aşk

Ahmed Rufâi, Abdülkâdir Geylâni, Fahreddin Irakî, Mevlâna Celâleddin gibi bir çok değerli zât Allah'tan ''Aşk'' ismiyle sözetmişlerdir çeşitli zamanlarda...

sevilecek, öylesine sevilecek ki, uğruna herşeyden,
benliğinden bile vazgeçilmek sûretiyle O'nda yok olunacak varlıktır, ''AŞK''!

Aşk, O olduğu gibi; âşık da O'dur.

Çünkü O'nun dışında vücûdu olan bir varlık yoktur!

Ve dahi mâşuk, yine kendisidir!

Sevgi, sevdiğin, seven hep O'dur!

Kim, ne zaman, nerede, neyi severse sevsin; sevdiğinin ismi ne olursa olsun, gerçekte sevilen hep O'dur!

''Murad etti ki, kendisinden gayrı sevilmeye; sonra zâhir oldu sevilenler sûretinde; sonra da baktı ki kendisinden gayrı mevcut değil, bu defa hep seven ol kendi oldu!'' cümleleri işte bu durumu açıklar.

iyi bilelim sevgi nedir;

hangi isim altında olursa olsun sevilenler kimdir;

sevgiyi oluşturan cazîbe nedir,

kimdendir,

kime aittir;

ve nihâyet seven kimdir?

''Bildik ki âlemde her ne var, hep AŞK imiş'' beytinde işte bu sırra işaret edilmektedir.
© copyright 2005 - 2026