bugün
- true çaylak olsun kampanyası9
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan5
- true'yi yedirmeyiz6
- vermio11
- en güzel sevişme5
- nervio35
- bu koyden olsam ne olacak18
- ahmet sezer bey15
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı9
- anne3
- ak parti ve dem parti'nin terörsüz türkiye görüşme3
- sinsice kavga izleyen yazarlar8
- beni kim artılıyor amk5
- geceleri ne yapılır3
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse7
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim4
- namazında niyazında erkek5
- sözlükte kavga6
- bir kilo patatesin 50 lira olması7
- kasaba 7 bin tl vermek3
- nervio'nun 1 50 boyunda olması3
- velvet53
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz6
- true'yi eskorta emanet etmek10
- gammazlar çetesi6
- pompacı kıza nasıl açılınır9
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu6
- yeni parti31
- true çaycı olsun kampanyası3
- tememda kenka nalaka13
- kasiyer kıza nasıl açılırım21
- market kasap pazar fiyatlarını öğrenmek2
- güne bir şarkı bırak7
- velvet geceleri napıyor sorunsalı12
- kızını zenci ile evlendiren baba2
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- insan olmaya ceyrek kala18
- arkadaşlar sıkıldım2
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması3
- benzetildiğiniz ünlü10
- yeni parti'nin iktidara yürüdüğü gerçeği2
- hastane randevusu6
- etnik müzik radyo2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- türkiye chp ile dünya devi ülke olacak4
- gammazlar göreve3
- tai lung6
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
sovyet sosyalist soykırımlar birliği'nin imza attığı bir doğa katliamı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan bir soykırımdır.
20. yüzyıl'ın ortalarına kadar "aral denizi" diye adlandırılan ve çevresinin hayat kaynağı konumunda olan aral gölü'nün büyük bölümünün yerinde bugün "aralkum" adı verilen dünyanın en genç çölü yer alıyor.
tamam biz insanoğlu yüzyıllardır tabiatın dengesini alt üst ettik, denizlerimizi girilmez hale getirdik, birçok çevre felaketi yaratarak dünyayı yaşanmaz bir yer yapmaya çalıştık ama bu aral gölü ve havzasında yapılan uygulamalar başlı başına bir soykırım...
ikinci dünya savaşını takip eden yıllarda dünya artık iki kutba bölünmüş vaziyetteydi.
batı'nın karşısında büyük ve güçlü bir komunizm imparatorluğu dikiliyordu.
sahip olduğu doğal kaynakları, tabiyetindeki insanları, hayvanları dahi çekinmeden harcayabilecek bir imparatorluk...
bazı arkadaşlarımızın hayranlık beslediği bu korku imparatorluğu, pamuk tüketim talebini karşılamak amacıyla 1960'lı yıllarda aral gölü katliamını başlatıyordu...
aral gölü'nü besleyen iki damar olan seyhun ve ceyhun nehirleri yönleri değiştirilerek çölde tarım alanları yaratılır...buralardan alınan verimle milyonlarca hektar alana daha pamuk ekilir.
lakin damarları kesilen aral beslenememekte ve sıcak bir bölgede olmasının da etkisi ile kurumaya başlamaktadır.
sovyet yetkililer bu durumu 80'li yıllara değin görmezden gelir.
aslında yine görmezden geleceklerdir ama ortada aral diye bir göl kalmamıştır. zira 80'lerde aral iyice ufalmış ve ikiye bölünmüştür.
görsel
90'lı yıllara gelindiğinde sovyet imparatorluğu'nun çökmesi ile başka gerçekler de ortaya çıkmaya başlamıştır.
zira aral gölü'nün yok edilmesi yüzbinlerce kilometrekarelik bir alanın iklimini, çevre koşullarını değiştirmiş, alt üst etmiştir.
birçok bitki ve hayvan türü yok olmuş, geçim kaynağı göl olan insanlar yeni yaşamlar kurmaya zorlanmışlardır.
tabii bir de seyhun ve ceyhun nehirleri vasıtası ile tarıma açılan çöl bölgelerinde çalışan-yaşayan insanlarda da birtakım biyolojik vakalar görülmüştür.
bölge insanları çöl alanına uygulanan kimyasal tarım ilaçlarının etkisi ile seri bir şekilde kansere yakalanmış, kanser bölgeye ait bir değer haline gelmiştir.
yıllar yılı gizlenen bu gerçekler yüzbinlerce insanın hayatına mal olmuş, bir o kadarı da bu hastalıklara bağlı olarak sakat kalmıştır.
aral havzasında yaşanan katliam ve soykırım sadece iklim değişikliği ve hatalı tarım politikası ile sınırlı değil elbet.
aral gölü üzerinde yer alan Vozrozhdeniya Adası sovyet rusya tarafından 50 yıl boyunca biyolojik silah geliştirme ve deney üssü olarak kullanılmış, tabii aral'ın yok olması ile ada olmaktan çıkmış, ana kara ile birleşmiş, böylece bu adada bulunan ve niteliği bugün dahi bilinmeyen türlü biyolojik silahların insanlıkla buluşması kaçınılmaz olmuştur.
bölgede tıbbın izah edemediği hastalık ve ölümler de bu Vozrozhdeniya Adası'ndan yayılan mikroplara bağlanmaktadır.
tabii bizim körlere göre komunistler cicidir, böyle şeyler yapmazlar...
inanmayın, asılnda aral gölü'nün suyunu ergenekon örgütü tarafından siverek'te özel çiftliklerde yetiştirilen inekler içti. onun için su bitti ve iklimi değişti.
bağlayın bu işi de ergenekon'a olsun bitsin...
20. yüzyıl'ın ortalarına kadar "aral denizi" diye adlandırılan ve çevresinin hayat kaynağı konumunda olan aral gölü'nün büyük bölümünün yerinde bugün "aralkum" adı verilen dünyanın en genç çölü yer alıyor.
tamam biz insanoğlu yüzyıllardır tabiatın dengesini alt üst ettik, denizlerimizi girilmez hale getirdik, birçok çevre felaketi yaratarak dünyayı yaşanmaz bir yer yapmaya çalıştık ama bu aral gölü ve havzasında yapılan uygulamalar başlı başına bir soykırım...
ikinci dünya savaşını takip eden yıllarda dünya artık iki kutba bölünmüş vaziyetteydi.
batı'nın karşısında büyük ve güçlü bir komunizm imparatorluğu dikiliyordu.
sahip olduğu doğal kaynakları, tabiyetindeki insanları, hayvanları dahi çekinmeden harcayabilecek bir imparatorluk...
bazı arkadaşlarımızın hayranlık beslediği bu korku imparatorluğu, pamuk tüketim talebini karşılamak amacıyla 1960'lı yıllarda aral gölü katliamını başlatıyordu...
aral gölü'nü besleyen iki damar olan seyhun ve ceyhun nehirleri yönleri değiştirilerek çölde tarım alanları yaratılır...buralardan alınan verimle milyonlarca hektar alana daha pamuk ekilir.
lakin damarları kesilen aral beslenememekte ve sıcak bir bölgede olmasının da etkisi ile kurumaya başlamaktadır.
sovyet yetkililer bu durumu 80'li yıllara değin görmezden gelir.
aslında yine görmezden geleceklerdir ama ortada aral diye bir göl kalmamıştır. zira 80'lerde aral iyice ufalmış ve ikiye bölünmüştür.
görsel
90'lı yıllara gelindiğinde sovyet imparatorluğu'nun çökmesi ile başka gerçekler de ortaya çıkmaya başlamıştır.
zira aral gölü'nün yok edilmesi yüzbinlerce kilometrekarelik bir alanın iklimini, çevre koşullarını değiştirmiş, alt üst etmiştir.
birçok bitki ve hayvan türü yok olmuş, geçim kaynağı göl olan insanlar yeni yaşamlar kurmaya zorlanmışlardır.
tabii bir de seyhun ve ceyhun nehirleri vasıtası ile tarıma açılan çöl bölgelerinde çalışan-yaşayan insanlarda da birtakım biyolojik vakalar görülmüştür.
bölge insanları çöl alanına uygulanan kimyasal tarım ilaçlarının etkisi ile seri bir şekilde kansere yakalanmış, kanser bölgeye ait bir değer haline gelmiştir.
yıllar yılı gizlenen bu gerçekler yüzbinlerce insanın hayatına mal olmuş, bir o kadarı da bu hastalıklara bağlı olarak sakat kalmıştır.
aral havzasında yaşanan katliam ve soykırım sadece iklim değişikliği ve hatalı tarım politikası ile sınırlı değil elbet.
aral gölü üzerinde yer alan Vozrozhdeniya Adası sovyet rusya tarafından 50 yıl boyunca biyolojik silah geliştirme ve deney üssü olarak kullanılmış, tabii aral'ın yok olması ile ada olmaktan çıkmış, ana kara ile birleşmiş, böylece bu adada bulunan ve niteliği bugün dahi bilinmeyen türlü biyolojik silahların insanlıkla buluşması kaçınılmaz olmuştur.
bölgede tıbbın izah edemediği hastalık ve ölümler de bu Vozrozhdeniya Adası'ndan yayılan mikroplara bağlanmaktadır.
tabii bizim körlere göre komunistler cicidir, böyle şeyler yapmazlar...
inanmayın, asılnda aral gölü'nün suyunu ergenekon örgütü tarafından siverek'te özel çiftliklerde yetiştirilen inekler içti. onun için su bitti ve iklimi değişti.
bağlayın bu işi de ergenekon'a olsun bitsin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar