bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı39
- enayimiknatisii36
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- aziz yıldırım11
- yarın kpssye girecek yazarlar7
- dansöz izleme keyfi5
- online listesinden manita beğenmek7
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması6
- insan olmaya ceyrek kala26
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- serhat kılıç13
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- kerem aktürkoğlu8
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- fusya semsiyeli yabanci8
- evde dondurma yapmak5
- ismail kartal8
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- anın görüntüsü24
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı7
- hangi renksiniz17
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı5
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- limonlu dondurma4
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- tolga sarıtaş2
- flat white3
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması4
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- milan skriniar5
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- ragnarın memeleri5
- seri eksici6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- uzak durulası insan modelleri2
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- beşiktaş8
- ioçk'nın mavi boncuğu toptan alması4
- sözlükteki şer çetesi12
- herkese mavi boncuk dağıtan kız4
- çingene2
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde ölü bulunmak4
- yapay gerizekalılık3
- geceye hayattan öğrendiğin bir tavsiye bırak2
- konuşursam yer yerinden oynar2
2006 yapımı John Carney filmidir.
Öyle bir film ki, en "baba" müzikaller bile bu denli etkileyici olmayı başaramadı gözümde, zamansız ve şov amaçlı parçaları, yok yere dansa başlayan milyon dolarlık şöhretleri ile. Oysa ki irlanda'dan çıkıp gelen bu filmde The Frames isimli grubun solisti olan Glen Hansard'ın gitarı ve sesi ile halihazırda bir piyanist olan Marketa irglova'nın tuşlara dokunuşunun tarifsiz bütünleşmesi insanı şarkıları tekrar tekrar dinlemeye, dinledikçe daha bir bağırarak eşlik etmeye teşvik ediyor. Filmin bu denli sıcak ve doğal olmasının önemli bir nedeni de iki başkarakterin de oyuncu olmaması. 1 saat 26 dakika gibi kısa bir süredeve basit bir hikaye etrafında, üstelik bu sürenin yarısını -belki daha fazlasını- birbirinden güzel parçalar ile geçirerek bu denli sıcak bir film yaratmak gerçekten inanılmaz.
--spoiler--
Umutsuz bir aşkın peşinde Londra'da sürüklenen ve annesinin ölümüyle Dublin'e, babasının yanına dönen delikanlımız -ki filmde bir isim geçmiyor- babasının dükkanında elektrikli süpürge tamir ederken bir yandan da sokaklarda şarkılarını söyleyerek yaşamını kazanıyor. Çek Cumhuriyeti'nden Dublin'e kızı ve annesiyle,kocasını geride bırakarak, göç etmiş kızımız -o da isimsiz- ise aynı sokaklarda çiçek satarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Ve bu iki dünyanın bir akşam kesişmesiyle iki ilişki mağlubu, hayat mağduru , ki isimsiz olmalarının temel nedeni de bu durumdaki her ademoğluna sesleniyor olması bence, zevk aldıkları şeye, müziğe sığınarak bize bol bol ziyafet sunuyorlar. Tabi öyküye tanıklık ettikçe sevginin illa ki bir öpücük ya da beraber olmak değil; doknumadan öte, aynı havayı solumanın, aynı kaldırıma oturmanın verdiği mutluluk olduğunu hatırlıyoruz.Filmin sonu da bizi sevgi denen kavram hakkında düşünmeye mecbur bırakıyor zaten.
--spoiler--
alıntı : http://antifa-kutay.blogs...dogru-insan-kac-kere.html
Öyle bir film ki, en "baba" müzikaller bile bu denli etkileyici olmayı başaramadı gözümde, zamansız ve şov amaçlı parçaları, yok yere dansa başlayan milyon dolarlık şöhretleri ile. Oysa ki irlanda'dan çıkıp gelen bu filmde The Frames isimli grubun solisti olan Glen Hansard'ın gitarı ve sesi ile halihazırda bir piyanist olan Marketa irglova'nın tuşlara dokunuşunun tarifsiz bütünleşmesi insanı şarkıları tekrar tekrar dinlemeye, dinledikçe daha bir bağırarak eşlik etmeye teşvik ediyor. Filmin bu denli sıcak ve doğal olmasının önemli bir nedeni de iki başkarakterin de oyuncu olmaması. 1 saat 26 dakika gibi kısa bir süredeve basit bir hikaye etrafında, üstelik bu sürenin yarısını -belki daha fazlasını- birbirinden güzel parçalar ile geçirerek bu denli sıcak bir film yaratmak gerçekten inanılmaz.
--spoiler--
Umutsuz bir aşkın peşinde Londra'da sürüklenen ve annesinin ölümüyle Dublin'e, babasının yanına dönen delikanlımız -ki filmde bir isim geçmiyor- babasının dükkanında elektrikli süpürge tamir ederken bir yandan da sokaklarda şarkılarını söyleyerek yaşamını kazanıyor. Çek Cumhuriyeti'nden Dublin'e kızı ve annesiyle,kocasını geride bırakarak, göç etmiş kızımız -o da isimsiz- ise aynı sokaklarda çiçek satarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Ve bu iki dünyanın bir akşam kesişmesiyle iki ilişki mağlubu, hayat mağduru , ki isimsiz olmalarının temel nedeni de bu durumdaki her ademoğluna sesleniyor olması bence, zevk aldıkları şeye, müziğe sığınarak bize bol bol ziyafet sunuyorlar. Tabi öyküye tanıklık ettikçe sevginin illa ki bir öpücük ya da beraber olmak değil; doknumadan öte, aynı havayı solumanın, aynı kaldırıma oturmanın verdiği mutluluk olduğunu hatırlıyoruz.Filmin sonu da bizi sevgi denen kavram hakkında düşünmeye mecbur bırakıyor zaten.
--spoiler--
alıntı : http://antifa-kutay.blogs...dogru-insan-kac-kere.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar