bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu47
- fatma betül sayan kaya18
- fatma betülüm yapmaz5
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- beşiktaş6
- boğaz ağrısı4
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak21
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- aşk11
- kötüye bir şey olmaz5
- işe gitmeye üşenmek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı10
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor2
- uyudunuz mu4
- sabahları nefret edilen şeyler4
- muslettin amca23
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- yorik'in kafatasına mum dikmek2
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- gülşen in memeleri14
- yeraltı varlıkları7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- aşk bir yemek olsaydı8
- yazılımcıların flört edememesi3
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sözlüğe ne oldu5
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- kendimi intihar edeceğim4
- mehmet şimşek5
- hamas denince akla gelenler11
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
--spoiler--
osmanlı haremi'nin sır perdesi ardındaki öyküsü... valide sultanlar, gözdeler, cariyeler, hadımağalarıyla "padişahın evi"...
haremi hümâyûn: duvarlarla çevrili; dünyanın en güzel kadınlarının padişahın gönlünü almak için birbiri ile yarıştığı, en büyük dedikodu ve entrikaların döndüğü, en acımasız cinayetlerin işlendiği bir "altın kafes"...
bu ve benzeri tanımlamaların çoğu, harem'i bir kez dahi görmemiş avrupalılara aitti. avrupalılar için harem, esrarengiz, her zaman ilgi uyandıran ve hayalleri süsleyen bir yerdi. üst düzey osmanlı devlet görevlilerinin bile giremediği harem'i avrupalı hıristiyanlar'ın görmesiyse hayal dahi edilemezdi. buna rağmen, harem'in işleyişi ile ilgili hayaller kuran avrupalılar, harem'le ilgili pek çok yanlış! bilgiyi içeren yazıları da kaleme aldılar. örneğin, iv. mehmed (16481687) döneminde i̇ngiliz elçiliği kâtibi rycaut, padişahın geceyi birlikte geçireceği cariyeyi seçmek için iki sıra hâlinde dizilmiş cariyeler arasından geçerken beğendiği güzelin önüne mendil bıraktığını söylemişti ki bu bilgi bir fanteziden öteye gidemezdi.
iii. ahmed döneminde (17031730) i̇ngiltere'nin i̇stanbul elçisi olan wortley montagu'nun eşi lady montagu, üst düzey devlet görevlilerinin eşleriyle kurduğu ilişki nedeniyle harem hakkında bilgi edinebilen nadir avrupalılardandı. lady montagu, 10 mart 1718 tarihli mektubunda osmanlı padişahı ii. mustafa'nın (16951703) eşlerinden hafsa sultan'ın ağzından mendil hikâyesinin doğrusunu şöyle aktarmıştı:
"öteden beri söylenildiği üzere, padişahın hangi kızı isterse ona bir mendil attığının kesinlikle doğru olmadığını ifade etti. padişah, kızlardan hangisini isterse onu harem ağası vasıtasıyla çağırtırmış. harem halkı, padişahın çağırttığı kızı, hamama götürürler, vücuduna kokular sürerler, gayet zarif giydirirlermiş. padişah kendisinden evvel kıza bir hediye gönderir, sonra da bulunduğu daireye gidermiş. yatağın eteğine kadar kızın sürünerek geldiği de yalanmış..."
akkadça'dan arapça'ya geçmiş bir kelime olan harem, "korunan, mukaddes şey ve yer" anlamına geliyor. evlerde kadınların erkeklerle karşılaşmadan günlük hayatlarını sürdüreceği bölüme "harem" deniyor.
osmanlı harem teşkilatının ilk yılları hakkında pek bilgi yok. osmanlı devleti'nin ikinci hükümdarı olan orhan gazi (13261362) döneminde devletin teşkilatlanmasına paralel olarak harem kurumunun ilk çekirdeği atıldı. orhan gazi, bizanslı iki prensesle evlenmişti. fatih sultan mehmed (14511481) zamanında devlet ve saray teşkilatının gelişmesine paralel olarak haremi hümâyûn da teşkilatlandırıldı. iii. murad'la (15741595) birlikte harem halkının sayısı arttı ve haremi hümâyûn büyüdü. harem denildiğinde akla cinsellik gelse de haremi hümâyûn padişahın evi ve bir eğitim kurumuydu.
osmanlı sarayı birun, enderun ve harem olmak üzere üç bölümden meydana geliyordu. ve haremi hümâyûn, harem'le birlikte enderun'u da içine alıyordu. osmanlı tarihçisi halil i̇nalcık'ın söylediği gibi enderun, osmanlı devletinin erkek yöneticilerinin yetiştiği üst düzey bir okulken, harem de kadın yöneticilerin yetiştiği bir mektepti.
harem'de padişah ve ailesiyle birlikte, onlara hizmet eden kadın köleler, yani cariyeler ve harem ağaları yaşıyordu. osmanlı padişahları, ii. bayezid zamanına (14811512) kadar bizans'tan, balkan prensliklerinden anadolu'daki türk beyliklerinden prenseslerle evlenmişlerdi. sultan ii. bayezid'den sonra ise anadolu'daki türk beyliklerinin sona ermesi ve haremi hümâyûn'un iyice kurumlaşması ile birlikte ii. osman (16181622) ve sultan abdülmecid (18391861) istisna olmak üzere- padişah ve şehzadelerin eşini sadece cariyelerden seçmesi âdet haline geldi.
osmanlı sarayının cariye ihtiyacı, savaşta ele geçen esireler veya esir pazarlarından satın alınan kadın kölelerden sağlanıyordu. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında hanedan'la yakın ilişkisi olan şair leyla saz, hatıratında, "bazı çerkez kadınlarının kızlarını padişah haremi olup ihtişam ve elmaslar içinde hayat süreceğine dair ninnilerle büyüttüklerini" ifade etmişti.
ağustos national geographic
--spoiler--
bizim gurur duyduğumuz, övündüğümüz, çekinmediğimiz gerçeklerden yararlanmak, tarihimizi aşağılamak isteyenlere national geographic'den gelsin efendim.
osmanlı haremi'nin sır perdesi ardındaki öyküsü... valide sultanlar, gözdeler, cariyeler, hadımağalarıyla "padişahın evi"...
haremi hümâyûn: duvarlarla çevrili; dünyanın en güzel kadınlarının padişahın gönlünü almak için birbiri ile yarıştığı, en büyük dedikodu ve entrikaların döndüğü, en acımasız cinayetlerin işlendiği bir "altın kafes"...
bu ve benzeri tanımlamaların çoğu, harem'i bir kez dahi görmemiş avrupalılara aitti. avrupalılar için harem, esrarengiz, her zaman ilgi uyandıran ve hayalleri süsleyen bir yerdi. üst düzey osmanlı devlet görevlilerinin bile giremediği harem'i avrupalı hıristiyanlar'ın görmesiyse hayal dahi edilemezdi. buna rağmen, harem'in işleyişi ile ilgili hayaller kuran avrupalılar, harem'le ilgili pek çok yanlış! bilgiyi içeren yazıları da kaleme aldılar. örneğin, iv. mehmed (16481687) döneminde i̇ngiliz elçiliği kâtibi rycaut, padişahın geceyi birlikte geçireceği cariyeyi seçmek için iki sıra hâlinde dizilmiş cariyeler arasından geçerken beğendiği güzelin önüne mendil bıraktığını söylemişti ki bu bilgi bir fanteziden öteye gidemezdi.
iii. ahmed döneminde (17031730) i̇ngiltere'nin i̇stanbul elçisi olan wortley montagu'nun eşi lady montagu, üst düzey devlet görevlilerinin eşleriyle kurduğu ilişki nedeniyle harem hakkında bilgi edinebilen nadir avrupalılardandı. lady montagu, 10 mart 1718 tarihli mektubunda osmanlı padişahı ii. mustafa'nın (16951703) eşlerinden hafsa sultan'ın ağzından mendil hikâyesinin doğrusunu şöyle aktarmıştı:
"öteden beri söylenildiği üzere, padişahın hangi kızı isterse ona bir mendil attığının kesinlikle doğru olmadığını ifade etti. padişah, kızlardan hangisini isterse onu harem ağası vasıtasıyla çağırtırmış. harem halkı, padişahın çağırttığı kızı, hamama götürürler, vücuduna kokular sürerler, gayet zarif giydirirlermiş. padişah kendisinden evvel kıza bir hediye gönderir, sonra da bulunduğu daireye gidermiş. yatağın eteğine kadar kızın sürünerek geldiği de yalanmış..."
akkadça'dan arapça'ya geçmiş bir kelime olan harem, "korunan, mukaddes şey ve yer" anlamına geliyor. evlerde kadınların erkeklerle karşılaşmadan günlük hayatlarını sürdüreceği bölüme "harem" deniyor.
osmanlı harem teşkilatının ilk yılları hakkında pek bilgi yok. osmanlı devleti'nin ikinci hükümdarı olan orhan gazi (13261362) döneminde devletin teşkilatlanmasına paralel olarak harem kurumunun ilk çekirdeği atıldı. orhan gazi, bizanslı iki prensesle evlenmişti. fatih sultan mehmed (14511481) zamanında devlet ve saray teşkilatının gelişmesine paralel olarak haremi hümâyûn da teşkilatlandırıldı. iii. murad'la (15741595) birlikte harem halkının sayısı arttı ve haremi hümâyûn büyüdü. harem denildiğinde akla cinsellik gelse de haremi hümâyûn padişahın evi ve bir eğitim kurumuydu.
osmanlı sarayı birun, enderun ve harem olmak üzere üç bölümden meydana geliyordu. ve haremi hümâyûn, harem'le birlikte enderun'u da içine alıyordu. osmanlı tarihçisi halil i̇nalcık'ın söylediği gibi enderun, osmanlı devletinin erkek yöneticilerinin yetiştiği üst düzey bir okulken, harem de kadın yöneticilerin yetiştiği bir mektepti.
harem'de padişah ve ailesiyle birlikte, onlara hizmet eden kadın köleler, yani cariyeler ve harem ağaları yaşıyordu. osmanlı padişahları, ii. bayezid zamanına (14811512) kadar bizans'tan, balkan prensliklerinden anadolu'daki türk beyliklerinden prenseslerle evlenmişlerdi. sultan ii. bayezid'den sonra ise anadolu'daki türk beyliklerinin sona ermesi ve haremi hümâyûn'un iyice kurumlaşması ile birlikte ii. osman (16181622) ve sultan abdülmecid (18391861) istisna olmak üzere- padişah ve şehzadelerin eşini sadece cariyelerden seçmesi âdet haline geldi.
osmanlı sarayının cariye ihtiyacı, savaşta ele geçen esireler veya esir pazarlarından satın alınan kadın kölelerden sağlanıyordu. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında hanedan'la yakın ilişkisi olan şair leyla saz, hatıratında, "bazı çerkez kadınlarının kızlarını padişah haremi olup ihtişam ve elmaslar içinde hayat süreceğine dair ninnilerle büyüttüklerini" ifade etmişti.
ağustos national geographic
--spoiler--
bizim gurur duyduğumuz, övündüğümüz, çekinmediğimiz gerçeklerden yararlanmak, tarihimizi aşağılamak isteyenlere national geographic'den gelsin efendim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar