10000 days

  1. 12.
    sakince elin pencerenin yanına gelir, içerisini de dışarısını da
    biraz puslu gösteren pencere
    gözüne çarpan ilk ışıklar
    bir yanıp bir sönmekte
    oh, what are they going to do when the lights go down
    without you to guide them all to zion?
    kaldırmak istiyorsan elini, tam da şu anda kaldıracaksın ki
    görebilsin seni seslerin arasından
    tam 27 yıl
    içinde taşıdığın kan köpüğü
    nefretin hayata karşı
    ve o'nun yaşama tutun/amayışı/uşu
    kayıp gidecekken ellerinden
    bir neşter keskinliği hissettiğin
    ilik ve bileklerinde
    kesmek ve yok etmek istemen her şeyi
    ve sen hala dışarıdasın
    bana doğru bakışın, ve gözlerin de
    bir aynalı cam sanki, kendime döndüren beni
    bitmesin istediğin şarkını
    söylerken ve dinletirken bana
    ses geliyor kulağıma
    i've come home now
    elin hala cama yakın
    ve düşmeye hazırsın
    dalacaksın camdan içeri baktığını sanarak
    kurtarıcı bir ilaç ya da bir söz
    gün- saat- dakika - saniye
    tik / tak

    gözlerinin kapandığını görüyorsun,
    tamamen kapalı hayatı
    görmeye alışık olduğun ışıklar
    ve şimdi yoklar.
    bir yıldızın infilakına tanık oluyorsun
    bir karadelik oluyor her şey
    bir yıldız yok oluyor
    yanındaki minik yıldız ile.
    görmeye alışık olduğun
    yanıp sönen ışıklar
    sabit bir ışığa dönüyor.
    tam ortasındaki ışık ise, yükseliyor yavaşça.
    kanatlarını görüyorsun sonra!
    kanat...
    give me my wings!
    3 ... maroia

Alakalı Başlıklar

Devamını Görüntüle