bugün
- kedilerin yedigi ilginc seyler13
- özel sektör de çalışmak8
- lukaku vs abdülkerim6
- kızlar buraya bakar mısınız6
- şeker hastalığı4
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar16
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- ben geldim naneler6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması12
- ermenice5
- galatasaray büyüklüğü14
- ellerim bos gonlum hos11
- arkadaşlar bakar mısınız14
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler6
- ceviz kabuğunu kıramayan kargaya yardım etmek2
- arjantin3
- 3 ekim alman birliği günü3
- bik bik'in mutfağına konuk olan yazar5
- arabesk2
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- söğüşçü aco3
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- 3 ekim 2026 finlandiya arnavutluk maçı3
- açık oylayamamak6
- şanlıurfa şehir hastanesi5
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- ioçk'nın müziği3
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- türkiye32
- anın görüntüsü22
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- fenerbahçe nin kurucusu4
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- vincenzo montella6
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- 3 ekim 2026 izlanda bulgaristan maçı2
- bulgaristan4
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- yabancı değiliz serdar yapmağğ2
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- finlandiya2
- türkçeye sistemli saldırı7
- sosyoloji vs antropoloji2
- ispartalı kızlar9
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım3
- ibrahim çelikkol2
- emevi dini4
Fuzuli'nin kendisine kanuni sultan süleyman tarafından bağlanan dokuz akçe maaşını alamadığı için Kanunî`nin fermanlarına tuğra yapan Nişancıbaşı Celâlzâde Mustafa Çelebi'ye yazdığı türk edebiyatının en önemli mektuplarından biridir.
Bu başlığın altındaki ilk entryinin divan edebiyatının en büyük şairlerinden olan fuzuli'nin en önemli eserlerinden birini tanımlamak yerine, lisede beraber okuduğum sagopa kajmer'e ait bir şarkı sözü olması da ayrı bir tartışma konusudur.
--şikayetname--
huzurlarına gitdüm. Bir topluluk gördüm, durumları perişan. Ne safâdan anda eser ve ne doğruluktan anda nişan var.
Selam verdüm, rüşvet degüldür deyu almadılar, hüküm gös-terdüm, faidesüzdür deyu mültefit olmadılar. Egerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar, amma hâl diliyle bütün suâlü-me cevap verdiler.
Dedüm:Ey arkadaşlar bu ne hatalı iş ve bu ne çin-i ebrudur?
Dediler:Bizim devamlı âdetümüz budur.
Dedüm:Benim riâyetimi gerekli görmüşler ve bana tekâüd berâtı vermişler ki Evkaftan her zaman nasipleneyim ve pâdişâha gönül rahatlığıyla dua kılam.
Dediler: Ey miskin sana zulmetmişler ve sana gidiş geliş sermayesi vermişler ki, sürekli bî-fâide mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüb sert sözler işitesin.
Dedüm: Berâtumun gereği niçün yerine gelmez?
Dediler: Zevâiddür, husulü mümkün olmaz.
Dedüm: Böyle Evkaf zevâidsüz olur mı?
Dediler: Âstânenin zarurî masraflarından fazla kalursa bizden kalır mu?
Dedüm: Vakıf malını fazlaca kullanmak vebâldür.
Dediler: Akçemizle satın almışuz, bize helâldür.
Dedüm: Hisâba alsalar tuttuğunuz bu yolun fesadı bulunur.
Dediler: Bu hesâb, kıyamette alınur.
Dedüm: Dünyada dahi hesap olur; zîrâ haberin işitmişüz.
Dediler:Andan dahi korkumuz yokdur, kâtibleri razı etmişüz.
Gördüm ki soruma cevâbdan başka nesne vermezler ve bu berât ile ihtiyacımı gidermezler, çaresiz mücadeleyi terk kıl-dum ve ümitsiz ve mahrum bir şekilde uzlet köşeme çekil-düm.
--şikayetname--
Bu başlığın altındaki ilk entryinin divan edebiyatının en büyük şairlerinden olan fuzuli'nin en önemli eserlerinden birini tanımlamak yerine, lisede beraber okuduğum sagopa kajmer'e ait bir şarkı sözü olması da ayrı bir tartışma konusudur.
--şikayetname--
huzurlarına gitdüm. Bir topluluk gördüm, durumları perişan. Ne safâdan anda eser ve ne doğruluktan anda nişan var.
Selam verdüm, rüşvet degüldür deyu almadılar, hüküm gös-terdüm, faidesüzdür deyu mültefit olmadılar. Egerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar, amma hâl diliyle bütün suâlü-me cevap verdiler.
Dedüm:Ey arkadaşlar bu ne hatalı iş ve bu ne çin-i ebrudur?
Dediler:Bizim devamlı âdetümüz budur.
Dedüm:Benim riâyetimi gerekli görmüşler ve bana tekâüd berâtı vermişler ki Evkaftan her zaman nasipleneyim ve pâdişâha gönül rahatlığıyla dua kılam.
Dediler: Ey miskin sana zulmetmişler ve sana gidiş geliş sermayesi vermişler ki, sürekli bî-fâide mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüb sert sözler işitesin.
Dedüm: Berâtumun gereği niçün yerine gelmez?
Dediler: Zevâiddür, husulü mümkün olmaz.
Dedüm: Böyle Evkaf zevâidsüz olur mı?
Dediler: Âstânenin zarurî masraflarından fazla kalursa bizden kalır mu?
Dedüm: Vakıf malını fazlaca kullanmak vebâldür.
Dediler: Akçemizle satın almışuz, bize helâldür.
Dedüm: Hisâba alsalar tuttuğunuz bu yolun fesadı bulunur.
Dediler: Bu hesâb, kıyamette alınur.
Dedüm: Dünyada dahi hesap olur; zîrâ haberin işitmişüz.
Dediler:Andan dahi korkumuz yokdur, kâtibleri razı etmişüz.
Gördüm ki soruma cevâbdan başka nesne vermezler ve bu berât ile ihtiyacımı gidermezler, çaresiz mücadeleyi terk kıl-dum ve ümitsiz ve mahrum bir şekilde uzlet köşeme çekil-düm.
--şikayetname--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar