bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- ölüm9
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- aziz yıldırım12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- hangi renksiniz17
- saraca finch house2
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- online listesinden manita beğenmek7
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- uzak durulası insan modelleri5
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- öylesine bir şeyler yaz3
- gocu50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- tai lung42
- sözlükteki şer çetesi12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- anın görüntüsü24
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- milan skriniar5
- ragnarın memeleri5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- beşiktaş8
- limonlu dondurma4
Tayyip Erdoğan'ın ve AKP iktidarının müthiş başarısını ayakta alkışlıyorum. Türkiye'yi ve Türk insanını dünyada ve Avrupa'da hak ettiği yere yükseltmişler. AKP ile ulusça ne kadan övünsek, ne kadar gururlansak azdır. Türk toplumu 3 Kasım 2002'de ve 22 Temmuz 2007'de ne kadar isabetli bir seçim yaptığını, sağduyusunun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlamış bulunuyor.
Türk insanının 2011 seçiminde de aynı sağduyu ile AKP'nin ve Tayyip Erdoğan'ın hakkını vereceğinden en küçük bir kuşkum yok. Türk insanının kalitesi şu son 9-10 yılda hayli yükselmiş görünüyor. Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısının devamını 2011 seçiminde vereceği oylarla bu toplum tekrar sağlayacaktır.
Hani derler ya, "toplumlar hak ettikleri rejimle ve hak ettikleri dadrolar tarafından yönetilir" diye. işte bizim runumumuz da tam öyle.
AKP iktidarı 2011 seçiminden de başarıyla çıkarsa dünya sıralamasında madalya kürsüsüne çıkacak ve belki de altın madalyaya ulaşacaktır.
Şimdi sadete gelelim,Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısına bir göz atalım:
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluklarla Mücadele alanında yaptığı araştırma ve çalışmaların sonuçları her yıl açıklanmaktadır. 2010 yılı sonuşları 2011 yılı Şubat ayı sonunda açıklandı.
10 yıl öncesine kadar Türkiye, rüşvet verme, yolsuzluklara bulaşma sıralamasında dünyanın 30'uncu sıralarındayken 2010 yılı sonu itibariyle dünya altıncılığına ve Arupa şampiyonluğuna yükselmiş. Sakın yanlış anlamayın. Bu başarı rüşvetle mücadele ve yolsuzluklara bulaşmanın önlenmesi alanlarında değil, "rüşvet verme" ve "yolsuzluklara bulaşma" alanlarında sağlanmış. En çok rüşvet alan ise polis imiş. En çok rüşvet, insanların eğitim, güvenlik ve sağlık haklarından yararlanması taleplerinde veriliyormuş. Yani başarılı bir eğitim almak istiyorsanız, sağlık hakkından tam yararlanmak istiyorsanız, can ve mal güvenliğinizin sağlanmasını istiyorsanız rüşvet vermek zorundasınız. Dolayısıyla rüşvet alanlar da yolsuzluklara bulaşmış oluyorlar.
Şimdi gördünüz mü Tayyip Erdoğan'ın ve örgütü AKP'nin başarı karnesini.
Dünya Şeffaflık Örgütü'nün bu tablosuna AKP iktidarı tarafından devlet kesesinden, yani tüyü bitmedik yetimin hakkından oy karşılığı rüşvet olarak dağıtılan kömür çuvalları; makarna, bulgur, çay, şeker poşetleri dahil değil. Eğer bunlar da tabloya dahil edilmiş olsaydı Türkiye madalya kürsüsünde yer alır, bırak Avrupa birinciliğini, dünya birinciliğini de alabilir, altın madalyayı boynuna takabilirdi.
Bu utanç verici, yüz kızartıcı sonucun tek sorumlusu bizleriz, hepimiziz. Seçim sandığına gittiğimizde oyumuzu sorumsuzca, hiçbir vicdan muhasebesi yapmadan, ardını önünü düşünmeden kullanıyoruz ve karşımıza işte böyle bir kadro çıkıyor.
SEFER ÇETiNKAYA
iLK KURŞUN
Türk insanının 2011 seçiminde de aynı sağduyu ile AKP'nin ve Tayyip Erdoğan'ın hakkını vereceğinden en küçük bir kuşkum yok. Türk insanının kalitesi şu son 9-10 yılda hayli yükselmiş görünüyor. Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısının devamını 2011 seçiminde vereceği oylarla bu toplum tekrar sağlayacaktır.
Hani derler ya, "toplumlar hak ettikleri rejimle ve hak ettikleri dadrolar tarafından yönetilir" diye. işte bizim runumumuz da tam öyle.
AKP iktidarı 2011 seçiminden de başarıyla çıkarsa dünya sıralamasında madalya kürsüsüne çıkacak ve belki de altın madalyaya ulaşacaktır.
Şimdi sadete gelelim,Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin başarısına bir göz atalım:
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluklarla Mücadele alanında yaptığı araştırma ve çalışmaların sonuçları her yıl açıklanmaktadır. 2010 yılı sonuşları 2011 yılı Şubat ayı sonunda açıklandı.
10 yıl öncesine kadar Türkiye, rüşvet verme, yolsuzluklara bulaşma sıralamasında dünyanın 30'uncu sıralarındayken 2010 yılı sonu itibariyle dünya altıncılığına ve Arupa şampiyonluğuna yükselmiş. Sakın yanlış anlamayın. Bu başarı rüşvetle mücadele ve yolsuzluklara bulaşmanın önlenmesi alanlarında değil, "rüşvet verme" ve "yolsuzluklara bulaşma" alanlarında sağlanmış. En çok rüşvet alan ise polis imiş. En çok rüşvet, insanların eğitim, güvenlik ve sağlık haklarından yararlanması taleplerinde veriliyormuş. Yani başarılı bir eğitim almak istiyorsanız, sağlık hakkından tam yararlanmak istiyorsanız, can ve mal güvenliğinizin sağlanmasını istiyorsanız rüşvet vermek zorundasınız. Dolayısıyla rüşvet alanlar da yolsuzluklara bulaşmış oluyorlar.
Şimdi gördünüz mü Tayyip Erdoğan'ın ve örgütü AKP'nin başarı karnesini.
Dünya Şeffaflık Örgütü'nün bu tablosuna AKP iktidarı tarafından devlet kesesinden, yani tüyü bitmedik yetimin hakkından oy karşılığı rüşvet olarak dağıtılan kömür çuvalları; makarna, bulgur, çay, şeker poşetleri dahil değil. Eğer bunlar da tabloya dahil edilmiş olsaydı Türkiye madalya kürsüsünde yer alır, bırak Avrupa birinciliğini, dünya birinciliğini de alabilir, altın madalyayı boynuna takabilirdi.
Bu utanç verici, yüz kızartıcı sonucun tek sorumlusu bizleriz, hepimiziz. Seçim sandığına gittiğimizde oyumuzu sorumsuzca, hiçbir vicdan muhasebesi yapmadan, ardını önünü düşünmeden kullanıyoruz ve karşımıza işte böyle bir kadro çıkıyor.
SEFER ÇETiNKAYA
iLK KURŞUN
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar