bugün
- 31 aralık 20263
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar5
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu2
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı10
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu4
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi6
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- coskuyla sabunlanan pipi7
- evlenmek istememek ama yalnızlıktan da sıkılmak2
- yanlışlıkla pasif olmak3
- türkiye şahlanıyor2
- gece gece kokoreç gömmek8
- ayda yılda bir gelip sözlüğe sallayıp giden tip2
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- nervio18
- bik bik 219
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı4
- kpss ön lisans 70 puan mealinin yorumu3
- tarikat şeyhleri2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması2
- galatasaray ın 4 nala şampiyonluğa koşması3
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- israil de arapların seçim dengelerini değiştirmesi2
- street fighter4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- ücretsiz kargo sınırı için sepet şişirme2
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- anın görüntüsü18
- ayak yalarken aniden gelen ben ne yapıyorum hissi2
- teomancalmasur23
- nick istemeyen adam ile engineer283
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- 1800 ler sibirya da kış gecesi3
- akın gürlek4
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- reyon görevlisi2
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- yazılımcıların flört edememesi10
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- türk solu16
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
sonra, varlikli bir adam konustu: "bize vermekten bahset."
ve o cevap verdi:
"sahip olduklarinizdan verdiginizde,
çok az sey vermis olursunuz;
gerçek veris, kendinizden vermektir.
çünkü sahip olduklariniz, yarin ihtiyaciniz olabilir
diye saklayip korudugunuz seylerden ibaret degil mi?
ve yarin, kutsal sehre giden hacilari takip ederken, kemiklerini,
iz birakmayan kumlara gömen fazla uyanik bir köpege ne getirebilir?
ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan baska birsey degil midir?
kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak,
tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?
çok fazla seye sahip olup, çok az verenler, bunu
gösteris isteyen gizli arzulari için yaparlar,
ki bu da armaganlarini yararsiz kilar.
ve bazilari vardir ki, çok az seye sahiptirler ve hepsini verirler.
bunlar hayata ve hayatin definesine inananlardir,
ve kasalari hiç bos kalmaz.
bazilari sevinçle verirler, bu sevinç onlarin ödülüdür.
bazilari ise istirap içinde verirler ve bu aci onlarin vaftizidir.
ve bazilari vardir ki, ne vermenin acisini hissederler,
ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düsüncesi tasirlar;
onlar, su vadideki mersin agacinin kokusunu salisi gibi verirler.
böyle kisilerin ellerinde tanri dile gelir ve
onlarin gözlerinden tanri, dünyaya gülümser.
istendigi zaman vermek güzel bir davranis olabilir; fakat
istenmeden, ihtiyaci hissederek vermek çok daha anlamlidir.
ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak,
veris olayindan daha fazla sevinç getirir.
vermekten alikoyacaginiz herhangi bir sey olabilir mi?
sahip oldugunuz her sey bir gün verilecektir.
öyleyse simdi verin ve vermenin hazzini
mirasçilariniz degil siz yasayin..
çogunlukla söyle dersiniz:
'verecegim, ama hak edeni bulabilirsem.'
ne koruluktaki meyve agaçlari böyle düsünür,
ne de çayirdaki sürüler.
onlar, saklandiginda çürüyecek olani, yasayabilsin diye verirler.
herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden
bir kisi, sizden gelebilecek seyleri de hak eder.
ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmis bir insan,
sizin küçük irmaginizdan da bir bardak su alabilir.
faydasindan öte, kabul etmenin gerektirdigi cesaretten ve
güvenden daha büyük bir deger var midir?
ve siz kim oluyorsunuz da, onlarin gögüslerini yirtarak
gururlarini korunmasizca ortaya seriyor, sonra da
onlarin degerlerini örtüsüz ve gururlarini
utanmasiz olarak degerlendiriyorsunuz?
önce kendinizi vermeye hak kazanmis ve
verme olayinda bir araci olarak görün.
çünkü gerçekte herseyi veren hayattir
ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediginizde,
sadece bir tanik oldugunuzu unutuyorsunuz.
ve siz alicilar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz,ne kendinize
ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için,
hiç bir minnet hissi tasimayin.
bunun yerine, armaganlari kanat yaparak,
verenle beraber yükselin;
çünkü borcunuzu gereginden fazla abartmak,
annesi özgür yürekli dünya,
babasi evren olan cömertlik olgusundan
süphe etmek demektir..."
halil cibran
--spoiler--
sırını rüzgara fısıldarsan ağaçlara söylediği için suçlayamazsın..."
bugüne kadar yalnızca, "sen kimsin?" diye sorana ne cevap vereceğimi bilemedim.
sevincin ya da kederin büyüdüğünde dünya küçülür *
--spoiler--
sözlerinin sahibi ermiş, lübnanlı filozoftur.
ve o cevap verdi:
"sahip olduklarinizdan verdiginizde,
çok az sey vermis olursunuz;
gerçek veris, kendinizden vermektir.
çünkü sahip olduklariniz, yarin ihtiyaciniz olabilir
diye saklayip korudugunuz seylerden ibaret degil mi?
ve yarin, kutsal sehre giden hacilari takip ederken, kemiklerini,
iz birakmayan kumlara gömen fazla uyanik bir köpege ne getirebilir?
ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan baska birsey degil midir?
kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak,
tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?
çok fazla seye sahip olup, çok az verenler, bunu
gösteris isteyen gizli arzulari için yaparlar,
ki bu da armaganlarini yararsiz kilar.
ve bazilari vardir ki, çok az seye sahiptirler ve hepsini verirler.
bunlar hayata ve hayatin definesine inananlardir,
ve kasalari hiç bos kalmaz.
bazilari sevinçle verirler, bu sevinç onlarin ödülüdür.
bazilari ise istirap içinde verirler ve bu aci onlarin vaftizidir.
ve bazilari vardir ki, ne vermenin acisini hissederler,
ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düsüncesi tasirlar;
onlar, su vadideki mersin agacinin kokusunu salisi gibi verirler.
böyle kisilerin ellerinde tanri dile gelir ve
onlarin gözlerinden tanri, dünyaya gülümser.
istendigi zaman vermek güzel bir davranis olabilir; fakat
istenmeden, ihtiyaci hissederek vermek çok daha anlamlidir.
ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak,
veris olayindan daha fazla sevinç getirir.
vermekten alikoyacaginiz herhangi bir sey olabilir mi?
sahip oldugunuz her sey bir gün verilecektir.
öyleyse simdi verin ve vermenin hazzini
mirasçilariniz degil siz yasayin..
çogunlukla söyle dersiniz:
'verecegim, ama hak edeni bulabilirsem.'
ne koruluktaki meyve agaçlari böyle düsünür,
ne de çayirdaki sürüler.
onlar, saklandiginda çürüyecek olani, yasayabilsin diye verirler.
herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden
bir kisi, sizden gelebilecek seyleri de hak eder.
ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmis bir insan,
sizin küçük irmaginizdan da bir bardak su alabilir.
faydasindan öte, kabul etmenin gerektirdigi cesaretten ve
güvenden daha büyük bir deger var midir?
ve siz kim oluyorsunuz da, onlarin gögüslerini yirtarak
gururlarini korunmasizca ortaya seriyor, sonra da
onlarin degerlerini örtüsüz ve gururlarini
utanmasiz olarak degerlendiriyorsunuz?
önce kendinizi vermeye hak kazanmis ve
verme olayinda bir araci olarak görün.
çünkü gerçekte herseyi veren hayattir
ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediginizde,
sadece bir tanik oldugunuzu unutuyorsunuz.
ve siz alicilar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz,ne kendinize
ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için,
hiç bir minnet hissi tasimayin.
bunun yerine, armaganlari kanat yaparak,
verenle beraber yükselin;
çünkü borcunuzu gereginden fazla abartmak,
annesi özgür yürekli dünya,
babasi evren olan cömertlik olgusundan
süphe etmek demektir..."
halil cibran
--spoiler--
sırını rüzgara fısıldarsan ağaçlara söylediği için suçlayamazsın..."
bugüne kadar yalnızca, "sen kimsin?" diye sorana ne cevap vereceğimi bilemedim.
sevincin ya da kederin büyüdüğünde dünya küçülür *
--spoiler--
sözlerinin sahibi ermiş, lübnanlı filozoftur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar