bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri15
- avm gezme kültürü4
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- tissot la loche4
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- gocu33
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- sanane demek yanlıştır4
- kahvaltı9
- lahmacuna ketçap sıkmak3
- yeni parti tüzüğü4
- sıcak içeceği soğutarak içen insan2
- güne bir ayrılık şarkısı bırak2
- ekmeği eliyle değil bıçakla bölen erkek2
- çay tabağındaki çayı kafaya dikmek3
- çorapla uyuyan erkek3
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak2
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan6
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- aykolik bugün acaba nereyi gezecek2
- şarjın yüzde seksen altıya düşmesi2
- terörist mecliste konuşma mı yapar3
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- yazarların kötü oldukları konular3
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- muhafazakar eşcinsel2
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası21
- zeytin çekirdeğini ağızdan elle almak2
- kese kağıdında kalan simit susamları4
- yedi numara3
- boyumun 2 cm kısalması22
- duşta şarkı söylemek2
- kaka yaparken dünyayı kurtarma planı yapmak3
- meteoroloji genel müdürlüğü2
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- uyudun mu mesajı14
- gocu'ya gocucuk gocucuk diyip kaçmak3
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak3
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması3
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- beşiktaş9
- külah dondurmayı kaşıkla yiyen erkek2
- nev12
öncelikle sözlük'teki arkadaşların, yazımı okurken darılma ve gücenmelerine mahal vermemelerini rica ederek yazıma başlıyorum.
öncelikle kişisel bilgilerinden bahsetmek istiyorum sanatçının.
asıl adı, ismail aygün'dür. aslen mardinli fakat ailesel hüsumetlerden dolayı urfa'nın siverek ilçesine göç etmiş. ve dikkatinizi çekerim, alman vatandaşı olan kürt asıllı sanatçıdır. 1976 yılında hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle almanya'nın köln şehrine kaçmıştır. 2009 senesinde davası düşmüştür ve türkiye'ye girişi serbest halde şu an.
konuyla ilgili olarak, akşam izlediğim haberden bahsetmek istiyorum sizlere. şivan perwer, türkiye için bir konser vermeyi istiyor. ama türkiye'ye gelmekten çekiniyor. bunun için başbakan r. tayyip erdoğan'dan almanya'da konser vermesini, arkasında ise berlin müzikal orkestrasının durmasını rica ediyor (kendince rica tabi ki). ayrıca eşlik etmeleri için sezen aksu veya sertab erener'i istiyor. bu yönüyle, sanattan anlıyor gibi.
öyledir de zaten. müzik dinlenirken, dinlendirmelidir de. şivan da bu görüşte. anlamadığım şey, bunu bildiği halde, müziği yapamadığı halde neden hala kendini bir sanatçı gibi zannedip, o iğrenç sesiyle, yanında önemli seslerin olmasını ve dünyanın en iyi orkestrasını istiyor. aslında net: sesi çok kötü, bu yüzden korkuyor. bu yüzden sezen aksu ve sertab erener gibi büyük seslerin yanında, dünyanın en iyi orkestrasının önünde söylemeyi cesaret sanıyor. bu tıpkı, selüliti olan bayanın, mini etek giymekten korkması gibi.
türkiye'de bir şivan modası var zaten. özgün müzik maskesi altında, kendini masum göstermeye çalışan bu aciz insanlar, sanata da küfretmekle beraber, kulakları da tırmalar. insanımız malesef çok aptal. aklıyla değil, yüreğiyle hareket ediyorlar. yürek de çok önemli, ama bu kadarı da aptallık olur, gaflet olur.
oysa ki sanat, çok güzel bir şeydir. dinledikçe dinlendiren, insanı rahatlatan, sinir, öfke gibi, dahası tüm negatif duyuları alan, kimi zaman da insanı üzen, harika bir şeydir. bir şiir gibi, bir tablo gibi, bir müzik gibi, bir aşk gibi. sanat, aşktır zaten. aşkla yapılsın ki, işte o zaman insanın yüreğine gerçekten insin. aşk, memlekettir. memleket toprak, toprak fedakarlıktır. kaçıp gitmek değil. öleceğini bile bile sevmektir aşk. gelmekten korkmak değil. aşk, sadeliktir, çıplaklıktır. iğrençliği kapatmak değil.
saygılar...
öncelikle kişisel bilgilerinden bahsetmek istiyorum sanatçının.
asıl adı, ismail aygün'dür. aslen mardinli fakat ailesel hüsumetlerden dolayı urfa'nın siverek ilçesine göç etmiş. ve dikkatinizi çekerim, alman vatandaşı olan kürt asıllı sanatçıdır. 1976 yılında hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle almanya'nın köln şehrine kaçmıştır. 2009 senesinde davası düşmüştür ve türkiye'ye girişi serbest halde şu an.
konuyla ilgili olarak, akşam izlediğim haberden bahsetmek istiyorum sizlere. şivan perwer, türkiye için bir konser vermeyi istiyor. ama türkiye'ye gelmekten çekiniyor. bunun için başbakan r. tayyip erdoğan'dan almanya'da konser vermesini, arkasında ise berlin müzikal orkestrasının durmasını rica ediyor (kendince rica tabi ki). ayrıca eşlik etmeleri için sezen aksu veya sertab erener'i istiyor. bu yönüyle, sanattan anlıyor gibi.
öyledir de zaten. müzik dinlenirken, dinlendirmelidir de. şivan da bu görüşte. anlamadığım şey, bunu bildiği halde, müziği yapamadığı halde neden hala kendini bir sanatçı gibi zannedip, o iğrenç sesiyle, yanında önemli seslerin olmasını ve dünyanın en iyi orkestrasını istiyor. aslında net: sesi çok kötü, bu yüzden korkuyor. bu yüzden sezen aksu ve sertab erener gibi büyük seslerin yanında, dünyanın en iyi orkestrasının önünde söylemeyi cesaret sanıyor. bu tıpkı, selüliti olan bayanın, mini etek giymekten korkması gibi.
türkiye'de bir şivan modası var zaten. özgün müzik maskesi altında, kendini masum göstermeye çalışan bu aciz insanlar, sanata da küfretmekle beraber, kulakları da tırmalar. insanımız malesef çok aptal. aklıyla değil, yüreğiyle hareket ediyorlar. yürek de çok önemli, ama bu kadarı da aptallık olur, gaflet olur.
oysa ki sanat, çok güzel bir şeydir. dinledikçe dinlendiren, insanı rahatlatan, sinir, öfke gibi, dahası tüm negatif duyuları alan, kimi zaman da insanı üzen, harika bir şeydir. bir şiir gibi, bir tablo gibi, bir müzik gibi, bir aşk gibi. sanat, aşktır zaten. aşkla yapılsın ki, işte o zaman insanın yüreğine gerçekten insin. aşk, memlekettir. memleket toprak, toprak fedakarlıktır. kaçıp gitmek değil. öleceğini bile bile sevmektir aşk. gelmekten korkmak değil. aşk, sadeliktir, çıplaklıktır. iğrençliği kapatmak değil.
saygılar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar