bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak34
- çok uykum var sözlük6
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın9
- arkadaşlar bdsm bitti ise ben gidiyorum8
- kızla buluşmaya yanında erkek getiren erkek5
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur6
- sabahları sevilen şeyler11
- bir bela geliyor9
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- sarhoş olmak3
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- aykolik ismet masklavi ne yapıyor şu an3
- fake yazar anlama kılavuzu5
- emrah safa gürkan2
- izmir'in mis gibi kokması10
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı6
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi6
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler9
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- g i l d e d l i l y3
- akp nin izmir i ele gecirme politikasi3
- salat namaz değildir12
- the odyssey4
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- iyi geceler6
- hiç uykum yok amk3
- fransa6
- aklım o ılık tende2
- yüksek enflasyon4
- alfa romeo4
- bir gün herkes ak partili olacak14
- mezut barzani nin yahudi olması18
- meksika açmazı macerası15
- arkadaşlar çüş6
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- enayimiknatisi9
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- bu durumda ne yapardınız9
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- okul saldırısı7
- fall 23
- cemil tugay7
- anın görüntüsü31
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi5
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
imani olmayan veya dinine pamuk ipligiyle bagli kisinin kendine göre hakli düsüncesi.
inanan bir insan bilir ki namaz bizim cennete giris biletimizdir...
namazla ilgili hazreti bediüzzamanin yorumu (bkz: dördüncü söz) :
namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altın verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. ve onlara emreder ki: "şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. bir günlük mesâfede bir istasyon vardır. hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. sermayeye göre binilir."
iki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: sermayesi, birden bine çıkar. öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altınını sarfeder. kumara-mumara verip zayi' eder, birtek altını kalır. arkadaşı ona der: "yahu, şu liranı bir bilete ver. tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. seni de tayyareye bindirirler. bir günde mahall-i ikametimize gideriz. yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir
lezzet için sefahete sarfetse; gâyet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı?
işte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
o hâkim ise; rabbimiz,hâlıkımızdır.o iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. diğeri gafil, namazsız insanlardır. o yirmidört altrn ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. o has çiftlik ise, cennet'tir. o istasyon ise, kabirdir. o seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat'eder. kur'an-ı azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. o bilet ise, namazdır. birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. acaba yirmiüç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder. zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabûl ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı mûsaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?
halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyyet ile ibâdet hükmünü alır. bu sûrette bütün sermaye-i ömürünü, âhirete mal edebilir. fâni ömrünü, bir cihette ibkâ eder.
* **
inanan bir insan bilir ki namaz bizim cennete giris biletimizdir...
namazla ilgili hazreti bediüzzamanin yorumu (bkz: dördüncü söz) :
namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altın verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. ve onlara emreder ki: "şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. bir günlük mesâfede bir istasyon vardır. hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. sermayeye göre binilir."
iki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: sermayesi, birden bine çıkar. öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altınını sarfeder. kumara-mumara verip zayi' eder, birtek altını kalır. arkadaşı ona der: "yahu, şu liranı bir bilete ver. tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. seni de tayyareye bindirirler. bir günde mahall-i ikametimize gideriz. yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir
lezzet için sefahete sarfetse; gâyet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı?
işte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
o hâkim ise; rabbimiz,hâlıkımızdır.o iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. diğeri gafil, namazsız insanlardır. o yirmidört altrn ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. o has çiftlik ise, cennet'tir. o istasyon ise, kabirdir. o seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat'eder. kur'an-ı azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. o bilet ise, namazdır. birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. acaba yirmiüç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder. zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabûl ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı mûsaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?
halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyyet ile ibâdet hükmünü alır. bu sûrette bütün sermaye-i ömürünü, âhirete mal edebilir. fâni ömrünü, bir cihette ibkâ eder.
* **
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar