bugün
- kolye99
- var olmak için ne yaptınız9
- sevgili nedir6
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- elma5
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver7
- kaplan17
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- aslan15
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- amerika birleşik devletleri6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- fatoş seğmen2
- zebra7
- sarı teker kim sorunsalı8
- evi ev yapan şeyler14
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- timsah9
- ona bir şey söyle10
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- ankara8
- futbol18
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bileklik19
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak2
- papatya5
- fransa5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- fenerbahçe18
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek2
- bugün sözlüğün sakin olması4
- almanya10
- evlenilecek erkeği sanayiye götürmek2
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- anadolu çomarları7
- galatasaray19
- jeffrey epstein6
- billie eilish'in memeleri2
- yalnızlık ömür boyu4
- prezervatif alan müşterinin sırtına vuran eczacı2
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- türkiye18
- evrim2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
bayram sabahlarının en neşeli geçtiği, oyuncakların şöyle bir köşeye itildiği, o saatlerde anneye babaya televizyonun yasak edildiği, sokakta toz toprak içinde oynarken dilimizden düşürmeden "arkadaşım eşek" şarkısının söylendiği, kahvaltı sofrasında ağzımız yüzümüz sarelleye bulanmış olarak ekrana kitlendiğimiz o yıllarda, erken kalkmak için yegane sebep olan "7'den 77'ye" programıyla kendisini ikinci bir baba bilmemize sebep olan , bizimle 7 yaşında olan bir tanecik insandır o. barış manço'dur o.
beni o programa götürmedi diye babama ne kızardım, ne küserdim yau. ah manço ah! 90'ların çocuklarnın en büyük şansıydın sen. haliyle benim de. daha o yaşta kapı komşumuzun kızıyla anlaşıp, para biriktirip, evden kaçıp istanbul'a o programa gitmeyi planladığımız olmuştu. öyle delicesine hayrandık yani. tabii bizim evden kaçma meselesi evin kapısına yaklaşamadan yalan oldu ya, neyse geçelim orayı. içimde bir uktedir şimdi.
ölümünü duyduğumda tam kavrayamamıştım durumu, çocuk aklı işte. annem de "bir daha televizyona çıkmayacakmış, tatile gitmiş" deyince içimdeki o ukte daha da büyüdü. yerini derin bir pişmanlık aldı. "keşke babamı sürüklüye sürüklüye de olsa götürebilseydim onun yanına". sonra haber bültenlerinde "öldü!" kelimesini pek sık duyunca kabullenmek istemediğim şey yavaş yavaş aklıma yatmaya başlamıştı.
hayran olunan bir insanın ölüm haberini almak kötü tabii, insan üzülüyor, bunu belli etmek istiyor. ama o dönemde benim yaşımda olan bir çok çocuk için hayran olunan bir sanatçıyı kaybetmekten çok daha fazlasıydı barış manço'nun vefatı. ben yine iyiydim hani, çikolataya küsen arkadaşlarım vardı benim. sabah erken kaldırılınca canavara dönüşenler mi dersiniz, uyanır uyanmaz televizyona koşup, açma düğmesine tam basacakken kafası donkkk edenler mi? ama sonuç belliydi. barış manço artık topragın altındaydı.
yani can bedenden çıkmıştı artık.
ve bugün!
bugün de erken kalktım ve o yıllarda uyanıp ekranda seni arayan hiç bir çocuk seni unutmadı. bir yerlerden bize göz kırptıgını biliyoruz, rahat uyu manço.
beni o programa götürmedi diye babama ne kızardım, ne küserdim yau. ah manço ah! 90'ların çocuklarnın en büyük şansıydın sen. haliyle benim de. daha o yaşta kapı komşumuzun kızıyla anlaşıp, para biriktirip, evden kaçıp istanbul'a o programa gitmeyi planladığımız olmuştu. öyle delicesine hayrandık yani. tabii bizim evden kaçma meselesi evin kapısına yaklaşamadan yalan oldu ya, neyse geçelim orayı. içimde bir uktedir şimdi.
ölümünü duyduğumda tam kavrayamamıştım durumu, çocuk aklı işte. annem de "bir daha televizyona çıkmayacakmış, tatile gitmiş" deyince içimdeki o ukte daha da büyüdü. yerini derin bir pişmanlık aldı. "keşke babamı sürüklüye sürüklüye de olsa götürebilseydim onun yanına". sonra haber bültenlerinde "öldü!" kelimesini pek sık duyunca kabullenmek istemediğim şey yavaş yavaş aklıma yatmaya başlamıştı.
hayran olunan bir insanın ölüm haberini almak kötü tabii, insan üzülüyor, bunu belli etmek istiyor. ama o dönemde benim yaşımda olan bir çok çocuk için hayran olunan bir sanatçıyı kaybetmekten çok daha fazlasıydı barış manço'nun vefatı. ben yine iyiydim hani, çikolataya küsen arkadaşlarım vardı benim. sabah erken kaldırılınca canavara dönüşenler mi dersiniz, uyanır uyanmaz televizyona koşup, açma düğmesine tam basacakken kafası donkkk edenler mi? ama sonuç belliydi. barış manço artık topragın altındaydı.
yani can bedenden çıkmıştı artık.
ve bugün!
bugün de erken kalktım ve o yıllarda uyanıp ekranda seni arayan hiç bir çocuk seni unutmadı. bir yerlerden bize göz kırptıgını biliyoruz, rahat uyu manço.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar