bugün
- ekonomi çok iyi7
- samsun'da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü9
- chp seçmeni8
- almancıları aşağılayan lanet millet3
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız5
- ekşi sözlük'ün mason locası olması4
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- 1 euro 53.50 tl4
- sabahları gazete okumak2
- maddenin içindeki evrenler2
- turkei kıymentini bilin21
- 2026 dünya kupası8
- türkiye a milli futbol takımı3
- gençler iş beğenmiyor5
- minyon kadın siniri6
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- uysaljakoben21
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- türk erkeklerindeki rus ve ukraynalı kız merakı4
- gammaz olmuşum13
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak4
- kemal kılıçdaroğlu36
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- dijital oyunların içine girmek2
- mısır2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir5
- gece yarısı çalan telefon7
- aquila bicipite8
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- flört uygulamalarında algoritma manipülasyonu5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- boşnak kızları mı yunan kızları mı15
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- elit olmak için gerekenler13
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- gey görünce gey olmaktan korkan erkek21
- doğu türkistan'ın ülke olması2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- 4 haziran 20262
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- netflix yasaklanmalıdır27
- tek arkadaşının olmaması10
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
aslında günümüzde komünizmin hüküm sürdüğü devletlerde bile bir şekilde geçerliliğini koruyan sistemdir. ve başta abd olmak üzere kapitalizmin scriptinin yazıldığı ülkelerde de tersi uygulamalar görülebilir, sistemin en ciddi yan etkisi olan 2008 krizinden sonra pekçok firmanın devlete transfer edilmesi de başka bir örnektir. zaten bilirsiniz, sosyal bilimlerde ne herşey siyah, ne herşey beyazdır.
teknik kısmına girmek istemiyorum, ancak bu sistemde mutlaka ve mutlaka sömürü düzeni vardır. aksi takdirde sistemin kendisi işlemez. birileri çalışır, birileri zenginler. daha sonra toplumda kutuplaşmalar meydana gelir. bir tarafta beş bin dolarlık takım elbise giyen insanlar, diğer tarafta ayda 1 doların altında çalışan insanlar türer.
oysa dünyadaki kaynakların dağıtım oranı normal bir ahlaki çıkarıma göre her insana ya da millete ortak dağıtılmasıdır.
yani, alaska'da bir yeraltı madeni, ya da bilinen örnekten gidelim, bir petrol rezervi bulunsun. daha sonra insanların biraraya gelip bunu kendi teknolojik seviyelerine göre işlemeleri, kullanıma hazır hale getirmeleri ve insanlara paylaştırması gerekir. çünkü aslında gayet basit, bir kaynaktan söz ediyoruz ve dünyada yaşayan en akıllı yaratıklar olarak muhtemelen sadece insanlar akıllıca ve kavgasız gürültüsüz, adilce paylaşabilir.
komik değil mi?
çünkü maalesef işler hiç de böyle gitmez. alaska da çıkan petrol, ilk önce devlet denen kurumun uluslararası anlaşmalardan dolayı kazandığı ve kendi statüsünü belirleyen sistemden dolayı oraya sahip olan devletin, yani örneğimizde abd nin alanına girer. ve bu kaynaktan herhangi bir şekilde faydalanması da sadece o devlete ve o devletin vatandaşlarına bahşedilmiştir.
diğer taraftan afrika nın ortasında yer alan bir bölge düşünelim. hmm, neresi olsun. sudan! sudan'ın ebey bölgesi. burada da petrol çıkar, hem de daha fazla miktarda. sudan'lı insanlar da kendi petrolünü başka bir ülkeyle ya da toplulukla paylaşmayı reddeder.(bu arada sudan afrika'nın en büyük ülkesi-idi. şu anda sözkonusu sebepten dolayı bölündü. zaten bölünmeden önce de ikinci dünya savaşı'nda,ki bu başka bir kapitalist düzenin gereği olan bir savaştır,sınırları masa başındaki zamanın emperyal ve kapitalist güçleri tarafından çizilmiştir, haritayı açarsanız yiv gibi düzgün sınırları olan bir sudan'ı görebilirsiniz. hoş, bu durum maalesef sadece sudan için geçerli değildir.neyse)
ancak işler yine öyle gitmez. sudan'ın petrolünü sudan'lılar değil yine alaskalı şirketler alırlar. bunu yaparken çok karmaşık gibi görünen ancak temelde hep aynı senaryonun ürünü olan figürler kullanırlar. askeri darbeler, tuhaf uçak kazaları, ki bu kazalarda kimlerin olduğunu söylemeye gerek yoktur herhalde, şüpheli süikastler vs..
kapitalist sistem doymaz. hep daha fazlasını ister ve bütün kaynakların alt kanallara kanalize olmasına karşı çıkar. bunun yerine alttan alıp üste verir, alt katman fakirleştikçe zengin kesim daha da zenginler. parasıyla para kazanır, etrafta binlerce bankalar açılır, krizler çıkar, insanlar işsiz kalırlar, birileri intihar eder, birileri tutuklanır... ancak hiçbirşey değişmez.
bir hiçliğin eseri olan kapitalist sistem talana son sürat devam eder. üstelik bunu yaparken imf gibi, dünya bankası gibi kendi kurduğu büyük ve legal organlarla yapar. örn. stand by anlaşmaları ya da belli bir dönem boyunca ülke kaynaklarına el konulması vs gibi.
bu noktada küresel oligarşiye de değinmek gerekiyor sanırım. kapitalist sistemin son sürat ilerlediği günümüzde dünyadaki en zengin %1 lik kesimin toplamdaki gelir pastasından aldığı pay da %1 olması gerekirken normal oranın %800 fazlası, %8'ine sahiptir.
ya da, en üst %1 lik kesim en düşük %95 lik kesimden daha zengin. ve inanın bu rakamlar gerçek rakamlar.
oligarşimiz hartum'u sömürür, kukla bir devlet vasıtasıyla gönüllü olarak ya da zorla gerçekleştirilen bu eylemde genellikle örneğin bp gibi, shell gibi, exxon gibi firmalar rol alırlar. ve bu firmalar tahmin ettiğimiz üzere ailenin şirketleridirler. sömürü ile üst kanallara sermaye akışı tam gaz devam eder..
http://www.sciencedaily.c.../2007/11/071112140720.htm
yazacak çok şey var tabii ama uykum geldi lan.
teknik kısmına girmek istemiyorum, ancak bu sistemde mutlaka ve mutlaka sömürü düzeni vardır. aksi takdirde sistemin kendisi işlemez. birileri çalışır, birileri zenginler. daha sonra toplumda kutuplaşmalar meydana gelir. bir tarafta beş bin dolarlık takım elbise giyen insanlar, diğer tarafta ayda 1 doların altında çalışan insanlar türer.
oysa dünyadaki kaynakların dağıtım oranı normal bir ahlaki çıkarıma göre her insana ya da millete ortak dağıtılmasıdır.
yani, alaska'da bir yeraltı madeni, ya da bilinen örnekten gidelim, bir petrol rezervi bulunsun. daha sonra insanların biraraya gelip bunu kendi teknolojik seviyelerine göre işlemeleri, kullanıma hazır hale getirmeleri ve insanlara paylaştırması gerekir. çünkü aslında gayet basit, bir kaynaktan söz ediyoruz ve dünyada yaşayan en akıllı yaratıklar olarak muhtemelen sadece insanlar akıllıca ve kavgasız gürültüsüz, adilce paylaşabilir.
komik değil mi?
çünkü maalesef işler hiç de böyle gitmez. alaska da çıkan petrol, ilk önce devlet denen kurumun uluslararası anlaşmalardan dolayı kazandığı ve kendi statüsünü belirleyen sistemden dolayı oraya sahip olan devletin, yani örneğimizde abd nin alanına girer. ve bu kaynaktan herhangi bir şekilde faydalanması da sadece o devlete ve o devletin vatandaşlarına bahşedilmiştir.
diğer taraftan afrika nın ortasında yer alan bir bölge düşünelim. hmm, neresi olsun. sudan! sudan'ın ebey bölgesi. burada da petrol çıkar, hem de daha fazla miktarda. sudan'lı insanlar da kendi petrolünü başka bir ülkeyle ya da toplulukla paylaşmayı reddeder.(bu arada sudan afrika'nın en büyük ülkesi-idi. şu anda sözkonusu sebepten dolayı bölündü. zaten bölünmeden önce de ikinci dünya savaşı'nda,ki bu başka bir kapitalist düzenin gereği olan bir savaştır,sınırları masa başındaki zamanın emperyal ve kapitalist güçleri tarafından çizilmiştir, haritayı açarsanız yiv gibi düzgün sınırları olan bir sudan'ı görebilirsiniz. hoş, bu durum maalesef sadece sudan için geçerli değildir.neyse)
ancak işler yine öyle gitmez. sudan'ın petrolünü sudan'lılar değil yine alaskalı şirketler alırlar. bunu yaparken çok karmaşık gibi görünen ancak temelde hep aynı senaryonun ürünü olan figürler kullanırlar. askeri darbeler, tuhaf uçak kazaları, ki bu kazalarda kimlerin olduğunu söylemeye gerek yoktur herhalde, şüpheli süikastler vs..
kapitalist sistem doymaz. hep daha fazlasını ister ve bütün kaynakların alt kanallara kanalize olmasına karşı çıkar. bunun yerine alttan alıp üste verir, alt katman fakirleştikçe zengin kesim daha da zenginler. parasıyla para kazanır, etrafta binlerce bankalar açılır, krizler çıkar, insanlar işsiz kalırlar, birileri intihar eder, birileri tutuklanır... ancak hiçbirşey değişmez.
bir hiçliğin eseri olan kapitalist sistem talana son sürat devam eder. üstelik bunu yaparken imf gibi, dünya bankası gibi kendi kurduğu büyük ve legal organlarla yapar. örn. stand by anlaşmaları ya da belli bir dönem boyunca ülke kaynaklarına el konulması vs gibi.
bu noktada küresel oligarşiye de değinmek gerekiyor sanırım. kapitalist sistemin son sürat ilerlediği günümüzde dünyadaki en zengin %1 lik kesimin toplamdaki gelir pastasından aldığı pay da %1 olması gerekirken normal oranın %800 fazlası, %8'ine sahiptir.
ya da, en üst %1 lik kesim en düşük %95 lik kesimden daha zengin. ve inanın bu rakamlar gerçek rakamlar.
oligarşimiz hartum'u sömürür, kukla bir devlet vasıtasıyla gönüllü olarak ya da zorla gerçekleştirilen bu eylemde genellikle örneğin bp gibi, shell gibi, exxon gibi firmalar rol alırlar. ve bu firmalar tahmin ettiğimiz üzere ailenin şirketleridirler. sömürü ile üst kanallara sermaye akışı tam gaz devam eder..
http://www.sciencedaily.c.../2007/11/071112140720.htm
yazacak çok şey var tabii ama uykum geldi lan.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
