldık.. Heryere baktık, yerlere , sağa sola, defalarca poşede.. Biz ordan toplanıp gidene kadar elemanlar biz orda yokmuş gibi davrandı, yüzümüze bile bakmadı.. Eşim muhasebeye gitti, ordakilere, onlardaki fatura kopyasından fotokopi çekip, üzerine kaşeyle ‘Aslı Gibidir’ diye yazmalarını istedi, yapamayız dediler…
insanın başına böyle bir şey gelmesi insanı müthiş yıpratıyor… Eve gelince eşim bana – bir ara kendini baya kaybettin, yüzünün halini görmeliydin” dedi.,
Bu ruh halini yaşadıktan sonra gerçekten üçün beşin kıymeti yok. Şimdi çıkıp olan biteni düzeltseler bile o anki ruh tahribatını artık geri getiremezler…
Bu yazıyı sikayetimvar.com’a yazmak istedim ama 1500 harfle sınırlıymış. 3 paragraf yazamıyorum. Bazı GSM lerde sms, yani Short (kısa) Mesaj Servisi 500 harf. Acizliğin bu kadarına pes doğrusu.
--spoiler--
--spoiler--
http://www.duslervekabusl.../topic.asp?TOPIC_ID=11773
Adım Sinan;
Hiç bir firma, kurum yada kuruluşa düşmanlığım, çıkar uyuşmazlığı vb. gibi sorunlarım yok, yazdıklarımın arkasındayım.
14 Şubat 2011 Sevgililer Günü'nde eşime, evime 100 metre mesafede olduğu için Electroworld Gaziosmanpaşa şubesinden bir Medya Oynatıcı almak istedim.
Western Digital Elements Play Media diye bir ürünü beğendim. Kutusunun üzerinde Dolby Digital yazıyordu. Stand personelinize sordum; - Sağdan soldan duyduğum kadarıyla üzerinde dolby digital yazsada DTS yazmayınca dışarı ses vermiyormuş, sadece optik çıkıştan veriyormuş, öylemidir?" personeliniz kesinlikle böyle birşey yok, dışarı ses verir ama kalitesi DTS kadar iyi değildir dedi. Tatmin olmadım, yaşça daha büyük, sağda solda yapılan işleri kontrol eden sanırım biraz daha üst rütbeli bir personelinizi kasalara doğru giderken yakalayıp sordum. Oda aynı cevabı verdi, Dts yazmamasından dolayı Tv'ye ses iletmeme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sadece kaliesinin daha kötü olacağını söyledi. Bende - bana zaten kalite lazım değil, ses filan açamıyoruz apartmanda " dedim.,
Kasalara geldiğimde orda backgrounda da ürünlerle haşır neşir olan bir personelinizle daha kasada beklerken biraz sohbet ettik. O da - bu ürün bende de var, dışarı ses vermemesi gibi birşey söz konusu değil dedi.
Aldım ürünü, eve geldim, önce bilgisayara bağlayıp içindeki diske bir video attım, sonra götürdüm tv ye bağladım, çalıştırdım. Ses yok. Hd kabloyu söktüm taktım, acaba birşeymi var diye, tv yi açtım kapattım, sesi açtım kıstım, hiç bir gelişme yok.
Evde internet yok, ertesi gün işyerinde ürünün ismini bir arama motoruna yazıp araştırdım. Bir dergi editörü ürün hakkında bir inceleme yazısı yazmış. Ürünün dts özellikli (yani ortalama her 3 mkv filmden en az 1 tanesi) sesleri analog stereoya çevirip tv ye verme özelliğinin kesinlikle olmadığını yazmıştı.
15 Şubat günü evde cihazın zaten düzgünçe açılmış olan tüm kutusu poşetlerini topladım, vede en önemlisi olan faturayı taşıma poşedine koydum. Electroworld’e gittik eşimle.
Bana cihazı satan stand görevlisini bulduk, -böyle böyle dedin bana” dedim. Dediki –öyle tabiki. dışarı ses verir.” Çantayı elimden aldı ve yaklaşık 1.5 metre poşet elinde yürüdü. Önünde masa gibi bir desk olan bir Lcd tv nin önüde durdu. Cihazı poşetten kendi çıkardı, kutusundan kendisi açtı. Biz eşimle dikkatimizi elemanın poşetten cihazı çıkarmasına vermedik, malüm elektronik eşya mağazası olduğundan sağa sola göz ucuyla ilgimizi çeken şeylere bakıyorduk. Eleman bağladı cihazı, çalıştırdı. –Bak ses geliyor dedi” baktımki optik çıkıştan optik kabloyla 1000 tl civarında satılan ev sineması sistemine bağlamış . Dedimki - sen sesi optik çıkıştan ve sisteminden almışsın, benim ne ses sistemim var, nede böyle bir şey alacak gücüm var. Eleman dediki - bu cihazlardan başka türlü çıkmazki ses” bende - gel beraber medya oynatıcıların olduğu rafa gidelim, sana orda bir sürü model göstereyim, hdmi kablodan tv’ye ses ileten, sadece bu cihazda bu özellik yok dedim…
Biz bunları tartışıyorken, amiride geldi, dinlemeye başladı… Poşetleri kurcalayan eşim dediki; faturası nerde bunun?
Şimdi asıl film burdan sonra başlıyor. Faturayı kendim özene bezene defalarca kontrol ederek cihazın olduğu firma taşıma poşedine koymuştum. Yolda yürürken bir defa daha ağzını aralayıp kontrol etmiştim.. Poşedi elimden onlar almıştı, onlar açmıştı. Fatura bir alicengiz ortadan kaybolmuştu.. Elemanlar – aaa , faturası yokmu? O halde hiçbir işlem yapamayız diyip çil yavrusu gibi dağıldılar.. Masanın üstünde cihaz, dağıılmış şekilde poşetler,kutusu,guide ile kalakaldık.. Heryere baktık, yerlere , sağa sola, defalarca poşede.. Biz ordan toplanıp gidene kadar elemanlar biz orda yokmuş gibi davrandı, yüzümüze bile bakmadı.. Eşim muhasebeye gitti, ordakilere, onlardaki fatura kopyasından fotokopi çekip, üzerine kaşeyle ‘Aslı Gibidir’ diye yazmalarını istedi, yapamayız dediler…
insanın başına böyle bir şey gelmesi insanı müthiş yıpratıyor… Eve gelince eşim bana – bir ara kendini baya kaybettin, yüzünün halini görmeliydin” dedi.,
Bu ruh halini yaşadıktan sonra gerçekten üçün beşin kıymeti yok. Şimdi çıkıp olan biteni düzeltseler bile o anki ruh tahribatını artık geri getiremezler…
Bu yazıyı sikayetimvar.com’a yazmak istedim ama 1500 harfle sınırlıymış. 3 paragraf yazamıyorum. Bazı GSM lerde sms, yani Short (kısa) Mesaj Servisi 500 harf. Acizliğin bu kadarına pes doğrusu.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar