bugün
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- tememda kenka nalaka11
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı57
- dune5
- nervio10
- çingeneyle sevişmek5
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir3
- istanbul un çok pahalı olması7
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu4
- kasiyer kızdan hoşlanmak9
- oğuzhan uğur13
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- iphone 11'in yeni iphone 6 olması2
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- zamanbaba mokv dir6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması2
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi2
- uyku bozukluğu2
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek5
- messi uzaylı panpa goat amk2
- eski eşin hesabı3
- karaağaç meydanında çuçulara dikala diye bağırmak3
- truenun yetkili olması7
- canim benim cok tatlisin4
- bot'un feyki olması2
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak7
- gammazlık8
- arkadaşlar görüşürüz2
- düşünüyorum2
- 2990 tl tutan rakama düz 3000 çek demek2
- dhalsim9
- gonulden bagli5
- ülfet2
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- kitap okumak2
- bulgara kumara gitmek2
- true nickli yazar16
- kız görünce karakter değiştiren erkek2
- sigaranın son fırtını alırken ağzın yanması3
- 15 mayıs gecesi3
- hoşlanıp da söyleyememek2
- epimiz edirneliyiz ba2
- oyna kızım şıkşıkı şık şık zıpla kızım2
- edirneli olmak2
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti3
- true nickli namussuz kadın düşkünü5
- lamine yamal3
- odyssey3
--spoiler--
osmanlı haremi'nin sır perdesi ardındaki öyküsü... valide sultanlar, gözdeler, cariyeler, hadımağalarıyla "padişahın evi"...
haremi hümâyûn: duvarlarla çevrili; dünyanın en güzel kadınlarının padişahın gönlünü almak için birbiri ile yarıştığı, en büyük dedikodu ve entrikaların döndüğü, en acımasız cinayetlerin işlendiği bir "altın kafes"...
bu ve benzeri tanımlamaların çoğu, harem'i bir kez dahi görmemiş avrupalılara aitti. avrupalılar için harem, esrarengiz, her zaman ilgi uyandıran ve hayalleri süsleyen bir yerdi. üst düzey osmanlı devlet görevlilerinin bile giremediği harem'i avrupalı hıristiyanlar'ın görmesiyse hayal dahi edilemezdi. buna rağmen, harem'in işleyişi ile ilgili hayaller kuran avrupalılar, harem'le ilgili pek çok yanlış! bilgiyi içeren yazıları da kaleme aldılar. örneğin, iv. mehmed (16481687) döneminde i̇ngiliz elçiliği kâtibi rycaut, padişahın geceyi birlikte geçireceği cariyeyi seçmek için iki sıra hâlinde dizilmiş cariyeler arasından geçerken beğendiği güzelin önüne mendil bıraktığını söylemişti ki bu bilgi bir fanteziden öteye gidemezdi.
iii. ahmed döneminde (17031730) i̇ngiltere'nin i̇stanbul elçisi olan wortley montagu'nun eşi lady montagu, üst düzey devlet görevlilerinin eşleriyle kurduğu ilişki nedeniyle harem hakkında bilgi edinebilen nadir avrupalılardandı. lady montagu, 10 mart 1718 tarihli mektubunda osmanlı padişahı ii. mustafa'nın (16951703) eşlerinden hafsa sultan'ın ağzından mendil hikâyesinin doğrusunu şöyle aktarmıştı:
"öteden beri söylenildiği üzere, padişahın hangi kızı isterse ona bir mendil attığının kesinlikle doğru olmadığını ifade etti. padişah, kızlardan hangisini isterse onu harem ağası vasıtasıyla çağırtırmış. harem halkı, padişahın çağırttığı kızı, hamama götürürler, vücuduna kokular sürerler, gayet zarif giydirirlermiş. padişah kendisinden evvel kıza bir hediye gönderir, sonra da bulunduğu daireye gidermiş. yatağın eteğine kadar kızın sürünerek geldiği de yalanmış..."
akkadça'dan arapça'ya geçmiş bir kelime olan harem, "korunan, mukaddes şey ve yer" anlamına geliyor. evlerde kadınların erkeklerle karşılaşmadan günlük hayatlarını sürdüreceği bölüme "harem" deniyor.
osmanlı harem teşkilatının ilk yılları hakkında pek bilgi yok. osmanlı devleti'nin ikinci hükümdarı olan orhan gazi (13261362) döneminde devletin teşkilatlanmasına paralel olarak harem kurumunun ilk çekirdeği atıldı. orhan gazi, bizanslı iki prensesle evlenmişti. fatih sultan mehmed (14511481) zamanında devlet ve saray teşkilatının gelişmesine paralel olarak haremi hümâyûn da teşkilatlandırıldı. iii. murad'la (15741595) birlikte harem halkının sayısı arttı ve haremi hümâyûn büyüdü. harem denildiğinde akla cinsellik gelse de haremi hümâyûn padişahın evi ve bir eğitim kurumuydu.
osmanlı sarayı birun, enderun ve harem olmak üzere üç bölümden meydana geliyordu. ve haremi hümâyûn, harem'le birlikte enderun'u da içine alıyordu. osmanlı tarihçisi halil i̇nalcık'ın söylediği gibi enderun, osmanlı devletinin erkek yöneticilerinin yetiştiği üst düzey bir okulken, harem de kadın yöneticilerin yetiştiği bir mektepti.
harem'de padişah ve ailesiyle birlikte, onlara hizmet eden kadın köleler, yani cariyeler ve harem ağaları yaşıyordu. osmanlı padişahları, ii. bayezid zamanına (14811512) kadar bizans'tan, balkan prensliklerinden anadolu'daki türk beyliklerinden prenseslerle evlenmişlerdi. sultan ii. bayezid'den sonra ise anadolu'daki türk beyliklerinin sona ermesi ve haremi hümâyûn'un iyice kurumlaşması ile birlikte ii. osman (16181622) ve sultan abdülmecid (18391861) istisna olmak üzere- padişah ve şehzadelerin eşini sadece cariyelerden seçmesi âdet haline geldi.
osmanlı sarayının cariye ihtiyacı, savaşta ele geçen esireler veya esir pazarlarından satın alınan kadın kölelerden sağlanıyordu. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında hanedan'la yakın ilişkisi olan şair leyla saz, hatıratında, "bazı çerkez kadınlarının kızlarını padişah haremi olup ihtişam ve elmaslar içinde hayat süreceğine dair ninnilerle büyüttüklerini" ifade etmişti.
ağustos national geographic
--spoiler--
bizim gurur duyduğumuz, övündüğümüz, çekinmediğimiz gerçeklerden yararlanmak, tarihimizi aşağılamak isteyenlere national geographic'den gelsin efendim.
osmanlı haremi'nin sır perdesi ardındaki öyküsü... valide sultanlar, gözdeler, cariyeler, hadımağalarıyla "padişahın evi"...
haremi hümâyûn: duvarlarla çevrili; dünyanın en güzel kadınlarının padişahın gönlünü almak için birbiri ile yarıştığı, en büyük dedikodu ve entrikaların döndüğü, en acımasız cinayetlerin işlendiği bir "altın kafes"...
bu ve benzeri tanımlamaların çoğu, harem'i bir kez dahi görmemiş avrupalılara aitti. avrupalılar için harem, esrarengiz, her zaman ilgi uyandıran ve hayalleri süsleyen bir yerdi. üst düzey osmanlı devlet görevlilerinin bile giremediği harem'i avrupalı hıristiyanlar'ın görmesiyse hayal dahi edilemezdi. buna rağmen, harem'in işleyişi ile ilgili hayaller kuran avrupalılar, harem'le ilgili pek çok yanlış! bilgiyi içeren yazıları da kaleme aldılar. örneğin, iv. mehmed (16481687) döneminde i̇ngiliz elçiliği kâtibi rycaut, padişahın geceyi birlikte geçireceği cariyeyi seçmek için iki sıra hâlinde dizilmiş cariyeler arasından geçerken beğendiği güzelin önüne mendil bıraktığını söylemişti ki bu bilgi bir fanteziden öteye gidemezdi.
iii. ahmed döneminde (17031730) i̇ngiltere'nin i̇stanbul elçisi olan wortley montagu'nun eşi lady montagu, üst düzey devlet görevlilerinin eşleriyle kurduğu ilişki nedeniyle harem hakkında bilgi edinebilen nadir avrupalılardandı. lady montagu, 10 mart 1718 tarihli mektubunda osmanlı padişahı ii. mustafa'nın (16951703) eşlerinden hafsa sultan'ın ağzından mendil hikâyesinin doğrusunu şöyle aktarmıştı:
"öteden beri söylenildiği üzere, padişahın hangi kızı isterse ona bir mendil attığının kesinlikle doğru olmadığını ifade etti. padişah, kızlardan hangisini isterse onu harem ağası vasıtasıyla çağırtırmış. harem halkı, padişahın çağırttığı kızı, hamama götürürler, vücuduna kokular sürerler, gayet zarif giydirirlermiş. padişah kendisinden evvel kıza bir hediye gönderir, sonra da bulunduğu daireye gidermiş. yatağın eteğine kadar kızın sürünerek geldiği de yalanmış..."
akkadça'dan arapça'ya geçmiş bir kelime olan harem, "korunan, mukaddes şey ve yer" anlamına geliyor. evlerde kadınların erkeklerle karşılaşmadan günlük hayatlarını sürdüreceği bölüme "harem" deniyor.
osmanlı harem teşkilatının ilk yılları hakkında pek bilgi yok. osmanlı devleti'nin ikinci hükümdarı olan orhan gazi (13261362) döneminde devletin teşkilatlanmasına paralel olarak harem kurumunun ilk çekirdeği atıldı. orhan gazi, bizanslı iki prensesle evlenmişti. fatih sultan mehmed (14511481) zamanında devlet ve saray teşkilatının gelişmesine paralel olarak haremi hümâyûn da teşkilatlandırıldı. iii. murad'la (15741595) birlikte harem halkının sayısı arttı ve haremi hümâyûn büyüdü. harem denildiğinde akla cinsellik gelse de haremi hümâyûn padişahın evi ve bir eğitim kurumuydu.
osmanlı sarayı birun, enderun ve harem olmak üzere üç bölümden meydana geliyordu. ve haremi hümâyûn, harem'le birlikte enderun'u da içine alıyordu. osmanlı tarihçisi halil i̇nalcık'ın söylediği gibi enderun, osmanlı devletinin erkek yöneticilerinin yetiştiği üst düzey bir okulken, harem de kadın yöneticilerin yetiştiği bir mektepti.
harem'de padişah ve ailesiyle birlikte, onlara hizmet eden kadın köleler, yani cariyeler ve harem ağaları yaşıyordu. osmanlı padişahları, ii. bayezid zamanına (14811512) kadar bizans'tan, balkan prensliklerinden anadolu'daki türk beyliklerinden prenseslerle evlenmişlerdi. sultan ii. bayezid'den sonra ise anadolu'daki türk beyliklerinin sona ermesi ve haremi hümâyûn'un iyice kurumlaşması ile birlikte ii. osman (16181622) ve sultan abdülmecid (18391861) istisna olmak üzere- padişah ve şehzadelerin eşini sadece cariyelerden seçmesi âdet haline geldi.
osmanlı sarayının cariye ihtiyacı, savaşta ele geçen esireler veya esir pazarlarından satın alınan kadın kölelerden sağlanıyordu. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında hanedan'la yakın ilişkisi olan şair leyla saz, hatıratında, "bazı çerkez kadınlarının kızlarını padişah haremi olup ihtişam ve elmaslar içinde hayat süreceğine dair ninnilerle büyüttüklerini" ifade etmişti.
ağustos national geographic
--spoiler--
bizim gurur duyduğumuz, övündüğümüz, çekinmediğimiz gerçeklerden yararlanmak, tarihimizi aşağılamak isteyenlere national geographic'den gelsin efendim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar