bugün
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi4
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- hayatın çok sıkıcı olması5
- evlenmeyecek olmak3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- türk düşmanı piçler6
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı32
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi4
- evrene enerji gönderen müslüman6
- okan buruk10
- amedspor'un süper ligin lideri olması5
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- müslüman vikingler3
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- dünyanın en iyi müslüman futbolcusu2
- ya ben supernaturalin kaçıncı bölümünde kaldım2
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı5
- 0 0 713
- fener şampihahahaha3
- osimhensiz galatasaray5
- gary oldman3
- ceketimizi koysak kazanırız zaten2
- claudian clouds33
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- islami nato2
- iltica16
- sözlük kızlarının kekleri24
- atatürk diyor ki2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- rafael leao4
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- anneanne4
- sanat2
- insan ne ister6
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu3
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- kadınlar8
- mazotun yarım litresi 50 tl28
elinde haritayla g noktası arayanlar gördüm, bir kadının döşünü kazıyorlardı...
sıkça bilinen 'boş teneke gibi tıngırdamak' deyimi, bizim oralarda 'ceviz çuvalı gibi hışırdamak' olarak da kullanılır. ve ben ne zaman bir sevişmek duysam, bu ikisini hatırlarım, sözlüğün bu ateşli semalarında.
hayatında kadın eli tutmamış adamların, el yordamıyla elde ettiği müthiş tecrübelerden nemalanmak gayesiyle çok sıkı takip ederim sevişmekli yalanları. -bir elim cebimde-
bir de, rüzgar geçse boynundan, bacakları titreyen kazlarımız var (kadınla kız karışımı bir şey) tabii, onlar da bu casanova'ların dişi laleleri.
bu iki türün, insan aklını zorlayan türlü türlü hikayelerini dinleyip, feyz almak, hatta eşime dostuma o feyzin linkini atıp paylaşmayan beni siksin demek, şu hayattaki yegane emelimdir, bu emel benim en kıymetli hazinem falan...
lan bak bir türlü konuya giremedim bu sözlük hayalperestleri yüzünden.. ayh sinirlerim boşaldı, normalde erken boşalmam ben, bir girdim mi çıkmam allah muhafaza, sıcak su döküp ayırırlar beni, o derece bilirim yani sevişmeyi...
sevişmeyi bilmek, sevişmeyi bilmek, sevişmeyi bilmek...
içi boşaltılmış kavramlar içersinde en çok ses çıkaranıdır sevişmek... sen de 'boş teneke' ben diyeyim 'ceviz çuvalı'.. hışırdadıkça hışırdıyor, tek tecrübesi damacana ya da kavun olan ergenlerin ağzında. -ki, süt kokarlar-
sevmeyi denemeden, sevilmeyi görmeden, sevişmeyi öğrenmeye koşuyorlar akın akın.
kolundan tutup birini, 'sevişmeyi bilmek diye bir şey yok ulan' diye diye, hepsinin gözü önünde tokatlamak istiyorum ama yetişemiyorum peşlerinden.. am var demişler, zira çok hızlı koşuyorlar...
kendi bildiklerimden sıyrılıp, onlarla empati kurmaya çalışıyorum, onların değerlerini kabulleniyorum.. e bu sefer de başka bir gerçek çıkıyor karşıma;
sevmeyi unuttukça, sevilmekten uzaklaştıkça öğrenir insan sevişmeyi!
sevişmeyi öğrendikçe, başka tenlere düşme arzusu arttıkça, bu yasak hazzı tattıkca unutur insan, adam gibi sevmeyi...
aynı değil bu iki sevişmek.
sikişmeyi hayvanlık olmasın diye sevişmek olarak adlandıran hayvan oğlu hayvanların zırvası bu ancak.
sevişmek dediğin, dokunmaya kıyamadığınla, kalbini göğsüne sığdırmayanla, seni sensiz yaşayamayanla yaşanacak!
bu durumda, kabul etmeliyiz ki, ya hayvan oğlu hayvanız hepimiz, ya da hiçbir şey hakkında hiçbir şey bilmeyen hiçleriz.
özetle; 'sevişmeyi bilmek' diye mekanikleştirirsek, teknik, taktik olarak bakarsak olaya, ona sevişmek diyemeyiz.
'mış gibi' yaparak yaşadığımız şu hayatta, zamanla değişmiş, dönüşmüş ve o dönüşmüş haliyle kanıksanmış, kabullenilmiş yüzlerce yanılgıdan, binlerce danışıklı sikişten sadece biridir o.
bir meme ucunu her erkeğin dili sertleştirir, bir taşağı her kadın eli kavrayabilir,
fakat her dudak yaşatmaz size, o şairin bahsettiği 'salıncakta sallanıyormuş hissini'
her güzel göt, her büyük sik kabartır hevesinizi, fakat her isim, her ten hızlandırmaz nefesinizi.
o yüzden, bırakın o haritaları, kandırmayın ne karşınızdakini, ne kendinizi...
sıkça bilinen 'boş teneke gibi tıngırdamak' deyimi, bizim oralarda 'ceviz çuvalı gibi hışırdamak' olarak da kullanılır. ve ben ne zaman bir sevişmek duysam, bu ikisini hatırlarım, sözlüğün bu ateşli semalarında.
hayatında kadın eli tutmamış adamların, el yordamıyla elde ettiği müthiş tecrübelerden nemalanmak gayesiyle çok sıkı takip ederim sevişmekli yalanları. -bir elim cebimde-
bir de, rüzgar geçse boynundan, bacakları titreyen kazlarımız var (kadınla kız karışımı bir şey) tabii, onlar da bu casanova'ların dişi laleleri.
bu iki türün, insan aklını zorlayan türlü türlü hikayelerini dinleyip, feyz almak, hatta eşime dostuma o feyzin linkini atıp paylaşmayan beni siksin demek, şu hayattaki yegane emelimdir, bu emel benim en kıymetli hazinem falan...
lan bak bir türlü konuya giremedim bu sözlük hayalperestleri yüzünden.. ayh sinirlerim boşaldı, normalde erken boşalmam ben, bir girdim mi çıkmam allah muhafaza, sıcak su döküp ayırırlar beni, o derece bilirim yani sevişmeyi...
sevişmeyi bilmek, sevişmeyi bilmek, sevişmeyi bilmek...
içi boşaltılmış kavramlar içersinde en çok ses çıkaranıdır sevişmek... sen de 'boş teneke' ben diyeyim 'ceviz çuvalı'.. hışırdadıkça hışırdıyor, tek tecrübesi damacana ya da kavun olan ergenlerin ağzında. -ki, süt kokarlar-
sevmeyi denemeden, sevilmeyi görmeden, sevişmeyi öğrenmeye koşuyorlar akın akın.
kolundan tutup birini, 'sevişmeyi bilmek diye bir şey yok ulan' diye diye, hepsinin gözü önünde tokatlamak istiyorum ama yetişemiyorum peşlerinden.. am var demişler, zira çok hızlı koşuyorlar...
kendi bildiklerimden sıyrılıp, onlarla empati kurmaya çalışıyorum, onların değerlerini kabulleniyorum.. e bu sefer de başka bir gerçek çıkıyor karşıma;
sevmeyi unuttukça, sevilmekten uzaklaştıkça öğrenir insan sevişmeyi!
sevişmeyi öğrendikçe, başka tenlere düşme arzusu arttıkça, bu yasak hazzı tattıkca unutur insan, adam gibi sevmeyi...
aynı değil bu iki sevişmek.
sikişmeyi hayvanlık olmasın diye sevişmek olarak adlandıran hayvan oğlu hayvanların zırvası bu ancak.
sevişmek dediğin, dokunmaya kıyamadığınla, kalbini göğsüne sığdırmayanla, seni sensiz yaşayamayanla yaşanacak!
bu durumda, kabul etmeliyiz ki, ya hayvan oğlu hayvanız hepimiz, ya da hiçbir şey hakkında hiçbir şey bilmeyen hiçleriz.
özetle; 'sevişmeyi bilmek' diye mekanikleştirirsek, teknik, taktik olarak bakarsak olaya, ona sevişmek diyemeyiz.
'mış gibi' yaparak yaşadığımız şu hayatta, zamanla değişmiş, dönüşmüş ve o dönüşmüş haliyle kanıksanmış, kabullenilmiş yüzlerce yanılgıdan, binlerce danışıklı sikişten sadece biridir o.
bir meme ucunu her erkeğin dili sertleştirir, bir taşağı her kadın eli kavrayabilir,
fakat her dudak yaşatmaz size, o şairin bahsettiği 'salıncakta sallanıyormuş hissini'
her güzel göt, her büyük sik kabartır hevesinizi, fakat her isim, her ten hızlandırmaz nefesinizi.
o yüzden, bırakın o haritaları, kandırmayın ne karşınızdakini, ne kendinizi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar