bugün
- bardak ticareti7
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- arkadaşlar iyi geceler7
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı4
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin2
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- kale3112'nin gece de artılaması5
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- nervio4
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- hikayenin kötü adamı olmak4
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- fingirdek erkek2
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- ekşi sözlük referans19
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- tomşak dudaklı kezo4
- perseid göktaşı yağmuru3
- çerçeve yasa31
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- türbede dua etmenin şirk olması13
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- acıktım lan3
- recep ivedik'in yoga yapması2
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- ipsala vs kapıkule3
- eve yarasa girmesi3
- memleketime şiir3
- g i l d e d l i l y10
- ona bir şey söyle4
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- kitap okuma alışkanlığı4
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- birazdan geliyorum2
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- sokakta öpüşmek7
- yurt dışı çıkış harcı8
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
Ölüme ilişkin çokça anlatılan dramatik bir efsane vardır hani yaşamın film şeridi gibi ölen kişinin gözlerinin önünden geçmesi. işte bu ölümde de içinde yaşadığımız kokuşmuşluk bir film şeridi gibi geçti gözlerimizin önünden.
Bir kadın öldü...
Günlerdir medyada bu kadının bedenini ve ahlakını otopsi masasına yatırıyoruz. Önce kendimizi temizliyoruz, steril oluyoruz otopsi odasına girmeden. Hijyenik eldivenlerimizi takıyor, özel kıyafetlerimizi giyiyoruz. Yüzümüze bir maske geçiriyoruz hastalık kapmayalım diye.
Tertemiziz biz, steriliz, hijyeğiniz.
Sonra alıyoruz elimize türlü metal aletimizi başlıyoruz kesmeye, didiklemeye. Ölünün etlerini kanırttıkça zevk alıyoruz. Çünkü gerçeği öğreniyoruz.
Sonra?
Sonra, hep beraber bir ölüye bekaret testi yapıyor, alkol aldı mı anlayalım diye şöyle bir göğsüne çöküyoruz son nefesi çıksın da koklayalım diye. Sonra yine hep birlikte kanının tadına bakıyoruz uyuşturucu almış mı anlamak için? Çünkü çok iyi biliyoruz hayat alkol ve seksten ibaret değil!
Bunları yaparken yüzümüz bile kızarmıyor. Neden kızarsın? Biz tertemiziz, hijyeğiniz. Dinimiz, ahlakımız, aile yapımız, kutsal değerlerimiz var. Başbakanımız demedi mi yaşarken lime lime edilen genç kadın için; Kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya diye... işte o yüzden kimseyi kendi başına bırakmayız... Dirisini de ölüsünü de...
Sonra birimizin soyadı Uluç (erdemli, yüce), diğerimizin soyadı Ar-seven. Atalarımızdan yadigar bize bu namus, bu erdem. Madem böyle bir emanet var... Kuşanıyoruz kalemimizi, sözümüzü, kinimizi ve bütün gericiliğimizi başlıyoruz yazmaya, söylemeye... Televizyonda, gazetede, sosyal medya sitelerinde, okuyucu yorumlarında, sokakta, kahvede, günlerde, vapurda, otobüste, işyerinde...
iki kişi değiliz ki, biniz, milyonuz... Milyonlarca uluçuz, milyonlarca arseveniz.
Bir kadın öldü...
Yüksek Halk Goygoyculuğu Mahkemesinde yargılıyoruz şimdi kendisini. Ellerinden astık ölü bedenini tavana. Bakıyoruz sorgulayan gözlerimizle. Sallanıyor bir o yana bir bu yana kadının bedeni hepimizin evinin salonunda. Davanın sonucu da belli. Çünkü şahitlerimiz çok kuvvetli. Hüküm giymesi garanti anlayacağınız kadının: ilk sırada Halkımızın Değerleri Beyefendi, ikinci sırada Bay Türk Anası, üçüncü sırada Mahallenin imamı Efendi, sonra Komiser Ağabey, sonra Mr. Başbakan falan... Sonra ölürken yanında olan adam.Bekar evi isimli balta girmemiş ormanın sahibi...
Dinliyoruz kendisini ki kadının ahlaksızlığını ilk elden duyalım. Kendisine de kızıyoruz ama; Ah be koçum neden ambulans çağırmadın da koştun doktor aradın... Kadının ahlaksızlığını öğrenmez olurduk biz de sen ambulans çağırsan. Parmağımızı sallıyor, uğurluyoruz kendisini. Gitsin biraz açılsın.
Bir kadın öldü...
Ben şimdi ne yazayım?
Genelev patroniçesinin vergi rekortmeni olduğu bir ülkenin kimliğini taşıyan bir erkek olarak ben şimdi ne yazabilirim?
Hıncal Beyin iki kolunda iki manken gece kulüplerinde gezişini, sonra bu mankenlerin fuhuştan yakalanmasını mı yazayım?
Hıncal Beyin yazdığı gazetede Emre Aköz isimli bir adam olduğunu onun bir zamanlar porno dergi yöneticiliği yaptığını mı?
Engin Ardıç'ın küfürlerinden yüzünün neden kızarmadığını mı sorayım Hıncal Uluç'a?
Bir kadın öldü...
Hangi soruyu sormalı?
AKP nin hayatımıza müdahale ederken bu cüreti nereden bulduğu, ileride rejim muhafızlarının nereden devşireleceği, kadının neden sokağa çıkarken kafasını kapatması ve mümkünse sokağa çıkmaması gerektiği soruları artık anlamsız.
Hepimiz bu soruların yanıtını veriyoruz günlerdir.
Bir kadın öldü...
Woody Allen diyordu sanırsam hayat sanatı değil, kötü televizyon programlarını taklit eder diye.
işte bu kötü programın film şeridi geçti gözlerimizin önünden.
Bir kadın öldü...
Günlerdir medyada bu kadının bedenini ve ahlakını otopsi masasına yatırıyoruz. Önce kendimizi temizliyoruz, steril oluyoruz otopsi odasına girmeden. Hijyenik eldivenlerimizi takıyor, özel kıyafetlerimizi giyiyoruz. Yüzümüze bir maske geçiriyoruz hastalık kapmayalım diye.
Tertemiziz biz, steriliz, hijyeğiniz.
Sonra alıyoruz elimize türlü metal aletimizi başlıyoruz kesmeye, didiklemeye. Ölünün etlerini kanırttıkça zevk alıyoruz. Çünkü gerçeği öğreniyoruz.
Sonra?
Sonra, hep beraber bir ölüye bekaret testi yapıyor, alkol aldı mı anlayalım diye şöyle bir göğsüne çöküyoruz son nefesi çıksın da koklayalım diye. Sonra yine hep birlikte kanının tadına bakıyoruz uyuşturucu almış mı anlamak için? Çünkü çok iyi biliyoruz hayat alkol ve seksten ibaret değil!
Bunları yaparken yüzümüz bile kızarmıyor. Neden kızarsın? Biz tertemiziz, hijyeğiniz. Dinimiz, ahlakımız, aile yapımız, kutsal değerlerimiz var. Başbakanımız demedi mi yaşarken lime lime edilen genç kadın için; Kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya diye... işte o yüzden kimseyi kendi başına bırakmayız... Dirisini de ölüsünü de...
Sonra birimizin soyadı Uluç (erdemli, yüce), diğerimizin soyadı Ar-seven. Atalarımızdan yadigar bize bu namus, bu erdem. Madem böyle bir emanet var... Kuşanıyoruz kalemimizi, sözümüzü, kinimizi ve bütün gericiliğimizi başlıyoruz yazmaya, söylemeye... Televizyonda, gazetede, sosyal medya sitelerinde, okuyucu yorumlarında, sokakta, kahvede, günlerde, vapurda, otobüste, işyerinde...
iki kişi değiliz ki, biniz, milyonuz... Milyonlarca uluçuz, milyonlarca arseveniz.
Bir kadın öldü...
Yüksek Halk Goygoyculuğu Mahkemesinde yargılıyoruz şimdi kendisini. Ellerinden astık ölü bedenini tavana. Bakıyoruz sorgulayan gözlerimizle. Sallanıyor bir o yana bir bu yana kadının bedeni hepimizin evinin salonunda. Davanın sonucu da belli. Çünkü şahitlerimiz çok kuvvetli. Hüküm giymesi garanti anlayacağınız kadının: ilk sırada Halkımızın Değerleri Beyefendi, ikinci sırada Bay Türk Anası, üçüncü sırada Mahallenin imamı Efendi, sonra Komiser Ağabey, sonra Mr. Başbakan falan... Sonra ölürken yanında olan adam.Bekar evi isimli balta girmemiş ormanın sahibi...
Dinliyoruz kendisini ki kadının ahlaksızlığını ilk elden duyalım. Kendisine de kızıyoruz ama; Ah be koçum neden ambulans çağırmadın da koştun doktor aradın... Kadının ahlaksızlığını öğrenmez olurduk biz de sen ambulans çağırsan. Parmağımızı sallıyor, uğurluyoruz kendisini. Gitsin biraz açılsın.
Bir kadın öldü...
Ben şimdi ne yazayım?
Genelev patroniçesinin vergi rekortmeni olduğu bir ülkenin kimliğini taşıyan bir erkek olarak ben şimdi ne yazabilirim?
Hıncal Beyin iki kolunda iki manken gece kulüplerinde gezişini, sonra bu mankenlerin fuhuştan yakalanmasını mı yazayım?
Hıncal Beyin yazdığı gazetede Emre Aköz isimli bir adam olduğunu onun bir zamanlar porno dergi yöneticiliği yaptığını mı?
Engin Ardıç'ın küfürlerinden yüzünün neden kızarmadığını mı sorayım Hıncal Uluç'a?
Bir kadın öldü...
Hangi soruyu sormalı?
AKP nin hayatımıza müdahale ederken bu cüreti nereden bulduğu, ileride rejim muhafızlarının nereden devşireleceği, kadının neden sokağa çıkarken kafasını kapatması ve mümkünse sokağa çıkmaması gerektiği soruları artık anlamsız.
Hepimiz bu soruların yanıtını veriyoruz günlerdir.
Bir kadın öldü...
Woody Allen diyordu sanırsam hayat sanatı değil, kötü televizyon programlarını taklit eder diye.
işte bu kötü programın film şeridi geçti gözlerimizin önünden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar