bugün
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması6
- içim yanıyor be sözlük7
- ctrlx22
- sözlükte kesme işareti olmaması3
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- ismail alpen'in yazılımcı olduğu gerçeği3
- en iyi simit hangi şehirdedir14
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- gürcistan22
- hoşlanılan kızın sevgilisi olduğunu öğrenmek3
- borcunu ödemeyen insan3
- memelerini okşarken kız nasıl inler3
- beşiktaş'ın uefa avrupa ligi rakibi2
- sözlüğe gelmesi gereken mükemmel şeyler2
- yürüyememek2
- türk düşmanları4
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- eşek mi eşşek mi egzoz mu egsoz mu2
- aylık 411 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ilgi isteyen kız16
- ağlamamak için kendini tutmak2
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo17
- sevilen kızın zort diye ossurması4
- asansörde kalmak7
- togg'un tekerleğini öpen çomar3
- tanrı türkü korusun3
- lahmacunu elle yiyen kız13
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
- saçımı boyadığıma pişman olmam2
- cendere calarken entry girmek4
- sözlükte kavga etmek6
- yaşar nuri öztürk4
- goooooool gol gol gol gooool2
- dr mehmet akif nacar2
- erkek eti gurmesi4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- ben osmanlı torunuyum diyen tip2
- bir sırp filmi2
- zall'ın sözlükten kaldırması gereken şeyler3
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- cehennem silahı 22
- hanımeller limonlu kurabiyeleri2
- abdullah öcalan7
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- arkeoloji bölümü5
- biyolojik antropoloji5
- seksi bırakmak5
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- yaprak dökümü ali rıza bey6
sonra, varlikli bir adam konustu: "bize vermekten bahset."
ve o cevap verdi:
"sahip olduklarinizdan verdiginizde,
çok az sey vermis olursunuz;
gerçek veris, kendinizden vermektir.
çünkü sahip olduklariniz, yarin ihtiyaciniz olabilir
diye saklayip korudugunuz seylerden ibaret degil mi?
ve yarin, kutsal sehre giden hacilari takip ederken, kemiklerini,
iz birakmayan kumlara gömen fazla uyanik bir köpege ne getirebilir?
ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan baska birsey degil midir?
kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak,
tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?
çok fazla seye sahip olup, çok az verenler, bunu
gösteris isteyen gizli arzulari için yaparlar,
ki bu da armaganlarini yararsiz kilar.
ve bazilari vardir ki, çok az seye sahiptirler ve hepsini verirler.
bunlar hayata ve hayatin definesine inananlardir,
ve kasalari hiç bos kalmaz.
bazilari sevinçle verirler, bu sevinç onlarin ödülüdür.
bazilari ise istirap içinde verirler ve bu aci onlarin vaftizidir.
ve bazilari vardir ki, ne vermenin acisini hissederler,
ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düsüncesi tasirlar;
onlar, su vadideki mersin agacinin kokusunu salisi gibi verirler.
böyle kisilerin ellerinde tanri dile gelir ve
onlarin gözlerinden tanri, dünyaya gülümser.
istendigi zaman vermek güzel bir davranis olabilir; fakat
istenmeden, ihtiyaci hissederek vermek çok daha anlamlidir.
ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak,
veris olayindan daha fazla sevinç getirir.
vermekten alikoyacaginiz herhangi bir sey olabilir mi?
sahip oldugunuz her sey bir gün verilecektir.
öyleyse simdi verin ve vermenin hazzini
mirasçilariniz degil siz yasayin..
çogunlukla söyle dersiniz:
'verecegim, ama hak edeni bulabilirsem.'
ne koruluktaki meyve agaçlari böyle düsünür,
ne de çayirdaki sürüler.
onlar, saklandiginda çürüyecek olani, yasayabilsin diye verirler.
herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden
bir kisi, sizden gelebilecek seyleri de hak eder.
ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmis bir insan,
sizin küçük irmaginizdan da bir bardak su alabilir.
faydasindan öte, kabul etmenin gerektirdigi cesaretten ve
güvenden daha büyük bir deger var midir?
ve siz kim oluyorsunuz da, onlarin gögüslerini yirtarak
gururlarini korunmasizca ortaya seriyor, sonra da
onlarin degerlerini örtüsüz ve gururlarini
utanmasiz olarak degerlendiriyorsunuz?
önce kendinizi vermeye hak kazanmis ve
verme olayinda bir araci olarak görün.
çünkü gerçekte herseyi veren hayattir
ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediginizde,
sadece bir tanik oldugunuzu unutuyorsunuz.
ve siz alicilar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz,ne kendinize
ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için,
hiç bir minnet hissi tasimayin.
bunun yerine, armaganlari kanat yaparak,
verenle beraber yükselin;
çünkü borcunuzu gereginden fazla abartmak,
annesi özgür yürekli dünya,
babasi evren olan cömertlik olgusundan
süphe etmek demektir..."
halil cibran
--spoiler--
sırını rüzgara fısıldarsan ağaçlara söylediği için suçlayamazsın..."
bugüne kadar yalnızca, "sen kimsin?" diye sorana ne cevap vereceğimi bilemedim.
sevincin ya da kederin büyüdüğünde dünya küçülür *
--spoiler--
sözlerinin sahibi ermiş, lübnanlı filozoftur.
ve o cevap verdi:
"sahip olduklarinizdan verdiginizde,
çok az sey vermis olursunuz;
gerçek veris, kendinizden vermektir.
çünkü sahip olduklariniz, yarin ihtiyaciniz olabilir
diye saklayip korudugunuz seylerden ibaret degil mi?
ve yarin, kutsal sehre giden hacilari takip ederken, kemiklerini,
iz birakmayan kumlara gömen fazla uyanik bir köpege ne getirebilir?
ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan baska birsey degil midir?
kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak,
tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?
çok fazla seye sahip olup, çok az verenler, bunu
gösteris isteyen gizli arzulari için yaparlar,
ki bu da armaganlarini yararsiz kilar.
ve bazilari vardir ki, çok az seye sahiptirler ve hepsini verirler.
bunlar hayata ve hayatin definesine inananlardir,
ve kasalari hiç bos kalmaz.
bazilari sevinçle verirler, bu sevinç onlarin ödülüdür.
bazilari ise istirap içinde verirler ve bu aci onlarin vaftizidir.
ve bazilari vardir ki, ne vermenin acisini hissederler,
ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düsüncesi tasirlar;
onlar, su vadideki mersin agacinin kokusunu salisi gibi verirler.
böyle kisilerin ellerinde tanri dile gelir ve
onlarin gözlerinden tanri, dünyaya gülümser.
istendigi zaman vermek güzel bir davranis olabilir; fakat
istenmeden, ihtiyaci hissederek vermek çok daha anlamlidir.
ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak,
veris olayindan daha fazla sevinç getirir.
vermekten alikoyacaginiz herhangi bir sey olabilir mi?
sahip oldugunuz her sey bir gün verilecektir.
öyleyse simdi verin ve vermenin hazzini
mirasçilariniz degil siz yasayin..
çogunlukla söyle dersiniz:
'verecegim, ama hak edeni bulabilirsem.'
ne koruluktaki meyve agaçlari böyle düsünür,
ne de çayirdaki sürüler.
onlar, saklandiginda çürüyecek olani, yasayabilsin diye verirler.
herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden
bir kisi, sizden gelebilecek seyleri de hak eder.
ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmis bir insan,
sizin küçük irmaginizdan da bir bardak su alabilir.
faydasindan öte, kabul etmenin gerektirdigi cesaretten ve
güvenden daha büyük bir deger var midir?
ve siz kim oluyorsunuz da, onlarin gögüslerini yirtarak
gururlarini korunmasizca ortaya seriyor, sonra da
onlarin degerlerini örtüsüz ve gururlarini
utanmasiz olarak degerlendiriyorsunuz?
önce kendinizi vermeye hak kazanmis ve
verme olayinda bir araci olarak görün.
çünkü gerçekte herseyi veren hayattir
ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediginizde,
sadece bir tanik oldugunuzu unutuyorsunuz.
ve siz alicilar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz,ne kendinize
ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için,
hiç bir minnet hissi tasimayin.
bunun yerine, armaganlari kanat yaparak,
verenle beraber yükselin;
çünkü borcunuzu gereginden fazla abartmak,
annesi özgür yürekli dünya,
babasi evren olan cömertlik olgusundan
süphe etmek demektir..."
halil cibran
--spoiler--
sırını rüzgara fısıldarsan ağaçlara söylediği için suçlayamazsın..."
bugüne kadar yalnızca, "sen kimsin?" diye sorana ne cevap vereceğimi bilemedim.
sevincin ya da kederin büyüdüğünde dünya küçülür *
--spoiler--
sözlerinin sahibi ermiş, lübnanlı filozoftur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar