bugün
- kabataş olayı görüntüleri20
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak6
- gönül almaya çalışan erkek8
- mel mel bakan gibson ve 0 0 74
- istanbul un çok pahalı olması21
- karı kıza para yedirir misiniz4
- haluk levent son açıklaması5
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- en sevilmeyen ev işleri9
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- lansor4
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri9
- en fazla artılanmayı hak eden yazarlar2
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- gençlerin öfkesinin yanlış yerlere yönelmesi2
- yıldız falına bakan kezo2
- hayat geriye doğru anlaşılır2
- en son ne aldınız2
- yks 20263
- neden okula gitmek zorundayız3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- philadelphia krem peyniri2
- herkes yatsın iyi geceler9
- 1 saatte 10 bira içmek19
- sözlük kızlarının kombinleri20
- tembel ve çalışmayan insan16
- velvet vs nervio19
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- parayla dert dinlenir3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- fazlası zarar2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- cips olsa da yesek7
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- oğlum çok güzel lan6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- ölmeyi dilemek2
- slavko vincic15
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- velvet10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- ispanya20
- oğuzhan uğur12
- nervio11
- 2026 dünya kupası24
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
Tayyip Erdoğan'ın ve AKP iktidarının müthiş başarısını ayakta alkışlıyorum. Türkiye'yi ve Türk insanını dünyada ve Avrupa'da hak ettiği yere yükseltmişler. AKP ile ulusça ne kadan övünsek, ne kadar gururlansak azdır. Türk toplumu 3 Kasım 2002'de ve 22 Temmuz 2007'de ne kadar isabetli bir seçim yaptığını, sağduyusunun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlamış bulunuyor.
Türk insanının 2011 seçiminde de aynı sağduyu ile AKP'nin ve Tayyip Erdoğan'ın hakkını vereceğinden en küçük bir kuşkum yok. Türk insanının kalitesi şu son 9-10 yılda hayli yükselmiş görünüyor. Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısının devamını 2011 seçiminde vereceği oylarla bu toplum tekrar sağlayacaktır.
Hani derler ya, "toplumlar hak ettikleri rejimle ve hak ettikleri dadrolar tarafından yönetilir" diye. işte bizim runumumuz da tam öyle.
AKP iktidarı 2011 seçiminden de başarıyla çıkarsa dünya sıralamasında madalya kürsüsüne çıkacak ve belki de altın madalyaya ulaşacaktır.
Şimdi sadete gelelim,Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısına bir göz atalım:
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluklarla Mücadele alanında yaptığı araştırma ve çalışmaların sonuçları her yıl açıklanmaktadır. 2010 yılı sonuşları 2011 yılı Şubat ayı sonunda açıklandı.
10 yıl öncesine kadar Türkiye, rüşvet verme, yolsuzluklara bulaşma sıralamasında dünyanın 30'uncu sıralarındayken 2010 yılı sonu itibariyle dünya altıncılığına ve Arupa şampiyonluğuna yükselmiş. Sakın yanlış anlamayın. Bu başarı rüşvetle mücadele ve yolsuzluklara bulaşmanın önlenmesi alanlarında değil, "rüşvet verme" ve "yolsuzluklara bulaşma" alanlarında sağlanmış. En çok rüşvet alan ise polis imiş. En çok rüşvet, insanların eğitim, güvenlik ve sağlık haklarından yararlanması taleplerinde veriliyormuş. Yani başarılı bir eğitim almak istiyorsanız, sağlık hakkından tam yararlanmak istiyorsanız, can ve mal güvenliğinizin sağlanmasını istiyorsanız rüşvet vermek zorundasınız. Dolayısıyla rüşvet alanlar da yolsuzluklara bulaşmış oluyorlar.
Şimdi gördünüz mü Tayyip Erdoğan'ın ve örgütü AKP'nin başarı karnesini.
Dünya Şeffaflık Örgütü'nün bu tablosuna AKP iktidarı tarafından devlet kesesinden, yani tüyü bitmedik yetimin hakkından oy karşılığı rüşvet olarak dağıtılan kömür çuvalları; makarna, bulgur, çay, şeker poşetleri dahil değil. Eğer bunlar da tabloya dahil edilmiş olsaydı Türkiye madalya kürsüsünde yer alır, bırak Avrupa birinciliğini, dünya birinciliğini de alabilir, altın madalyayı boynuna takabilirdi.
Bu utanç verici, yüz kızartıcı sonucun tek sorumlusu bizleriz, hepimiziz. Seçim sandığına gittiğimizde oyumuzu sorumsuzca, hiçbir vicdan muhasebesi yapmadan, ardını önünü düşünmeden kullanıyoruz ve karşımıza işte böyle bir kadro çıkıyor.
SEFER ÇETiNKAYA
iLK KURŞUN
Türk insanının 2011 seçiminde de aynı sağduyu ile AKP'nin ve Tayyip Erdoğan'ın hakkını vereceğinden en küçük bir kuşkum yok. Türk insanının kalitesi şu son 9-10 yılda hayli yükselmiş görünüyor. Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısının devamını 2011 seçiminde vereceği oylarla bu toplum tekrar sağlayacaktır.
Hani derler ya, "toplumlar hak ettikleri rejimle ve hak ettikleri dadrolar tarafından yönetilir" diye. işte bizim runumumuz da tam öyle.
AKP iktidarı 2011 seçiminden de başarıyla çıkarsa dünya sıralamasında madalya kürsüsüne çıkacak ve belki de altın madalyaya ulaşacaktır.
Şimdi sadete gelelim,Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısına bir göz atalım:
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluklarla Mücadele alanında yaptığı araştırma ve çalışmaların sonuçları her yıl açıklanmaktadır. 2010 yılı sonuşları 2011 yılı Şubat ayı sonunda açıklandı.
10 yıl öncesine kadar Türkiye, rüşvet verme, yolsuzluklara bulaşma sıralamasında dünyanın 30'uncu sıralarındayken 2010 yılı sonu itibariyle dünya altıncılığına ve Arupa şampiyonluğuna yükselmiş. Sakın yanlış anlamayın. Bu başarı rüşvetle mücadele ve yolsuzluklara bulaşmanın önlenmesi alanlarında değil, "rüşvet verme" ve "yolsuzluklara bulaşma" alanlarında sağlanmış. En çok rüşvet alan ise polis imiş. En çok rüşvet, insanların eğitim, güvenlik ve sağlık haklarından yararlanması taleplerinde veriliyormuş. Yani başarılı bir eğitim almak istiyorsanız, sağlık hakkından tam yararlanmak istiyorsanız, can ve mal güvenliğinizin sağlanmasını istiyorsanız rüşvet vermek zorundasınız. Dolayısıyla rüşvet alanlar da yolsuzluklara bulaşmış oluyorlar.
Şimdi gördünüz mü Tayyip Erdoğan'ın ve örgütü AKP'nin başarı karnesini.
Dünya Şeffaflık Örgütü'nün bu tablosuna AKP iktidarı tarafından devlet kesesinden, yani tüyü bitmedik yetimin hakkından oy karşılığı rüşvet olarak dağıtılan kömür çuvalları; makarna, bulgur, çay, şeker poşetleri dahil değil. Eğer bunlar da tabloya dahil edilmiş olsaydı Türkiye madalya kürsüsünde yer alır, bırak Avrupa birinciliğini, dünya birinciliğini de alabilir, altın madalyayı boynuna takabilirdi.
Bu utanç verici, yüz kızartıcı sonucun tek sorumlusu bizleriz, hepimiziz. Seçim sandığına gittiğimizde oyumuzu sorumsuzca, hiçbir vicdan muhasebesi yapmadan, ardını önünü düşünmeden kullanıyoruz ve karşımıza işte böyle bir kadro çıkıyor.
SEFER ÇETiNKAYA
iLK KURŞUN
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar