bugün
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor11
- kadir mısıroğlu'nun soyu7
- demet evgar10
- sözlüğün tadının kaçması6
- boğa güreşlerini türkiye de yapsak3
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- üniversitelerin gereksiz olması3
- kemalistler6
- aylık 311 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- abd'nin kaan'a motor satışına izin vermesi4
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı4
- şu an ihtiyacım var dediğin şey6
- dinleri masonlar kontrol ediyor4
- venezuela5
- kadınların yüzlerine sürekli bir şeyler sürmesi6
- kadınların yanlış yapması3
- dikkatli izlersen anlarsın haklı megatron3
- curaçao fildişi sahili maçı saat 23 te trt spor da4
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi2
- alan greenspan3
- yazarların imza parfümleri14
- hızlı para kazanmanın yolları11
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- aşure2
- pozantı2
- her gün poğaça simit yemek2
- türk kızı egosu6
- zippo2
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler9
- kazım koyuncu2
- cips alırken utanmak2
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- panter emel2
- erkekler neden az yaşar10
- am okşama4
- 2026 dünya kupası22
- bir insanı sevmek11
- evde kaş bıyık alımı3
- 2030 larda robotların aktif rol oynayacak olması2
- türk erkeği egosu4
- imdat arkadaşlar4
- m uludagsozluk com da görsel yüklenmeme sorunu4
- dünya11
- güzel huylu kezo4
- vajinizm3
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı13
- mutluluğun fark edilmemesi8
Fuzuli'nin kendisine kanuni sultan süleyman tarafından bağlanan dokuz akçe maaşını alamadığı için Kanunî`nin fermanlarına tuğra yapan Nişancıbaşı Celâlzâde Mustafa Çelebi'ye yazdığı türk edebiyatının en önemli mektuplarından biridir.
Bu başlığın altındaki ilk entryinin divan edebiyatının en büyük şairlerinden olan fuzuli'nin en önemli eserlerinden birini tanımlamak yerine, lisede beraber okuduğum sagopa kajmer'e ait bir şarkı sözü olması da ayrı bir tartışma konusudur.
--şikayetname--
huzurlarına gitdüm. Bir topluluk gördüm, durumları perişan. Ne safâdan anda eser ve ne doğruluktan anda nişan var.
Selam verdüm, rüşvet degüldür deyu almadılar, hüküm gös-terdüm, faidesüzdür deyu mültefit olmadılar. Egerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar, amma hâl diliyle bütün suâlü-me cevap verdiler.
Dedüm:Ey arkadaşlar bu ne hatalı iş ve bu ne çin-i ebrudur?
Dediler:Bizim devamlı âdetümüz budur.
Dedüm:Benim riâyetimi gerekli görmüşler ve bana tekâüd berâtı vermişler ki Evkaftan her zaman nasipleneyim ve pâdişâha gönül rahatlığıyla dua kılam.
Dediler: Ey miskin sana zulmetmişler ve sana gidiş geliş sermayesi vermişler ki, sürekli bî-fâide mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüb sert sözler işitesin.
Dedüm: Berâtumun gereği niçün yerine gelmez?
Dediler: Zevâiddür, husulü mümkün olmaz.
Dedüm: Böyle Evkaf zevâidsüz olur mı?
Dediler: Âstânenin zarurî masraflarından fazla kalursa bizden kalır mu?
Dedüm: Vakıf malını fazlaca kullanmak vebâldür.
Dediler: Akçemizle satın almışuz, bize helâldür.
Dedüm: Hisâba alsalar tuttuğunuz bu yolun fesadı bulunur.
Dediler: Bu hesâb, kıyamette alınur.
Dedüm: Dünyada dahi hesap olur; zîrâ haberin işitmişüz.
Dediler:Andan dahi korkumuz yokdur, kâtibleri razı etmişüz.
Gördüm ki soruma cevâbdan başka nesne vermezler ve bu berât ile ihtiyacımı gidermezler, çaresiz mücadeleyi terk kıl-dum ve ümitsiz ve mahrum bir şekilde uzlet köşeme çekil-düm.
--şikayetname--
Bu başlığın altındaki ilk entryinin divan edebiyatının en büyük şairlerinden olan fuzuli'nin en önemli eserlerinden birini tanımlamak yerine, lisede beraber okuduğum sagopa kajmer'e ait bir şarkı sözü olması da ayrı bir tartışma konusudur.
--şikayetname--
huzurlarına gitdüm. Bir topluluk gördüm, durumları perişan. Ne safâdan anda eser ve ne doğruluktan anda nişan var.
Selam verdüm, rüşvet degüldür deyu almadılar, hüküm gös-terdüm, faidesüzdür deyu mültefit olmadılar. Egerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar, amma hâl diliyle bütün suâlü-me cevap verdiler.
Dedüm:Ey arkadaşlar bu ne hatalı iş ve bu ne çin-i ebrudur?
Dediler:Bizim devamlı âdetümüz budur.
Dedüm:Benim riâyetimi gerekli görmüşler ve bana tekâüd berâtı vermişler ki Evkaftan her zaman nasipleneyim ve pâdişâha gönül rahatlığıyla dua kılam.
Dediler: Ey miskin sana zulmetmişler ve sana gidiş geliş sermayesi vermişler ki, sürekli bî-fâide mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüb sert sözler işitesin.
Dedüm: Berâtumun gereği niçün yerine gelmez?
Dediler: Zevâiddür, husulü mümkün olmaz.
Dedüm: Böyle Evkaf zevâidsüz olur mı?
Dediler: Âstânenin zarurî masraflarından fazla kalursa bizden kalır mu?
Dedüm: Vakıf malını fazlaca kullanmak vebâldür.
Dediler: Akçemizle satın almışuz, bize helâldür.
Dedüm: Hisâba alsalar tuttuğunuz bu yolun fesadı bulunur.
Dediler: Bu hesâb, kıyamette alınur.
Dedüm: Dünyada dahi hesap olur; zîrâ haberin işitmişüz.
Dediler:Andan dahi korkumuz yokdur, kâtibleri razı etmişüz.
Gördüm ki soruma cevâbdan başka nesne vermezler ve bu berât ile ihtiyacımı gidermezler, çaresiz mücadeleyi terk kıl-dum ve ümitsiz ve mahrum bir şekilde uzlet köşeme çekil-düm.
--şikayetname--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar