bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- kızının düğününde oynayan baba5
- gammazlama yapmamak13
- ölüm4
- aziz yıldırım11
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- hallelujah2
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- satranç haram yasaklansın7
- haysenin1212
- vurdurmayan sözlük yazarları2
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim3
- çağrı isimli yazar5
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- beyazpenisliyabancı2
- bu köyden olsam ne olacak8
- galatasaray sözlük2
- sözlükteki vatan hainleri4
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- gina carano13
- yapay zeka moderatörü15
- yaz geceleri4
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- aylık 336 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- kemal kılıçdaroğlu ülkemizin sigortasıdır2
- en gey özelliğiniz15
- omurgasız tekerlek5
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- avukata vermek2
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- toplu taşıma3
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- sydney sweeney'in memeleri3
- kirasız faturasız asgari ücret yeter mi sorunsalı3
- anın görüntüsü21
- 14 inç monitörden 17 inç monitöre geçmek3
- bir gün bana kudüs valiliğini nasip et2
- beybi leydi den hoşlanıyorum ne yapmalıyım3
- katatespizartmasi15
- gecenin şarkısı6
entry üreteci.
nasıl mı üretiyor ? bunu hala anlamış değilim. ilk başlarda tüm ailesiyle birlikte asiti kaçmış kola nicki adı altında yazdıklarını düşünüyordum. sabahları küçük kardeşi, öğlenleri ağabeyi, akşamları okul dönüşünde de kendisi entry giriyor sanmıştım.... sonradan anladım ki bu asit tek bir kişiden ibaretmiş.
asit kim mi ?
o; deli manyak entry kasan, evindeki meydan larousse ansiklopedisini sözlüğe taşıma megali ideasındaki, sirtaki havasında entry tuşlayan georghios kolettis.
o; bir çok dış mihrakın her cenahtan ayarlı fişteklemelerine rağmen dimdik ayakta duran hırslı bir sözlük kahramanı.
o; bazılarını tırı vırı işlerle meşgul oluyor demesine aldırış etmeden, bıçak sırtında yürüyerek sözlüğün saatli maarif takvimi olmuş yerleşik bir istihsal kuvveti.
asit'e karşı zaman içinde yüreğimin derinliklerinde esen rüzgarların yönüne gelince.
ilkin ben bu ilginç organizmaya pek bir gıcık olduydumdu. her gördüğümde içimde bir poyraz eser ana bacı söverdim... tamamen mübalağasız; etmediğim küfür, sövgü hakaret kalmamıştı. ne vakit bir entrysini görsem öldüreceğimden korkardım. o denli yani.
tüm sözlük zevkimin içine eder olmuştu bu asit. zart asit ! zurt asit ! her bir yandan bu asitin entryleri... '' allah belanı versin asit yazma artık '' dediğim zamanları dün gibi hatırlarım. o da benim bu kaba saba laflarıma dehşetengiz letafetiyle cevapvermiş, beni dediğime pişman etmişti. üzülmüştüm ama gene iplememiş ayarlamaya devam etmiştim.
aradan zaman geçti... ilkbaharın çiçekleri ile yeşeren otları, plajlardaki cıbıl mankenlerin devri bitti... kuruyan yaprakların ruhları okşayan hışırtısı geldi.
güzün gelişiyle birlikte ağzımda kekremsi tatlar bırakan entryleri artık hoşuma giden mayhoş bir tat halini aldı bende. içimde bu asit'e karşı sebepsiz bir yumuşama, *. böyle bir hoşlanma, böyle bir ''iyi kız aslında, lan bu asit te güzel yazıyor aslında'' demeler husule geldi. üzerimden ılık bir lodos geçiverdi. neden bu lodos beni buldu acep der iken sonradan anladım ki bu yumuşama çok hikmetlere gebeymiş.
bir gün dedim ulan asit; nasıl yaptın anlamadım ama bir şekilde kendini bana sevdirdin. seviyorum ulan seni dedim. artık entrylerin gözümü hiç ama hiç tırmalamıyor. ''artık batmıyorsun hem de hiç'' dedim. yastığımın altına kara muska mı koydun ne yaptın anasını ? büyücü asit diye ona karşı olan kalp ısınmışlığıma anlam veremeyerek sebepsiz bir sevgi itirafında bulundum.
sonraları bu asit düşmanlığımdan sebepsiz dönüşümün ilahi bir sebebe bağlı olduğunu nereden bilebilirdim. herşey külli iradenin parmakları arasından damlayan kısmet damlacıklarıymış aslında. o zamanın toy delikanlısındaki kısık sesli sevgi itiraflarım bu günün şanslı adamında binlerce iltifata dönüştü. ne desem nasıl teşekkür etsem az bu insana. allah senden razı olsun.
lÂkin bu asit geçen gün sözlerimi yanlış anlayarak bana darıldı. sen ne hakla bana bıdı bıdı yaparsın bacaksız velet. dedi. bir açıklama, savunma hakkı vermeden kalemi kırıp beni darağacına mahkum etti.
geçen gün benim bindiğim otobüse de şans eseri denk gelmiş. verdiği kahveli şekeri de unutarak vermiş*. arkasına dönüp bakmadan çekip gitmiş. bilememiş ki hakaret kokan sözlerim şakayla karışık ona, bana, bize olan bir garip acı itirafımdı. ben şakadan ciddiyet kapan insanların böyle anlamak istemelerinde bir sebep ararım. bu gereksiz küslüğün günahını o günün yorgunluğuna, stresin hiddetlendirme gücüne yıkıyorum. *
nasıl mı üretiyor ? bunu hala anlamış değilim. ilk başlarda tüm ailesiyle birlikte asiti kaçmış kola nicki adı altında yazdıklarını düşünüyordum. sabahları küçük kardeşi, öğlenleri ağabeyi, akşamları okul dönüşünde de kendisi entry giriyor sanmıştım.... sonradan anladım ki bu asit tek bir kişiden ibaretmiş.
asit kim mi ?
o; deli manyak entry kasan, evindeki meydan larousse ansiklopedisini sözlüğe taşıma megali ideasındaki, sirtaki havasında entry tuşlayan georghios kolettis.
o; bir çok dış mihrakın her cenahtan ayarlı fişteklemelerine rağmen dimdik ayakta duran hırslı bir sözlük kahramanı.
o; bazılarını tırı vırı işlerle meşgul oluyor demesine aldırış etmeden, bıçak sırtında yürüyerek sözlüğün saatli maarif takvimi olmuş yerleşik bir istihsal kuvveti.
asit'e karşı zaman içinde yüreğimin derinliklerinde esen rüzgarların yönüne gelince.
ilkin ben bu ilginç organizmaya pek bir gıcık olduydumdu. her gördüğümde içimde bir poyraz eser ana bacı söverdim... tamamen mübalağasız; etmediğim küfür, sövgü hakaret kalmamıştı. ne vakit bir entrysini görsem öldüreceğimden korkardım. o denli yani.
tüm sözlük zevkimin içine eder olmuştu bu asit. zart asit ! zurt asit ! her bir yandan bu asitin entryleri... '' allah belanı versin asit yazma artık '' dediğim zamanları dün gibi hatırlarım. o da benim bu kaba saba laflarıma dehşetengiz letafetiyle cevapvermiş, beni dediğime pişman etmişti. üzülmüştüm ama gene iplememiş ayarlamaya devam etmiştim.
aradan zaman geçti... ilkbaharın çiçekleri ile yeşeren otları, plajlardaki cıbıl mankenlerin devri bitti... kuruyan yaprakların ruhları okşayan hışırtısı geldi.
güzün gelişiyle birlikte ağzımda kekremsi tatlar bırakan entryleri artık hoşuma giden mayhoş bir tat halini aldı bende. içimde bu asit'e karşı sebepsiz bir yumuşama, *. böyle bir hoşlanma, böyle bir ''iyi kız aslında, lan bu asit te güzel yazıyor aslında'' demeler husule geldi. üzerimden ılık bir lodos geçiverdi. neden bu lodos beni buldu acep der iken sonradan anladım ki bu yumuşama çok hikmetlere gebeymiş.
bir gün dedim ulan asit; nasıl yaptın anlamadım ama bir şekilde kendini bana sevdirdin. seviyorum ulan seni dedim. artık entrylerin gözümü hiç ama hiç tırmalamıyor. ''artık batmıyorsun hem de hiç'' dedim. yastığımın altına kara muska mı koydun ne yaptın anasını ? büyücü asit diye ona karşı olan kalp ısınmışlığıma anlam veremeyerek sebepsiz bir sevgi itirafında bulundum.
sonraları bu asit düşmanlığımdan sebepsiz dönüşümün ilahi bir sebebe bağlı olduğunu nereden bilebilirdim. herşey külli iradenin parmakları arasından damlayan kısmet damlacıklarıymış aslında. o zamanın toy delikanlısındaki kısık sesli sevgi itiraflarım bu günün şanslı adamında binlerce iltifata dönüştü. ne desem nasıl teşekkür etsem az bu insana. allah senden razı olsun.
lÂkin bu asit geçen gün sözlerimi yanlış anlayarak bana darıldı. sen ne hakla bana bıdı bıdı yaparsın bacaksız velet. dedi. bir açıklama, savunma hakkı vermeden kalemi kırıp beni darağacına mahkum etti.
geçen gün benim bindiğim otobüse de şans eseri denk gelmiş. verdiği kahveli şekeri de unutarak vermiş*. arkasına dönüp bakmadan çekip gitmiş. bilememiş ki hakaret kokan sözlerim şakayla karışık ona, bana, bize olan bir garip acı itirafımdı. ben şakadan ciddiyet kapan insanların böyle anlamak istemelerinde bir sebep ararım. bu gereksiz küslüğün günahını o günün yorgunluğuna, stresin hiddetlendirme gücüne yıkıyorum. *
güncel Önemli Başlıklar
