bugün
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- tai lung17
- steam arkadaşı aranıyor5
- ismet gurbuz 202410
- berber fiyatlarındaki fahiş artış5
- otogar tuvaleti4
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı5
- mekke anlaşması5
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması3
- osuruktan şiirler89
- anın görüntüsü18
- domuz yemeyiz abi4
- aydos tekfurunun mahbube kızı2
- sade sodaya tek atan insan2
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- hey yavrum be gelenlere bak4
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- gilded panpa nerede2
- büyük ortadoğu projesi4
- reddi miras2
- izalei şuyu2
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası3
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- victor osimhen20
- suno ai3
- koştursunlar ama düşmesinler2
- el erecto del tomtom bey2
- g i l d e d l i l y28
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması7
- ortak velayet2
- aşk4
- kadınların erkeğin ilgisine muhtaç olmaları2
- ayvalık tostu9
- vajinaya neden git gel yapıyoruz3
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- bugün ne oldu3
- youtube2
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- filistin3
- nah sana oy17
- nasıl birisiniz15
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- velvet48
- ona bir şey söyle6
- pazartesi işe gidecek olmak4
- diamond bosphorus8
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- game of thrones taki kerhaneci16
imani olmayan veya dinine pamuk ipligiyle bagli kisinin kendine göre hakli düsüncesi.
inanan bir insan bilir ki namaz bizim cennete giris biletimizdir...
namazla ilgili hazreti bediüzzamanin yorumu (bkz: dördüncü söz) :
namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altın verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. ve onlara emreder ki: "şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. bir günlük mesâfede bir istasyon vardır. hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. sermayeye göre binilir."
iki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: sermayesi, birden bine çıkar. öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altınını sarfeder. kumara-mumara verip zayi' eder, birtek altını kalır. arkadaşı ona der: "yahu, şu liranı bir bilete ver. tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. seni de tayyareye bindirirler. bir günde mahall-i ikametimize gideriz. yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir
lezzet için sefahete sarfetse; gâyet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı?
işte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
o hâkim ise; rabbimiz,hâlıkımızdır.o iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. diğeri gafil, namazsız insanlardır. o yirmidört altrn ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. o has çiftlik ise, cennet'tir. o istasyon ise, kabirdir. o seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat'eder. kur'an-ı azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. o bilet ise, namazdır. birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. acaba yirmiüç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder. zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabûl ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı mûsaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?
halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyyet ile ibâdet hükmünü alır. bu sûrette bütün sermaye-i ömürünü, âhirete mal edebilir. fâni ömrünü, bir cihette ibkâ eder.
* **
inanan bir insan bilir ki namaz bizim cennete giris biletimizdir...
namazla ilgili hazreti bediüzzamanin yorumu (bkz: dördüncü söz) :
namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altın verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. ve onlara emreder ki: "şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. bir günlük mesâfede bir istasyon vardır. hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. sermayeye göre binilir."
iki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: sermayesi, birden bine çıkar. öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altınını sarfeder. kumara-mumara verip zayi' eder, birtek altını kalır. arkadaşı ona der: "yahu, şu liranı bir bilete ver. tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. seni de tayyareye bindirirler. bir günde mahall-i ikametimize gideriz. yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir
lezzet için sefahete sarfetse; gâyet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı?
işte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
o hâkim ise; rabbimiz,hâlıkımızdır.o iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. diğeri gafil, namazsız insanlardır. o yirmidört altrn ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. o has çiftlik ise, cennet'tir. o istasyon ise, kabirdir. o seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat'eder. kur'an-ı azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. o bilet ise, namazdır. birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. acaba yirmiüç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder. zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabûl ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı mûsaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?
halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyyet ile ibâdet hükmünü alır. bu sûrette bütün sermaye-i ömürünü, âhirete mal edebilir. fâni ömrünü, bir cihette ibkâ eder.
* **
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar