bugün
- izmirli kızların verici olması35
- temmuz7
- sssilvermist12
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- habire1246
- burhaniye6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- vincent van gogh5
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- yorgun mermi13
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kemoşların genel özellikleri4
- karton toplayan piç3
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- habire12 adamdır15
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- ağzına almayan kız3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- izmi r damari2
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- cumhuriyet halk partisi17
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- nazar değdi sözlük4
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- arabadan anlamayan erkek4
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- balkan göçmeni vs kürt2
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- muslettin amca13
- sözlük bebeleri4
- kadın olmak4
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi5
- gocu bak bi4
- bugün gelen kitaplar4
- gece denize girmek12
- yahudi şapkası3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- galaxy ace3
- erkek yazarlar bana mesaj atmasın2
- beybi leydi2
- nickten isim tahmini yapmak25
- başak burcu8
- retro oyuncu bilgisayarı3
66.mutasavvıflar tarafından şu şekilde tanımlanmış:
maruf kerhî (öl. 200/815): hakikatleri almak, halkın elinde bulunandan ümidi kesmektir.
cüneyd bağdadî (öl. 297/909): sulhü olmayan bir savaştır. dağınık olmayan zihinle allah'ı zikretmek, sema ile vecde gelmek, sünnete uygun bir şekilde amel etmek, maddi şeylerden ilgiyi keserek allah ile beraber olmaktır. vakitleri muhafaza etmektir. hakk'ın seni sende öldürmesi, kendisi ile diriltmesidir. halka uyma kirinden arınmak, süflî huylardan ayrılmak, beşeri ve âdi vasıfları söndürmek, nefsanî davalardan uzaklaşmak, ruhanî vasıflar kazanmaya gayret etmek, hakiki ilimlere sarılmak, daima en uygun olana göre hareket etmektir. herkese nasihatte bulunmak, allah'a elest bezminde verilen söz üzerinde samimiyetle durmak, resûlüllah'a ve şeriatına uymak.
nasrabazî (öl. 307/977): kitap ve sünnete dört elle sarılmak, heva-heves ve bidatlere tâbi olmamak, şeyhlere hürmet etmeye büyük değer vermek, halkın özürlerini kabul etmek, vird ve zikre devam etmek, ruhsat ve te'villere göre hareket etmeyi terketmektir.
hasan kazzaz: üç şey üzerine kurulmuştur: zaruret olmadıkça yememek, uykuya mağlup olmadan uyumamak, mecburiyet olmadan konuşmamak.
ibn nüceyd: emir ve yasaklar altında sabretmektir.
ruveym b. ahmed bağdadî (öl. 303/915): kendini allah'ın murat ettiği şey üzerine bırakıvermen, o'nun iradesine mutlak olarak teslim olmandır. üç esas üzere kurulmuştur: fakr: allah'a muhtaç olma esasına yapışmak, bezli, isar ve cömertliği gerçekleştirerek bunu kendi vasfı haline getirmek, allah'a teslim olarak itiraz ve ihtiyarı terketmektir. canını bağışlamaktır. bunu yapamadınsa sûfîlerin hezeyanlarıyla hiç uğraşma.
semnûn muhib (öl. 297/909): hiçbirşeye sahip olmaman, hiçbirşeyin de sana sahip olmamasıdır. cömertlik, fakr ve hürriyettir. nefse kul şeytana zebun olmamaktır.
muhammed b. ali kassab: şerefli bir zamanda, şerefli bir insandan şerefli bir toplulukta bulunurken zuhur eden şerefli huylardır.
ebu bekir şıblî (öl. 334/945): karşılıklı dostluk sevgidir. hiçbir kaygı duymadan allah ile beraber olmaktır. yakıcı bir ateştir. duyu organlarını zapetmek ve ruhun üfleyişlerine kulak vermektir. tasavvuf şirkdir, ortaklıktır. çünkü tasavvuf kalbi masivadan muhafaza etmektir. halbuki masiva diye bir şey yoktur.
ebu hüseyin nurî (öl. 295/907): makamı yaymak ve kıyama hazır olmaktır. nefsin nasibini terketmek hakk'ın nasibini aramaktır. hürriyettir, fütüvvettir, cömertliktir. ünvan ve bilgi işi değil, ahlâktan ibarettir.
cerirî (öl. 311/923): güzel ve iyi olan bütün huylara sahip olmak,çirkin ve âdi huyların hepsinden sıyrılmaktır. halleri murakebe etmek, edebe sıkı bir şekilde sarılmaktır.
mümşad dineverî (öl. 299/911): masivadan uzak durmak, bilinmeyeni tercih etmek, hayırlı olmayan şeylerden sakınmak.
ebu amr dımışkî (öl. 320/931): âlemi noksan görmektir. hatta âleme karşı gözü kapatıp noksan olmayan varlığı müşahede etmektir.
ebu hafs haddâd (öl. 285/878): edepten ibarettir. (her makamın ayrı bir edebi vardır)
ebu ali ruzbâri (öl. 322/933): baştan sona ciddiyetten ibarettir. ona şaka nevinden hiçbirşey karıştırmayınız. kovsa dahi sevgilinin kapısı önünde eğilmek ve ona riayettir.
ebu bekir sulukî: itirazdan vazgeçmektir.
amr b. osman mekkî (öl. 291/903): kulun, her vakitte, o vakit içinde yapılması en uygun olan amel ve ibadetle meşgul olmasıdır.
seyyid şerif cürcanî (öl. 816/1413): şeriatın zâhir ve bâtınını, ahkâm ve âdabını bilip yaşamaktır.
ali b. sehk isfehanî: o'ndan başkasına boş vermektir. hakk'ın gayrından uzak, masivadan ıraklıktır.
ahmed b. mesruk tusî (öl. 298/910): uzaklaşılan şeyden sırları ayırıp, yaklaşılan şeye gönül bağlamaktır.
muhammed mukrî (öl. 378/988): hallerin, hakk ile aynı istikamette olmasıdır.
ebu hasan sayrafî (öl. 359/969): yaratıklara bağlı kalmayı tamamen ortadan kaldırmaktır.
ibn ata (öl. 369/969): hakkla beraber irtirsaldir (kayıtsız şartsız teslim olmaktır).
ebu yakup nehrecorî (öl. 330/941): beşeri vasıflalrın yok olmasıdır (adi duyguların son bulmasıdır).
ebu said arabî (öl. 340/951): fuzuli işleri terketmektir.
ebu bekir tamestanî (öl. 341/952): bir ızdıraptır, rahat ve sükunun bulunduğu yerde o bulunmaz.
ebu ishak kazerunî (öl. 426/1034): iddiaları terk, mânaları gizlemektir.
gazalî (öl. 505/1111): kalbi hakk'a bağlayıp masiva ile ilgiyi kesmektir.
ibn cellâ: bir hakikattir. resmi ve şekli yoktur (şekil ve kıyafet onun aslında yoktur).
ebu abdullah b. hafif (öl. 331/942): kadere sabır, hakk'ın verdiğine rıza, hakikatleri aramak için dere tepe dolaşmaktır. kalbi, beşeri işlerle içiçe olmaktan tasfiye etmek, tabiî huylardan ayrılmak, insanî sıfatları söndrmek, nefsanî iddialardan uzak durmak, ruhanî sıfatlarla bezenmek, hakikat ilimlerine bağlanmaktır.
bundar b. hüseyin şirazî (öl. 353/966): ahde vefa etmektir (elest bezmine sadık kalmaktır).
ebu hasan buşencî (öl. 347/958): emeli bırakıp amele devam etmektir.
sehl b. abdullah tusterî (öl. 203/896): az yemek, allah'ın huzurunda rahata kavuşmak, insanlardan kalben uzaklaşmaktır.
ebu said miheni: vasıtasız olarak kalbin hakk ile kaim olmasıdır.
kuşeyrî (öl. 465/1072): birsam hastalığına benzer. evveli hezeyandır, sonu sükundur. temkin haline ulaşılınca dilsiz olunur.
ebu muhammed murtaiş (öl. 328/939): işin güçleşmesi, karışık hâl alması ve nihayet gizlilik kazanmasıdır.
cafer huldî (öl. 348/959): şerefli bir ahlâka doğru yükselmek, kötü ahlâktan yüz çevirmektir.
fazlullah b. ahmed (öl. 404/1048): ubudiyete nefsi terketmek, rububiyetle kalbi bağlamak, bütünüyle allah'a bakmaktır.
ebu necip suhreverdi (öl. 563/1188): başlangıcı ilim, ortası amel, sonu mevhibedir.
ebu bekir kettanî: ahlâktır. seni ahlâken geliştiren tasavvuf, kalp safası yönünden de geliştirmiş olur.
ebu hasan nurî (öl. 295/907): ahlâktır. şekil ve ilim değildir.
ekşisözlükten alıntıdır.
maruf kerhî (öl. 200/815): hakikatleri almak, halkın elinde bulunandan ümidi kesmektir.
cüneyd bağdadî (öl. 297/909): sulhü olmayan bir savaştır. dağınık olmayan zihinle allah'ı zikretmek, sema ile vecde gelmek, sünnete uygun bir şekilde amel etmek, maddi şeylerden ilgiyi keserek allah ile beraber olmaktır. vakitleri muhafaza etmektir. hakk'ın seni sende öldürmesi, kendisi ile diriltmesidir. halka uyma kirinden arınmak, süflî huylardan ayrılmak, beşeri ve âdi vasıfları söndürmek, nefsanî davalardan uzaklaşmak, ruhanî vasıflar kazanmaya gayret etmek, hakiki ilimlere sarılmak, daima en uygun olana göre hareket etmektir. herkese nasihatte bulunmak, allah'a elest bezminde verilen söz üzerinde samimiyetle durmak, resûlüllah'a ve şeriatına uymak.
nasrabazî (öl. 307/977): kitap ve sünnete dört elle sarılmak, heva-heves ve bidatlere tâbi olmamak, şeyhlere hürmet etmeye büyük değer vermek, halkın özürlerini kabul etmek, vird ve zikre devam etmek, ruhsat ve te'villere göre hareket etmeyi terketmektir.
hasan kazzaz: üç şey üzerine kurulmuştur: zaruret olmadıkça yememek, uykuya mağlup olmadan uyumamak, mecburiyet olmadan konuşmamak.
ibn nüceyd: emir ve yasaklar altında sabretmektir.
ruveym b. ahmed bağdadî (öl. 303/915): kendini allah'ın murat ettiği şey üzerine bırakıvermen, o'nun iradesine mutlak olarak teslim olmandır. üç esas üzere kurulmuştur: fakr: allah'a muhtaç olma esasına yapışmak, bezli, isar ve cömertliği gerçekleştirerek bunu kendi vasfı haline getirmek, allah'a teslim olarak itiraz ve ihtiyarı terketmektir. canını bağışlamaktır. bunu yapamadınsa sûfîlerin hezeyanlarıyla hiç uğraşma.
semnûn muhib (öl. 297/909): hiçbirşeye sahip olmaman, hiçbirşeyin de sana sahip olmamasıdır. cömertlik, fakr ve hürriyettir. nefse kul şeytana zebun olmamaktır.
muhammed b. ali kassab: şerefli bir zamanda, şerefli bir insandan şerefli bir toplulukta bulunurken zuhur eden şerefli huylardır.
ebu bekir şıblî (öl. 334/945): karşılıklı dostluk sevgidir. hiçbir kaygı duymadan allah ile beraber olmaktır. yakıcı bir ateştir. duyu organlarını zapetmek ve ruhun üfleyişlerine kulak vermektir. tasavvuf şirkdir, ortaklıktır. çünkü tasavvuf kalbi masivadan muhafaza etmektir. halbuki masiva diye bir şey yoktur.
ebu hüseyin nurî (öl. 295/907): makamı yaymak ve kıyama hazır olmaktır. nefsin nasibini terketmek hakk'ın nasibini aramaktır. hürriyettir, fütüvvettir, cömertliktir. ünvan ve bilgi işi değil, ahlâktan ibarettir.
cerirî (öl. 311/923): güzel ve iyi olan bütün huylara sahip olmak,çirkin ve âdi huyların hepsinden sıyrılmaktır. halleri murakebe etmek, edebe sıkı bir şekilde sarılmaktır.
mümşad dineverî (öl. 299/911): masivadan uzak durmak, bilinmeyeni tercih etmek, hayırlı olmayan şeylerden sakınmak.
ebu amr dımışkî (öl. 320/931): âlemi noksan görmektir. hatta âleme karşı gözü kapatıp noksan olmayan varlığı müşahede etmektir.
ebu hafs haddâd (öl. 285/878): edepten ibarettir. (her makamın ayrı bir edebi vardır)
ebu ali ruzbâri (öl. 322/933): baştan sona ciddiyetten ibarettir. ona şaka nevinden hiçbirşey karıştırmayınız. kovsa dahi sevgilinin kapısı önünde eğilmek ve ona riayettir.
ebu bekir sulukî: itirazdan vazgeçmektir.
amr b. osman mekkî (öl. 291/903): kulun, her vakitte, o vakit içinde yapılması en uygun olan amel ve ibadetle meşgul olmasıdır.
seyyid şerif cürcanî (öl. 816/1413): şeriatın zâhir ve bâtınını, ahkâm ve âdabını bilip yaşamaktır.
ali b. sehk isfehanî: o'ndan başkasına boş vermektir. hakk'ın gayrından uzak, masivadan ıraklıktır.
ahmed b. mesruk tusî (öl. 298/910): uzaklaşılan şeyden sırları ayırıp, yaklaşılan şeye gönül bağlamaktır.
muhammed mukrî (öl. 378/988): hallerin, hakk ile aynı istikamette olmasıdır.
ebu hasan sayrafî (öl. 359/969): yaratıklara bağlı kalmayı tamamen ortadan kaldırmaktır.
ibn ata (öl. 369/969): hakkla beraber irtirsaldir (kayıtsız şartsız teslim olmaktır).
ebu yakup nehrecorî (öl. 330/941): beşeri vasıflalrın yok olmasıdır (adi duyguların son bulmasıdır).
ebu said arabî (öl. 340/951): fuzuli işleri terketmektir.
ebu bekir tamestanî (öl. 341/952): bir ızdıraptır, rahat ve sükunun bulunduğu yerde o bulunmaz.
ebu ishak kazerunî (öl. 426/1034): iddiaları terk, mânaları gizlemektir.
gazalî (öl. 505/1111): kalbi hakk'a bağlayıp masiva ile ilgiyi kesmektir.
ibn cellâ: bir hakikattir. resmi ve şekli yoktur (şekil ve kıyafet onun aslında yoktur).
ebu abdullah b. hafif (öl. 331/942): kadere sabır, hakk'ın verdiğine rıza, hakikatleri aramak için dere tepe dolaşmaktır. kalbi, beşeri işlerle içiçe olmaktan tasfiye etmek, tabiî huylardan ayrılmak, insanî sıfatları söndrmek, nefsanî iddialardan uzak durmak, ruhanî sıfatlarla bezenmek, hakikat ilimlerine bağlanmaktır.
bundar b. hüseyin şirazî (öl. 353/966): ahde vefa etmektir (elest bezmine sadık kalmaktır).
ebu hasan buşencî (öl. 347/958): emeli bırakıp amele devam etmektir.
sehl b. abdullah tusterî (öl. 203/896): az yemek, allah'ın huzurunda rahata kavuşmak, insanlardan kalben uzaklaşmaktır.
ebu said miheni: vasıtasız olarak kalbin hakk ile kaim olmasıdır.
kuşeyrî (öl. 465/1072): birsam hastalığına benzer. evveli hezeyandır, sonu sükundur. temkin haline ulaşılınca dilsiz olunur.
ebu muhammed murtaiş (öl. 328/939): işin güçleşmesi, karışık hâl alması ve nihayet gizlilik kazanmasıdır.
cafer huldî (öl. 348/959): şerefli bir ahlâka doğru yükselmek, kötü ahlâktan yüz çevirmektir.
fazlullah b. ahmed (öl. 404/1048): ubudiyete nefsi terketmek, rububiyetle kalbi bağlamak, bütünüyle allah'a bakmaktır.
ebu necip suhreverdi (öl. 563/1188): başlangıcı ilim, ortası amel, sonu mevhibedir.
ebu bekir kettanî: ahlâktır. seni ahlâken geliştiren tasavvuf, kalp safası yönünden de geliştirmiş olur.
ebu hasan nurî (öl. 295/907): ahlâktır. şekil ve ilim değildir.
ekşisözlükten alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar